DÜNYA - 18 Ekim 2020 Pazar 22:09

KKTC'nin yeni Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’dan zafer konuşması

A
A
A
KKTC'nin yeni Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’dan zafer konuşması

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) yeni Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, seçim galibiyetinin ardından yaptığı konuşmada, "Gerilim artık geride kalmıştır, KKTC’yi ileriye nasıl taşırız, ona bakacağız” ve “Hiçbir zaman bizim Türkiye ile bağımızı koparamayacaklar” dedi.

KKTC’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk turda en yüksek oyu alan Ersin Tatar, ikinci turda Mustafa Akıncı ile yarıştı. Resmi olmayan sonuçlara göre Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) adayı Ersin Tatar oyların yüzde 51,74’ünü alarak, seçimin galibi oldu. Bağımsız aday Mustafa Akıncı ise oyların yüzde 48,26’sını aldı.

KKTC’nin yeni Cumhurbaşkanı Tatar, seçim galibiyetinin ardından zafer konuşması yaptı. Tatar, “Gerilim artık geride kalmıştır, KKTC’yi ileriye nasıl taşırız, ona bakacağız” ifadelerini kullanarak, “Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve yardımcısı Fuat Oktay’a da teşekkür etmek istiyorum. Biz vefalı insanlar olarak bu topraklarda yaşam mücadelesi verirken şehitler veren Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte olmaktan onur duymaktayım” dedi.

"Oy verenlere de vermeyenlere de teşekkür etmek istiyorum"
Ardından kendisine oy veren, vermeyen herkese teşekkür eden Tatar, “Halkımıza çok teşekkür ediyorum. Kıbrıs Türk halkı kendi iradesini sandığa yansıtarak beni Cumhurbaşkanı seçmiştir. Ben oy verenlere de vermeyenlere de teşekkür etmek istiyorum. Bizim için önemli olan kutuplaşmak değil birlik beraberlik içinde KKTC’yi daha güzel günlere taşıyabilmektir. Demokrasi sınavına katkı koyan diğer adaylara da teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Tatar, “Tabii ki pandemi döneminde yaşanan sıkıntılar, ekonominin büyük sıkıntı içine girmesi, kamu maliyesinde yaşanan sıkıntılar ve bize büyük destek vererek anavatan Türkiye Cumhuriyeti’ne de teşekkür ediyorum. Gerilim artık geride kalmıştır, KKTC’yi ileriye nasıl taşırız ona bakacağız. Ben Cumhurbaşkanı olarak KKTC’yi daha ileriye taşımak için, onurlu bir yaşam için çalışacağım. Müzakere masasında başı dik ve onurlu bir şekilde bulunacağım. Ezik değil. Tarafsızlığımı koruyarak toplumsal uzlaşı ile Anayasal sorumluluk çerçevesinde çalışacağım" dedi.

“Hiçbir zaman bizim Türkiye ile bağımızı koparamayacaklar”
Türkiye ve KKTC ilişkilerine vurgu yapan Tatar, “Ne mutlu bize ki 74 barış harekâtıyla devletimiz kurduk. Tüm dünyaya seslenmek istiyoruz. Bu egemenlik meselesi çok önemlidir. Çözüm modeli ne olursa olsun biz var olmaya devam edeceğiz. Hiçbir zaman bizim Türkiye ile bağımızı koparamayacaklar. Kıbrıs Türk halkı kendi devletinin çatısı altında var olmaya devam edecek. Önemli olan sorumluluğumuzun bilinci içinde tuzaklara düşmemek” ifadelerini kullandı.

“Hiçbir zaman yılmayacağız. Egemenliğimize, bağımsızlığımıza sahip çıkacağız”
Tatar, “Tüm dünyaya buradan seslenmek istiyorum. Siz hala daha Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne direk uçuşlara müsaade etmiyorsunuz. Gençlerimizi spor müsabakalarında reddediyorsunuz. Oynanan oyun, Kıbrıs Türkünü ezmek ve yıldırmak. Asla böyle bir oyuna gelmeyeceğimizi Sarayönü Meydanı’ndan haykırmak istiyorum. Hiçbir zaman yılmayacağız. Egemenliğimize, bağımsızlığımıza sahip çıkacağız” dedi.

Emir Abdurrahman Bulut

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Tarifini kendi buldu, 29 yıldır aynı baharatı satıyor Samsun’da bir aktar, 3 yıllık uğraş sonucu tutturabildiği 29 çeşit üründen oluşan baharat karışımını 29 yıldır müşterilerinin beğenisine sunuyor. ’Osmanlı baharatı’ adını verdiği karışım, yurt içi ve yurt dışından talep görüyor. Yaz mevsimi ile birlikte yazlıkçılar ve tatilcilerin vazgeçilmezi olan mangal keyfi, baharat tüketiminin de artmasına neden oldu. Hazır baharatlardan istedikleri aromayı bulamayan vatandaşlar özel karışımlara yöneldi. 3 yıllık uğraş sonucu bulunan ve 29 çeşitten oluşan baharat karışımına ise Samsunlular ve yabancılar oldukça rağbet gösteriyor. "29 çeşit karışımın olduğu baharatı 29 yıldır satıyorum" Tarifini kendi bulduğu baharatı 29 yıldır sattığını ifade eden aktar Recai Doğanay, "Osmanlı baharatını sadece Samsun değil şehir dışına da gönderiyoruz. Dönerde de kullanılıyor. Osmanlı baharatında 29 çeşit ürünün karışımı var. Reyhan, safran, kişniş, fesleğen, köri, isot, toz biber, nane, kekik, pul biber gibi ürünler var. Bu ürünlerin hepsinin bir oranı var. Örneğin, 50 gram köri, yeni bahardan 10 gram gibi ekliyorum. İnsanlar sanmasın ki bu ürünlerin hepsini kararsam aynısını yaparım. Bu ürünün kıvamını bulmam tam 3 yılımı aldı. Çünkü içerisinden bazı ürünleri de çıkartmak zorunda kaldık. Sarımsak ve soğan tozunu baharattan çıkarttım. Bu baharatı en çok tavuk ürünlerinde kullanıyorlar. Döner, mangal, fırın ve köftede çok sık kullanıyorlar. Fırın yemeklerinin tamamına yakışıyor. İmam bayıldı, fırın tavuk, baget, patates gibi yiyeceklerde kullanılıyor. Yahni ve et türü yemeklerde de sıklıkla kullanılıyor. Çorbanın, kuru fasulyenin, menemenin üzerine dahi çok yakışıyor. Pilavın üzerinde ve sadece zeytin yağının üzerine de atılarak afiyetle tüketiliyor" dedi. "Karışımda yer alan ürünler belli fakat oranı herkes tutturamıyor" Karışımdaki en püf noktanın hangi ürünün ne kadar kullanılacağı olduğuna da değinen Doğanay, "Merak edenlere içerisindeki tüm baharatların adını veriyorum. Bu kıvamı tutturmanın püf noktası oranlar. Buçuklu oranla attığım ürünler bile var. Yenibahar örneğin 9,5 gram atılıyor. Çünkü bazı baharatların rehası daha baskın oluyor. Safran da çok az miktarda var. Ben bir kürü 4 kilo 800 gram olarak hazırlıyorum. 1 seferde 20 kilo olarak yapıyorum. Şehir dışından talep olduğunda yüklü miktarda gönderiyorum. Dönerde kullanacaklar çekme baharat istiyor. Osmanlı baharatını çekerek gönderiyorum ve dönere sarıyorlar. Yurt dışından da çok rağbet görüyor. Ürünü gram ve kilo işi satıyoruz. Kilosunu bin TL’den satışa sunuyorum. Ayrıca karışımdaki baharatların tamamı dükkanda müşterilere sunduğum baharatlardan. Dışarıdan bir ürün alıp da bu karışıma koymuyorum" diye konuştu. Baharat karışımının hazır baharatlardan daha güzel olduğunu belirten vatandaşlar da 29 çeşit ürünün yer aldığı karışımın aromasını beğendiklerini söylediler.
Gaziantep GAÜN Çocuk Hastanesi’nde "Primer İmmün Yetmezliği Farkındalık Haftası" etkinliği düzenlendi Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Çocuk Hastanesi’nde, "Primer İmmün Yetmezliği Farkındalık Haftası" kapsamında farkındalık etkinliği gerçekleştirildi. GAÜN Çocuk Hastanesi Çocuk İmmünoloji-Allerji Hastalıkları Bilim Dalı tarafından organize edilen etkinlikte, hastanede tedavi gören çocuklar keyifli ve eğlenceli anlar yaşadı. Etkinliğe GAÜN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu, GAÜN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Oğuzhan Saygılı, Pediatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Keskin’in yanı sıra Prof. Dr. Metin Kılınç, Prof. Dr. Mehmet Boşnak, Prof. Dr. Ahmet Baştürk, Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu ile çok sayıda hasta ve hasta yakını katıldı. Etkinlikte açıklamalarda bulunan GAÜN Çocuk Hastanesi Çocuk İmmünoloji-Allerji Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Keskin, immün yetmezlik hastalıklarının bağışıklık sistemini oluşturan unsurlardan herhangi birinin yokluğu veya fonksiyon bozukluğu sonucu ortaya çıktığını belirtti. Türkiye’de hastalığın görülme sıklığının dünya ortalamasına göre daha yüksek olduğuna dikkat çeken Keskin, Gaziantep ve çevresinde akraba evliliklerinin daha yaygın olması nedeniyle bazı nadir immün yetmezlik türlerinin de daha sık görülebildiğini ifade etti. Sık tekrarlayan enfeksiyonlar, büyüme geriliği, uzun süreli antibiyotik ihtiyacı ve aile öyküsünün önemli uyarıcı olduğunu vurgulayan Keskin, "Primer İmmün Yetmezlik Farkındalık Haftası" kapsamında düzenlenen etkinliklerle toplumda farkındalığı artırmayı hedeflediklerini söyledi. Keskin, erken tanının organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınmasında kritik rol oynadığını belirterek, immün yetmezlik hastalarının damardan veya subkutan antikor tedavisi, koruyucu antibiyotik uygulamaları ve gerektiğinde kemik iliği nakli gibi yöntemlerle tedavi edildiğini ifade etti. Keskin, hastaların tedavi sürecinde emeği bulunan hekimlere, hemşirelere ve tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, "İmmün yetmezlikli hastaların sağlıklı günlere ulaşması bir ekip işidir" dedi. Etkinlik kapsamında çocuklar için palyaço gösterileri, oyun aktiviteleri ve yüz boyama etkinlikleri düzenlendi. Programın sonunda ise immün yetmezliği simgeleyen "zebra" temalı pasta kesilerek çocuklara ikram edildi. Etkinlik, çocukların ve ailelerinin keyifli anlar yaşamasıyla sona erdi.
Gaziantep Süper hücre fırtınasının vurduğu Gaziantep’te bina otoparkları çamurla doldu Gaziantep’te hafta sonu etkili olan şiddetli yağış ve fırtınayla birlikte oluşan hortum nedeniyle duvarları yıkılan binaların otoparkları çamurla doldu. Gaziantep genelinde etkili olan "süper hücre" fırtınası kentin pek çok noktasında hayatı adeta felç etti. Fırtına ve sağanak yağış sonrası çok sayıda su baskını yaşanırken, kuvvetli yağmurun ve fırtınanın ardından zararın boyutları ortaya çıkmaya devam ediyor. Fırtınada etkili olan yağmur, dolu, hortum ve rüzgar, cadde ve sokaklar ile köprü altlarını göle çevirdi. Birçok binanın duvarlarının yıkılması sonucu binaların kapalı otoparkları suyla doldu. Suların çekilmesi sonrası otoparklara inerek çamur boyasına bürünen otomobillerini gören vatandaşlar gördüklerine inanamadı. 2025 yılının tamamında metrekareye 202 kilogram yağışın düştüğü Gaziantep’te 2026 yılının ilk dört ayında ise yağış miktarı 607 kilograma ulaştı. Kentte ilk dört ayda yağış miktarı geçen seneye göre metrekarede yüzde 216 oranında arttı. Son yılların en yağışlı döneminin yaşandığı kentte hafta sonu etkili olan aşırı yağış ve süper hücreden sonra metrekareye 60 kilogram yağış düştü. Belli aralıklarla yağışın devam ettiği kentte sağanak yağış zaman zaman etkisini iyice artırıyor. Kentteki bazı binaların otoparklarını, zemin katlarını ve daireleri su basarken, kimi binaların duvarları da yıkıldı. Bugün öğle saatlerinden sonra etkili olan sağanak yağış Şahinbey ilçesinin Narlıtepe Mahallesi’ndeki bazı binaların duvarlarının yıkılması sonucu otoparkları su basınca araçlar çamur içinde kaldı. Mahalledeki bazı bölgelerde mazgalların tıkanması sebebiyle oluşan su birikintileri binaların sığınak ve asansör boşluğuna doldu. İçerisinde otomobillerin bulunduğu otoparklarda vatandaşlar, araçlarını çıkarmak için su çekme işlemini bekliyor.