SAĞLIK - 06 Nisan 2023 Perşembe 10:21

Kemoterapi ilaçlarının yan etkileri en fazla el ve ayaklarda görülüyor

A
A
A
Kemoterapi ilaçlarının yan etkileri en fazla el ve ayaklarda görülüyor

Dünya çapında önemli bir halk sağlığı problemi olan kanser ile ilgili önemli bilgilendirmelerde bulunan Podolog Özlem Demir, kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarına dikkat çekerek, yan etkilerinin en fazla el ve ayaklarda görüldüğünü söyledi.

Kanser hastalığının tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının farklı etkileri olduğunu belirten Altınbaş Üniversitesi SHMYO Öğretim Görevlisi ve Podolog Özlem Demir, bu ilaçların hücre bölünmesi üzerindeki yan etkilerinin, insan vücudunda en hızlı çoğalan deri ve tırnak hücrelerinde yoğunlaştığına dikkat çekti. Özlem Demir, Podologlar olarak kanser tedavileri sonrası sıklıkla karşılaştıkları yan etkiler hakkında bilgi verdi. Demir, “Kemoterapi sonrasında el, ayak sağlığını bozan örneğin ayaklarda deri ve tırnak mantarının görülmesi ve buna bağlı şekil bozuklukları nedeniyle tırnak batması problemlerine sıkça rastlıyoruz. Topuklarda çatlamaların oluşması, el, ayak tırnaklarında renk değişiklikleri (koyulaşma veya sararma), kolay kırılmalar, dikey veya yatay çizgilenmeler veya el, ayak sendromu hastalığında olduğu gibi şişlik, kızarıklık, soyulmaların ayrı bir tedavi gerektirir” dedi.

Kanser hastalarının el, ayak bakımının önemli olduğunu kaydeden Özlem Demir, zamanında önlem almanın hastaların hem kanser tedavileri sırasında hem de tedavi sonrasında karşılaşabilecekleri problemlerden korunmasını sağlayacağını söyledi. Kanser tedavisindeki yan etkilerin genellikle tedavinin üçüncü veya dördüncü küründen sonra gözlendiğini ve ilaç dozunun düşürüldüğü evreden en geç dört hafta sonrasında da iyileşmenin başladığını ifade eden Demir, özellikle ilacın el, ayaklarda yığılması sebebiyle avuç ve ayak tabanlarında kızarıklık, soyulma, şişlik, büller ve ağrı görmeye alınabilecek önlemleri anlattı.

Kemoterapi ilaçlarının yan etkileri en fazla el ve ayaklarda görülüyor

“Eklemlere buz torbaları koyun, sıcaktan ve güneş ışığından uzak durun”
Kemoterapi tedavisi esnasında ve akabinde el ve ayak eklemlerine buz torbaları konulması ve el, ayakların soğuk suda bekletilerek nemli tutulmasını tavsiye eden Özlem Demir’e göre özellikle sıcak su ile maruziyetin sınırlanması, sıcakla temas edilmesinden kaçınılarak; güneş ışığına direkt maruz kalınmaması, güneş koruyucu krem kullanımı ve serin yerlerin tercih edilmesi gerekiyor.

“Günde en az 8-10 bardak su ve sıvı tüketin”
Hastalara, tedavi sonrası el-ayaklarda sürtünmenin en aza indirilmesi ve travmaya neden olabilecek ağır egzersizlerden kaçınılmalarını öneren Demir, basınç noktalarını korumak için yumuşak tabanlı çoraplar ve ayakkabıların tercih edilmesi, bileği sıkan sıkı giysiler, bilezik veya yüzük gibi takıların kullanılmaması, cilde bant yapıştırmaması, özellikle ellerin nemlenmesini sağlamak amacıyla ürea içerikli solüsyonlar kullanılması ve günde en az 8-10 bardak su ve sıvı içilmesi yönünde de uyarılarda bulundu.

“Tırnakları kısaltın, tırnak yemeği bırakın, oje ve aseton kullanmayın”
Tırnak yapı bozukluklarını ve hastalıklarını önlemek için ise kanser hastalarının öncelikle el ve ayak tırnakları kısa tutulmaları gerektiğini belirten Özlem Demir, hastaların eğer tırnak yeme alışkanlıkları varsa enfeksiyon açısından mutlaka bu alışkanlığın bırakmasını vurguladı. Manikür, pedikür ve takma tırnak uygulamalarından kaçınılmasını ve kesinlikle tırnak etlerine dokunulmaması gerektiğini belirten Demir, oje ve aseton kullanımı ise hiçbir koşulda önermediklerini kaydetti. Demir, “Özellikle ayak tırnakları daha fazla etkilenirken tırnak düşmesi de görülürse genellikle tedavi bitiminden yaklaşık altı ay sonra normal olarak tekrar hastamızın tırnağı uzar. Bu süreçte hastaların onkolojik sürecini de takip edebilecek eğitimleri almış ve medikal el, ayak bakımında uzmanlaşmış podologlar tarafından bu tedavi desteğinin sağlaması da önemlidir” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Aksaray polisinin elinde keser olan adamla imtihanı kamerada Aksaray’da eline geçirdiği keserle kavga ettiği arkadaşının evinin önüne giden şahıs mahalleliye korku dolu anlar yaşattı. Polisin, elinde keser olan adamla imtihanı anbean kameraya yansırken, bir anlık dalgınlıktan faydalanan polis şahsın elindeki keseri aldı. Olay, Hacılar Harmanı Mahallesi 5705 Sokak’ta bir apartmanın önünde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, arkadaşıyla bir konu yüzünden telefonla tartışan ve ismi açıklanmayan adam eline geçirdiği keser ile arkadaşının evinin önüne gitti. Burada kavga ettiği arkadaşının dışarıya çıkması için bağıran şahıs, mahalle sakinlerine de rahatsızlık verirken, apartman sakinleri 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak durumu bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen polis ekipleri elinde keser bulunan adama müdahale etti. Adama karşı yoğun bir ikna çabasına giren polis memurları uzun süre şahsın elinden keseri almaya çalıştı. Saatlerce uğraşan polis ekipleri şahsın keseri vermemesi üzerine bir anlık dalgınlığından faydalanarak keseri adamın elinden hızla çekerek aldı. Keserin alınmasıyla bu kez de apartman önünden ayrılmayan şahıs, polis memurlarına ecel teri döktürdü. Uzun uğraşlar sonucu şahıs, polis aracına bindirildikten sonra yakınlarına teslim edildi. Olay anı kameralara yansıdı. Polis ekipleri olayın ardından şahsa kabahatler kanunu çerçevesinde işlem yaptı.
Karabük Evin çatısına ve önündeki çitlere yazılan yazılar ekipleri harekete geçirdi Karabük’te kendisinin "Mesih" olduğunu iddia eden 61 yaşındaki şahsın evinin çatısına ve önündeki çitlere yazdığı yazılar, polis ve zabıta ekiplerinin kontrolünde kaldırıldı. Edinilen bilgiye göre, Bayır Mahalle Bağlar Sokak’ta M.D. (61) isimli şahsın ikamet ettiği evin çatısına ve çevresine "Peygamber’ "66", "Mesih", "İsa" ve "35" gibi çeşitli yazılar yazıldığını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Ekipler, görüştükleri ev sahibi M.D.’den söz konusu yazıları kaldırmasını talep etti. Şahsın tepki göstermesinin ardından yazılar boya yardımıyla silinerek kaldırıldı. M.D., Allah tarafından kendisine tebliğ yapıldığını söyledi. Erzurum’un İspir ilçesinde yaşandığını öne sürdüğü bir olayın ardından ailelerinin takip altına alındığını iddia eden M.D., kendisinin kamuoyunda bilinen bazı isimlerle ilgisinin olmadığını söyledi. Vatandaşlardan herhangi bir şikayet olmadığını ve bazı kişilerin kendisini tebrik ettiğini öne süren M.D., insanlara tebliğde bulunduğunu, "cihat" çağrısı yaparken bunun şiddet içeren bir anlam taşımadığını, en büyük mücadelenin kalem ve sözle yapılan mücadele olduğunu söyledi. Küçük yaşlardan itibaren ailesinin çevresinin kuşatıldığını düşündüğünü aktaran M.D., Mesihlik iddiasının yaklaşık 5 ila 8 yıl önce kesinlik kazandığını ileri sürdü. M.D., farklı dinlere mensup insanların "Mesih İsa’yı beklediğini" ve kendisinin de bu kişi olduğunu iddia etti. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.