DÜNYA - 18 Eylül 2024 Çarşamba 13:05 | Son Güncelleme : 18 Eylül 2024 Çarşamba 13:17

Lübnan’da patlatılan çağrı cihazlarının Macaristan’da üretildiği açıklandı

A
A
A
Lübnan’da patlatılan çağrı cihazlarının Macaristan’da üretildiği açıklandı

Lübnan'da Hizbullah mensuplarının haberleşme amacıyla kullandığı çağrı cihazlarının eş zamanlı patlatılmasının ardından açıklama yapan Tayvanlı üretici şirketin kurucusu Hsu Ching-Kuang, cihazın Macaristanlı bir ortak tarafından üretildiğini ifade ederek, “Ürün bize ait değildi. Sadece üzerinde bizim markamız vardı” dedi. Saldırıda yaralanan İran’ın Lübnan Büyükelçisi Mojtaba Amani'nin ise bir gözünü kaybettiği açıklandı.

Lübnan'da Hizbullah mensuplarının haberleşme amacıyla kullandığı çağrı cihazlarının eş zamanlı patlatılmasının etkileri sürüyor. Lübnanlı güvenlik kaynaklarının Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, İsrail ulusal istihbarat servisi MOSSAD’ın çağrı cihazlarına patlayıcı yerleştirdiği iddiasının ardından gözler Tayvanlı çağrı cihazı üreticisine çevrildi. Şirketin kurucusu Hsu Ching-Kuang düzenlediği basın toplantısında Tayvanlı şirket Gold Apollo’nun patlatılan çağrı cihazlarını üretmediğini söyledi.

Gold Apollo: “Macaristanlı bir ortak tarafından üretildi”

Ching-Kuang, patlatılan çağrı cihazlarının Avrupa'da Tayvanlı firmanın markasını kullanma hakkına sahip bir şirket tarafından üretildiğini kaydederek, “Ürün bize ait değildi. Sadece üzerinde bizim markamız vardı” dedi. Sözkonusu şirketin adını vermeyen Ching-Kuang, Gold Apollo'nun da olayın mağdurlarından biri olduğunu dile getirerek “Biz sorumluluk sahibi bir şirketiz. Bu çok utanç verici” açıklamasını yaptı. Tayvanlı şirket Gold Apollo tarafından yapılan açıklamada, çağrı cihazlarının Macaristanlı bir ortak tarafından üretildiğini bildirdi. Ching-Kuang, Gold Apollo'nun Budapeşte merkezli BAC Consulting KFT ile ticari markasını kullanmak için “uzun vadeli bir ortaklığı” olunduğunu ve Gold Apollo çağrı cihazlarının patlamalara karıştığını bildirmesinin ardından medyada çıkan haberlerde bahsedilen modelin “BAC tarafından üretildiğini ve satıldığını” söyledi.

İranlı Büyükelçi Amani gözünü kaybetti

Saldırıda yaralanan İran’ın Lübnan Büyükelçisi Mojtaba Amani'nin sağlık durumuna ilişkin açıklama yapıldı. Büyükelçinin saldırıda gözünü kaybettiği kaydedilirken Amani’nin ikinci gözünün de ciddi şekilde yaralandığı aktarıldı. Büyükelçinin tedavi için İran’ın başkenti Tahran’a götürüldüğü kaydedildi.

“Patlamadan önce çağrı cihazlarından bip sesi geldi”

İran Devrim Muhafızları'nın bir üyesi New York Times'a yaptığı açıklamada, Hizbullah tarafından dağıtılan çağrı cihazlarının dün patlamadan önce birkaç saniye boyunca bip sesi çıkardığını söyledi. Adı açıklanmayan İran Devrim Muhafızları'nın üyesi çağrı cihazlarının yaklaşık 10 saniye boyunca bip sesi çıkardığını bu nedenle de kullanıcıların mesajı okumak için çağrı cihazlarını ellerine aldıklarını ve yüzüne yaklaştırdıklarını dile getirdi.

Kimliği açıklanmayan üye, İran'ın Lübnan büyükelçisine ait çağrı cihazının kaldırılmadan önce birkaç saniye bip sesi çıkardığını söyledi. Haber kaynağına göre, elçi bir gözünü kaybetti ve patlamada ikinci gözü de ciddi şekilde yaralandı.

Rusya’dan kınama

Rusya tarafından yapılan açıklamada saldırı kınandı. Rusya Dışişleri Bakanı Mariya Zaharova, “Dost Lübnan'a ve vatandaşlarına yönelik, egemenliğinin açık bir ihlali ve konvansiyonel olmayan silahların kullanımı yoluyla uluslararası hukuka ciddi bir meydan okuma teşkil eden benzeri görülmemiş saldırıyı şiddetle kınıyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırşehir Pert olan araçtan engelli çıkan şahıs, hukuk mücadelesini sürdürüyor Ankara’da 4 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonucu engelli kalan ve hukuk mücadelesini sürdüren Ömer Nazlı, kazanın ardından yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. 12 Şubat 2022 tarihinde Ankara’ya ailesini ziyarete giden Ömer Nazlı’nın da içinde bulunduğu O.U.Ö. idaresindeki 34 EFC 346 plakalı otomobile Bakanlıklar Yolu üzerinde A.E.A. idaresindeki 01 KC 0555 plakalı araç çarpmış, kazada 34 plakalı araç perte çıkarken, sürücü hafif şekilde, Ömer Nazlı ise ağır yaralanmıştı. Kazanın ardından 8 gün yoğun bakımda, 8 gün de normal serviste kalıp taburcu olan Ömer Nazlı, kaza öncesinde sağlıklı bir birey olduğunu, geçirdiği ameliyatlar ve yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle hayatının tamamen değiştiğini söyledi. Olaya ilişkin hukuk mücadelesinin sürdüğünü anlatan Nazlı, "4 yıl önce trafik kazası geçirdim. 4-5 kez ameliyat oldum. Devlet hastanesinden aldığım rapora göre yüzde 95 engelliyim. Ancak Adli Tıp’ta bu oran yüzde 35 olarak belirlendi. Yüzde 35’in yetersiz olduğunu düşünüyorum. Kendi ihtiyaçlarını yerine getiremeyen birisi nasıl yüzde 35 rapor alır. Farklı raporlar var. Engelli sayıldım fakat hukuk mücadelem devam ediyor. Bacaklarım ve ayaklarım tutmuyor, ayağa kalkamıyorum" dedi. Yaşadığı zorluklara rağmen ailesinin desteğiyle hayata tutunmaya çalıştığını ifade eden Nazlı, "Eşim ve çocuklarım sayesinde yaşam mücadelesi veriyorum. Hakkımızı arıyoruz" diye konuştu. Kazaya karışan aracın bir iş insanına ait olduğunu ve sürücünün alkollü olduğunu öne süren Nazlı, sürücünün hiçbir ceza almadığını söyledi. Devlet hastanesinin verdiği yüzde 95 engelli raporuna rağmen, adli tıpın verdiği yüzde 35 engelli raporunu karşı tarafın kullandığını savunan Nazlı, bu durumun da kendisini mağdur ettiğini dile getirdi.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşması yarına ertelendi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 33. oturumunda tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt’un çapraz sorgusu yapıldı. Duruşma, sanık avukatının beyanının dinlenilmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 33. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt’un çapraz sorgusu yapıldı. İddianamede Yağmur Cansu Yeşilyurt’un örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgüt yöneticisinin örgüte dahil olduğu ilk süreçten beri yanında yer aldığı belirtilmişti. İddianamede, Yeşilyurt’un kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol aldığı, 2021-2022 yılları arasında bir başka örgüt üyesi Ali Nuhoğluna ait şirkette "harita mühendisi" ünvanı ile göstermelik görev yaptığı kaydedilmişti. Yeşilyurt’un, örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin tüm saha koordinasyonunu yürüttüğü hem de şirkette yürütülen naylon fatura işlemlerine dahili olduğu iddianamede açıklanmıştı. İddianamede, tutuklu sanık Yeşilyurt’un kaçak döküm sahasına İBB iştiraki olan İSFALT görselleri asarak kamu kurumu adına faaliyet gösteriyormuş izlenimini sağladığı, örgüt liderinin de dahil olduğu gizli toplantılara katılabildiği, örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nun firarından sonra bile aktif görüşmeye devam ettiği ve talimatlar aldığı kaydedilmişti. Mahkemenin verdiği aranın ardından Yağmur Cansu Yeşilyurt’a çapraz sorgu esnasında sanık Ekrem İmamoğlu soru sormak istedi. Söz verilen İmamoğlu, "Vergi denetim raporlarından muhtelif zamanlarda milyonlarca liralık para havaleleri görülüyor. İlçe belediyelerine bu paralar neden gönderilir bilginiz var mı?" sorusunu sordu. Bunun üzerine Yeşilyurt, "Bilgim yok" cevabını verdi. Duruşma, sanık avukatının beyanının dinlenilmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi.