TEKNOLOJİ - 21 Ocak 2018 Pazar 04:37

İyiler ve kötüler arasındaki mücadelede yapay zekâ daha fazla kullanılacak

A
A
A
İyiler ve kötüler arasındaki mücadelede yapay zekâ daha fazla kullanılacak

STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. yeni siber tehdit durum raporunu açıkladı. 2017 yılı Ekim-Aralık dönemindeki siber güvenlik saldırılarını içeren raporda aynı zamanda 2018 yılı öngörüleri de yer alıyor. Raporda yapay zekâ uygulamalarının; siber tehdit avcılığı, koruyucu kod geliştirme ve test süreçlerinde kullanımıyla siber güvenliğe katkı sağlarken saldırganların elinde aynı zamanda bir tehdide de dönüşeceği vurgulanıyor.

2017, Siber güvenlik alanında fidye yazılımlarda gözle görülür bir artışın olduğu ve başta Wannacry, NotPetya, Expetr, Retefe, Bad Rabbit vb. saldırıların dünya genelinde ses getirdiği bir yıl oldu. Fidye yazılımların yanı sıra, yıl içerisinde bankacılık sistemlerine ve mobil uygulamalara yönelik saldırılar da artış gösterdi. Ayrıca meydana gelen hem hacimli hem de önemli veri sızıntıları, bu tür saldırıların da hız kesmeden devam edeceğinin işaretini verdi.

Yapay Zekâ ve Siber Güvenlik

STM uzmanları siber güvenlik alanında savunma amaçlı yapay zekâ kullanımının artarak devam edeceğini belirtiyor. Yapay zekânın, STM’nin kendi bünyesinde yürüttüğü çalışmalar perspektifinde de siber tehdit avcılığı, güvenli kod geliştirme ve test safhalarında devreye girerek saldırıları gerçekleşmeden engelleyebileceği, zafiyetleri tehlike yaratmadan belirleyip ortadan kaldırabileceği belirtiliyor. Ayrıca yıllardır büyük bir sorun olan yama yönetiminde yapay zekânın kullanılmasıyla, yama öncesi test işlemleri ve yamanın başka bir uygulamada sorun oluşturup oluşturamayacağı gibi büyük çaba gerektiren işlerin çok daha hızlı ve sorunsuz yürütülmesinin yolu açılacak.

Diğer yandan yapay zekânın kullanıldığı zararlı yazılımların da yakın gelecekte siber güvenlik dünyasının karşılaşacağı en büyük sorunlardan biri olacağı öngörülüyor. Bulunduğu ortamı anlayabilecek bu zararlı yazılımlar adeta bir insan gibi saldırı öncesi izleme, bilgi toplama, sessiz kalma ve hatta güvenlik ürünlerini atlatma gibi kararları, bulunduğu platforma göre şekillendirebilecek. Bu nedenle, yapay zekâ uygulamalarının saldırganların elinde bir çeşit siber silah olarak kullanımı da söz konusu olacak.

Zararlı Yazılımlar “Meltdown” ve “Spectre” ile kişisel bilgilere erişildi

2017’nin sonunda ortaya çıkan “Meltdown” ve “Spectre" zararlı yazılımlarının ortak hedefi, saldırı yöntemleri birbirinden farklılık gösterse de Intel ve AMD gibi işlemcilerde yer alan bellek izolasyonu oldu. Adı geçen işlemcilerin yaygın kullanımı nedeniyle, günümüz bilgi sistemlerinin neredeyse tamamını etkileyen bu saldırı tekniği, kurbanların sistemlerindeki hassas bilgilerin (örn: parola, kullanıcı adı vb.) saldırganların eline geçmesine imkân sağladı. Meltdown” ve “Spectre” saldırılarının önüne geçmek için güncellemeler yayımlayan pek çok firma ise kullanıcılarına sistemlerde yer alan tüm uygulamaları bir an önce güncellemeleri ve duyurulacak yeni güncellemeleri de takip etmelerini tavsiye etti.

ATM saldırılarında endoskopi cihazı kullanıldı

Yılın son çeyreğinde ATM’ler bir kez daha, bu sefer oldukça ilginç bir yöntemle siber saldırıların hedefi oldu. 150 yıl önce icat edilen endoskopi cihazlarıyla gerçekleştirilen bu saldırılarda, cihazın ışıkları ve kameraları siber saldırganlar tarafından ATM’lerin sensörlerini kandırıp içindeki paraları almak maksadıyla kullanıldı. Bu yöntemle yapılan saldırıların tespit edilmesi üzerine ilgili firmalar tarafından, saldırılara açık gömülü yazılım acilen güncellendi ve buna ilave olarak ATM’lerin para dağıtım ünitelerinin iç iletişimleri, kara kutu saldırılarından korunmaları maksadıyla şifrelendi.

2018 Yılı Siber Tehdit Beklentileri

STM’nin yayımladığı raporun 2018 yılı siber tehdit beklentileri bölümünde; yapay zekâ uygulamalarının saldırganlar arasında hızla yaygınlaşmasının yanı sıra; sunucusuz uygulamalara yönelik saldırıların artacağına, IoT cihazların daha sıklıkla siber saldırıların hem kurbanı hem de aracısı olacağına, fidye yazılımların şekil değiştirerek de olsa önemli bir tehdit olmaya devam edeceğine, siber casusluğun etki alanını genişleteceğine, sağlık sektörüne ve kritik altyapılara yönelik saldırıların yoğunlaşacağına, son olarak da kripto para birimlerini hedef alan siber saldırıların gündemi daha fazla meşgul edeceğine vurgu yapılıyor.

CTF etkinlikleriyle ‘siber güvenliğe dikkat çekiliyor’

STM, yeni nesil siber güvenlik anlayışının bir ürünü olan “Siber Füzyon Merkezi”ni hizmete sunarak ve siber güvenlik konusuna dikkat çekmek amacıyla “Capture the Flag” (CTF) etkinlikleri düzenleyerek, her geçen gün daha karmaşık ve tehlikeli hale gelen siber tehditlerin önlenmesi konusunda önemli çalışmalar yürütüyor.
Türkiye’nin siber güvenlik alt yapısının güçlendirilmesi ve konuya ilgi duyan yetenekli insan kaynağının sektöre kazandırılması amacıyla, ilk olarak 2015 yılında gerçekleştirilen ve her geçen yıl katılımcı kitlesini genişleterek geleneksel hale gelen CTF etkinliğinin üçüncüsü, 26 Ekim 2017’de yapıldı ve yarışma 119 siber güvenlik uzmanının mücadelesine sahne oldu.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya İkizce 2. Bölge Gençlik Merkezinin temeli atıldı Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "İkizce 2. bölgede inşa edilecek olan gençlik merkezi 2 bin 341 metrekare kapalı alana sahip olacak ve içerisinde geniş yelpazede sportif, kültürel, sosyal ve eğitim çalışmaları yapılacak" dedi. Gençlik ve Spor Bakanlığının destekleriyle Malatya’da gençlik ve spor yatırımlarına devam eden Büyükşehir Belediyesi tarafından İkizce 2. bölge gençlik merkezinin temeli atıldı. Temel atma törenine Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in yanı sıra Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ebu Bekir Kayhan, siyasi partilerin temsilcileri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, temel atma töreninde yaptığı konuşmada, göreve ilk başladıklarında depremin yaralarını sarmayı öncelik olarak belirlediklerine dikkati çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü desteği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un hızlı ve pratik çözüm üretme kabiliyeti, büyükşehir belediyesi ve valiliğin koordinasyonu ile tüm kurumların uyumlu çalışması sayesinde Malatya’nın çok kısa sürede yeniden ayağa kalktığını ifade etti. "Yepyeni bir şehir yükseldi" Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er yeni bir şehrin yükseldiğini belirterek, "İkizce bölgesi, yalnızca Malatya’nın değil, Türkiye’nin en büyük şantiye alanlarından biri oldu. Bu bölgede 28 bin konut inşa edildi. Aynı zamanda burası üniversitesi, organize sanayisi ve gelişim potansiyeli ile gelecekte yeni bir ilçe olabilecek nitelikte önemli bir merkez oldu. Ancak sadece konut yapmak yeterli değil. Bu alanların yaşanabilir hale gelmesi için ulaşım başta olmak üzere birçok ihtiyacı da karşılamak gerekiyor. Özellikle bölgede yaşanan trafik yoğunluğunu önlemek amacıyla 3,5 milyar lir maliyetle ikinci viyadük projesinin çalışmaları tamamlanmak üzere ve sahada uygulamalar başladı. Ancak bu proje tamamlanana kadar vatandaşlarımızın mağdur olmaması için alternatif bir ulaşım güzergâhı da oluşturuyoruz. İkizce bölgesinden başlayarak İnekpınarı üzerinden Adıyaman yoluna bağlanacak yeni bir yol üzerinde çalışmalarımız sürüyor. Bu bağlantı sayesinde Güney ve Kuzey Kuşak yolları ile birlikte Malatya’nın çevre yolu sistemi büyük ölçüde tamamlanmış olacak. Bunun yanı sıra havaalanı ve sanayi kavşaklarında yürütülen çalışmalar devam ediyor. Ayrıca, organize sanayiye ulaşımı rahatlatacak yeni bir bağlantı yolu da planladık. Böylece hem sanayi trafiği rahatlayacak hem de şehir içi ulaşım daha akıcı hale gelecek. İkizce’de üstyapı yatırımlarının arkasında çok büyük bir altyapı çalışması da yürütülüyor. Bu bölgede tamamen yeni bir altyapı kurduk. Kanalizasyon, içme suyu ve yağmur suyu hatları baştan sona yenilendi. Sadece kanalizasyon ve kolektör hattı için yaklaşık 2,5 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Duranlar bölgesinde inşası tamamlanmak üzere olan ileri biyolojik arıtma tesisi bölgenin en büyüklerinden biri olacak. Bu tesiste yalnızca atık su arıtılmayacak, aynı zamanda çıkan çamur da kurutularak yeniden değerlendirilecek. Arıtılan suyu ise tekrar kullanıma kazandıracağız. Tarımsal sulamada değerlendirilerek ciddi bir su tasarrufu sağlanacak. Aynı uygulamayı Battalgazi bölgesindeki arıtma tesisinde de hayata geçiriyoruz. Şu anda Malatya genelinde yürüttüğümüz altyapı yatırımlarının toplam büyüklüğü yaklaşık 35 milyar liraya ulaşmış durumdadır" şeklinde konuştu. "Malatyalılara yakışır bir kütüphane oldu" İkizce 2. bölgede inşa edilecek olan gençlik merkezinin 2 bin 341 metrekare kapalı alana sahip olacağını ve içerisinde geniş yelpazede sportif, kültürel, sosyal ve eğitim çalışmalarının yapılacağını kaydeden Başkan Er, İkizce birinci bölgede de gençlik merkezi inşa edeceklerini belirtti. Malatya’yı spor ve kütüphaneler şehri yapmayı hedeflediklerini dile getiren Başkan Er, "Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile birlikte yaptığımız çalışmayla şehrimizin 63 noktasında gençlik, spor ve kültür merkezleri yapıyoruz. 5 büyük spor tesisinin yanı sıra onlarca gençlik merkezi, futbol, basketbol ve voleybol sahaları ile spor merkezleri inşa ediyoruz. Büyükşehir Belediye binamızın içerisinde bölgenin en büyük kütüphanesini yaptık. Kaliteli malzemelerin kullanıldığı modern, Malatyalılara yakışır bir kütüphane oldu" diye konuştu. "İkizce’ye büyük bir spor kompleksi daha inşa edilecek" İkizce bölgesinde de sosyal donatı alanlarının yapılması için gayret gösterdiklerini aktaran Başkan Er, "Cami, cemevi ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanması için aile sağlığı merkezleri yapıyoruz. İlerleyen dönemde hastane kurulması içinde bir çalışma olacak. Spor Toto Teşkilatı ile görüştük. İkizce’ye büyük bir spor kompleksi daha inşa edeceğiz. Ayrıca, kapalı semt pazarının ilkinin projesi hazır. Büyük spor kompleksiyle ilk kapalı pazar alanını İkizce’de yapacağız. İkizce’de her etaba bir pazar yapma projemiz var" ifadelerini kullandı. Başkan Er, sadece depremin yaralarını sarmadıklarını geleceğin Malatya’sını inşa ettiklerini belirterek, Kurban Bayramı’na kadar çarşı merkezinde Fuzuli ve Temelli’de trafiğe kapalı yerleri açmayı planladıklarını, caddelerin genişleyeceğini ve herkesin hayran kalacağı güzel projeleri hayata geçireceklerini söyledi. "Bu bölgemizi daha da güçlendireceğiz" Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ise Malatya’da konutlar, ticarethane ve ofislerin büyük ölçüde tamamlandığını söyledi. Geçit, "Şimdi yeni bir aşamadayız. Artık sadece inşa etmek yetmez, bu süreci bir üst seviyeye taşımamız gerekiyor. Bu noktada ikinci bölgemiz, Malatya’nın parlayan yıldızı haline gelmiştir. Burayı en başından itibaren planlı, düzenli ve vizyoner bir yaklaşımla inşa ettik. O dönemde Büyükşehir Belediyemizle birlikte yapılan planlamanın bugün ne kadar doğru olduğunu sahada açıkça görüyoruz. İnşallah bundan sonraki süreçte yapacağımız sosyal tesisler ve sosyal donatı alanlarıyla bu bölgemizi daha da güçlendireceğiz" diye konuştu. İkizce Mahalle Muhtarı Mehmet Tanrıverdi de konuşmasında, halka hizmetin Hakk’a hizmet olduğunu ifade ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve emeği geçen herkese teşekkür etti. Konuşmaların ardından dua edilerek, İkizce 2. bölge gençlik merkezinin yapımı için butona basıldı ve ilk harç döküldü.
İstanbul Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin 2 sanık hakim karşısında Esenyurt’ta, Hakan Tosun’un dövülerek öldürülmesine ilişkin 2 sanığın yargılanmasına başlandı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi. Esenyurt’ta 11 Ekim 2025 tarihinde Hakan Tosun’un 2 şahıs tarafından dövülerek öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat (18) ve Adnan Şahin (25) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Tosun’un müşteki ailesi ile tarafların avukatları ise salonda hazır bulundu. Tutuklu sanık Abdurrahman Murat, "Yaşanan olay için üzgünüm. Maktulün ailesine sabır diliyorum. Olay günü evde otururken Kadir Can isimli arkadaşım, nişan davetiyesi vermek için yanıma geldi. Can’ın arabasına bindim, araçta yemek yedik, bu esnada maktul Hakan Tosun, bir direğe yaslanmış şekilde alkol alarak aracımızı izliyordu. Biz, maktulün darbedildiğini düşündük. Daha sonra ben evime geçtim. Beş dakika sonra markete gitmek için çıktım. Hakan Tosun yine oradaydı. Bende onu uyarmak istedim. Elinde ve etrafından alkol şişeleri vardı. Burada içme yukarda arsa var git orada iç dedim. Ben bunu iyi niyetle söyledim. Bana küfür etti. Omzuna sert olmayan bir tekme attım. Bana yine küfür etti. Kafasına vurmadım. Yanımda arkadaşım da vardı, marketten dönüyorduk. Hakan Tosun’u gördük. Arkadaşım bana, ’adam tuvaletini yapıyor’ dedi. Ben de inanamadım ve tam hizasına geldim beni görünce ’yine mi sen?’ diyerek küfretti. Ben tekme attım. O ara Adnan abi araçla geçerken beni gördü. Adnan abi de bir tane tekme attı. Çünkü bize küfür ediyordu. Olay yerinden ayrıldık. Elim kırılsaydı o yumruğu atmasaydım. Şahıs beni tahrik etti" ifadelerini kullandı. "Ayağa kalkıp, gitmesi için yaptım" Tutuklu sanık Adnan Şahin ise, olay günü arabasındayken bağrışma sesi duyduğunu, sesin geldiği yere gittiğinde sanık Murat’ı gördüğünü ve yanına gittiğini belirterek, "Murat’a ne olduğunu sorduğumda, maktulün bağırarak küfürler ettiğini söyledi. Ben de maktulün gitmesini söyledim. Bunun üzerine maktul bana küfür etti. Abdurrahman’ı arabaya bindirdim. Hakan’ı daha önce hiç görmemiştim. Üstü başı yırtıktı. Ben sadece baldırına dürttüm. Ayağa kalkıp, gitmesi için yaptım. Darbetmedim" şeklinde konuştu. Beyanda bulunan Tosun’un müşteki ailesi, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmalarını talep ettiler. Duruşmada, ’tanık’ sıfatıyla beyanda bulunan Berithan Kuluban, "Maktul, metrobüste küfür ediyordu. Diğer yolcularla birlikte maktulü uyardık. Metrobüste Tosun’un birilerini taciz ettiğini duydum. Bu nedenle maktule inmesini söyledik. Maktul inmedi. Biz de, metrobüsten zorla indirdik ve güvenliğe teslim ettik" dedi. Tanık Gözde Obay ise, olayın yerinin evinin karşısından olduğunu, bağrışma seslerini duyunca ne olduğuna bakmak için balkona çıktığını, maktulün elektrik direğine yaslanır şekilde oturduğunu, elinde ne olduğunu bilmediği bir teneke kutu bulunduğunu söyledi. Tutukluluk halleri devam edecek Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Hakan Tosun (51) ‘maktul’, Abdurrahman Murat (18), Adnan Şahin (25) ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde öldürme kastıyla tekme ve yumruk vurmaları sonucu maktulü öldürdüğü belirtildi. Maktulün hayati önem taşıyan ölümcül baş bölgesinden yaralanmış olması, maktulün yaralanmasının, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı neticesinde ölümünün meydana geldiği aktarıldı. Şüpheliler Adnan ve Murat’ın maktule yönelik eylemlerinin ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçunu oluşturduğu bilgisi yer aldı. İddianamede, şüpheliler Abdurrahman Murat ile Adnan Şahin hakkında ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.