TEKNOLOJİ - 28 Nisan 2018 Cumartesi 16:54

Geleceğin robotları BauRobotics’de yarıştı

A
A
A
Geleceğin robotları BauRobotics’de yarıştı

Bu yıl Bahçeşehir Üniversitesi’nin düzenlediği 5. BauRobotics Robot ve Proje Günleri başladı.

Bahçeşehir Üniversite tarafından düzenlenen BauRobotics Robot ve Proje Günleri farklı kategorilerde Türkiye’nin birçok şehrinden robotlara ev sahipliği yaptı. 150 robot kendi kategorilerinde yarışırken aynı zamanda da robot teknoloji ile ilgilenen ilkokul öğrencilerinden üniversite öğrencilerine kadar tüm gençler bir araya geldi. Bununla birlikte Serbest Proje, Arazi, Mini Sumo, Çizgi İzleyen, Drone olmak üzere 5 farklı kategorideki robotlar yarışmaya katılarak performanslarını sergiledi.

“Robotlar jüri puanlamasından geçiyor”

Etkinlikte yapay zekâ öncelikli olmak üzere savunma sanayi, silah sanayisi alanlarından da pek çok projenin yer aldığını ifade eden BAU Mekatronik Mühendisliği öğrencisi Arda Dizdaroğlu, etkinlik ile birlikte Türkiye’nin birçok yerinden gelen üniversite ve lise öğrencilerinin yaptıkları projeleri sunma olanağı bulduğunu söyleyerek, “Bugün BauRobotics etkinliğinde Türkiye’nin birçok üniversitesinden, teknik lisesinden arkadaşlarımız yaptıkları robotları sergiliyor ve aynı zamanda yarışıyorlar. Yarışma kategorilerimiz; Mini Sumo, Çizgi İzleyen, Drone, Arazi ve Serbest Kategori şeklinde. Mini Sumo ’da karşılıklı rakipler yarışıyor. Arazi ve Çizgi İzleyen ’de en kısa sürede pisti bitiren kazanıyor. Dronda ise en kısa sürede balonları patlatan kazanıyor. Bununla birlikte Serbest Kategori projelerin de ise ülke yararına yapılan teknik projeler jürilerimize sunuluyor. Jürilerimiz puanlama yaparak başarılı projeleri belirliyor” dedi.

“150 robot yarışacak ”

Yarışmamın süreci hakkında da bilgi veren Dizdaroğlu, “Yarışmamızın Bu sene 5. düzenliyoruz. Bugün yarışmamızda yaklaşık olarak 3200 katılımcı, 150 tane de robot kaydımız var. 2 gün sürecek olan etkinliğimizin birkaç ay öncesinden web sitemizden duyurusunu yaptık. Kategorilere göre kayıt formu açtık. Kayıt formları doldurularak etkenliğe başvuruları aldık. Kayıtları tek tek inceledik. Uygun olan projeleri bugün burada sergileme fırsatı bulduk. İncelediğim projelerde gerçekten Türkiye’nin teknolojide ne kadar ilerlediğini görüyoruz. Gelenekselleşen bu etkenliğimiz ile bu projelerin daha da gelişmiş hallerini göreceğimize inanıyorum” yorumlarında bulundu. 

“Görme Engelliler İçin Yapay Zekâ Destekli Göz”

Görme Engelliler İçin Yapay Zekâ Destekli Göz projesini geliştiren Şevket Sakinç, “Görme engelliler için tasarladığım projede, yapay zekânın denetimde öğrenme algoritmaları kullanılıyor. Aynı zamanda projenin; kişi tanımlama, matris tabanlı kodları çözme, sisteme tanımlanan kişiyi tanıma gibi özellikleri mevcut” dedi.

Geliştirdiği sistemin işleyişi hakkında da açıklamalarda bulunan Sakinç, “Matris tabanlı kod üretildiği zaman toplu taşıma araçlarına, tabelalara ve duraklara QR Kod yapıştırıldığında sistem kodu algılayıp onun içeriğini çözerek kullanıcıya sesli bir şekilde söylüyor. Ayrıca bu sistem kıyafetler üzerine de uygulanabiliyor. Kıyafetlerde de bulunan QR Kod sayesinde sistem; kıyafetin rengini, fiyatını ve bedenini kullanıcıya söyleyebiliyor. Böylece kullanıcının tek başına alışveriş yapabilmesine olanak sağlanıyor. Aynı zamanda marketlerde bu sistem uygulanabiliyor. Geliştirilen kodlarla birlikte kullanıcı reyonları ve ürünleri tanıyabiliyor. Bu sayede ikinci bir kişiye ihtiyacı kalmıyor” dedi.

“Güneş enerjisi ile şarj olabiliyor”

Sitemin güneş enerjisi ile şarj olduğuna da değinen Sakinç, “Sistem, şarj olabilmesi için birkaç devreden oluşuyor. Kit bir telefon büyüklünde olduğu için cepte ve elde taşınabilir. Ayrıca görme engellilerin kullandığı bastona monte edilebilecek şekilde olanaklara da sahip. Bununla birlikte proje hafif ve yenilenebilir teknolojiye uyumlu. Yani güneş enerjisi ile bile şarj olabiliyor. Sistem çalışırken bile şarj edebiliyor. Projemiz tamamen görme engellileri yormayacak biçimde tasarlandı. Bu nedenle kullanımında her hangi bir zorluk yok. Aynı zamanda global kamera desteği de mevcut. Dünyada bulunan herhangi bir kamera kite takıldığında sistem sürücü olmaksızın direkt onun kamera olduğunu algılayıp çalışmaya başlıyor. Bu da maliyeti çok ciddi düşürüyor” dedi.

Sistemin güvelik aşısından da çok önemli bir işlevi olduğunu belirten Sakinç, “Görme engellilerin kendilerini tehdit eden kimseleri polise bildirmeleri zordur. Çünkü bu bireyler kendilerini tehdit eden kişileri sesiyle tanımlayamazlar. Bu aşamada yaptığımız kitin üzerinde bir sitem oluşturduk. Bu sistem aktifleştirildiği zaman anlık olarak şüpheli kişinin fotoğrafını çekiyor. Bunu yaparken de tarih ve saat olarak kaydediyor. Bununla birlikte herhangi bir güvenlik görevlisine gidildiğinde kit bir ekrana bağlandığında şüpheli kişinin fotoğrafına ulaşılabiliyor. Dolayısıyla bu sayede görme engelli bireylerin güvenliği kontrol altına almış olunuyor” ifadelerinde bulundu.

“Kendini dengeleyen taşıyıcı robot yaptık”

Ön ya da arka ayakları olmayan engelli hayvanlar için kendi kendini dengeleyen taşıyıcı robotu 14 kişilik ekibiyle birlikte geliştiren Eskişehir Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Lisesi Hazırlık Sınıfı Öğrencisi Nisanur Çelik ise, “Okulumuzda yazılım ve kodlama dersleri görüyoruz. Bu dersleri öğrenirken de engelli hayvanlarımız için bir proje geliştirdik. Projemizde ön ve arka ayakları olmayan hayvanlar için otonom bir robot geliştirdik. Bu robotumuzla birlikte hayvanlarımıza daha konforlu, hareketli bir yaşam sunmayı umut ediyoruz” dedi.

“Hayvanlara güvenli ve hareketli bir yaşam sunuyoruz”

Projenin manuel tekerleklere göre kendisini dengeleyebildiğini de belirten Çelik, “Robotumuzu kullanan hayvanlar koşup hareketli bir yaşam gerçekleştirebiliyor. Robotumuz konumuna göre eski hale dönebiliyor. Böylece eğer robotumuz bir yere çarparsa veya dışarıdan bir engel ile karşılaşırsa kendisini eski haline döndürerek hem hayvanı hem de kendisini korumuş oluyor” dedi.

Projeyi geliştirmelerinde ki temel etkenin ne olduğunu da belirten Çelik, Bu projeyi geliştirmemizin nedeni barınağımızdan sahiplendiğimiz arka bacaklarında sinir sıkışması olan köpeğimiz Zıpzıp. Kendisi arka bacaklarındaki problemden dolayı rahat hareket edemiyor. Projeyi bu gibi havyalar için geliştirdik. Yarışmaya 14 kişi olarak katıldık. Robotumuz engelli hayvanlar için konforlu bir yaşam sağlıyor. Onlarında hayata katılmasını istiyoruz. Onlarında hayatta bir yeri olduğunu düşünüyoruz. Bu projeyle de ilk adımı atıyoruz. Projemizi geliştirip daha büyük kitlelere yayılmak istiyoruz” şeklinde konuştu.


  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas "Astım kontrol altına alınabilen kronik bir hastalıktır" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Levent Özşahin, 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin astıma zemin hazırladığını ifade eden Özşahin, "Çevresel faktörler olarak alerjenler, sigara dumanı, hava kirliliği ve beslenme alışkanlıkları astımın gelişmesinde etkili olmaktadır. Ev tozu akarları, polenler, hayvan tüyleri, küf mantarları ve hamamböceği gibi alerjenlere karşı duyarlılık astımlı hastalarda çok sık görülmektedir. Yaşadığımız ortamlarda rutubet ve küf olması, sigara dumanına maruz kalınması astım gelişimi için önemli bir risk faktörüdür. Astımlı hastalarda havayolları aşırı duyarlı olup uyaranlara karşı aşırı yanıt vermektedir. Tetikleyici olarak kabul ettiğimiz alerjenler, enfeksiyonlar, egzersiz, sigara dumanı ve hava kirliliği astım semptomlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır" dedi. Astım hastalığının bulgularını öksürük, nefes darlığı, göğüste sertlik ve hışıltı olarak açıklayan Özşahin, "Bu şikayetlerin uzun sürmesi veya tekrarlaması halinde hastada astım düşünülmelidir. Astımda görülen öksürük, inatçı, tekrarlayan, gece ve sabaha karşı daha fazladır ve uykudan uyandırabilir. Astım hastalığı kronik olup hasta ve hekim iş birliği ile hastalığın kontrolünün sağlanması mümkündür. Tedavinin hedefi astım belirtilerinin azaltılması ve bireyin normal günlük aktivitelerini yapılabilmesidir. Astım krizlerinin olmaması, acil başvurularının olmaması, gece ve gündüz belirtilerinin kaybolması ve hastanın günlük aktivitelerini zorlanmadan yapması astım kontrolünün temel göstergeleridir. Alerjisi olan bir hastanın alerjenlerden korunması, sigara dumanına maruz kalınmasının engellenmesi, grip aşısının her yıl yapılması, aşırı kilolardan kaçınılması ve ilaçların düzenli ve doğru kullanımı önemlidir. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların büyük bölümü solunum yolu ile alınmaktadır. Bu ilaçların doğru teknikle kullanımı hastalığın kontrolü için çok önemlidir. Unutulmaması gereken en önemli konu ise tedaviye uyumun bozulması yani ilaçların yanlış teknikle ve düzensiz kullanılması hastalığın kontrolündeki başarısızlığın en önemli nedenidir. Astım kronik bir hastalık olduğu için bu sorunların aşılması ancak iyi bir hekim ve hasta iş birliği ile sağlanabilir. Hastanın eğitimi ve hekim ile iyi iş birliğinin kurulması astım kontrolünün sağlanmasının en önemli basamağıdır. Bu sayede astım daha kolay bir şekilde kontrol altına alınabilir" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Mehmet Ali Aydınlar: "Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım" Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün başkanlık seçimi için, "İsmim üzerinden yürüyen tartışmaların Fenerbahçe’nin birlik duygusuna katkı sağlamaktan uzaklaştığı bir ortam oluşmuştur. Fenerbahçe’nin yarınlarının, şahsım üzerinden oluşacak tartışmalarla gölgelenmesine izin vermemek adına yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım" dedi. İş insanı Mehmet Ali Aydınlar, 6-7 Haziran’da gerçekleştirilecek Fenerbahçe Olağanüstü Seçimli Genel Kurul ve adaylığına dair yazılı bir açıklama yayımladı. Aydınlar’ın Fenerbahçe camiası ve kamuoyuna yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Hayatımın en büyük gururlarından biri olan Fenerbahçeliliğimin son günlerde farklı şekillerde tartışılmasını üzüntüyle takip ediyorum. Kulübümüzün içinden geçtiği bu dönemde elimi taşın altına koyarak Fenerbahçemizin geleceğine katkı sunmak ve bu camiaya yakışır bir yönetim anlayışını hayata geçirmek için bu yola girdim. Bugün görüyorum ki; adımın başkan adaylığı ile anıldığı ilk andan itibaren yaşananlar, söylenenler ve ortaya çıkan tartışma ortamı hayatım boyunca savunduğum ilke ve değerlerle örtüşmemektedir. Fenerbahçe’nin bir dünya markası olması hayali, benim için bugüne ait bir hedef değil; yıllardır inandığım, her dönemde destek vermeye çalıştığım kalıcı bir idealdir. Benim kulübüme olan bağlılığım bir unvana, bir makama ya da bir sıfata bağlı değildir. Bu bağlılık, hayatımın her anında taşıdığım bir sorumluluktur. Ancak gelinen noktada görüyorum ki; ismim üzerinden yürüyen tartışmaların Fenerbahçe’nin birlik duygusuna katkı sağlamaktan uzaklaştığı bir ortam oluşmuştur. Herkesin kendini bir diğerinden daha fazla Fenerbahçeli gördüğü, herkesin kendi doğrusu üzerinden bir yol tarif ettiği bir zeminde, ortak bir gelecek inşa etmenin ne kadar zor olduğu ortadadır. Bugüne kadar kulübümüz için yaptıklarım ve taşıdığım her sorumluluk vicdanımla ve Fenerbahçe sevgimle örtüşmektedir. Bunun hesabını her zeminde herkese verebilirim. Yalnız, camiamızı ayrıştıran her gündemin önünde kişisel hedefler ikinci planda kalır. Bu nedenle; Fenerbahçe’nin yarınlarının, şahsım üzerinden oluşacak tartışmalarla gölgelenmesine izin vermemek adına yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım. Bu süreçte gösterilen teveccüh ve destek için tüm kongre üyelerimize, camiamızın her ferdine yürekten teşekkür ediyorum. Bugüne kadar Fenerbahçemize olan bağlılığım hiçbir zaman kişilere ve koşullara bağlı olmadı. Bundan sonra da olmayacaktır. Ben; dünüyle gurur duyan, bugünüyle sorumluluk hisseden ve yarınlarına inanan bir Fenerbahçeli olarak, ne zaman ve ne gerekiyorsa elimden geleni yapmaya ve her zaman kulübümün yanında olmaya devam edeceğim. Çünkü Fenerbahçe, kişilerin değil, değerlerin kulübüdür."