DÜNYA - 26 Eylül 2024 Perşembe 23:47 | Son Güncelleme : 26 Eylül 2024 Perşembe 23:50

Filistin Devlet Başkanı Abbas: "Filistin bizim vatanımız, ayrılmayacağız"

A
A
A

 Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Gazze Şeridi’nin savaş sonrası yönetimine ilişkin 12 maddelik planı açıklayarak, "Filistin bizim vatanımız, ayrılmayacağız" dedi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, ABD’nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 79. Genel Kurulu'nda konuştu. Abbas, dünya liderlerine seslenerek, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını ve Filistin halkına karşı yürüttüğü politikaları sert bir dille eleştirdi. Abbas, konuşmasına güçlü bir mesajla başlayarak, "Gitmeyeceğiz, gitmeyeceğiz, gitmeyeceğiz" diyerek Filistin topraklarını terk etmeyeceklerini vurguladı.

"Filistin bizim vatanımızdır, ayrılmayacağız"

Filistin'in atalarından miras kalan bir vatan olduğunu belirten Abbas, "Babalarımızın, dedelerimizin toprağıdır. Bizim olarak kalacaktır. Ve eğer birileri ayrılacaksa, bu işgalci gaspçılar olacaktır" dedi.

“Yüzlerce aile nüfus kayıtlarından tamamen silindi”

İsrail'in Gazze'de yürüttüğü saldırıları "tam ölçekli bir soykırım" olarak nitelendiren Abbas, bu durumun çağımızın en iğrenç suçlarından biri olduğunu söyledi. İsrail'in saldırılarının Gazze'de 40 binden fazla kişinin ölümüne yol açtığını, bu kayıpların arasında 15 binden fazla çocuğun bulunduğunu belirtti. Abbas, "Tüm aile isimleri nüfus kayıtlarından silindi. Yüzlerce aile nüfus kayıtlarından tamamen silindi. Artık yoklar" dedi.

Gazze'deki 2 milyondan fazla Filistinlinin, İsrail'in sistematik operasyonlarından kaçmak için defalarca evlerini terk etmek zorunda kaldığını söyleyen Abbas, "Bu saldırı savaşı devam ederken, Gazze Şeridi'nde, Batı Şeria'da ve Kudüs'te her gün onlarca kişi öldürülmekte ve bunun iki katı kadar insanımız da yaralanmaktadır" dedi.

“Onları öldürmeye devam eden kim?"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD Kongresi'nde yaptığı ve Gazze'de masum sivillerin öldürülmediğini iddia ettiği konuşmasına değinen Abbas, "Size soruyorum, Allah aşkına, 40 bin kişiden 15 binden fazla çocuğu ve halkımızdan bir o kadar kadın ve yaşlıyı öldüren kimdir? Ve onları öldürmeye devam eden kim?" diyerek uluslararası toplumu İsrail'in suçlarını durdurmaya çağırdı.

"Gazze artık yaşanabilir değil"

İsrail'in Gazze'yi neredeyse tamamen yok ettiğini belirten Abbas, "Gazze'deki her şeyin yüzde 95'i tamamen yok edildi" ifadelerini kullanarak, Gazze'nin artık yaşanabilir bir yer olmadığını, evlerin, binaların, sağlık ve eğitim tesislerinin, camilerin ve kiliselerin büyük oranda yıkıldığını aktardı.

ABD'nin veto kararına sert tepki

ABD'nin İsrail'in ateşkese uymasını talep eden BM Güvenlik Konseyi karar tasarısını üç kez veto etmesini eleştiren Abbas, "ABD yönetiminin, İsrail’in ateşkese uymasını talep eden Güvenlik Konseyi karar tasarısını üç kez engelledi ve tek başına 'Hayır, savaş devam edecek' dedi. Bunu veto kullanarak yaptı ve buna ek olarak, İsrail'i binlerce masum sivili, çocuğu ve kadını öldürmek için kullandığı ölümcül silahlarla donattı" dedi.

"İsrail BM üyeliğini hak etmiyor"

İsrail'in BM kararlarını uygulamayı reddetmesi nedeniyle BM üyeliğini hak etmediğini belirten Abbas, "Bu ülke bu örgütün bir üyesi olmayı hak etmiyor" ifadelerini kullandı. Abbas, İsrail'in 1949'da BM'ye üyelik başvurusunda bulunduğunda iki koşulu yerine getirme taahhüdünde bulunduğunu, ancak bu taahhütleri yerine getirmediğini söyledi.

Abbas’tan savaş sonrası için 12 maddelik plan

Abbas, Gazze Şeridi’nin savaş sonrası yönetimine ilişkin 12 maddelik planı açıklayarak, uluslararası toplum tarafından gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. İlk maddenin, Gazze'de kalıcı bir ateşkes ve İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria'daki Filistinlilere yönelik saldırılarına son vermesi olduğunu ifade eden Abbas, ikinci maddenin, insani yardımların Gazze'nin tamamına toplu olarak ulaştırılması olduğunu belirtti.

Üçüncü maddenin ise İsrail'in herhangi bir tampon bölge oluşturmadan güçlerini Gazze'den tamamen çekmesi ve yerlerinden edilen Filistinlilerin evlerine ya da en azından savaştan önce yaşadıkları yerle bir edilmiş kasabalara dönmelerine izin verilmesi olduğunu ifade eden Abbas, İsrail'in Filistinlileri Mısır ve Ürdün'e sürgün etme planını kesin bir dille reddetti.

Dördüncü maddenin, UNRWA’nın korunması ve faaliyetlerine devam etmesine izin verilmesi olduğunu belirten Abbas, beşinci maddenin, işgal altındaki topraklarda Filistinliler için uluslararası koruma olduğunu aktararak, “Biz İsrail'le savaşmıyoruz. İsrail'le savaşamayız ve savaşmak da istemiyoruz ama koruma istiyoruz” dedi.

Altıncı maddenin, Filistin hükümetinin Refah Sınır Kapısı ve diğer sınır kapılar da dahil olmak üzere Gazze Şeridi'nin tamamı üzerinde yetki sahibi olması olduğunu ifade eden Abbas, yedinci maddenin Filistin yönetiminin “kapsamlı bir ulusal reform süreci” başlatma çabalarını devam etmesi olduğunu aktardı.
Sekizinci maddenin, Filistin hükümetinin Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki Filistinlilerin tek temsil organı ve bu bölgelerin tamamında yetki sahibi olması olduğunu belirten Abbas, “Daha fazlasını istemeyeceğiz ama daha azını da kabul etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Abbas, İsrail'in Doğu Kudüs'te oy kullanılmasına izin vermesi halinde ulusal seçimlerin yapılmasına hazır olduğunu açıkladı.

Dokuzuncu maddenin, Filistin’in BM'ye tam üye statüsü elde etmesi olduğunu belirten Abbas, onuncu maddenin, iki devletli çözümün hayata geçirilebilmesi için İsrail'in Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs'ten bir yıl içinde çekilmesini öngören BM Genel Kurulu kararının tam olarak uygulanması olduğunu aktardı.
On birinci maddenin, iki devletli çözümün hayata geçirilmesi için bir yıl içinde uluslararası bir barış konferansı düzenlenmesi olduğunu ifade eden Abbas, on ikinci maddenin, her iki ülkenin halkını korumak üzere uluslararası barış gücü oluşturulması olduğunu açıkladı.

"Filistin halkı özgürlüğüne kavuşacak"

Filistin halkının bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini sürdüreceğini vurgulayan Abbas, "Filistin özgür olacak, halkımız buna karşı çıkan herkese rağmen, meşruiyetlerini ve bağımsızlıklarını elde edecektir" ifadelerini kullandı. Abbas, Filistin halkının haklarını savunmaya devam edeceğini ve uluslararası toplumun bu konuda harekete geçmesi gerektiğini belirtti.
Abbas, konuşmasını bitirdiğinde salonda yoğun bir şekilde alkışlanırken, bazı sıralardan "Özgür Filistin" sloganları atıldı.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ İlkokul öğrencileri, çilek fidelerini toprakla buluşturdu Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde ilkokul öğrencileri, okul bahçesinde 120 çilek fidesi dikerek hem tarımı öğrendi hem üretmenin mutluluğunu yaşadı. Kapaklı ilçesinde bulunan Büyükşehir Belediyesi İsmet İnönü İlkokulu 1-O sınıfı öğretmeni Ayşe Aslan ve öğrencileri, 5 Mayıs Salı günü okul bahçesinde anlamlı bir etkinliğe imza attı. "Doğa İçin Bir Adım" projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmada, öğrenciler 120 adet çileği toprakla buluşturdu. Etkinliğe veliler ve öğretmenler de eşlik etti. Okul Müdürü Murat Bekdaş, okul bahçesinin yıllar içindeki dönüşümünü anlattı. 2017 yılında göreve başladığında alanın inşaat atıklarıyla dolu olduğunu belirten Bekdaş, yapılan çalışmalarla buranın bir uygulama bahçesine dönüştürüldüğünü ifade etti. Bugün ise öğrencilerin aktif olarak üretim yaptığı bir alana dönüştüğünü vurgulayan Bekdaş, "Çocuklarımız hem öğreniyor hem yaşıyor. Meyve ve sebzelerin nasıl yetiştiğini birebir deneyimliyorlar" dedi. Sınıf öğretmeni Ayşe Aslan, etkinliğin amacının çocuklara doğa sevgisi kazandırmak ve çevre bilinci oluşturmak olduğunu söyledi. Öğrencilerin çileklerin büyüme sürecini gözlemleyerek sabretmeyi, sorumluluk almayı ve üretmenin değerini öğreneceğini belirtti. Aslan, doğa ile kurulan bu bağın çocukların gelecekte daha duyarlı bireyler olmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Çilek şiiri okudu Etkinliğe katılan öğrenciler de yaşadıkları deneyimi heyecanla paylaştı. Özel eğitim öğrencisi Mert Naci Köklükaya, çilek dikmenin çok eğlenceli olduğunu belirtirken, etkinlikte "çilek" şiiri de okudu. Öğrencilerden Kerim Gödek, doğanın önemini öğrendiklerini ve bitkilerin büyümesini merakla beklediklerini söyledi. Belinay Yılmaz ise doğaya iyi bakıldığında onun da karşılığını verdiğini ifade ederek herkesi doğayı sevmeye davet etti. Okul bahçesinde yıl boyunca mevsimine göre sebze ve meyve yetiştirildiği belirtilirken, öğrencilerin bu süreçte aktif rol aldığı vurgulandı. Bu tür etkinliklerin, çocukların doğayla bağ kurmasını sağladığı ve teorik bilgilerin pratiğe dönüşmesine katkı sunduğu ifade edildi.
Ankara E-imza davasında mütalaa açıklandı: Ziya Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapis cezası istendi Bazı kamu kurumlarındaki yöneticilere ait elektronik imzaların taklit edilerek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla açılan davada, savcılık esas hakkındaki mütalaasını sundu. Örgütün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen Ziya Kadiroğlu için 120 yıl hapis cezası talep edildi. 264 sanık hakkında mahkumiyet, 22 sanık hakkında beraat istendi. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada ‘Hoca’ lakaplı örgüt elebaşı Ziya Kadiroğlu, Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Hakim, dosyaya gelen evrakı okumasının ardından sanıkların dinlenmesine devam edileceğini bildirdi. Hakimin söz vermesi üzerine konuşan Kadiroğlu, elektronik imzaları çıkaran kişilerin serbest bırakıldığını öne sürerek, "Ben bu elektronik imzalar nasıl çıkartılır bilmiyorum. Ben kimsenin yerine elektronik imza çıkartmadım. Çıkartılması için talepte de bulunmadım" dedi. Kadiroğlu savunmasına şöyle devam etti: "Herhangi bir örgüt kurmadım. Benim bir kod adım yok. Örgüt kurmakla yargılanıyorum. Kurduğum iddia edilen örgütte ailem ve birkaç arkadaşım var. Adı geçen kişilerle örgüt kurmadım, yönetmedim. Sanıkların çoğunu tanımıyorum." Kadiroğlu mahkemeden tahliyesini talep etti. Diğer tutuklu ve tutuksuz sanıklar da önceki beyanlarını tekrar ettiklerini ve üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini ifade ederek mahkemeden tahliyelerini talep etti. Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi Beyanların ardından Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, dosya kapsamında yargılanan toplam 286 sanıktan 264’ü hakkında mahkumiyet, 22’si hakkında ise beraat talep edildi. Suç örgütünün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen sanık Ziya Kadiroğlu hakkında ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘ÖSYM Kanunu’na muhalefet’, ‘Resmi belgede sahtecilik’, ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme’, ‘Elektronik İmza Kanunu’na muhalefet’ ve ‘Bilişim sistemindeki verileri bozma yok etme, erişilemez kılma, sisteme veri yerleştirme’ gibi birçok suçtan toplam 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Örgüt kapsamında çeşitli suçlardan yargılanan sanıklardan Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan, Mıhyeddin Yakışır, Yalçın Maraşlı ve Ali Çiçekli hakkında 85’er yıl hapis cezası talep edildi. Taner Dağhan için 43 yıl, Yaren Özkarakaş için 38 yıl, Halil Erkoç için 37 yıl, Gülseren Üstün için 33 yıl, Oğuzhan Ercan, Ayhan Ateş ve Enver Yılmaz için 30’ar yıl, Fuat Tanış Arslan için 28 yıl, Oğuz Deniz için 23 yıl, İbrahim Akyüz ve Özge Baydemir için ise 22’şer yıl hapis cezası talep edildi. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuksuz sanık olan Ali Çiçekli’nin tutuklanmasına, diğer sanıkların da mevcut halinin devamına hükmetti. Sonraki duruşma 20 Mayıs’a ertelendi.
Ankara Bakan Bak: "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, A Milli Futbol Takımı ile ilgili, "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz. İnşallah güzel işler yapacaklar, gruptan çıktılar, elemeleri geçtiler" dedi. Sporun toplumun her kesimine yayılması, fiziksel ve ruhsal sağlığın güçlendirilmesi ile kamu kurumları arasındaki iletişimin dostluk ve hoşgörü temelinde geliştirilmesi amacıyla düzenlenen "Kamu Futbol Turnuvası" bu yıl 15. kez gerçekleştirilecek. Turnuva öncesi Bakan Bak’ın da katılımıyla gösteri maçı düzenlendi. Bakan Bak, turnuva kapsamında Meclis Spor ve Şöhretler Karması takımları arasında oynanan gösteri maçında Meclis Spor takımında yer aldı. Turnuva, kamu çalışanları arasında dayanışmayı artırmayı ve sporu geniş kitlelere yaymayı hedefliyor. Gösteri maçından önce açıklamalarda bulunan Bakan Bak, 2026 Dünya Kupası’na katılacak olan A Milli Futbol Takımı’na başarı dileklerini sundu ve A Milli Futbol Takımı’nın iyi işler başaracağını belirtti. Sporun hem eğlence hem de stres atma aracı olduğunu dile getiren Bakan Bak, tüm kamu kurumlarını bu turnuvaya beklediklerini sözlerine ekledi. "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz" 2026 Dünya Kupası öncesi, A Milli Futbol Takımı’na başarı dileklerini sunan Bakan Bak, "Kamu kurum ve kuruluşlarının katıldığı, Ankara Valiliği ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından organize edilen kamu kurumları arası futbol turnuvasının başlangıcını yapıyoruz. Ankara bürokrasisi streslidir, tempo yüksektir. Arada biraz eğlenmeye, stres atmaya ihtiyaç var. Dolayısıyla kamu kurumlarından arkadaşlarımızı bu turnuvaya bekliyoruz. Spor, birleştirici gücü olan, toplumları birleştiren önemli bir olgu. Heyecanlıyız. Çünkü bu sene milli takımımız 24 yıl sonra Dünya Kupası’na gidecek. Çok güzel bir iş başardılar. Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz. İnşallah güzel işler yapacaklar, gruptan çıktılar, elemeleri geçtiler. Tabii şanslıyız. Sayın Cumhurbaşkanımız sporun içinden gelen birisi. Spor faaliyetlerine, spor yatırımlarına ve pek çok organizasyona destek veriyor" diye konuştu. Gösteri maçı berabere bitti Meclis Spor ve Şöhretler Karması arasında oynanan maç, 4-4’lük skorla berabere bitti.