GÜNDEM - 17 Eylül 2015 Perşembe 10:02

İskilipli Atıf Hoca'ya küfreden MHP'li başkana tepkiler çığ gibi büyüyor

A
A
A
İskilipli Atıf Hoca'ya küfreden MHP'li başkana tepkiler çığ gibi büyüyor

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü'nün İskilipli Atıf Hoca hakkında söylediği ağır sözlerin ardından MHP'li başkana tepkiler çığ gibi büyüyor.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, teröre tepki yürüyüşünde yaptığı konuşmada İskilipli Atıf Hoca'ya küfre varan ağır sözler sarf etmişti.  Sözlü konuşmasında İskilipli Atıf Hoca'yı eleştirerek;"Milli mücadele döneminde de bu millet gevşek din adamları görmüştür. Şeyh Sayitleri, Seyit Rızaları, işbirlikçi İskilipli Atıf Hocaları görmüştür. Onlar gibi kalleş ve kancık ruhlu olmayın. Atatürk'ün arkasında olup milli mücadele için Anadolu'yu adım adım arşınlayan ve camilerde hutbe okuyan İslam alimi, İstiklal Marşı'mızın şairi Mehmet Akif'i kendinize örnek alın" demişti. Bu sözlerin ardından MHP'li başkana tepkiler çığ gibi büyüyor.

“SAYIN BAŞKAN SAPLA, SAMANI BİRBİRİNE KARIŞTIRMIŞ”

MHP’li belediye başkanını sözlerini talihsiz bir açıklama olarak değerlendiren Atıf Der Başkanı Mutsala Lek, “Başkan maalesef sapla, samanı birbirine karıştırmıştır” dedi. 

Cumartesi günü Adana’da teröre lanet mitinginde Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü tarafından yapılan açıklamada din adamlarına yapılan hakaretler, akabinde İskilipli Atıf Hoca’ya yapılan hakaretlerin üzerine basın açıklamaları yaptıklarını hatırlatan Lek, “Çok talihsiz bir açıklama. Bu açıklama en çok Anadolu içerisinde sayın Sözlü’nün de mensubu olduğu MHP’lileri de üzdüğü kanaatindeyiz. Çünkü ülkücü camiadaki arkadaşlarımızı İskilipli Atıf Hoca’yı seven sayan, onun haksız yere idam edildiğine inanan bizlerden farklı düşünmüyor arkadaşlarımız” diye konuştu.

BU SAYIN BAŞKANIN ŞOV YAPACAĞI, REKLAM OLARAK KULLANACAĞI BİR OLAY DEĞİLDİR 
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’yü özür dilemeye davet eden Atıf Der Başkanı Lek, “Ama bugüne kadar herhangi bir yanıt alamadık. Teröre lanet, kardeşlik birlik ve beraberlik mitinginde olayın farklı boyutlara saptırılması kardeşliğimizi, birlik beraberliğimizi zedeleyecek açıklamalar yapılmasına bir anlam veremiyoruz. Bizim buralarda çok fazla kullanırlar “sapla samanı birbirine karıştırmayın” derler. Başkan maalesef sapla, samanı birbirine karıştırmıştır. Bu sayın başkanın şov yapacağı, reklam olarak kullanacağı bir olay değildir. Bu bir kilometrelik yol yapıp üzerine uçak indirip fotoğraf çektirilecek bir icraata benzemez. Sayın başkana kendisine partisine mensup insanlarında hassasiyetinin olduğu İskilipli Atıf Hoca meselesini tekrardan iyice araştırmasını ve bu konuda özür dilemesini bekliyoruz” şeklinde konuştu. 

İstiklal Mahkemeleri süresince ünvanları şeyh, molla, hoca vb. olan yaklaşık 13 bin tane insanın haksız ve hukuksuz yere İstiklal Mahkemeleri’nce ceza aldığını, idam edildiğini sürgünlere ve hapislere mahkum edildiğini anlatan Lek, “Bu apaçık ortadadır. Bizim taleplerimizden birisi Osmanlı arşivleri ve İstiklal Mahkemesi zabıtlarının bir an önce ortaya çıkarılıp bunların gün yüzüne serilmesidir. Hüseyin Sözlü’nün bu süreçten sonra bizi ve İskilipli Atıf Hoca’yı daha iyi anlayacağını tahmin ediyoruz. İskilipli Atıf Hoca davasında bizlerle birlikte olan herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz” ifadelerini kullandı. 

O HAKARETLERİ AYNEN İADE EDİYORUZ 
AK Parti Çorum İl Başkanı Rumi Bekiroğlu da, geçtiğimiz günlerde MHP’li Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü beyin talihsiz bir açıklamasına Çorum halkı olarak şahit olduklarını ve bu olayın kendilerini derinden üzdüğünü belirtti. 

Başkan Sözlü’nün birilerini överken Çorum’un yetiştirdiği önemli değerlerinden biri olarak kabul ettikleri İskilipli Atıf Hoca’ya haddini aşarak hakaretlerde bulunduğunu ifade eden Bekiroğlu, “Bu hakaretlerden dolayı kendisini kınıyoruz. Kesinlikle ilgili şahsın merhum hocamıza, müçtehid hocamıza söylemiş olduğu yakıştırmaları kendisine iade ediyoruz. Çünkü 1920’li yıllarda, 26’lı yıllarda o devirde yaşanan olumsuzluklara rağmen İslam ilmi ile müşühhas olmuş İskilipli Atıf Hocamız Frenk mukallitliği ve Şapka risalesi adlı kitabından dolayı yargılanmış. Söz konusu kitap çıktıktan sonra yürürlüğe girmiş bir kanun vesilesiyle yargılanmış, savcının beraat mütaalasına rağmen devrin reisleri, hakimleri Kılıç Ali’leri, Kel Ali’leri hukuk tanımayan yargılaması neticesinde idam cezasına çarptırılmıştır. Bize göre şehadet mertebesine yükselmiştir. Hal böyle iken Adana Büyükşehir Belediye Başkanı değerli müçtehid hocamızı söylemekten hicap duyuyorum kalleşlik ve ağza alınmayacak ibarelerle, yakıştırmalarla eleştirmiştir.Herkes biliyor ki İskilipli Atıf Hocamız sadece İskilip’e, Çorum’a değil Türkiye’nin bir müreffeh hocası, dönemin alimi, dönemin ilmi yazılarına imza atmış ve o dönemde Türkiye’nin kurtuluşu ve bekası için mücadele etmiş bir büyüğümüzdür.Bu vesile ile Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün sözde yakıştırmalarını kendisine iade ediyoruz. Çorum, İskilip halkından özür dilemeye davet ediyoruz” şeklinde açıklamada bulundu. 

AK PARTİLİ USLU: “ADANA BELEDİYE BAŞKANI HADDİNİ AŞMIŞ”

TBMM İdari Amiri ve AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün teröre tepki yürüyüşünde yaptığı konuşmada İskilipli Atıf Hoca'ya yönelik söylediği ağır sözleri eleştirdi. 
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün İskilipli Atıf Hoca’ya yönelik sözlerini ayak üstü söylenmiş sözler olarak değerlendiren ve MHP’nin de Hüseyin Sözlü’yü kınaması gerektiğinin altını çizdi. İskilip’te çok sayıda derneğin ayağa kalktığını, hatta İskilipli Atıf Hoca’nın torunlarından olan Ülkü Ocakları Başkanının da “Ben bir hainin torunu değilim” diyerek tepki gösterdiğini kaydeden Salim Uslu, MHP’nin belediye başkanı hakkında soruşturma başlatmasını istedi.

“SAYIN BELEDİYE BAŞKANI HADDİNİ AŞMIŞTIR”
Teröre karşı düzenlenen bir mitingde Atıf Hoca’nın dolgu malzemesi olarak kullanılmasının büyük yanlış olduğunu değerlendiren Salim Uslu, “Sayın Belediye Başkanı bence haddini aşmıştır. Eğer bilmeden söylediyse burada ciddi bir cehalet var, Atıf Hoca’yı ve onun mücadelesini tanımıyor demektir. Tanımasa bile o mücadele ve o insana hukuksuz bir şekilde idam edildiği için saygı duyması ve Atıf Hoca’nın bir ilim adamı olduğunu bilmesi gerekir. Eğer bilerek yaptıysa bunun kabul edilebilir ve tolere edilebilir bir yanı yoktur. Çünkü, ‘İşbirlikçi Atıf Hoca’ iddiasında bulunmuştur ve ‘kalleş ruhlu’ olmakla itham etmiştir. Oysa Atıf Hoca İstiklal Harbinde Kuva-i Milliye’yi destekleyen açıklamalar yapmıştır. Kuva-i Milliye aleyhinde yayınlanan bildirilere imza koymamıştır ve kendisi ile ilgili spekülasyonları da o günkü gazetelerde tekzip etmiştir. Daha sonra bilahare alınmak üzere idam kararı verilmiştir, 4 gün içinde yargılanıp, savunması dahi alınmadan idam edilmiştir. İdamından 1.5 yıl önce yazdığı bir kitaptan dolayı, yani düşüncesinden dolayı. Oysa düşünceye özgürlük denilen bir ortamda, üstelikte bir ilim erbabının, bir müderrisin düşüncelerine karşı bir tahammülsüzlük vardır ve nitekim Meclis’te bulunan İstiklal Mahkemesi zabıtları incelendiğinde, Atıf Hoca’nın kitapları incelendiğinde gerçek ortaya çıkmaktadır. Ama belli ki, Sayın Belediye Başkanı Atıf Hoca’yı tanımıyor, yazdıklarını bilmiyor. Teröre karşı bir mitingde Atıf Hoca’nın dolgu malzemesi yapılıyor olması yanlıştır” dedi.

“GÖNDERDİĞİMİZ KİTAPLARI OKUYARAK ATIF HOCA’NIN KENDİ AĞZINDAN VE KALEMİNDEN ÖĞRENİR”
İskilipli Atıf Hoca’nın bir devrin din mazlumu, özgürlük mücadelesinde bayrak olmuş bir isim olduğunu kaydeden Salim Uslu, “Atıf Hoca her ne kadar İskilipli ise de aynı zamanda bütün ümmetin gönlünde taht kurmuş bir alimdir. Milli Mücadeleye katkı vermiş bir alimdir. Türkiye’de Cumhuriyetin ve demokratik değerlerin doğru oturması konusunda katkı vermiş bir isimdir. Ama ne yazık ki, hukukçu bile olmayan, kimi milletvekillerinin İstiklal Mahkemelerine atanmasıyla birlikte idamına karar verilmiştir. Ben bunu ayak üzeri söylenmiş sözler olarak kabul ediyorum. Gönderdiğimiz kitapları okuyarak Atıf Hoca’nın kendi ağzından ve kaleminden öğrenir” diye konuştu.

“MHP’NİN DERHAL BU ZATA KARŞI GEREKEN GİRİŞİMLERİ BAŞLATMASI GEREKİYOR”
MHP’nin belediye başkanı hakkında gereken işlemleri başlatması gerektiğinin altını çizen Salim Uslu, “Yapılması gereken, Atıf Hoca’yı ve onun gibi mazlumlara, mağdurlara sahip çıkmak adına, hukukun üstünlüğü adına MHP’nin derhal bir soruşturma başlatması, ya bu zatın kamuoyundan derhal özür dilemesi ya da kendi iç tüzüklerini işleterek bu zat hakkında gereken işlemi yapması gerekir. Geçmişe söverek, geçmişteki ayıpları ve defoları karartarak, yalan söyleyen bir tarihin ağzı ile konuşuyor olmak modern toplum bireylerine yakışmayan bir davranıştır. Hele de kendisini milliyetçi ve muhafazakar olarak tanımlayan bir siyasi parti ile asla bağdaşmaz. MHP’nin derhal bu zata karşı gereken girişimleri başlatması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“ÇORUMLULARDAN, İSKİLİPLİLERDEN VE HALKIMIZDAN ÖZÜR DİLEYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”
Atıf Hoca’nın halka mal olmuş bir isim olduğunu kaydeden ve birlik ve kardeşliğe ihtiyaç duyulduğu bir dönemde Atıf Hoca’nın bu şekilde anılmasının kendilerini üzdüğünü belirten İskilip Belediye Başkanı Recep Çatma ise, “Sayın Belediye Başkanımızın bilgi eksikliğinden dolayı böyle bir tavır içinde olduğunu düşünüyorum. Kendisini basın yoluyla İskilip’e Atıf Hoca’yı ve ailesini daha iyi tanıması adına davet ettik. Kendisine Atıf Hoca’nın kitaplarını gönderdik. Kendisinin Çorumlulardan, İskiliplilerden ve halkımızdan özür dileyeceğini düşünüyoruz. Yapılan talihsiz açıklama hem AK Partilileri hem MHP’lileri son derece üzmüştür” açıklamasında bulundu.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da yurtta yemek yedikten sonra rahatsızlanarak hastaneye başvuran öğrenci sayısı 77’ye yükseldi Çorum’un Sungurlu ilçesinde KYK yurdunda akşam yemeği yedikten sonra zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuran öğrenci sayısı 77’ye yükselirken, tedavi edilen öğrencilerden 35’inin taburcu edildiği konuyla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığı duyuruldu. Çorum’un Sungurlu ilçesinde bulunan Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrenciler dün akşam yemeğinden sonra kusma, ishal ve mide bulantısı şikayetleri yaşamaya başladı. Şikayetleri yaşayan öğrenciler, Sungurlu Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Konuyla ilgili Çorum Valiliği’nden yapılan açıklamada, hastaneye başvuran öğrenci sayısının 77’ye yükseldiği ve tedavi edilen öğrencilerden 35’inin taburcu edildiği, tedavileri süren öğrencilerin herhangi bir hayati riskinin bulunmadığı duyuruldu. Yurttan yemek ve su numunelerinin incelenmek üzere alındığının belirtildiği açıklamada, konuyla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığı ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "5 Mayıs’ta tarihinde, Çorum ili Sungurlu ilçesinde bulunan KYK yurdunda akşam yemeği tüketen öğrencilerde bulantı, kusma ve ishal şikayetleri ortaya çıkmıştır. Söz konusu şikayetler üzerine öğrenciler, bugün saat 08.10’dan itibaren Sungurlu Devlet Hastanesi’ne başvurmaya başlamışlardır. Bugün saat 17.30 itibarıyla toplam başvuru sayısı 77 olup, bu başvuruların tamamı ayaktan yapılmıştır. 35 öğrenci tedavilerinin ardından taburcu edilmiştir. Başvuran öğrencilerin genel sağlık durumları iyi olup herhangi bir hayati risk bulunmamaktadır. Konuya ilişkin olarak Sungurlu İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından gerekli incelemeler başlatılmış, su numuneleri alınmıştır. Ayrıca Sungurlu İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından yemek numuneleri alınarak analiz edilmek üzere Çorum İl Gıda Kontrol laboratuvar Müdürlüğüne teslim edilmiştir. Süreç ilgili kurumlarımız tarafından yakından takip edilmekte olup konuyla ilgili Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma ve Valiliğimizce idari soruşturma başlatılmıştır."
Kırklareli Vali Turan: "Okul çevrelerinde denetimler artırılacak" Kırklareli Valisi Uğur Turan, okul çevrelerinde denetimlerin artırılacağını, risk oluşturan unsurların ortadan kaldırılması için ilgili kurumların iş birliği içinde hareket edeceğini vurguladı. Okul ve çevresinde güvenliğin artırılmasına yönelik alınacak tedbirlerin ele alındığı "Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri Toplantısı" Vali Uğur Turan başkanlığında ilgili kurum yöneticilerinin katılımla gerçekleştirildi. Toplantıda; okul çevrelerinde alınan mevcut güvenlik tedbirleri, denetim faaliyetleri, servis güvenliği, okul giriş-çıkış saatlerinde yaşanan yoğunluk, bağımlılıkla mücadele çalışmaları, trafik düzenlemeleri ve risk oluşturan unsurlar ele alınarak kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantıda konuşan Vali Turan, çocukların ve gençlerin güvenli bir eğitim ortamında bulunmasının en öncelikli konuların başında geldiğini belirtti. Turan, "Geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın huzur ve güven içerisinde eğitimlerini sürdürebilmeleri için tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisinde çalışıyoruz. Okul ve çevresinde alınacak her türlü tedbir, sadece güvenliği değil aynı zamanda eğitim kalitesini de doğrudan etkilemektedir" dedi. Turan, okul çevrelerinde denetimlerin artırılacağını, risk oluşturan unsurların ortadan kaldırılması için ilgili kurumların iş birliği içinde hareket edeceğini vurgulayarak, öğrencilerin güvenliği için tüm imkanların seferber edildiğini ifade etti. Toplantı, ilgili kurumların sunumları ve alınacak tedbirlerin değerlendirilmesinin ardından sona erdi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" dedi. Vizyon 100 Platformu’nun düzenlediği Vizyon 100 İstanbul Summit etkinliği, Türkiye’deki şirketlerin üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, "Küresel Liderler Oturumu"na da ev sahipliği yaptı. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği tarihsel bir eşikten geçildiğini gördüklerini belirterek, "Jeopolitik gerilimler derinleşirken ticaret düzeninin yeniden şekillendiği, yapay zekânın üretim ve emek piyasalarını dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin ekonomik maliyetlerinin giderek somutlaştığı, demografik dönüşümün eş zamanlı baskı oluşturduğu bir eşikte bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Küresel büyümenin bu gelişmelere paralel olarak hala dayanıklılık göstermiş olsa da son üç yıldır yüzde 3’ler seviyesinde seyrederek 2000-2019 ortalaması olan yüzde 3,7’nin altında gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Küresel mal ve hizmet ticaretinin yıllık ortalama büyüme hızı 2000-2019 döneminde yüzde 4,8’den 2020-2025 döneminde yüzde 3 seviyesine gerilemiş; ticaretin yapısı giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı hale gelmiştir" açıklamalarında bulundu. "Bugün bölgemizde yaşanan gerilimler bu kırılgan yapıya yeni riskler eklemektedir" diyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Orta Doğu’da yaşanan savaş; enerji fiyatlarından ulaşım maliyetlerine, finansal piyasalardan para politikası beklentilerine kadar geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar petrol ve LNG arzını olumsuz etkileyerek enerji fiyatlarını yükseltmiş; artan güvenlik riskleri sigorta primlerini ve navlun maliyetlerini artırmıştır. Doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, gübre maliyetleri üzerinden gıda fiyatları için yukarı yönlü risk oluştururken, bu gelişmeler küresel enflasyon beklentilerini bozarak fiyatlar üzerinde ilave baskı meydana getirmiştir. Jeopolitik risk algısındaki artış, risk primlerini ve borçlanma maliyetlerini yükseltmiş; finansal koşullar sıkılaşmıştır." "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" IMF’nin güncel tahminlerinde 2026 yılı küresel büyüme beklentisinin yüzde 3,1’e gerilediğini ve enflasyon beklentisinin yüzde 4,4’e yükseldiğini kaydeden Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" şeklinde konuştu. "Türkiye adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda" Çatışmalardan uzak, siyasi istikrarı ve politika öngörülebilirliği ile Türkiye’nin adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda olduğunu hatırlatan Yılmaz, "2025 yılında Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için karar alınmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörülmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye çekmeye yönelik teşviklerin, Türkiye’yi yatırımcılar açısından üretim ve değer oluşturma bakımından çok daha güçlü bir merkez konumuna taşıdığımı vurguladı. Geçtiğimiz günlerde ’Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nı açıkladıklarını aktaran Yılmaz, "Bu program, Türkiye’nin yeni dönemdeki ekonomik konumlanmasını net biçimde ortaya koyan kapsamlı bir stratejidir. Meclisimizde yasal çerçevesi için çalışmaların başladığı program kapsamında üretim ve ihracat odaklı firmalar için son derece rekabetçi bir vergi yapısı oluşturuyoruz. İhracat yapan firmalar için kurumlar vergisini önemli ölçüde indirerek Türkiye’yi küresel ölçekte güçlü bir üretim üssü haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel ölçekte etkin bir finans üssü olarak konumlandırma hedefi doğrultusunda finansal piyasaların derinliğini artırdıklarını, uluslararası sermaye ile entegrasyonu güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Küresel ekonominin yönünün yeniden belirlendiği böyle bir dönemde, doğru konumlanan ülkelerin önümüzdeki yılların kazananları olacağı açıktır. Türkiye, güçlü makroekonomik temelleri, stratejik konumu, nitelikli insan kaynağı ve kararlılıkla uyguladığı politikalarla bu yeni dönemin merkezinde yer almaya devam edecektir."
Karabük Karabük’te minibüs esnafından "haksız rekabet" tepkisi Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, belediyenin toplu taşıma uygulamalarının minibüsçü esnafını olumsuz etkilediğini belirterek, mahkeme kararına uyulması çağrısında bulundu. Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, yaptığı açıklamada yalnızca bir meslek grubunun sorunlarını değil, kentte hukukun ve esnaf onurunun da zedelendiğini savunduklarını ifade etti. Minibüsçü esnafının yıllardır zor şartlar altında hizmet verdiğini dile getiren Topçu, pandemi döneminde artan maliyetlerin esnafı ekonomik açıdan zorladığını kaydetti. Topçu, "Pandemi döneminde artan maliyetler altında ezilen, kontak kapatma noktasına gelen toplu taşıma esnafına el uzatması gereken eski belediye yönetimi; çözüm üretmek yerine esnafın ekmeğine kan doğramıştır. Mevcut duruma çözüm bulmak yerine 60 adet dolmuş alarak belediyeyi bir ’minibüs işletmesine’ çevirmek, 30 yıllık esnafın rızkına göz dikmektir. Belediye, esnafı yaşatmakla mükelleftir, esnafıyla rekabet edip onu bitirmekle değil" dedi. Emeklilere yönelik ücretsiz ulaşım uygulamasının da esnafı zor durumda bıraktığını iddia eden Topçu, "Emeklilerimize yönelik ücretsiz ulaşım kararı, esnafın sırtından yapılan bir siyasi şovdur. Sosyal belediyecilik, bir kesime iyilik yaparken başka bir kesimi açlığa mahkûm etmek değildir. Artan akaryakıt fiyatları, amortisman giderleri, ağır vergi ve SGK yükleri altında beli bükülen şoför esnafı, bir de belediyenin haksız rekabetiyle siyasete kurban edilmiştir" diye konuştu. Konuya ilişkin yargıya başvurduklarını ve mahkemenin kendilerini haklı bulduğunu belirten Topçu, "Mahkeme kararı açıktır. Bu uygulamadan derhal dönülmesi gerektiği belirtilmiştir" dedi. Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’ya çağrıda bulunan Topçu, mahkeme kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, "Belediye yönetimini ivedilikle mahkeme kararına uymaya ve haksız rekabeti sonlandırmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Topçu, aksi halde hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini ve demokratik haklarını kullanacaklarını sözlerine ekledi.