SAĞLIK - 05 Nisan 2017 Çarşamba 16:53

Kene ısırığında yapılması ve yapılmaması gerekenler

A
A
A
Kene ısırığında yapılması ve yapılmaması gerekenler

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şükrü Gürbüz, kene ısırmasına karşı alınması gereken önlemler konusunda uyarılarda bulundu.

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şükrü Gürbüz kene ısırığının belirtileri, kenelerin neden olduğu hastalıklar, ülkemizde hangi bölgelerde görüldüğü ve kene ısırığından nasıl korunmamız gerektiği gibi merak edilen konular hakkında açıklamalarda bulundu.

Kene ısırmasının belirtilerine değinen Yrd. Doç. Dr. Gürbüz “Kene ısırması ve sonucunda meydana gelen hastalık, kenenin kendisini direk ısırdığı yerde görülebileceği gibi kene ısırmasını takiben 10 gün içerisinde ateş, titreme, baş ağrısı, bulantı, halsizlik, vücutta yaygın kas ağrıları ve kanamalarla da farkına varılabilir” şeklinde konuştu.

“YAKLAŞIK 800 HASTALIĞA SEBEP OLABİLİRLER”

Kenelerin birçok hastalığa neden olduğunu aktaran Dr. Gürbüz “Birçok bakteri, virüs, parazit, mantar ve solucan kökenli yaklaşık 800 hastalığa sebep olabilirler. Alerjik reaksiyonlara da yol açabilirler. Oluşturduğu en tehlikeli hastalıklardan biri Kırım Kongo Kanamalı Ateşidir (KKKA). Bu hastalık ülkemizde ölüme sebebiyet veren olgular görülmesine neden olmuştur. Dünyada kırım Kongo kanamalı ateşine bağlı ölüm oranı yüzde 15-30 arasındayken bizim ülkemizde yüzde 5’tir" ifadelerini kullandı. Sözlerine kene virüsünün bulaşma yollarını anlatarak devam eden Gürbüz ”Virüsü taşıyan kenelerin insan vücuduna tutunması, virüsü taşıyan kenelerin çıplak el ile ezilmesi, KKKA virüsünü taşıyan hayvanların kan, doku ve diğer vücut sıvıları ile temas edilmesi, KKKA hastalarının kan ve diğer vücut sıvıları ile temas edilmesi ile bulaşabilmektedir” dedi

TÜRKİYE’DEKİ RİSKLİ BÖLGELER

Dünyanın her bölgesinde kenelerin bulunduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Gürbüz, "Virüs taşıyan keneler ülkemizde Karadeniz iklimi ile step ikliminin kesiştiği bölgelerde bulunurlar. Bu tür keneler bodur meşelik alanları ve yaban hayvanların bulunduğu yerleri tercih ederler. Türkiye’de virüs taşıyabilen keneler için esas odak noktaları özellikle Çorum, Tokat, Amasya, Yozgat, Çankırı, Gümüşhane, Sivas, Kastamonu, Tunceli, Bingöl, Karabük, Samsun, Artvin ve Erzurum’dur. Kırsal alanda yaşayan, pikniğe giden, tarım ve hayvancılıkla uğraşan herkes kene ısırması açısından risk altındadır” ifadelerini kullandı.

“SİGARA BASMAK, KOLONYA, GAZ YAĞI, ETER DÖKMEK GİBİ YÖNTEMLERDEN KAÇINILMASI GEREKİR”

Kene ısırığının ağrısız olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Gürbüz, "Kenenin vücutta tutunduğu sırada parçalanmaması, patlatılmaması gerekmektedir. Halk arasında uygulanan vücuda tutunmuş kenelerin üzerine sigara basmak, kolonya, gaz yağı, eter dökmek gibi yöntemlerden kaçınılması gerekir. Kenelerin parçalanmadan ve patlatılmadan bir an önce çıkarılabilmesi için en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir. Sağlık kuruluşuna başvurana kadar da keneye dokunulmamalıdır" dedi. Kenenin ısırdığı kişinin 1 saatte ulaşabileceği bir sağlık merkezine gitmesi gerektiğini bu imkan yoksa nasıl müdahalelerle çıkarılması gerektiğini aktaran Gürbüz ”Ucu ince bir cımbız yardımıyla, kenenin vücuda en yakın noktasından (kan emdiği hortumdan) nazikçe ve sağlam bir şekilde kavrayıp çekerek keneyi çıkarabilirsiniz. Daha sonrasında on gün içerisinde ateş, titreme, baş ağrısı, bulantı, halsizlik, vücutta yaygın kas ağrıları ve kanamalar görülmesi durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

“KENELERİN VÜCUDA GİREBİLECEĞİ YERLERİN KAPATILMASI GEREKMEKTEDİR”

Son olarak kene ısırığından nasıl korunmamız gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunan, Yrd. Doç. Dr. Gürbüz, “Mümkün oldukça hayvan barınakları, doğal alanlarda kaçınılması gerekmektedir. Bu yerlere giden kişiler mümkün olduğunca kenelerin fark edilmesi için açık renk kıyafet giymelidir. Kenelerin vücuda girebileceği yerlerin kapatılması gerekmektedir. Doğal ve piknik alanları dönüşünde vücut ve elbiseler kene yönünden kontrol edilmeli ve kene varsa uygun şekilde uzaklaştırılmalıdır. Hayvanlar üzerinde bulunan kenelere çıplak elle dokunulmamalıdır ve eğer dokunulacaksa mutlaka eldiven ve önlükler kullanılmalıdır” diyerek sözlerini noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arnavutköy’de hafriyat kamyonunun çarptığı kadın hayatını kaybetti İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde hafriyat kamyonunun çarptığı yaya hayatını kaybetti. Kaza, dün akşam saat 17.20 sıralarında Arnavutköy ilçesi Fatih Mahallesi Fatih Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, H.A. idaresindeki 34 LA 5011 plakalı Mercedes-Benz marka çekici ve buna bağlı 34 GF 6028 plakalı hafriyat kamyonu, İstanbul Havalimanı istikametine seyir halindeyken kırmızı ışıkta durdu. Hafriyat kamyonu, yeşil ışığın yanmasıyla birlikte hareket ettiği sırada yolun sağından karşıya geçmeye çalışan Sadegül Koyuncu’ya çarptı. Ağır yaralanan Koyuncu, olay yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından bilinci kapalı şekilde Arnavutköy Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen kadının yaşamını yitirdiği öğrenildi. Kaza nedeniyle İstanbul Havalimanı istikametinde yol trafiğe bir müddet kapatıldı. Kaza anı güvenlik kamerasında Kaza anı cadde üzerinde bulunan bir işletmenin güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Görüntülerde, kadının yolun karşısına geçmeye çalıştığı esnada duran kamyonun hareket ettiği ve kör noktasında kalan kadını görmeyerek sürüklediği, bir müddet ilerledikten sonra durduğu görüldü. Öte yandan cep telefonu kameraları ile çekilen görüntülerde kadına sağlık ekiplerinin kalp masajı yaparak müdahale ettiği anlar yer aldı.
Erzurum Denizi olmayan Erzurum’da yılda 300 tona yakın balık üretiyorlar Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan Ayvalı Baraj Gölü’nde kafes balıkçılığıyla yapılan alabalık ve somon üretiminde bu yıl 300 tonluk üretim hedefleniyor. Oltu Çayı üzerine kurulu ve kentin ikinci büyük enerji santrali olma özelliği taşıyan baraj, balık üretimiyle de bölge ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Baraj gölünde yedi yıldır kafes balıkçılığı yapan üretici Ünsal Bingül, üretim sezonunun Ekim ayı ortalarında başladığını ve Haziran ortalarına kadar sürdüğünü belirtti. Bölgenin mikroklima özelliğine dikkat çeken Bingül, kış aylarında üretimin daha verimli olduğunu ifade etti. Üretilen balıkların Kasım ayında somon adayı olarak Karadeniz’e gönderildiğini söyleyen Bingül, yıllık üretimin 250 ila 300 ton arasında değiştiğini dile getirdi. Devlet desteklerinden faydalandıklarını vurgulayan Bingül, üretimi her yıl artırarak hem istihdam sağladıklarını hem de bölge ekonomisine canlılık kazandırdıklarını kaydetti. Somon üretimi yapılıyor 3 yıldır barajda faaliyet gösteren üretici Fikret Demirci ise yavru balıkların kara tesislerinde yumurtadan çıktıktan sonra baraja getirildiğini belirtti. Balıkların burada büyütülerek 200-250 gram ağırlığa ulaştığında satışa sunulduğunu ifade eden Demirci, talebe göre somon üretimi de yaptıklarını söyledi. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) destekleriyle faaliyetlerini sürdürdüklerini dile getiren Demirci, sektöre yeni girişimcilerin de ilgi göstermeye başladığını ifade etti. Hem dış pazara hem de restoranda satış yapıyor Barajda üretim yapan bir diğer işletmeci Ali Pınar ise bölgedeki mikroklima sayesinde yılın yaklaşık 8 ayında üretim yapılabildiğini söyledi. Balık yetiştiriciliğinin mevsimsel bir iş olduğunu ancak Ayvalı Barajı’nın bu açıdan avantaj sağladığını belirten Pınar, işletmelerinde yetiştirilen balıkların hem kendi restoranlarında tüketildiğini hem de dış pazara sunulduğunu kaydetti. Yılda yaklaşık 30 bin müşteriye hizmet verdiklerini ifade eden Pınar, üretilen balıkların Rusya ve Japonya başta olmak üzere çeşitli ülkelere ihraç edildiğini söyledi. Bölge halkına ekonomik katkı sağlamaktan memnuniyet duyduklarını belirten üreticiler, gençlerin de sektöre yönelmesini istediklerini dile getirdi. Yaz aylarında su sıcaklığının 26 dereceye kadar yükselmesinin balık üretimi açısından olumsuzluk oluşturduğuna dikkat çekildi.
Kocaeli İşlenmeyen araziler üretime dönüyor: Çiftçilere yüzde 75 hibeli fide desteği Kocaeli’de "TAKE Projesi" ile işlenmeyen tarım arazileri üretime kazandırılıyor, çiftçilere yüzde 75 hibeli fide desteği sağlanıyor. Proje, üretimde sürekliliği desteklerken gençleri tarıma yönlendiriyor ve yerli sebze üretiminin artmasına katkı sunuyor. Başvurular 15 Nisan’a kadar ilçe tarım müdürlüklerine yapılabilecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi" üreticilere destek sağlıyor. İşlenmeyen veya nadasa bırakılan tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılması, ekilebilir alanların artırılması ve yerli üretimin desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen "TAKE Projesi" ile özellikle artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin yükünün hafifletilmesi ve üretimde sürekliliğin sağlanması hedefleniyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle üreticiye maliyet avantajı yüzde 75 hibeli domates, biber, patlıcan ve salatalık fide desteği sayesinde çiftçiler, üretim sezonuna daha düşük maliyetle başlama imkanı bulacak. Bu destek, küçük ve orta ölçekli üreticilerin üretimde kalmasını teşvik ederken, sebze üretiminde verimliliğin artmasına da katkı sağlayacak. Genç çiftçiler tarıma yönlendiriliyor Yerli üretim ve gıda arzına katkı projesi ile birlikte Kocaeli genelinde sebze üretim alanlarının genişletilmesi, ürün çeşitliliğinin artırılması ve pazara daha fazla yerli ürün sunulması hedefleniyor. Böylece hem üretici kazanacak hem de tüketici daha uygun fiyatlarla sebzeye ulaşabilecek. Kırsalda kalkınma hedefi "TAKE Projesi", yalnızca üretimi artırmayı değil, aynı zamanda kırsalda gelir seviyesini yükseltmeyi ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlıyor. Genç çiftçilerin tarıma yönlendirilmesi ve kırsal nüfusun yerinde kalkınması da projenin önemli kazanımları arasında yer alıyor. Destekten yararlanmak isteyen üreticiler, 2026 yılına ait ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) belgeleri ile birlikte 15 Nisan tarihine kadar mesai saatleri içinde ilçe tarım ve orman müdürlüklerine başvuruda bulunabilecek.
Bursa Bozbey soruşturmasında ilkt etapta 11 kişi serbest bırakıldı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey, kızı ve kardeşinin de aralarında bulunduğu 11 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bursa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri 31 Mart günü "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında Başkan Bozbey ile birlikte 57 kişiyi gözaltına almıştı. Nilüfer Belediyesi eski Başkanı Turgay Erdem’in de tutuklandığı eski soruşturma ile bu dosyanın birleştirilmesi üzerine 7 kişi hakkında daha gözaltı kararı verilmişti. Toplam 64 kişi nöbetçi savcıya ifade verdi. Savcılık Mustafa Bozbey’in eşi S. Bozbey, kızı S. Bozbey G, kardeşi E. Bozbey ile Z.E.D, M.A.D, E.D, C.P.Ç, Y.A, F.Ç, Y.I. ve S.G’yi adli kontrol şartıyla sulh ceza hakimliğine sevk etti. Hakimlik, bu 11 şüphelinin adli kontrol şartıyla salıverilmesine karar verdi. Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 53 şüphelinin ise sulh ceza hakimliğindeki işlemleri sürüyor. Adliyede serbest bırakılan şüphelilerin yakınları büyük sevinç yaşadı. Bazıları ön kapıdan çıkarak aile fertlerine sarılırken gözyaşı döktüler.