ASAYİŞ - 06 Şubat 2019 Çarşamba 12:35

Evlilik programı yarışmacısı Sinem Umaş hakim karşısına çıktı

A
A
A
Evlilik programı yarışmacısı Sinem Umaş hakim karşısına çıktı

‘Gelinim Olur Musun’ yarışmasıyla ismini duyuran Sinem Umaş, hakim karşısına çıktı. Gece yarısı satın aldığı içkileri hangi tekel bayiinden aldığını söylemediği için polislerle tartışan ve karakolluk olan Umaş hakkında 2 yıl 9 aydan 13 yıl 4 aya kadar hapis isteniyor.

‘Gelinim Olur Musun?’ programının en ünlü simalarından Sinem Umaş, gece yarısı aldığı biraları hangi tekel bayiinden aldığını söylemediği için polislerce yerlerde sürüklendiğini iddia edince karakolluk olmuştu. Polisler de ‘Biz de şikayetçiyiz’ deyince mahkemelik olan Umaş, hakim karşında ifade verdi. İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada sanık Sinem Umaş, müşteki polis memurları ve taraf avukatları hazır bulundu. Mahkemenin söz vermesi üzerine sanık Sinem Umaş, üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi. Sinem Umaş, “Olay günü gece 12.00 gibi köpeğimle birlikte yürüyordum. İsmini sonradan öğrendiğim Kerem isimli şahıs, elimde bulunan poşette ne olduğunu sordu sonra poşeti çekip aldı. 'Hemen yakında bulunan büfeden aldın imza atacaksınız' dedi. Ben içkiyi oradan almadım, o yüzden imza atmayacağımı söyledim. Yanında bulunan diğer polis köpekten korktuğu için yanaşamadı ama diğerine 'şunu yap bunu yap' diye bir şeyler söyledi. Büfedeki kişinin içkiyi kendisinin satmadığını söylemesi üzerine polisler bana ‘sadece imza at sorun yok dediler’. Ben de imza atmam deyince, müşteki Kerem üzerime yürüdü, beni çekip sarstı. Düştüm bacağımdan yaralandım. Sonra beni yerde sürüklemeye başladılar. Mahalleli tepki gösterince ekip çağırdılar. Mahallelinin tepkisine polisler tehditle cevap verdi. Olay yerine 30-40 tane polis geldi. Bana 'evine git sorun yok' dediler. Ben 'yerlerde sürüklendim şikayetçi olacağım' dedim. Orada bulunan Duygu isimli şahıs olaya şahit olduğunu söyledi. Bizi ekip otosuna aldılar. Karakola gittik benim raporum alındı. Ben bir ara dışarıya çıkmak istediğimde müşteki Kerem yine tehditler savurdu. Olayı gören tanığım Duygu’ya da baskı yapmışlar. Ayrıca beni karakola götürürken kelepçelediler” diye konuştu. 

Müşteki polis memuru Kadir Kızılkaya ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi ve gece saatlerinde alkol satan yerler ile ilgili uygulamalar olduğunu ifade etti. Olay günü sanığın elindeki poşetlerde 6 adet bira göründüğünü de ekleyen polis memuru, “Arkadaşım Kerem bayanın yanına gitti. Bayan ikna olmuş gibi görünüyordu. Büfeye geldiğimizde büfeye ceza yazılacağını öğrenince bayan sertleşmeye başladı. Hakaret etti, ‘siz kimsiniz lan’ diye beyanları oldu. Sonrasında Kerem’e saldırdı. Bu esnada telsiz yere düştü. Bayanın bu şekilde çığlık atması üzerine etraftan insanlar gelmeye başlayınca biz de ekip çağırdık. Kendisine kelepçe takılmadı” dedi.
Müşteki polis memuru Kerem Akturan da sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, “Poşete bakabilir miyim dedim. Tabii dedi, biraları gördüm. ‘Büfeden mi aldınız’ dedim 'evet' dedi. Büfe için işlem yapmamız gerekiyor dedim, kendisinin cezai sorumluluğunun olmadığını söyledim. Önce kabul etti, sonra büfeye geldikten sonra sanığın tavrı değişti. Sonrasında da ‘ben gelmiyorum kimse beni götüremez’ dedi ve hakaret etmeye başladı. Ben kendisine sakin olması gerektiğini söyledim, omzuma yumruk attı. Sonra elime attığı yumrukla telsiz yere düştü, zarar gördü. Ayrıca boynuma sarıldı, tırnakladı beni. Ben kendimi korumak amacıyla bayanın kolundan tutunca kendini yere bıraktı bağırmaya başladı. Bu kez insanlar geldi, biz de takviye ekip çağırdık karakola gittik” diye konuştu. 

Sanığın ve müştekileri dinlenilmesinin ardından mahkeme ara kararını açıkladı. 

Mahkeme, olayın geçtiği yerin ve karakoldaki kamera kayıtlarının gönderilmesinin istenmesine karar verdi. Sinem Umaş kendisiyle ilgili medyada yer alan haberlerinden dolayı zarar gördüğünü beyan ederek davanın basına kapalı olarak yürütülmesini talep etse de bu talep mahkeme hakimi tarafından reddedildi.
Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.

Olayın geçmişi

Ekim 2018’de polisler tarafından şiddete uğradığını iddia eden Sinem Umaş, kendisine ters kelepçe takıldığına dair de beyanlarda bulunmuştu. Olaya ilişkin polis memurları da Sinem Umaş hakkında şikayetçi olmuş ve ünlü yarışmacı hakkında ‘görevi yaptırmamak için direnme’, ‘kamu görevlisine karşı alenen hakaret’ ve ‘kamu malına zarar verme’ suçlarından dava açılmıştı. İddianamede Sinem Umaş'ın, 2 yıl 9 aydan 13 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.  

Melike İnal
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.