ÇEVRE - 29 Mayıs 2008 Perşembe 10:35

İhlas Armutlu'ya mavi bayrak

A
A
A
İhlas Armutlu'ya mavi bayrak

Yalova'nın Armutlu ilçesindeki İhlas Armutlu Tatil Köyü, mavi bayrak ödülünü almaya hak kazandı.

Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Genel Müdürü Erol Güngör, mavi bayrak ödülünün bir yıllık süre için verildiğini belirterek, "İhlas Armutlu Tatil Köyü plajı, Mayıs 2008 ve Nisan 2009 tarihleri arasında kalan süre için mavi bayrak ödülüne hak kazanmıştır. Mavi bayrak, uluslararası turizm pazarında daha çok önem kazanmış ve tur operatörleri ile tatile çıkanlar tarafından daha çok aranır hale gelmiştir" dedi. 

Marmara'nın incisi Armutlu'da denizi, plajı, doğası ve kaplıcası ile gözde turizm merkezi olan İhlas Armutlu Tatil Köyü, uluslararası jürinin açıkladığı kararla mavi bayrak ödülünü aldı. Deniz suyunun kalitesi, plajlarının temizliği, can güvenliği, donanımı, çevre eğitimi ve çevre yönetim kriterlerinin yüksekliği ile ön plana çıkan İhlas Armutlu Tatil Köyü mavi bayrağını dalgalandıracak.

2008 yılı mavi bayrak programına 44 ülkenin katıldığını ifade eden Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Genel Müdürü Erol Güngör, "2008 yılında mavi bayrak ödülüne hak kazanan plaj ve marinalar uluslararası jüri tarafından açıklandı. İhlas Armutlu Tatil Köyü plajı da bir yıl süre için söz konusu ödüle hak kazanmıştır. Geçen yıl 235 plaj ve 14 marinada mavi bayrağımız varken, bu yıl 258 plaj ve 13 marinamızda mavi mayrak dalgalanacaktır.  Mavi bayrak, uluslararası turizm pazarında daha çok önem kazanmış ve gerek tur operatörleri gerekse tatile çıkanlar tarafından önceki yıllara göre daha çok aranır hale gelmiştir" dedi.

Tur operatörleri için bir işletmenin "mavi bayrak" taşımasının tercih nedeni olduğunu vurgulayan Güngör, "Mavi bayrak bir anlamda plaj ve marinaların yıldızını ifade eder. Dünyada en çok tanınan turizm eko-etiketlerinden birisidir. Mavi bayrak ödülü için aday olanlar önce ulusal, sonra da aralarında AB, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve BM'den temsilcilerin bulunduğu uluslararası jüri tarafından değerlendirilir. Geçen yıl 235 plaj ve marina mavi bayrak ödülünü almaya hak kazanmıştı. Bu yıl sayı 258'i plaj
olmak üzere 271'e çıktı. Bunu yaygınlaştırmak istiyoruz. Mavi bayrak standartları açısından Türkiye uluslararası arenada önemli bir yere ulaştı. Asıl hedefimiz uluslararası standartların da üstüne çıkmak" şeklinde konuştu. 

Mavi Bayrak Hakkında

Avrupa Topluluğu, kendi ülkelerinde yüzme amacı ile kullanılacak göl ve deniz suları için gerekli su kalitelerini belirleyen mikrobiyolojik parametreleri, yol gösterici ve uyulması zorunlu hükümler olarak ortaya koymuştur.

Bu çalışmalar 1987 yılında Avrupa Çevre Eğitim Vakfı (FEEE) tarafından yürütülen Mavi Bayrak Kampanyası adı altında birleştirilmiş önce 11 AT ülkesi daha sonra 22 ülkede başarı ile uygulanmıştır. 2001 yılında ise Avrupa’nın dışında yer alan ülkelerden gelen talepler doğrultusunda kampanyanın kapsamı genişletilmiş olup Avrupa Çevre Eğitim Vakfı’nın adı Çevre Eğitim Vakfı olarak değiştirilmiştir. 

Plajlara Mavi Bayrak almak için gerekli kriterler

Yüzme Suyu Kalitesi İle İlgili Kriterler

  • Burada uygulanacak standartlar AB Yüzme Suyu Direktiflerine uyacaktır. (zorunlu)
  • Endüstriyel ya da evsel atıklar plaj alanına deşarj edilmeyecektir. (zorunlu)
  • Kirlilik oluşturacak kazalar ile mücadele edebilmek için yerel/bölgesel acil eylem planları yapılacaktır. (zorunlu)
  • Yosun ya da diğer bitkilerin plajda birikip çürümesine izin verilmeyecektir. (klavuz) (koku, sinek gibi risk yaratmadığı sürece özel kullanım için ayrılan alanlar hariç tutulabilir)
  • Belediye atıksu arıtma deşarj suları AB Atıksu direktiflerine uygun olmalıdır.

Yüzme Suyu Kalitesi

  • Mavi Bayrak çalışmaları kapsamında, yüzme suyunda toplam koliform, fecal koliform ve fekal streptokok izlenmektedir.
  • Numuneler yüzme sezonu boyunca alınmaktadır.
  • Numuneler önceden belirlenmiş noktalardan alınmaktadır.
  • Numuneler 15 günde bir alınmaktadır.

Bakteri Kriterleri

  • Alınan numunelerin en az % 80’inde toplam koliform 500/100 ml değerini aşmayacaktır.
  • Alınan numunelerin en az % 80’inde fekal koliform 100/100 ml değerini aşmayacaktır.
  • Alınan numunelerin en az % 90’ında fekal streptokok 100/100 ml değerini aşmayacaktır.

Çevre Eğitimi ve Bilgilendirme İle İlgili Kriterler 

  • Plaj ya da plajın bir kısmının yoğun olarak kirlenmesi ya da kirlenme olasılığına karşı halkın derhal uyarılması (zorunlu)
  • Sahil bandı üzerinde flora ve faunada dahil olmak üzere hassas yörelerin yerel halka ve ziyaretçilere basılı ve görüntülü olarak tanıtılması (zorunlu)
  • Mavi Bayrak ve ödüllü plaj hakkında kullanıcıların bilgilendirilmesi (zorunlu)
  • Plaj yönetimi ile ilgili kurallara arzu edildiğinde kolaylıkla ulaşılması (zorunlu)
  • Yörede en az 5 çevresel aktivitenin yapılması (zorunlu)
  • Yörede bir çevre bilgilendirme merkezi kurulması(zorunlu)

Çevre Yönetimi İle İlgili Kriterler

  • Yörenin kıyı alanlarıyla ilgili arazi kullanım ve geliştirme planı olmalıdır.(zorunlu)
  • Plajda güvenli ve düzenli olarak bakımı yapılarak boşaltılan yeterli sayıda çöp kutusu bulundurulmalıdır.(zorunlu)
  • Sezon boyunca plaj her gün temizlenmelidir. (zorunlu)
  • Plaja güvenli bir ulaşım sağlanmalıdır. (zorunlu)
  • Plaja otomobil girmesine, çöp boşaltılmasına izin verilmemelidir.
  • Plajda farklı kullanımlar ve kullanıcılar nedeniyle olabilecek kazalar ve karmaşayı önleyecek bir yönetim olmalıdır.
  • Plajda cam, şişe ve kutu gibi atıkların geri dönüşüm için kullanılacağı  ayrı toplama bölümleri olmalıdır.
  • Plajda AB Atıksu Direktiflerine uygun olan atıksu sistemi , temiz ve yeterli duş, tuvalet olacaktır.
  • Yerel yönetimler plaj civarında, bisiklet, yürüyüş ve toplu taşıma gibi sürdürülebilir taşıma araçlarını teşvik edeceklerdir.

Güvenlik ve Hizmetler        

  • Yüzme sezonu boyunca plaj güvenlik görevlileri görevde olmalı ve yeterli önlemleri almalıdır. (zorunlu)
  • Plajda ilkyardım olanakları olmalıdır.(zorunlu)
  • Köpek, at gibi evcil hayvanlar ile ilgili ulusal kurallar plajda kesinlikle uygulanmalıdır. (zorunlu)
  • Korumalı bir içme suyu kaynağı olmalıdır.
  • Plajda hemen ve kolay ulaşılan bir telefon olmalıdır.(klavuz)( Plaj güvenliği güvenlik görevlileriyle sağlanmıyorsa bu kriter zorunludur)
  • Yöredeki en az bir plajda engelliler için erişim rampası (yolu) bulunmalıdır. (zorunlu)
  • Plajın bütün yapıları ve ekipmanları bakımlı olmalıdır. (zorunlu)

    Mavi Bayrak Programına Dahil Olan Ülkeler

    1. Belçika

    13. Letonya 

    25. Şili

    2. Bulgaristan

    14. Fas 

    26. İzlanda 

    3. Hırvatistan

    15. Hollanda

    27. Litvanya

    4. Güney Kıbrıs 

    16. Norveç

    28. Karadağ

    5. Danimarka

    17. Portekiz

    29. Yeni Zellanda

    6. İngiltere

    18. İskoçya

    30. Polonya

    7. Estonya

    19. Slovenya   

    31. Romanya

    8. Finlandiya

    20. Güney Afrika

    32. Rusya

    9. Fransa

    21. İspanya

    33. Galler

    10. Almanya

    22. İsveç

    34.İtalya

    11. Yunanistan  

    23. Türkiye

    35.Karayipler

    12. İrlanda

    24. Kanada

     


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.