TEKNOLOJİ - 09 Nisan 2018 Pazartesi 11:25

Facebook üzerinden manüpilasyon

A
A
A
Facebook üzerinden manüpilasyon

Facebook'un 50 milyon kişinin verilerini kasıtlı olarak toplayıp satması, bu veri ve bilgileri her türlü manipülasyon aracı olarak kullanılması, büyük bir tuzağı tekrar gözler önüne serdi.

Sosyal Medya Uzmanı Deniz Unay, 50 milyon Facebook kullanıcısına ait olan bilgilerin ABD’de 2016’da yapılan başkanlık seçimleri ve Brexit referandumunda kamuoyunu etkilemek için kullanıldığı iddialarıyla ilgili “Sadece bu iki seçim değil, Facebook’un kullanıcı verilerini toplayıp belirli bir alt yapıya sahip olduğu zamandan bu yana yapılan belki tüm seçimlerin manipüle edilmesi eylemi içerisindedir, yaklaşık 200 seçiminde bu şekilde manipüle edildiği iddia ediliyor. Manipülasyon, verilerin analiz edilip kişilerin fikir ve düşüncelerine yön verme şeklinde tamamıyla algılarla oynama şeklinde yapılıyor. Artık dünyayı algılar yönetiyor ve olguları belirliyor. Kişilerin duygu durumlarını, paylaştığı fotoğrafları, neleri beğenip, beğenmediği, neye yorum yaptığı 32 farklı kişilik tipi üzerinden analiz sonucuna göre o an hangi duygu durumundaysanız size hitap eden reklam çıkıyor. Sizin tercihlerinizi hatta mimiğinize kadar analiz ediyorlar örneğin; Hangi rengi daha çok kullandığınızı buluyorlar eğer mavi rengi seviyorsanız size o renk üzerinden reklamlar çıkartıyorlar yani özel “politik” reklamlar. Böylelikle sizi manipüle ederek algınızla oynayarak bir tarafa doğru yönlendirmiş oluyorlar” dedi. 

Unay, Facebook'un kurulduğu günden buyana kullanıcısından hiçbir ücret talep etmediğinin altını çizerek, “Facebook bedava hizmet sunuyor öyle mi? Facebook'a girdiğinizde, ana sayfada şu mesaj vardır, 'Ücretsizdir ve her zaman ücretsiz kalacaktır'. Bu, Mark Zuckerberg'in hayırseverliği midir? Yoksa 'bedava' olan, çoğu kez en pahalı olan mıdır? Sorusu aklımıza geliyor. Şunu bilmek gerekir ki 'Bedava peynir sadece fare kapanında bulunur' tüm dünyada milyarlarca kullanıcısı olacak, sahibi dünyanın en zenginleri listesinde yer alacak. Peki, nereden geliyor bu yoğurdun bolluğu? Facebook ve diğer sosyal medya platformları kullanıcı bilgilerini analiz ederek her bir kullanıcı için profil oluşturuyorlar. Kişilerin duygu durumlarını, paylaştığı fotoğrafları, neleri beğenip, beğenmediği, neye yorum yaptığı gibi bilgileri alıp, son skandalda olduğu gibi bir analiz şirketine ya da reklam için büyük firmalara satıyorlar. Aslında bir bakıma bedava olan bu uygulamaya, bizler mahremiyet kapımızı açarak çok büyük bir ödeme yapıyoruz” dedi. 

Cambridge Analytica adlı veri analiz şirketinin 50 milyon Facebook kullanıcısına ait olan bilgileri ele geçirip, bu bilgileri seçimleri manipüle edecek bir algoritmada kullandığı üzerine Unay, “Aslında işin başına dönersek Google ’un kuruluş amacı, insanların nerede? Ne arıyor? Sorusuna cevap bulup bunu büyük kuruluşlara pazarlamaktı sonra büyük bir reklam ağına dönüştü. Sosyal medya platformunda kullandığımız oyun ve uygulamaların içerisine yerleştirdikleri kodlarla kişinin alışkanlıklarından tutun da nerede? Neyi yaptığına, neleri beğendiğine kadar birçok veriyi topluyorlar ve bunları çok ince analizlerden geçirerek kişilik profili oluşturuyorlar. Verilere ulaşma yolu oyun ve uygulamalarla oluyor, Facebook geliştiricileri dışarıdan oyun ve uygulama yapabiliyorlar. Siz bu oyun veya uygulamayı kullanmak istediğiniz zaman sizden kullanabilmeniz için izin istiyor sizde veriyorsunuz, sonra tüm veriler alınıyor. Skandalda buna benzer bir durum söz konusu, Cambridge üniversitesinde psikoloji profesörü Aleksandr Kogan 'thisisyourdigitallife'' adında bir uygulama geliştiriyor bir çeşit kişilik testi. Uygulamayı indiren Facebook kullanıcıları ayrıca konum, arkadaş ve beğeni gibi bilgileri görüntülenmesine izin veriyor. Böylelikle kişinin ve arkadaşlarının bilgilerine ulaşıp onları analiz ederek 32 farklı kişilik tipi belirliyorlar.Skandal Cambridge Analytica şirketinin eski çalışanı Christopher Wylie, kullanıcıların onaylarını almadan, kişisel verilerini gizlemeyen kullanıcının hesaplarını analiz edildiğini söylemesiyle patlak verdi” dedi. 

Kişisel verilerin korunması 

Skandalın ortaya çıkmasıyla beraber kullanıcılarda bir panik hatta “Facebook’u sil” kampanyası dahi başladığına dikkat çeken Unay, ”Sosyal medya uygulamaları ne yazık ki rant ve manipülasyonu keşfettiğinden bu yana hiç kimsenin kişisel verileri güvende olmadı ve de olmayacak. Yıllar önce bir program vardı; 'Birileri bizi gözetliyor' Biyometrik donanımlarla cebimize dahi parmak izi vererek giriyoruz, kendimiz, yakınlarımız ve arkadaşlarımızı bizzat kendi elimizle 'fişliyor' ve bunları paylaşıyoruz. Geçmiş olsun gözetleme tamamlandı artık bizi bazen bizden iyi tanıdıklarını düşünüyorum. Çare mi? Önünüze gelen uygulamaları yükleyip izin vermeyin, gizlilik ayarlarınızı denetleyin, her paylaştığınız ve beğendiğinizin takip edilip depolandığını ve bir gün aleyhinize kullanılacağını unutmayın. Facebook’u sil Kampanyası veya Instagram, twitteer, Google vs profillerinizi kapatmak için geç kaldınız, zaten istesek de bu beladan kurtulmak imkânsız hale geldi” dedi.
Sosyal medya platformlarının tehlikesine dikkat çeken Unay, ”Öncelikle sosyal medyada yaptığımız her şeye dikkat etmek gerekir, en azından bundan sonrası için. Eğer ürün bedavaysa bilin ki bu işte bir hinlik vardır ve ürün belki de sizsinizdir. Sosyal medya artık algı operasyonlarının yapıldığı çağımızın en büyük manipülasyon aracı. Bilgi olmadan fikir yürütmek çok tehlikeli, bu yüzden gördüğümüz her olguyu araştırmadan, incelemeden inanmamayı ve paylaşmamayı öğrenmemiz gerekiyor” dedi.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tahir Kıran: "Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum" Eski Fenerbahçeli yönetici Tahir Kıran, "Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın tüm önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum. Konu Fenerbahçe ise geriye kalan her şey teferruattır. Yarın çok geç olmadan, çocuklarımızın gözyaşlarını silebilmek ve Fenerbahçe’mizi yeniden umut dolu yarınlara taşıyabilmek için bugün birlikte hareket etmek zorundayız" dedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nde 6-7 Haziran tarihlerinde Olağanüstü Seçimli Genel Kurul gerçekleştirilecek. Seçim öncesi adaylar çalışmalarını yürütürken, eski yönetici Tahir Kıran da camia ve olası adaylara yönelik açıklama yaptı. Kişisel hesapları bir kenara bırakıp Fenerbahçe ortak paydasında birleşmeleri gerektiğini aktaran Kıran, "Bazen geri adım atmak yenilmek değildir. Meseleye daha geniş bakabilmek, büyük resmi görebilmektir. Bugün büyük resme baktığımızda ne yazık ki Fenerbahçe’miz adına kaygı verici bir tabloyla karşı karşıyayız. Mali anlamda ağır bir yükün, manevi anlamda ise 12 yıldır süren şampiyonluk hasretinin oluşturduğu büyük bir yorgunluğun içindeyiz. Fenerbahçe’mizi yeniden ayağa kaldırmak için bir şey yapılacaksa, o gün bugündür. Bugün; küslüklerin değil, sarılmanın ve kucaklaşmanın zamanıdır. Bugün; ’ben’ demenin değil, ’biz’ olabilmenin zamanıdır. Bugün; eski defterleri açmanın, hesaplaşmaların değil; yaraları sarmanın, dostlukları ve ortak değerleri hatırlamanın zamanıdır. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe’mizin büyük bir değeridir, Ali Koç da Hakan Safi de, Barış Göktürk de, Mehmet Ali Aydınlar da Bu camiaya emek veren, mücadele eden herkes Fenerbahçe’nin parçasıdır. Artık kişisel hesapları, kırgınlıkları ve ayrılıkları bir kenara bırakıp Fenerbahçe ortak paydasında birleşmek zorundayız. Çünkü Fenerbahçe’mizi bu kaotik ortamdan, bu karanlık süreçten çıkarabilmek için kaybedecek zamanımız kalmamıştır. Tüm camianın; geçmişi, görüşü ve konumu ne olursa olsun, aynı hedef etrafında birleşmesi gerekmektedir. Fenerbahçe’nin geleceği için güçlü bir birliktelik şarttır. Bu nedenle Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın tüm önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum. Ali Koç da gelmelidir, Hakan Safi de, Barış Göktürk de, Mehmet Ali Aydınlar da Çünkü konu Fenerbahçe ise geriye kalan her şey teferruattır. Yarın çok geç olmadan, çocuklarımızın gözyaşlarını silebilmek ve Fenerbahçe’mizi yeniden umut dolu yarınlara taşıyabilmek için bugün birlikte hareket etmek zorundayız. Çünkü söz konusu olan sadece bir spor kulübü değil; milyonların umudu, çocukların hayali ve hepimizin en büyük sevdası olan Fenerbahçe’dir" ifadelerini kullandı.
Tunceli Astımda doğru tedavi ve takip hayati önem taşıyor Dünya Astım Günü kapsamında yapılan açıklamada, astımın doğru yönetimle kontrol altına alınabileceği vurgulandı. Dünya Astım Günü dolayısıyla yapılan bilgilendirmelerde, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen astım hastalığına dikkat çekildi. Tunceli Devlet Hastanesi’nde görev yapan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazife Özge Altan, astımın hava yollarının daralması sonucu ortaya çıkan; nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, öksürük ve hırıltılı solunum gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabileceğini ifade eden Altan, tedavinin temel amacının belirtileri baskılayarak hastaların günlük yaşamlarını kısıtlama olmaksızın sürdürebilmelerini sağlamak olduğunu vurguladı. Astım ataklarını tetikleyen unsurlar arasında ev tozu akarları, polenler, küf mantarları, tütün dumanı, keskin kokular ve ani hava değişimlerinin yer aldığını belirten Altan, bu faktörlerden uzak durmanın hastalık kontrolünde önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Hekim tarafından reçete edilen ilaçların önerilen dozda ve doğru teknikle kullanılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Altan, şikayetlerin azalmasının ilaçların bırakılması anlamına gelmediğinin altını çizdi. Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının da astım ataklarını artırabileceğini ifade eden Altan, kişisel hijyen kurallarına uyulması ve kapalı alanların düzenli havalandırılması gerektiğini söyledi. Astımın seyrinin zaman içerisinde değişebileceğini belirten Altan, düzenli hekim kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini, erken tanı ve doğru tedaviyle hastalığın kontrol altına alınabileceğini sözlerine ekledi.
Kayseri Öğrenci yurdunda yangın paniği: Öğrenciler sokağa döküldü Kayseri’nin Talas ilçesinde bir kız öğrenci yurdunda iddiaya göre prizden çıkan yangın paniğe neden oldu. Öğrencilerin sokağa döküldüğü yangın büyümeden söndürüldü. Ayrıca yağışlı havada ıslanan öğrencileri çevredeki esnaf işletmesine alarak çay ikram etti. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Yenidoğan Mahallesi Şaban Yılmaz Caddesi üzerinde bulunan Şule Yüksel Şenler Kız Öğrenci Yurdu’nun 4’üncü katında iddiaya göre prizdeki arıza nedeniyle yangın çıktı. Yangın yurtta bulunan bir yatağa da sıçrarken, öğrenciler panikle sokağa döküldü. İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de yangına müdahale etti. Sağlık ekipleri tarafından panik nedeniyle rahatsızlanan öğrencilere olay yerinde müdahale edilirken, yangında yaralanan olmadı. Öte yandan çevredeki esnaf tarafından yağışlı havada dışarda kalan öğrenciler işletmelere alınarak, çay ikram edildi. Yurttaki dumanın tahliye edilmesinin ardından öğrenciler yurtlarına geri döndü. Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı. Öğrencileri yağışlı havada ıslanmamaları için işletmesine alan Dursun Özdemir, "İşletmemizin karşısında geçen vatandaşlar, yukarda yangın var diye haber verdiler. Çocuklar biraz panik olmuştu. Kendilerine aşağıdan seslendik ve aşağı indirdik. Dışarısı soğuk ve yağmur yağıyor. Çocukları içeriye aldık. Üşümesinler istedik. Çay ikram ediyoruz. Yurt havalandıktan sonra çocukları yeniden yurtlarına alacaklar diye biliyoruz. Çocuklara seslendik, normal olarak yataklarından kalkıp pijamayla çıktılar. Arkadaşlarıyla kıyafetlerini paylaşanlar oldu. Biz de bu nedenle misafir ediyoruz. Kaldı ki diğer esnaf arkadaşlarımızda misafir ediyorlar. Bu bizim insanlık vazifemiz" dedi.