MAGAZİN - 21 Mart 2019 Perşembe 15:55

İrem Derici’den 'Leaving Neverland' yorumu

A
A
A
İrem Derici’den 'Leaving Neverland' yorumu

İrem Derici, katıldığı radyo programında yeni yayınladığı teklisinde çok hüzünlü ve mutsuz olduğu bir anında seslendirdiğini söylerken yakında 90'lı şarkılardan oluşan bir cover albüm yayınlayacağının müjdesini verdi. Derici, son günlerde yayınlanan 'Leaving Neverland' belgeselinde dünya starı Michael Jackson ile ilgili iddia edilen çocuk istismarına yönelik iddialar hakkında da bu iddialara inanmadığını söyledi.

Kısa sürede yakaladığı başarılarla müzik dünyasının en başarılı kadın vokallerinden biri olmayı başaran ve kısa bir süre önce 'Meftun' adlı yeni yayınlanan teklisi ile bir kez daha kalplere girmeyi başaran İrem Derici, CRI TURK’te konuk olduğu Michael Kuyucu’nun programında çok ilginç açıklamalarda bulundu. İrem Derici, Meftun adlı şarkısını çok hüzünlü ve mutsuz olduğu bir anında seslendirdiğini söyledi ve "Dört, beş saat kadar ağladığım bir gündü, sonrasında hemen stüdyoya gittim ve bu şarkının okumalarını yaptım" dedi. 

İrem Derici, Michael Kuyucu’ya yakında 90'lı şarkılardan oluşan bir cover albüm yayınlayacağının müjdesini verdi. İrem Derici, son zamanlarda Michael Jackson ile ilgili tekrar gündeme gelen taciz konusuna inanmadığına ve bunun bir komplo olduğunu düşündüğünü söyledi.

"Para koparmak için müthiş yöntemler bunlar"
Michael Kuyucu, İrem Derici’ye son günlerde yayınlanan 'Leaving Neverland' belgeselinde dünya starı Michael Jackson ile ilgili iddia edilen çocuk istismarına yönelik iddialar hakkında ne düşündüğünü söyledi.

İrem Derici, çocukluğundan beri bir Michael Jackson hayranı olduğunu söyledi ve bu iddialara inanmadığını söyledi. İrem Derici, son zamanlarda yayınlanan 'Leaving Neverland' adlı belgeselde yer alan iddialarla ilgili şu açıklamayı yaptı: "Michael Jackson'a yönelik çocuk istismarlarıyla ilgili iddialara ben inanmıyorum. Para koparmak için müthiş yöntemler bunlar. Bana öyle geliyor. Bilmiyorum, belki çok büyük bir hayranı olduğum için konduramama durumu da var olabilir. Bir şey diyeceğim; ölmüş gitmiş adam, 10 yıldan fazla oldu. Keza, Whitney Houston'ın da ikinci belgeseli çıktı. Bu güzel örnek mi? Yine Amy Winehouse'un da mesela. Bunlar lazım, izlememiz de lazım; ama bazı şeyleri de birazcık kapatmak lazım. Ne oluyor şimdi? İstismara uğrayan çocuklar mı çıkmış piyasaya, biz de istismara uğradık diye? Bahsettiğimiz isim Michael Jackson. Dünyanın, yeryüzünü, güneş sisteminin en büyük yıldız. Onun bir saç teli gibi biri daha gelmeyecek. Düşünün ben İrem Derici olarak 80 milyonluk bir ülkede bile neler yaşıyorum, nasıl iftiralara uğruyorum, bırakın da Michael Jackson’da uğrasın yani. Adamın ölüsü para ediyor yahu. Yıllık ne kadar para kazanılıyor Michael Jackson üzerinden acaba? Bak şimdi o belgeselin yapımcısı, "Çocuklar çıksın, biz istismara uğradık desinler" diyerek parayı kazanıyor. Çok basit şeyler bunlar. Dünya medyasının hepsi saçmalıyor. 10 sene oldu, adam öldüğünden beri aklınız neredeydi peki? Aileler mesela galeyana geldi. Yapsaydınız o zamanlar, evladınızın hakkını arasaydınız o zaman. Bunun zamanlaması çok düşündürüyor insanı" diyerek bu belgeseldeki iddiaların ticari menfaatler barındığını düşündüğünü söyledi.

"90’lar pop cover albümü hazırlıyorum"
İrem Derici, Michael Kuyucu’ya bundan sonra yeni şarkılardan oluşan bir albüm yapmayacağını hem single projeler ile kariyerine devam edeceğini söyledi. 

Michael Kuyucu’nun başarılı yorumcuya "Sen çok iyi bir vokalsin neden cover bir albüm yapmıyorsun?" demesi üzerine İrem Derici, ilk kez bir cover albüm üzerinde çalıştığını açıkladı. 

İrem Derici yakında yayınlanacak bu albümü ile ilgili "6 şarkılık 90'lar cover albümü yapıyorum. Biraz yırtık aranjelerle, benim 90'larda en sevdiğim şarkılardan oluşan bir albüm olacak. İki slow var, diğer dördü hoppa cuppa. Albüm yapmayacağım diyordum, bilinçsizce yine albüm yapıyorum. Cover da olsa para bunlar, aranjörleri biliyorsun. Şarkıların paralarını kendimiz ödüyoruz, plak şirketimizin de bir payı oluyor tabii ki, ama büyük kısmını biz ödüyoruz. Bu arada ilk çalıştığım plak şirketinden ben 4 sene hiç bir şey alamadım. "Ünlü reklamcının kızı, heves etti. Bir tane single çıkaracak, sonra piyasadan silinip gidecek" gözüyle bakıldı bana. Anlaşmayı kezban gibi okumadan imzaladım. Ben de başarılı olacağımı düşünmüyordum ki. Ben Türkçe müzik bile dinlemiyordum, bir anda Türkçe söylemeye başladım. Ben yabancı caz söylüyorum yıllardır. Tip de yok, o zaman hele iyice yok. Kim dinleyecek beni, diyordum. Ben bu kadar kısa bir sürede böyle İrem Derici olayına döneceğime asla ve asla ihtimal vermiyordum. Ben yine reklamcılığa dönerim, grubum var zaten, çıkar okurum gecede 250-300 TL kazanırım diyordum. O 5 sene böyle güme gitti".

"Başarılı olmak için para lazım"
Derici, müzik piyasasına girmek isteyenlerin başarılı olmak için ciddi bir sermayeye ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Kuyucu’nun, müzikte yetenek mi yoksa para mı daha önemli sorusuna İrem Derici, her ikisi de dese de paranın bazı durumlarda daha önemli olduğuna vurgu yaptı. İrem Derici, "Albüm için yetenek de para da gerekli. Bana şey diyorlar, "O Ses Türkiye'den çıkmış, tek ünlü olmuş isim İrem Derici" diyorlar. Ama olay farklı, benim babamın parası vardı ve bana bir klip çekti, bana bir şarkı satın aldı. Sermaye koydu yani. Şimdi, eskiden olduğu gibi Unkapanı'nda keşfettim bunu, ona plak yapacağım, albüm yapacağım durumu yok ki. O yüzden müzikte para lazım, maalesef para lazım. En basiti YouTube'a çıkartıyoruz şarkımızın klibini, YouTube'a da reklam vermek zorunda kalıyoruz. O kadar korkunç paralar dönüyor ki müzik piyasasında tahmin edemezsiniz, o yüzden para lazım" diyerek müzik dünyasında başarılı olmak için yatırım ve sermayenin önemine vurgu yaptı.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırşehir Pert olan araçtan engelli çıkan şahıs, hukuk mücadelesini sürdürüyor Ankara’da 4 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonucu engelli kalan ve hukuk mücadelesini sürdüren Ömer Nazlı, kazanın ardından yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. 12 Şubat 2022 tarihinde Ankara’ya ailesini ziyarete giden Ömer Nazlı’nın da içinde bulunduğu O.U.Ö. idaresindeki 34 EFC 346 plakalı otomobile Bakanlıklar Yolu üzerinde A.E.A. idaresindeki 01 KC 0555 plakalı araç çarpmış, kazada 34 plakalı araç perte çıkarken, sürücü hafif şekilde, Ömer Nazlı ise ağır yaralanmıştı. Kazanın ardından 8 gün yoğun bakımda, 8 gün de normal serviste kalıp taburcu olan Ömer Nazlı, kaza öncesinde sağlıklı bir birey olduğunu, geçirdiği ameliyatlar ve yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle hayatının tamamen değiştiğini söyledi. Olaya ilişkin hukuk mücadelesinin sürdüğünü anlatan Nazlı, "4 yıl önce trafik kazası geçirdim. 4-5 kez ameliyat oldum. Devlet hastanesinden aldığım rapora göre yüzde 95 engelliyim. Ancak Adli Tıp’ta bu oran yüzde 35 olarak belirlendi. Yüzde 35’in yetersiz olduğunu düşünüyorum. Kendi ihtiyaçlarını yerine getiremeyen birisi nasıl yüzde 35 rapor alır. Farklı raporlar var. Engelli sayıldım fakat hukuk mücadelem devam ediyor. Bacaklarım ve ayaklarım tutmuyor, ayağa kalkamıyorum" dedi. Yaşadığı zorluklara rağmen ailesinin desteğiyle hayata tutunmaya çalıştığını ifade eden Nazlı, "Eşim ve çocuklarım sayesinde yaşam mücadelesi veriyorum. Hakkımızı arıyoruz" diye konuştu. Kazaya karışan aracın bir iş insanına ait olduğunu ve sürücünün alkollü olduğunu öne süren Nazlı, sürücünün hiçbir ceza almadığını söyledi. Devlet hastanesinin verdiği yüzde 95 engelli raporuna rağmen, adli tıpın verdiği yüzde 35 engelli raporunu karşı tarafın kullandığını savunan Nazlı, bu durumun da kendisini mağdur ettiğini dile getirdi.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşması yarına ertelendi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 33. oturumunda tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt’un çapraz sorgusu yapıldı. Duruşma, sanık avukatının beyanının dinlenilmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 33. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt’un çapraz sorgusu yapıldı. İddianamede Yağmur Cansu Yeşilyurt’un örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgüt yöneticisinin örgüte dahil olduğu ilk süreçten beri yanında yer aldığı belirtilmişti. İddianamede, Yeşilyurt’un kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol aldığı, 2021-2022 yılları arasında bir başka örgüt üyesi Ali Nuhoğluna ait şirkette "harita mühendisi" ünvanı ile göstermelik görev yaptığı kaydedilmişti. Yeşilyurt’un, örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin tüm saha koordinasyonunu yürüttüğü hem de şirkette yürütülen naylon fatura işlemlerine dahili olduğu iddianamede açıklanmıştı. İddianamede, tutuklu sanık Yeşilyurt’un kaçak döküm sahasına İBB iştiraki olan İSFALT görselleri asarak kamu kurumu adına faaliyet gösteriyormuş izlenimini sağladığı, örgüt liderinin de dahil olduğu gizli toplantılara katılabildiği, örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nun firarından sonra bile aktif görüşmeye devam ettiği ve talimatlar aldığı kaydedilmişti. Mahkemenin verdiği aranın ardından Yağmur Cansu Yeşilyurt’a çapraz sorgu esnasında sanık Ekrem İmamoğlu soru sormak istedi. Söz verilen İmamoğlu, "Vergi denetim raporlarından muhtelif zamanlarda milyonlarca liralık para havaleleri görülüyor. İlçe belediyelerine bu paralar neden gönderilir bilginiz var mı?" sorusunu sordu. Bunun üzerine Yeşilyurt, "Bilgim yok" cevabını verdi. Duruşma, sanık avukatının beyanının dinlenilmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi.