KENT HABERLERİ - 13 Mart 2014 Perşembe 15:15

Lale Festivali’nde 15 bin lale soğanı dağıtıldı

A
A
A
Lale Festivali’nde 15 bin lale soğanı dağıtıldı

Lalenin doğduğu yer olarak bilinen ve adını lale soğanından alan Kartal Soğanlık’ta, düzenlenen festivalde 15 bin lale soğanı dağıtıldı.

Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz’ün girişimleriyle geleneksel hale gelen ‘Kartal Lale Günleri’nin bu yıl 3.’sü düzenlendi. Kartal’da Lale Günleri’nde 3 yılda binlerce lale soğanı Kartal halkına hediye edildi. 1676’lı yıllarda adını lale soğanlarından alan, Çalık Ahmet tarafından kurulan Soğanlık, Osmanlı Saraylarının bahçelerini süsleyen lalelerin doğal yetişme alanıydı. ‘Soğanlık’tan Saraylara Giden Zarafet’ başlığıyla gerçekleşen ve halk oyunları gösterileri ile ilgi bulan Kartal Lale Günleri’nde Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, Soğanlık halkı tarafından sevgiyle karşılandı. Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz yaptığı konuşmada, “Lale günlerinin bu yıl üçüncüsünü düzenledik. Soğanlık adı lale soğanından gelmektedir. Soğanlık halkı olarak lalenize sahip çıkın.

Lalenin doğduğu yer burasıdır. Onun için buranın simgesi lale olmalıdır. Bizler laleye sahip çıkarsak, lalenin Soğanlık’tan yayıldığını anlatırsak bölgemizin adı ile bütünleşen bir iş yapmış oluruz. Dünya, lalenin anavatanını Hollanda olarak biliyor. Ancak lalenin asıl doğduğu yer Soğanlık’tır ve biz bunu dünyaya duyurmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
Kartal Belediye Belediye Başkanı Op.Dr Altınok Öz konuşmasının ardından vatandaşlara 15 bin adet lale soğanı dağıttı. Vatandaşlar, dağıtılan lale soğanlarına büyük ilgi gösterdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Çeyizlerin vazgeçilmeziydi, şimdi fabrikasyona direniyor Sakarya’da yarım asrı aşkın süredir yorgancılık yapan usta Hamdi Kılıçaslan, eskiden çeyizlerin ve sünnet törenlerinin vazgeçilmezi olan el işi yorganların yerini fabrikasyon ürünlere bıraktığını belirterek, mesleği devredecek çırak yetişmemesinden yakındı. Ağabeyinin yönlendirmesiyle başladığı mesleğini 60 yıldır ilk günkü heyecanla sürdüren Hamdi Kılıçaslan (74), ilmek ilmek işlediği yorganlarla kaybolmaya yüz tutan bir zanaatı ayakta tutmaya çalışıyor. Eski dönemlerde çeyizlerin ve sünnet törenlerinin vazgeçilmezi olan el işi yorganların artık eskisi kadar rağbet görmediğini ifade eden usta, yeni nesle doğal ürün kullanmaları çağrısında bulundu. "Yün yorgan elektriği alır, ısıyı dağıtır" Elyaf ve fabrikasyon üretimin sektörü olumsuz etkilediğini vurgulayan Kılıçaslan, kentte eskiden 25 imalatçı esnaf bulunurken bugün bu sayının 6-7’ye kadar düştüğünü belirtti. Yün yorganların sağlık ve konfor açısından elyafa göre daha avantajlı olduğunu anlatan Kılıçaslan, "Bizim yaptıklarımız yüzde yüz doğal. Kumaşı doğal, işçiliği el emeği, makine işçiliği değil. Yün yorganda yattığınız zaman vücuttaki elektriği alır, sabaha kadar dinlendirir. Isı doğal olarak her yere dağılır. Elyafta ise sadece ayağınızı uzattığınız yer ısınır" dedi. "Çeyizlik yorgan geleneği bitti" Eskiden yorganların önemli bir kültürel değer taşıdığına değinen Kılıçaslan, "Kız çeyizlerinde çok talep olurdu. Sünnet cemiyetlerinin de olmazsa olmazı ipekli yorganlardı. Şimdi maalesef bu çeyizlik yorgan geleneği Türkiye genelinde bitti. Sadece günlük kullanıma dönüldü" ifadelerini kullandı. "Gençler bu mesleğe ilgi göstermiyor" Mesleği devredecek çırak bulamamaktan da dert yanan yarım asırlık usta, gençlerin bu işe ilgi göstermediğini ve yorgancılığın küçük yaşta öğrenilmesi gereken bir zanaat olduğunu belirterek, "Gençler bu mesleğe ilgi göstermiyor, uğraşmak istemiyorlar. Bizim zanaatımızda maalesef yetişen yok. Türkiye genelinde de yok, eskiler kaldı, bizim gibiler kaldı. Gelecekte de devam etmez çünkü arkamızdan gelen yok. 10 sonra belki çok değerlenecek arayacaklar ve usta bulamayacaklar" şeklinde konuştu.
Ankara Küresel sağlık diplomasisinde Türkiye vurgusu Türkiye, sağlık turizmi ve küresel sağlık diplomasisi alanında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek "Uluslararası Sağlık Turizmi Zirvesi", dünyanın dört bir yanından üst düzey katılımcıları bir araya getirecek. Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) öncülüğünde, Genel Başkan Prof. Dr. Aysun Bay liderliğinde gerçekleştirilecek zirveye, 50’den fazla ülkeden sağlık bakan yardımcıları, büyükelçiler, uluslararası yatırımcılar, akademisyenler, sağlık yöneticileri ve sektör temsilcilerinin katılması bekleniyor. Türkiye’den ise Sağlık, Ticaret ile Kültür ve Turizm bakanlıkları nezdinde üst düzey katılım öngörülüyor. Zirvede, sağlık turizminde kalite ve akreditasyon, uluslararası hasta güvenliği, yatırım modelleri, kamu-özel iş birlikleri (PPP), dijital sağlık çözümleri ve yapay zeka destekli sağlık sistemleri gibi başlıklar ele alınacak. Organizasyon kapsamında ayrıca ülkeler arası iş birliklerini geliştirmeye yönelik B2B görüşmeler ile stratejik protokol imza süreçleri de gerçekleştirilecek. Prof. Dr. Aysun Bay yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin sağlık turizminde sadece bir hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda küresel sağlık diplomasisinin merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini belirterek, "Antalya Zirvesi ile amacımız; ülkeler arasında sürdürülebilir iş birlikleri kurmak, yatırım süreçlerini hızlandırmak ve sağlıkta kalite standartlarını uluslararası düzeyde güçlendirmektir" dedi. Zirvenin, Türkiye’nin sağlık turizmindeki güçlü altyapısını, nitelikli insan kaynağını ve stratejik coğrafi konumunu uluslararası kamuoyuna tanıtması açısından önemli bir platform olması bekleniyor.
Rize ‘Miray kuş’ imza gününde Rizeli 13 yaşındaki doğuştan engelli Miray, 3 eseriyle kitap fuarında imza dağıttı. Rize Kitap Fuarı, bu yıl da birbirinden değerli yazarları ve kitapseverleri bir araya getirirken, fuarın en dikkat çeken isimlerinden biri kendi hayallerinden yola çıkarak ‘Miray kuş’ adı altında 3 kitap yazan 13 yaşındaki minik yazar Miray Özcan oldu. Doğuştan serebral palsi (SP) hastası olan Miray Özcan, kaleme aldığı 3 kitabıyla fuar alanında Rize İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kurulan ‘Genç Yazarlar ve Şairler’ isimli stantta yerini aldı. Küçük yaşına rağmen gösterdiği azim ve üretkenlikle ziyaretçilerin büyük ilgisini çeken Özcan, gün boyunca okuyucularıyla bir araya gelerek kitaplarını imzaladı. Fuarı ziyaret eden çok sayıda vatandaş, minik yazardan imza alabilmek için standı önünde yoğunluk oluşturdu. Rize Valiliği ile Rize Belediyesi iş birliğinde düzenlenen fuarda Miray Özcan’ın standı, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere her yaştan ziyaretçinin uğrak noktalarından biri haline geldi. Özcan’ın yazarlık yolculuğu ve azmi, fuara katılanlar tarafından takdirle karşılandı. Minik yazarın standını ziyaret eden Rahmi Metin de Miray Özcan ile yakından ilgilendi. Özcan’ın kitaplarından satın alan Metin, kitapları genç yazara imzalatarak destek verdi. Ziyaret sırasında kısa bir sohbet gerçekleştiren Metin, Miray’ın başarısından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.