TEKNOLOJİ - 03 Eylül 2017 Pazar 09:48

İşte Türkiye’de akıllı telefon kullanım oranı

A
A
A
İşte Türkiye’de akıllı telefon kullanım oranı

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı “İsrafın Boyutunu” inceledi; akıllı telefon, otomobil kullanımı ve ekmek israfına ilişkin çarpıcı sonuçlar çıktı. Türk halkının tasarruf yapma oranı yüzde 14’te kaldı, akıllı telefon kullanımı ise yüzde 84’ü buldu.

Türk halkının yüzde 66’sı her gün ekmek satın alıyor, yüzde 96,8’i ambalajsız ekmek tüketiyor ve yüzde 8,6’sı ekmeği çöpe atma eğiliminde.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci “Tasarrufa yönelmek sağlıklı büyümenin gereği” dedi, tasarrufun sadece finansal olarak değil, aynı zamanda kullandığımız cep telefonlarından, soframıza gelen ekmeğe kadar israfı önleyerek de yapılabileceğini kaydetti ve tüketicileri uyardı.

“Tüketici İsrafın Boyutlarının İncelenmesi” adıyla yapılan araştırma, 7 bölgeden 26 kent merkezinde, 18-69 yaşa arası bin 650 kişi ile yüz yüze görüşülerek yapıldı.

EKMEK TÜKETİMİ

Araştırmada özellikle her yıl Ramazan ayında sıkça gündeme gelen ekmek tüketimine ilişkin de veriler yer aldı. Türk halkının yüzde 66’sı her gün ekmek satın alırken, yüzde 96,8’i ambalajsız ekmek tüketiyor.

Ambalajsız ekmek satın alanlar bir seferde ortalama 3 adet, ambalajlı ekmek alanlar bir seferde ortalama 1,7 paket ekmek satın alıyor.

Toplumun yüzde 8,6’sı ekmeği çöpe atma eğilimi gösteriyor. Ekmeği çöpe atanlar, haftada kişi başı 226 gr ekmeği tüketmeden çöpe atıyor. Araştırma da ekmek israfının önlenmesi için bilinçlendirme çalışmalarının artırılmasına da dikkat çekildi.

AKILLI TELEFON ÇILGINLIĞI

Araştırmaya göre, Türkiye’de akıllı telefon kullanımı yüzde 84’e ulaşmış durumda. Yüzde 14,7’lik kesim standart cep telefonu sahibi, telefonu olmayan kesim ise yüzde 1.5’te kalıyor.

Akıllı telefon sahiplerinin yüzde 7’si yılda bir, yüzde 17’si iki yılda bir akıllı telefonunu değiştiriyor. Ortalama akıllı telefon değişim süresi ise 3,2 olarak hesaplandı.

YÜZDE 10 İKİ-ÜÇ YILDA BİR OTOMOBİL DEĞİŞTİRİYOR

Araştırmaya göre Türkiye’nin yüzde 27’si otomobil sahibi. Otomobil sahiplerinin yüzde 10’u 2-3 yılda bir otomobilini değiştiriyor, ortalama değişim süresi ise 6,2 yılda bir olarak görülüyor.

TASARRUF YAPMA ORANI YÜZDE 14

Araştırmaya göre tasarruf yapma oranı yüzde 14’te kalıyor. Kamuoyunun yüzde 56’sı gelir yetersizliği nedeniyle, yüzde 26’sı ise borçları olduğu için tasarruf yapamıyor.

Gazete, kitap, dergi için para harcamak, kamuoyunun yüzde 57’si için zorunlu ihtiyaç olarak algılanırken, taksiye binmek, abur cubur tüketmek, dışarıda yemek yemek, tatile gitmek, kültür sanat konularına para harcamak ihtiyaç dışı tüketim olarak görülüyor.

Bakan Tüfenkci araştırmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin büyüme hedefleri doğrultusunda tasarrufun sağlıklı büyümenin bir gereği olduğuna dikkat çekti ve şöyle konuştu: “Tasarruf denilince sadece, finansal anlamda yapacağımız birikimi değil aynı zamanda israf boyutundaki tüketimlerimize de ket vurmalıyız. Otellerin açık büfelerinden tutun da, sofralarımızdaki ekmeğe kadar. Türk halkı ‘misafir gelir’ endişesiyle bile evde fazladan ekmek bulundurma anlayışına sahip bir toplum. Bu toplumumuzun misafirperverliğini gösteriyor ama öte yandan israfa da kapı aralıyor. Özellikle ekmeğin saklama koşullarına dikkat edilmeli, ihtiyacımız kadar alınmalı ki israfın önüne geçilsin. Aynı şekilde evlerimizde kullandığımız elektrik ve su konusunda da tasarruflu olmalıyız.

İhtiyaç sahiplerini düşünüp ona göre hareket etmeliyiz. Ülkemizin kıt olan kaynaklarını daha verimli değerlendirmeliyiz, çocuklarımıza ve gençlerimize hayatın her alanında israftan kaçınmayı ve tasarruf yapmayı öğretmeliyiz.

Araştırmadan da gördüğümüz üzere akıllı telefon konusunda önlenemez bir tüketim çılgınlığı var. İhtiyaçtan çok, artık modeli göz önüne alınıyor. Bu da beraberinde israfı getiriyor. Gelecek nesillerimiz için israftan uzak durmalı, sağlıklı büyümenin gereğini yerine getirmeliyiz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.