DÜNYADAN FUTBOL - 13 Eylül 2012 Perşembe 13:57

FIFA U20 Dünya Kupası zirvesi Zürih'te

A
A
A
FIFA U20 Dünya Kupası zirvesi Zürih'te

Türkiye'nin 21 Haziran-13 Temmuz 2013'te ev sahipliği yapacağı ve dünyanın en büyük spor etkinliklerinden olan FIFA U20 Dünya Kupası öncesi en önemli toplantılardan bir tanesi, FIFA'nın İsviçre'nin Zürih kentinde bulunan merkezinde yapıldı.

İSTANBUL

FIFA Başkanı Sepp Blatter ve FIFA Genel Sekreteri Jerome Valcke'in evsahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe, UEFA 1. Başkanvekili, FIFA İcra Kurulu üyesi ve TFF Onursal Başkanı Şenes Erzik, TFF Başkanı Yıldırım Demirören, TFF 2. Başkanvekili Servet Yardımcı, Spor Genel Müdürü ve TFF Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Baykan, TFF İcra Kurulu Üyesi Edip Eren, turnuvaya ev sahipliği yapacak olan Antalya, Bursa, Gaziantep, İstanbul, Kayseri, Rize ve Trabzon şehirlerinin vali ve belediye başkanları, TFF Genel Sekreteri Prof. Dr. Emre Alkin ile FIFA ve TFF'nin yetkilileri katıldı.

ORTAK DEKLARASYON İMZALANDI

Konuşmaların ardından sırasıya FIFA Başkaını Blatter, FIFA Genel Sekreteri Jerome Valcke, TFF Başkanı Demirören, TFF Onursal Başkanı UEFA 1. Başkanvekili ve FIFA İcra Kurulu Üyesi Şenes Erzik, TFF Başkanı Yıldırım Demirören, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan ile ev sahibi şehirlerin temsilcileri ortak deklarasyonu imzaladı.
Yıldız adaylarının hemen hepsinin kendilerini ilk kez gösterme şansı bulduğu, büyük ilgi gören ve tüm dünyada yayınlanan FIFA U20 Dünya Kupası 2013 yılında 24 ülkenin katılımı ile gerçekleşecek. Turnuva 21 Haziran-13 Temmuz 2013'te düzenlenecek. Şampiyonaya Antalya, Bursa, Gaziantep, İstanbul, Kayseri, Rize ve Trabzon şehirleri ev sahipliği yapacak.
FIFA U20 Dünya Kupası tanıtım videosunun izlendiği ve FIFA Genel Sekreteri Jerome Valcke'nin açış konuşmasını yaptığı törende, sırasıyla FIFA Başkanı Sepp Blatter, FIFA Yönetim Kurulu Üyesi, UEFA 1. Baskanvekili ve TFF Onursal Başkanı Şenes Erzik, TFF 2. Başkanvekili Servet Yardımcı ile Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan birer konuşma yaptı.


BLATTER: "İNSANLAR FUTBOL İLE MUTLU OLUR"
FIFA Başkanı Sepp Blatter, konuşmasına, U20 Dünya Kupası organizasyonunu gerçekleştirecek Türkiye ile FIFA buluştuğunu ve bu nedenle buluşmanın "zirve" olarak adlandırıldığını belirterek başladı.

Ortak deklarasyonun imzalanacağı resmi törenin başkanlığını yürütüyor olmaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Blatter, "U20 Dünya Kupası, FIFA'nın ikinci büyük organizasyonu ve en eskilerinden biridir. Oyun kalitesi olarak da Dünya Kupası'ndan hemen sonra gelmektedir. Bu yıl Olimpiyatlarda iyi oyunlar ve organizasyon gördük. U20 Dünya Kupası'nı en iyi şekilde organize etmeliyiz ki, bir kez daha Dünya Kupası'ndan sonra gelen en önemli organizasyon diyebilelim" dedi.

Maradona, Messi, Saviola, Bebeto, Kaka, Ronaldinho, Song, Owen, Trezeguet, Essien, Van Basten, Robben, Figo, Casillas, Iniesta, Xavi gibi oyuncuların daha önce gerçekleştirilen U20 Dünya Kupaları'nda oynadıklarını anımsatan Blatter, "Bunların bir kısmı halen Milli Takımlarında oynuyor ve onları izliyoruz. Türkiye'den örneğin Emre Aşık var; şampiyonada oynadıktan sonra iyi bir kariyere sahip oldu. U20 Dünya Şampiyonası öyle bir platform ki Milli Takıma çıkacak oyuncuları önce burada görebiliyoruz" şeklinde konuştu.

Organizasyonun Türkiye için aynı zamanda bir fırsat olacağını vurgulayan Blatter, "Burada gösterilecek performans gelecekte yapılmak istenen organizasyonlar için iyi bir prova olacak. Türkiye, dünyanın zor bir bölgesinde. Eminim futbolun sosyal-kültürel rolü bölgedeki durumu daha barışçıl bir zemine çekecektir. Bizler siyasi konulara girmeyiz, ancak yapacağımız şey insanları bir araya getirmektir. İnsanlar futbol ile mutlu olur. Türkiye'den gelen dostlarımıza başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.

ERZİK: "DÜNYA KUPASI AYARINDA OLACAK"

UEFA 1. Başkanvekili, FIFA İcra Kurulu Üyesi ve TFF Onursal Başkanı Şenes Erzik, FIFA Başkanı Blatter'in konuşmasından çok etkilendiğini belirterek, "İki şey için kendisine teşekkür etmek istiyorum. Birincisi; bizler için yaptıkları ve U20 Dünya Şampiyonası'nın Türkiye'de düzenlenmesini kabul ettiği için. İkincisi; bize yıllar içinde gösterdiği itimat için. Ülkemizde gerçekleşecek bu organizasyonun gerçekten Dünya Kupası ayarında ve ona yakın olacağı konusunda sizleri temin ederim. Gelecekte düzenleyeceğimiz organizasyonlar için de bu organizasyonun örnek olacağını düşünüyorum" dedi.


YARDIMCI: "EN İYİ FIFA 20 YAŞ ALTI DÜNYA KUPASI ORGANİZASYONUNA İMZA ATACAĞIZ"
TFF 2. Başkanvekili Servet Yardımcı Türkiye'nin, bu üst düzey turnuvaya ev sahipliği yapmak için hazır olduğunu ifade ederek, "2013 FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası'na Türkiye'nin ev sahipliği yapacak olmasından dolayı büyük onur duyuyoruz. FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası'nın FIFA'nın takvimindeki büyük organizasyonlardan biri olduğunun son derece farkındayız ve sizi temin ederim ki; Türkiye, gelecek yaz düzenlenecek bu üst düzey turnuvaya ev sahipliği yapmak için hazır durumdadır. Bu prestijli organizasyona ev sahipliği yapmak için efor sarf eden herkese çok teşekkür ediyorum. Ayrıca burada yani FIFA'nın genel merkezinde bizi evimizde gibi hissettiren ve her zaman sıcak bir ev sahipliği gösteren FIFA Başkanı Sayın Sepp Blatter'e de özel olarak teşekkürlerimi sunuyor, kendilerini de Türkiye'de aynı misafirperverlikle ağırlayacağımızı buradan belirtmek istiyorum. Biz, büyük çaptaki uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapmak konusunda kendini kanıtlamış bir ülkeyiz. Bizim için en büyük önemi taşıyan FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası'nı da başarılı bir şekilde düzenlemek için son derece dikkatli olacağımızı garanti ediyorum.

Türk futbolunun, Türk futbolunun paydaşlarının ve ilgili kurumların bu organizasyona verdikleri destek tamdır. İdarecilerimiz, sponsorlarımız ve medyamız turnuvayı büyük bir sabırsızlıkla beklemekle beraber, bu organizasyonu tüm dünyaya en güzel şekilde seyrettirme isteğindeler. Büyük bir futbol organizasyonu olan 2013 FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası bir festival havasında geçecek olmakla birlikte, bize ülkemizin güzelliklerini ve insanımızın sıcak misafirperverliğini de tüm dünyaya gösterme fırsatı verecektir. Tekrarlamak gerekirse; bu turnuvaya ev sahipliği yapacak olmaktan büyük gurur duyuyor, dünya çapında bu güzel oyunun 1 ay boyunca gündeminde kalacak olmamızın da ülkemiz için harika bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Altyapı ve genç futbolcular bizim için oldukça önemli durumda. Bu turnuvaya katılacak oyuncuların içinden de geleceğin süperstarları çıkacak. Bundan dolayı; Gelin FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası'nın genç futbolcuların hayallerini süslemesine izin verelim. Gelin hangi düzeyde olursa olsun ve neden gözetmeksizin genç insanları bu güzel oyuna katılmaları, futbol oynamaları ve bu oyunun birer paydaşı olmaları yönünde teşvik edelim. Bu turnuva tüm dünyaya örnek bir gösteri olmakla beraber futbolu en güzel şekilde tanıtma fırsatı verecek ve gelecek nesillerde yer alacak futbolcuları da olumlu anlamda etkileyecektir.

FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası, aynı zamanda Türkiye'nin dünyaya olan tanıtımına yardımcı olacak, ülkemizin çeşitli güzelliklerinin ve Türk insanının misafirperverliğinin de herkes tarafından fark edilmesini sağlayacaktır. Bu turnuvanın sonunda daha çok insanın ülkemizi ziyaret edeceğini ve Türkiye'nin ileride düzenlenecek prestijli uluslararası spor organizasyonlarına da en iyi şekilde ev sahipliği yapabileceğini herkese göstereceğimizi temenni ediyorum. Son olarak bu rüyayı gerçeğe dönüştüren FIFA Başkanı Sayın Blatter, FIFA Genel Sekreteri Sayın Valcke ve FIFA ile TFF yetkililerine bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Onursal başkanımız Sayın Şenes Erzik de bugün burada bizimle birlikte. Kendisinin senelerdir Türk futboluna verdiği hizmetler, yaptığı liderlik, bu turnuvanın ev sahipliği adaylığı ve operasyonel sürecinde verdiği destek bizim için son derece değerli. Bu yüzden Sayın Erzik'e de buradan sonsuz minnetlerimi sunuyorum. Ayrıca yine bugün burada bizimle birlikte olan ev sahibi şehirlerin belediye başkanlarına, valilerine ve diğer yetkililerine de çok teşekkür ediyorum. Herkesin desteğiyle birlikte FIFA tarihindeki gelmiş geçmiş en iyi FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası organizasyonuna imza atacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın" şeklinde konuştu.

BAYKAN: "TÜRKİYE DAHA BÜYÜK ORGANİZASYONLARA DA HAZIRDIR"

Spor Genel Müdürü ve TFF Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Baykan da, FIFA ailesinin Türkiye'ye yönelik pozitif yaklaşımlarının kendilerini çok mutlu ettiğini aktararak, "Ülkemiz, başta futbol olmak üzere tüm spor branşlarının keyifle icra edildiği, ama futbolun ayrı bir yerinin olduğu ülke. U20 Organizasyonu'nu yapmaktan dolayı ayrıca mutlu olan bir ülke. Türkiye Cumhuriyeti, U20 Şampiyona'nın şimdiye kadar düzenlenenlerin en güzeli olması için Türkiye Futbol Federasyonu'na gereken her türlü desteği verecek" dedi.

U20 Şampiyonası'nın Türkiye'de düzenlenmesinin kararlaştırıldığı tarihte TFF başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarda başka isimlerin bulunduğunu anımsatan Baykan, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Ülkemizde bir söz vardır; 'Devlette devamlılık esastır'. O gün ne denilmişse biz o sözlerin arkasındayız. Hazırlıklarımız tüm hızıyla devam ediyor. Şampiyona tarihinde bizler olmasak bile, verilen sözlerde ve hazırlıklarda hiçbir değişiklik olmayacaktır. Türkiye, bugüne kadar birçok sportif organizasyonu başarıyla yerine getirdi. İzmir, Erzurum ve Trabzon'da spor organizasyonları; önümüzdeki yıl Akdeniz Oyunları, Dünya Salon Atletizm Şampiyonası, Güreş Şampiyonası, Tenis Şampiyonası, Golf Organizasyonu, kısacası; Türkiye için bu işler rutin oldu. Futbol adına 19'u devlet, 6'sı yerel yönetimler tarafından olmak üzere 25 yeni stadyum yapılıyor. Ülkemiz, daha büyük organizasyonları yapmak açısından fazlası ile hazır ve buna layık. Daha büyük organizasyonların da ülkemizde gerçekleşeceği inancı içerisindeyiz. Bu organizasyonu gerçekleştirecek olmaktan onur duyuyoruz."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Tırın altında kalıp 2 bacağını kaybetmişti, sürücü tahliye edildi Gaziantep’in İslahiye ilçesinde, park halindeki arızalı tırın kendiliğinden hareket etmesi sonucu bir kişinin ölümü, bir kişinin de iki bacağını kaybetmesiyle sonuçlanan kazada, sanık sürücü tahliye edildi. Kazada iki bacağını kaybeden mağdur İrem Karatutlu sosyal medya hesabından, "Adaletin toplum vicdanında karşılık bulmasını istiyorum" diyerek karara tepki gösterdi. Olay, 27 Temmuz 2025 tarihinde TAG Otoyolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M.A. idaresindeki 63 LC 463 plakalı çekici, arızalanması üzerine emniyet şeridine park edildi. Ancak iddiaya göre el freni çekilmeyen ve gerekli güvenlik önlemleri alınmayan tır, bir süre sonra sürücüsüz şekilde hareket etmeye başladı. Emniyet şeridinde yürümekte olan Mehmet Mesut Karslıoğlu ve o esnada bölgede bulunan İrem Karatutlu, üzerlerine gelen dev aracın altında kaldı. Kazada Karslıoğlu olay yerinde hayatını kaybederken, Karatutlu ağır yaralandı. Olayla ilgili İslahiye Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşması tamamlandı. Duruşmada, tutuklu sanık M.A. ve avukatları savunma yaptı. Sanık sürücü M.A., mahkeme başkanı tarafından söz verilmesi üzerine, "Önceki savunmalarımı tekrar ederim, tutukluluk halim ben ve yakınlarım üzerinde mağduriyet oluşturmaktadır. Öncelikle tahliyemi daha sonra beraatımı talep ederim" diyerek tahliyesini istedi. Sanık müdafiileri Av. Mehmet Arslan ve Av. Ziya Bayram ise kazanın müvekkillerinin kusurundan değil, araçtaki teknik bir arızadan kaynaklandığını savundu. Özellikle "çekici araçla römork sisteminin akuple (bağlantı) hortumlarında" meydana gelen patlama/arıza nedeniyle fren sisteminin tam çalışmadığını öne süren avukatlar, ATK raporunun bu teknik durumu tam olarak değerlendirmediğini ve eksik olduğunu iddia etti. Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından hazırlanan 25 Aralık 2025 tarihli raporda davanın seyri netleşmişti. Raporda, sürücü M.A.’nın iniş eğimli yolda aracını park ederken el frenini çekmediği, tekerleklere takoz koymadığı ve gerekli dikkati göstermediği vurgulanarak "asli kusurlu" olduğu belirtilmişti. Hayatını kaybeden Mehmet Mesut Karslıoğlu ve yaralanan İrem Karatutlu’nun ise olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı heyet tarafından oy birliğiyle rapor edilmişti. Sanık avukatlarının savunmalarını dinleyen mahkeme heyeti, sanık M.A’nın tutuklulukta geçirdiği süreyi ve delillerin toplanmış olmasını gerekçe göstererek, yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Kazada her iki bacağını kaybeden ve aylarca yoğun bakımda tedavi gören İrem Karatutlu, tahliye kararı sonrası derin bir üzüntü yaşadığını belirterek sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Karatutlu, "Evlilik yıl dönümümde üzerime sürücüsüz şekilde ilerleyen bir tırın çarpması sonucu iki bacağımı kaybettim. O gün hayatım geri dönüşü olmayacak şekilde değişti. Bugün kazaya sebep olan tır şoförünün tutuksuz yargılandığını öğrenmiş bulunuyorum. Talebim intikam değil, adaletin toplum vicdanını rahatlatacak şekilde tecelli etmesidir. Yaşadığım mağduriyetin büyüklüğü karşısında sorumluların özgür şekilde yargılanması adalet duygumu sarsmaktadır" dedi.
Muğla Marmaris’te Arda Deniz Onat davasında ilk duruşma görüldü Muğla’nın Marmaris ilçesi Bozburun Mahallesi’nde 20 yaşındaki denizci gencin teknede çıkan kavgada hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. 20 Temmuz 2025 tarihinde saat 19.30 sıralarında Bozburun Mahallesi Kocabahçe Koyu’nda demirli bulunan "Arda Deniz" adlı teknede, turda olan Arda Deniz Onat (20) ile İsviçreli üç kadın müşterinin misafirleri olduğu öğrenilen Sinan Yetkin, Selim Yetkin ve Coşkun Volkan Canfedai arasında tartışma çıktı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda Onat, başına aldığı darbe sonrası denize düştü. Babası Kenan Onat tarafından baygın halde sudan çıkarılan genç denizci, ihbar üzerine olay yerine gelen Sahil Güvenlik ekiplerine teslim edildi. Sahil Güvenlik botuyla Germe Limanı’na getirilen Onat, burada hazır bekleyen sağlık ekiplerine ulaştırıldı. Hastaneye kaldırılan Arda Deniz Onat, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Kavgada yaralanan Sinan Yetkin, Selim Yetkin ve Coşkun Volkan Canfedai ise Marmaris Devlet Hastanesi’ndeki tedavilerinin ardından gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen üç şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Arda Deniz Onat’ın cenazesi ise 21 Temmuz 2025 tarihinde Bozburun’da gözyaşları arasında toprağa verildi. Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Coşkun Volkan Canfedai ve Selim Yetkin hakkında "taksirle ölüme sebebiyet verme", Sinan Yetkin hakkında ise "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme" suçlarından dava açıldı. Sanıkların olay gününden bu yana tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma öncesinde Onat’ın ailesi, yakınları ve arkadaşlarından oluşan yaklaşık 300 kişi adliye bahçesinde toplandı. "Ölüm kalp krizi değil" Tutuklu yargılanan sanıkların SEGBİS üzerinden bağlandığı, tanıkların dinlendiği duruşma sonrası açıklama yapan Onat ailesinin avukatlarından Anıl Aba, dosyada yer alan raporların çelişkili olduğunu savunarak, ölümün kalp krizi sonucu gerçekleştiği iddiasını kabul etmediklerini söyledi. Aba, otopsi raporlarında Arda Deniz Onat’ın kalp krizi geçirdiğini gösteren herhangi bir iz bulunmadığını belirterek, "Arda’nın kalp krizi sonucu öldüğünü gösteren ne otopsi raporlarında ne de bunu destekleyen başka bir raporda herhangi bir iz bulunmaktadır. Buna rağmen ölümün stres anında gelişen bir kalp krizi sonucunda gerçekleştiğini belirten bir rapor düzenlenmiştir" dedi. Dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na gönderilmesini talep ettiklerini ancak mahkemenin otopsi raporu ile Adli Tıp Birinci İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki bulunmadığı gerekçesiyle taleplerini reddettiğini belirten Avukat Aba, bu konuda yeniden girişimde bulunacaklarını söyledi. Avukat Aba, Arda Deniz Onat’ın aldığı darbeler nedeniyle sersemleyerek denize düştüğü ve boğulma sonucu hayatını kaybetmiş olabileceğini savunarak, "Amacımız dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na gitmesi ve Arda’nın kalp krizi sonucu değil, aldığı darp nedeniyle sersemleyip denize düşerek boğulma sonucu hayatını kaybettiğinin ortaya konulmasıdır. Eğer bu durum ispatlanırsa olayın hukuki niteliği değişecektir" dedi. Avukat Aba, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında üniversitelerin tıp fakültelerinden bilimsel rapor talep edeceklerini belirterek, ölüm nedeninin uzman doktorlardan oluşacak kurul tarafından değerlendirilmesini isteyeceklerini ifade etti. "Suç vasfının değişmesi için mücadele edeceğiz" Ailenin bir diğer avukatı Alper Dağ da sanıkların ifadelerinde olayın kendi iradeleri dışında gerçekleşmiş gibi anlatıldığını belirtti. Otopsi raporları ile Adli Tıp Kurumu değerlendirmeleri arasında çelişki bulunduğunu savunan Dağ, suç vasfının değişmesine ve daha ağır cezalar verilmesine yönelik hukuki girişimlerde bulunacaklarını söyledi. Dağ, sanıkların ifadelerinde üzgün ve pişman olduklarını dile getirdiklerini ancak bunun saldırı veya kavgaya iştirak ettiklerini kabul eden bir pişmanlık beyanı niteliği taşımadığını ifade etti. "Oğlumun kalp rahatsızlığı yoktu" Olay sırasında yanında olan ve adliyede yüzlerce kişi ile birlikte davayı takip eden Arda Deniz Onat’ın babası Kenan Onat ise, ailenin denizcilik yaptığını ve düzenli sağlık raporları aldıklarını belirterek, "Biz denizciyiz, sürekli sağlık kontrolünden geçiyoruz. Oğlumun herhangi bir kalp ya da sağlık sorunu yoktu" dedi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, davayı 3 Nisan tarihine erteledi.
Antalya Başkan Özçelik, CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nı imzaladı Alanya Belediyesi, yerel yönetimlerde kadın-erkek eşitliğinin güçlendirilmesi amacıyla önemli bir adım attı. Alanya Kent Konseyi’nin tavsiye kararıyla Alanya Belediyesi Meclisi’nde kabul edilen CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı, düzenlenen törende Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik tarafından imzalandı. Alanya’da kadın-erkek eşitliği için tarihi bir adım atıldı. CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı için Alanya Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Alanya Kent Konseyi Başkanı Nurhan Özcan, siyasi partilerin kadın kolları başkan ve temsilcileri, kadın dernekleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Özcan: "Türkiye’de bir ilki Alanya’da gerçekleştiriyoruz" İmza töreni Alanya Kent Konseyi Başkanı Nurhan Özcan’ın konuşmasıyla başladı. Özcan konuşmasında, Alanya’da katılımcı yerel yönetim anlayışının en güzel örneklerinden birinin yaşandığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Şu an itibarıyla Türkiye’de 93 belediye CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nı imzaladı. Ancak Alanya’da farklı bir uygulama hayata geçiriyoruz. Birçok belediyede bu tür kararlar belediye yönetimleri tarafından alınır ve uygulanır. Alanya’da ise Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz. Kadınlar talep etti, Alanya Kent Konseyi bu talebi tavsiye kararı haline getirdi ve belediye yönetimi bu kararı kabul ederek hayata geçirdi. Bugün burada katılımcı yerel yönetimin en güzel örneklerinden birine hep birlikte tanıklık ediyoruz." Başkan Özçelik: "Her zaman kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığı destekledik" Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ise konuşmasında, bu adımın Alanya için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yerel yönetimlerde kadın-erkek eşitliğini güçlendirmeyi amaçlayan CEMR-Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi tarafından hazırlanan Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nı imzalamanın gururunu yaşıyoruz. Öncelikle şunu ifade etmek isterim. Gerek seçim döneminde gerekse görev süresi boyunca kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığı destekleyen bir yaklaşım ortaya koyduk. Bugün burada, aslında hayatın doğal bir parçası olması gereken eşitlik anlayışını güçlendirecek önemli bir adım için bir araya geldik. Kadınların ve erkeklerin hayatın her alanında eşit haklara ve eşit fırsatlara sahip olduğu bir kent hedefi için önemli bir adım atıyoruz. Bu sözleşme nasıl bir kent hayal ettiğimizin ve nasıl bir yönetim anlayışına sahip olduğumuzun önemli bir göstergesidir. Bu sürecin başlangıcında Alanya Kent Konseyimizin tavsiye kararı bulunmaktadır. Belediye Meclisimiz de bu öneriyi değerlendirerek oy birliğiyle bu şartın imzalanması için belediye başkanlığına yetki vermiş, ayrıca Meclisimiz bünyesinde yerel eşitlik komisyonu kurulması da kararlaştırılmıştır." "Bu imza ile Alanya daha eşit, daha adil ve kapsayıcı bir kent olacak" Kadınların hayatın içinde daha fazla yer aldığı kentlerin daha adil, daha üretken ve daha huzurlu olduğunu vurgulayan Başkan Özçelik, "Yerel yönetimler kentte yaşayan herkes için daha adil ve daha eşit bir yaşam ortamının sağlanmasında en önemli aktörlerden biridir. Alanya Belediyesi olarak kadınlara yönelik çalışmalarımızı sadece sosyal projeler olarak değil, eşitlik ilkesinin bir parçası olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde kent konseyimiz, üniversitelerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte yerel eşitlik eylem planı hazırlayacağız. Amacımız eşitliği kent yaşamının her alanında güçlü kılmaktır. Bugün attığımız bu imzanın Alanya’da daha eşit, daha adil ve daha kapsayıcı bir kent yaşamına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu vesileyle sürece öncülük eden başta Alanya Kent Konseyi Başkanımız Nurhan Özcan’a, Kent Konseyi Kadın Meclisimize ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum." dedi. Başkan Özçelik şartı alkışlar eşliğinde imzaladı Konuşmaların ardından imza törenine geçildi. Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nı imzalayıp, Alanya’nın bu önemli uluslararası taahhüde katılımını resmileştirdi. Şartın imzalanmasıyla birlikte Alanya’da eşitliği savunan, kapsayıcı ve katılımcı yerel yönetim politikalarının güçlendirilmesi yönünde yeni bir süreç başlamış oldu. 8 Mart anısına mum hediye edildi CEMR Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nın imzalanmasının ardından Alanya Belediyesi Meclis Üyeleri Halime Ceylan, Ufuk Aras Solmaz ve İrem Yunusoğlu, katılımcılara ve kadın belediye çalışanlarına, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında üzerinde Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik’in Kadınlar Günü’ne özel QR Kodlu mesajının yer aldığı mum takdim etti. İmza töreninin ardından katılımcılarla birlikte günün anısına fotoğraf çekildi.