SPOR - 04 Kasım 2019 Pazartesi 15:05

Merkez Hakem Kurulu'ndan VAR açıklaması

A
A
A
Merkez Hakem Kurulu'ndan VAR açıklaması

Merkez Hakem Kurulu son dönemde Video Yardımcı Hakem uygulaması eleştirilerine, federasyonun sitesinden bir açıklama yaparak, “Sistem hakemlik tartışmaları için değil, daha adil bir futbol oyunu için oluşturulmuş bir sistemdir. Futbolun doğal akışına ve hızına zarar vermeyecek bir şekilde uygulanması için titizlikle çalışmalar yapılmaya devam etmektedir. Protokolün ana felsefesi: 'Minimum müdahale, maksimum faydadır” dedi.

Merkez Hakem Kurulu, Türkiye Futbol Federasyonu’nun resmi sitesinden son dönemde kulüplerin Video Yardımcı Hakem sistemine yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Sistemin futbolun doğal akışına ve hızına zarar vermeyecek bir şekilde uygulanması için titizlikle çalışmalar yapıldığını belirten MHK, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“2019-2020 sezonunun başından beri devam eden ve özellikle son haftalarda daha da artan VAR Sistemi ve Uygulamaları ile ilgili oluşturulan tartışmalar üzerine bir açıklama yapma gereği duyulmuştur. Öncelikle Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu, hakemliğin her adımında IFAB ve UEFA tarafından yayımlanan kuralları ve güncel talimatları uygulamaktadır ve uygulayacaktır.

Futbol oyunu içinde asıl önemli olan sahadaki hakem performansıdır. Bu yüzden VAR Protokolü de hakemlerin "VAR yokmuş gibi maç yönetmesi" gerekliliği üzerine kurulmuştur.

VAR Sistemi ve Protokolü için aşağıdaki noktaları hatırlatmakta fayda vardır:

Sistem Hakem kararlarında yüzde 100 bir doğruluğu değil, açık ve bariz hakem hatalarını sıfırlamak için oluşturulmuştur. Aksi zaten Oyun Kurallarına göre mümkün değildir, çünkü çoğu karar hakemin kanaatine göre verilmektedir yani kişiseldir. Bu yüzden protokolün ana felsefesi: 'Minimum müdahale, maksimum Faydadır.'
Sistemin başlangıç noktası 'Hakemin kararı daha doğru olabilir mi?' değil, 'Hakemin kararı açık ve bariz yanlış mıdır? sorusudur.

Sistem sadece aşağıdaki dört konuda müdahil olur, bunun aksi yayımlanan protokole göre yanlıştır:

- Goller (Öncesinde atak başlangıç fazında oyun kurallarına göre açık ve bariz bir hata var mı?, Ofsayt kontrolleri, vb.)

- Penaltılar (Verilen veya verilmeyen penaltılarda hakemin açık ve bariz bir hata yaptığı durumlarda veya temas içerde mi dışarıda mı kararları)

- Direkt Kırmızı Kartlar (İkinci Sarı Kart pozisyonları incelenemez, sadece direkt kıırmızı kart olan ve hakemin açık ve bariz hata yaptığı pozisyonlar)

- Yanlış kişiye gösterilen kartlar
Buradaki önemli nokta açık ve bariz kavramıdır. Bu konunun biraz daha iyi anlaşılması gereklidir, aşağıda bazı örnekler ile detaylandırabiliriz;

- Ceza sahası içinde defans oyuncusu tarafından rakip oyuncunun formasının çekilmesi ve bırakılması: Bu tip pozisyonlar açıktır yani formanın tutulduğu ve çekildiği açık bir şekilde tespit edilebilir. Ancak bariz olmayabilir, yani yorumsuz bir şekilde cezalandırılması gereken bir ihlal oluşmamış olabilir. Çekmenin hızı ve şiddeti, diğer oyuncunun hareketi ve oyun oynamasını engellemesi gibi kriterler bariz olması konusunda hakemleri yönlendirmektedir.

- Ceza sahası içinde defans oyuncusunun kolunu açması ve topun elle teması: Bu tip pozisyonlarda da topun ele teması olabilir, ancak bariz olması için topun ele net temasının kanıtlanabilmesi (kamera görüntülerinden), temasın olduğu anda ve pozisyonun akışında ekran görüntüsünden alınan verilerin elle oynama pozisyonları için dikkate alınan kriterlerle değerlendiğinde hakemin bariz bir hata yaptığının anlaşılması gerekmektedir. Fotoğraf olarak elle temasın net bir şekilde belgelendiğinde, pozisyonun bariz, yani kriterlerle tartışmasız penaltı olarak nitelendirilmesi durumunda VAR Hakemi pozisyona müdahil olabilir.

- Ceza sahası içinde defans oyuncusun rakip oyuncuya bir teması sonrası gerçekleşen ve penaltı beklentisi olan pozisyonlar. Bu tip pozisyonlarda da temas net olabilir. Pozisyondaki kamera görüntülerinden temas kanıtlanabilir. Ancak bariz olması için VAR Hakeminin maçı yöneten hakemin ilgili pozisyonda yorum gerektirmeyecek bir hata yaptığını tespit etmesi gerekmektedir. (Temas noktası, oyuncuların bir biri ile olan hareketlerinin yorumu - ihlal olarak değerlendirmek için yeterli olup olmadığı-, veya gözden kaçan ciddi bir olay, vb.)

Yine bir önemli nokta Hakemlerin VAR müdahalesi sonrasında puanlarının düştüğü tartışmalarıdır. Hakem açık ve bariz hata yaptığında VAR Müdahalesi olsa da olmasa da puanı düşmektedir. Ayrıca Hakem açık ve bariz hata yaptığında eğer VAR Hakemi müdahil olmazsa onun da puanı düşmektedir.

Bu anlayış hem UEFA' da hem de Avrupa'nın büyük liglerinde VAR Sistemi uygulanan Ülkelerinde de aynı şekilde uygulanmaktadır.

Son olarak VAR Sistemi Hakemlik tartışmaları için değil, daha adil bir futbol oyunu için oluşturulmuş bir sistemdir. Sadece net ve bariz hataları (Büyük Skandalları) oyunun içinden çıkarabilmek adına oluşturulmuştur. Futbolun doğal akışına ve hızına zarar vermeyecek bir şekilde uygulanması için titizlikle çalışmalar yapılmaya devam etmektedir. Futbol oyunu için esas olan sahadaki hakem performansıdır ve böyle kalması hedeflenmektedir. VAR Protokolü de çok net bir şekilde uygulamaları anlatmaktadır.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’da engeller sanatla aşıldı Alanya’da 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen "Hayalden Tuvale Karma Resim Sergisi" Alanya Kültür Merkezi’nde açıldı. Alanya Belediyesi Engelsiz Park ve Yaşam Merkezi El Sanatları Atölyesi tarafından hazırlanan sergide özel bireyler, duygu, hayal ve yaşam mücadelelerini tuvale yansıttı. Alanya Belediyesi Engelsiz Park ve Yaşam Merkezi El Sanatları Atölyesi tarafından hazırlanan Hayalden Tuvale Karma Resim Sergisi’nin açılışı gerçekleştirildi. Açılış töreninde konuşan Görsel Sanatlar Öğretmeni Ayşegül Macar Koçak, sanatın bireylerin kendini ifade etmesindeki önemine dikkat çekerek, ortaya konan eserlerin her birinin özel bir hikaye taşıdığını vurguladı. Belediye Başkan Danışmanı Faruk Konukçu ise sanatın engelleri aşmadaki gücüne işaret ederek, "Sanatın dili evrenseldir; sınır tanımaz, engel tanımaz. Buradaki her eser bir umudu, bir mücadeleyi ve güçlü bir yaşam duruşunu temsil ediyor" ifadelerini kullandı. Başkan Danışmanı Konukçu, göreve geldikleri günden bu yana erişilebilir ve eşit bir yaşam için çalıştıklarını belirterek, engelsiz şehir vizyonunun sadece fiziksel değil, sosyal ve kültürel alanları da kapsadığını dile getirdi. Konukçu ayrıca, Alanya Belediyespor bünyesinde kurulan Tekerlekli Sandalye Tenis Takımı’nın da başlangıcının yapıldığını duyurarak, sportif erişilebilirlik konusunda önemli bir adım attıklarını ifade etti. Düzenlenen kısa gösteri maçına da katılan Konukçu büyük alkış aldı. Sergi 5 gün açık kalacak Konuşmaların ardından serginin açılış kurdelesi kesildi. Tuvale yansıtılan eserler, ziyaretçiler tarafından büyük ilgiyle incelendi. Katılımcılar, her tablonun ardındaki emeği ve yaşam hikayesini yakından hissetme fırsatı buldu. Etkinliğe ayrıca Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Grubu da çaldıkları eserlerle renk kattı. 5 gün boyunca açık kalacak olan serginin açılışına Belediye Başkan Danışmanları Faruk Konukçu ve Nazmi Zavlak, Alanya Kent Konseyi Başkanı Nurhan Özcan, siyasi parti temsilcileri, STK’lar ve vatandaşlar katıldı.
Kütahya SGK Kütahya İl Müdürü İsmail Sayar’dan kayıt dışı istihdam uyarısı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kütahya İl Müdürü İsmail Sayar, kayıt dışı istihdamın hem çalışanlar hem işverenler hem de ülke ekonomisi açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek, işverenlere yasal yükümlülüklere uyma çağrısında bulundu. Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan İl Müdürü İsmail Sayar, kayıt dışı istihdamın; çalışanların SGK’ya hiç bildirilmemesi ya da çalışma günleri ile ücretlerinin eksik bildirilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Sigortasız işçi çalıştırmanın yanı sıra eksik gün veya düşük ücret bildiriminin de kayıt dışı istihdam kapsamında değerlendirildiğini vurgulayan Sayar, sigortalı çalışmanın anayasal bir hak olduğu kadar hem çalışan hem işveren açısından yasal bir zorunluluk olduğunun altını çizdi. İşverenlerin sigortasız işçi çalıştırma hakkının bulunmadığını belirten İsmail Sayar, çalışanların kendi rızalarıyla dahi sigortasız çalışmayı talep etmelerinin hukuken mümkün olmadığını söyledi. Özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanlar ile sosyal yardım yararlanıcılarının hak kaybı yaşamamak adına zaman zaman kayıt dışı çalışmaya yöneldiğinin tespit edildiğini kaydeden İsmail Sayar, işverenlerin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi gerektiğini ifade etti. Kayıt dışı çalışan kişilerin emeklilik hakkından mahrum kaldığını belirten İsmail Sayar, iş göremezlik durumunda malullük aylığı alamadıklarını, vefat halinde ise geride kalan aile bireylerinin ölüm aylığı güvencesinden yararlanamadığını söyledi. Ayrıca işsizlik sigortasından faydalanamayan çalışanların sağlık hizmetlerine erişimde de sorun yaşayabildiğini dile getirdi. "Sigortasız çalışanlar yasal koruma mekanizmalarından uzak" İş kazaları ve meslek hastalıkları konusunda da kayıt dışı istihdamın büyük risk taşıdığına dikkat çeken İsmail Sayar, sigortasız çalışanların yasal koruma mekanizmalarından uzak kaldığını belirtti. Bunun yanında kayıt dışı çalışanların kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, hafta tatili ve analık izni gibi temel işçilik haklarından da mahrum bırakıldığını ifade etti. SGK’nın temel yaklaşımının cezalandırma değil rehberlik olduğunu vurgulayan İsmail Sayar, işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli büyümesini desteklemeyi amaçladıklarını kaydetti. Ancak kayıt dışı istihdamın kısa vadeli kazanç gibi görünse de işletmeleri ağır mali ve hukuki yaptırımlarla karşı karşıya bırakabileceğini belirten Sayar, tespit halinde yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve iş kazalarında ciddi hukuki sorumlulukların gündeme geldiğini söyledi. Kayıt dışı istihdamın ülke ekonomisine verdiği zararlar hakkında da değerlendirmelerde bulunan İsmail Sayar, bu durumun haksız rekabete neden olduğunu, piyasa dengesini bozduğunu, vergi ve prim kayıplarına yol açtığını ifade etti. Sosyal güvenlik sisteminin zarar gördüğünü, gelir dağılımında adaletsizlik oluştuğunu ve ekonomik verilerin güvenilirliğinin zedelendiğini belirtti. İsmail Sayar açıklamasının sonunda, kayıtlı istihdamın yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda ülkenin geleceğine yapılan önemli bir yatırım olduğunu belirterek, Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında tüm tarafları ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etti.