GÜNDEM - 30 Ekim 2020 Cuma 11:49

Mesut Yılmaz kimdir? Kaç yaşında vefat etti? Ölüm nedeni?

A
A
A
Mesut Yılmaz kimdir? Kaç yaşında vefat etti? Ölüm nedeni?

Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Peki Mesut Yılmaz kimdir? İşte merak edilenler...

72 yaşında vefat eden Mesut Yılmaz, Türk siyasetine damga vuran önemli isimlerden biridir. 36 yaşında siyasete girmiş, bakanlık ve başbakanlık görevinde bulunmuştur. Aynı zamanda 1991 yılında Anavatan Partisi Genel Başkanlığına seçilmiştir.

Mesut Yılmaz'ın tedavi gördüğü hastaneden yazılı bir açıklama yapılarak, "Hepinizin bildiği gibi TC. Eski Başbakanlarından sayın Ahmet Mesut Yılmaz yaklaşık 2 aydır Akciğer kanseri ve sonrasında gelişen tıbbi durumlar nedeniyle sürdürdüğü mücadelesine bugün itibari ile yenik düşmüş ve hakkın rahmetine kavuşmuştur. Kederli ailesine ve sevenlerine sabır dileriz. Türk milletinin başı sağ olsun” ifadeleri kullanıldı.

Yaşamı

Ahmet Mesut Yılmaz (d. 6 Kasım 1947, İstanbul), Türk siyasetçi, eski başbakan ve eski Anavatan Partisi Genel Başkanı. 1991 ve 1999 yılları arasında toplam yaklaşık 2 yıl boyunca 3 kez başbakanlık ve çeşitli bakanlıklar yapmıştır. 1991-2002 yılları arasında ise Anavatan Partisi genel başkanlığı görevini üstlenmiştir.

6 Kasım 1947 tarihinde İstanbul'da doğdu. Ortaöğretimine Avusturya Lisesi'nde başladı ve İstanbul Erkek Lisesi'nde bitirdi. 1971 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü'nden mezun oldu. 1972-1974 yılları arasında Almanya'nın Köln Üniversitesi İktisadi ve Sosyal Bilimler Fakültesi'nde yüksek lisans çalışması yaptı. 1975-1983 yılları arasında kimya, tekstil ve ulaştırma sektörlerinde, çeşitli özel şirketlerde yönetici olarak görev aldı.

1983 yılının mayıs ayında kurulan Anavatan Partisi'nde kurucu üye ve Genel Başkan yardımcısı oldu. Aynı yıl Kasım ayında yapılan genel seçimde Rize milletvekili seçildi. Birinci Turgut Özal hükûmetinde Bilgilendirmeden Sorumlu Devlet Bakanlığı'na atandı ve hükûmet sözcülüğü yaptı. 1986 yılında Kültür ve Turizm Bakanı oldu. Bu dönemde Türkiye-Batı Almanya ve Türkiye-Yugoslavya ekonomi karma komisyonlarının başkanlıklarını yürüttü. 1986 yılında ANAP içerisinde yaşanan Turgut Özal ile Bedrettin Dalan arasındaki ayrışmada Dalan tarafında olsa da Özal'ı karşısına almamıştır.

29 Kasım 1987 seçimlerinde yeniden Rize milletvekili seçildi. İkinci Özal hükûmetinde Dışişleri Bakanlığı'na atandı. 1988 yılından sonra Avrupa Demokrasi Birliği genel başkan yardımcılığı yaptı. Yılmaz, Akbulut Hükûmeti'nde de üstlendiği bu görevden 20 Şubat 1990'da istifa etti.

ANAP Genel Başkanlığı ve başbakanlıkları

15 Haziran 1991 tarihinde yapılan Anavatan Partisi Büyük Kongresi'nde genel başkanlığa seçildi. Kurduğu hükûmet 5 Temmuz 1991 günü TBMM Genel Kurulu'nda güvenoyu aldı. 20 Ekim 1991 günü yapılan genel seçimlerden sonra ana muhalefet partisi lideri olarak çalışmalarını sürdürdü.

24 Aralık 1995'te yapılan genel seçimler sonrası Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi tarafından oluşturulan 53. hükûmetin başbakanı olarak görev yaptı.

28 Şubat sürecinde mecliste muhalefet milletvekilleri azınlıkta olmasına rağmen, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından hükûmeti kurmakla görevlendirildi ve Demirel'in eski partisi DYP'den kendine yakın milletvekillerini istifa ettirerek onları Demokrat Türkiye Partisi adı altında toplayıp ANAP-DSP-DTP koalisyonuna (ANASOL-D hükûmeti, 55. hükûmet) sokmasıyla 20 Haziran 1997'de üçüncü kez başbakan oldu. 25 Kasım 1998'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) kendisi ve devlet bakanı Güneş Taner için verdiği gensoru önergelerinin TBMM'de kabul edilmesinden sonra istifa etti.

18 Nisan 1999 tarihinde yapılan genel seçimlerde partisinin büyük oy kaybına rağmen DSP-MHP-ANAP koalisyonunda yer alarak Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı oldu.

3 Kasım 2002 seçimlerinde partisinin \%5 oy oranı ile barajın altında kalmasından sonra görevinden istifa etti. Rize'den milletvekili seçilecek oy oranına ulaşmasına rağmen lideri olduğu ANAP \%10'luk barajın altında kaldığından milletvekili seçilememiştir.

ANAP Sonrası Siyasî Yaşamı

25 Mayıs 2007'de Rize'den bağımsız milletvekilliği adaylığını açıkladı. 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan genel seçimlerde Rize'den bağımsız milletvekili olarak meclise girmeye hak kazandı. 2009 yılında Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi'nin birleşmeleri sonucu kurulan Demokrat Parti'ye 31 Ekim 2009'da geçti. 15 Ocak 2011 tarihinde Namık Kemal Zeybek'in genel başkan seçilmesinin ardından Demokrat Parti'den 18 Ocak'ta istifa etti.

Yüce Divan Davası

13 Temmuz 2004 tarihinde TBMM tarafından, Güneş Taner ile birlikte "Türkbank ihalesi sürecinde malın satımında ve değerinde fesat oluşturacak ilişki ve görüşmelere girdikleri ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanunu'nun 205. maddesine uyduğu iddiasıyla" hakkında Yüce Divan'a sevk kararı alındı. Yüce Divan sıfatıyla görev yapan Anayasa Mahkemesi, her iki kişinin suçlama kararlarının ayrı ayrı ele alınması gereği nedeniyle kararı iade etti. Karar 27 Ekim 2004'te tekrarlandı ve onaylandı. Böylece Yılmaz, Cumhuriyet tarihinde Yüce Divan'da yargılanan ilk başbakan olmuş oldu. Yüce Divan, 23 Haziran 2006 tarihinde davanın kesin hükme bağlanmasını 4616 sayılı Şartla Salıverilme Yasası uyarınca erteledi. Üç üyenin sanıkların beraatini istemesine karşın oy çokluğuyla verilen karar sonucunda, dava normal zaman aşımı süresine kadar muhafaza edildikten sonra düşecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana "Son Reçete" operasyonu: Usulsüz ilaç çetesi çökertildi Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi. 69 şüpheli gözaltına alınırken, örgüte ait 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 34’ü tutuklanırken, 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 10 kişi ise savcılıktan serbest kaldı. Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, usulsüz reçete yöntemiyle ilaç temin eden şebekeye yönelik yaklaşık 1 yıl süren teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenledi. "Son Reçete" adı verilen operasyonda, para karşılığında temin edilen başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden reçete yazdırılarak kanser ilaçları, uyuşturucu içerikli haplar, antibiyotikler ve sağlık kabinlerinde kullanılan ilaçların alındığı ortaya çıkarıldı. Doktor üzerinden reçete, 6 eczaneden temin Yapılan çalışmalarda, ilaçların doktor U.U. üzerinden reçete edildiği, örgüt içerisindeki 6 eczacı aracılığıyla temin edildiği belirlendi. Sağlık raporuna tabi ilaçların ise hasta yerine "dublör" kullanılarak alındığı tespit edildi. Dublörlük görevini hepatit hastası S.İ. ile R.O.’nun yaptığı öğrenildi. Şebekenin temin ettiği ilaçları yasa dışı şekilde sağlık kabinleri ve farklı eczanelere sattığı, uyuşturucu madde içerikli hapların ise elden bağımlılara verildiği ve yurt dışına satış yaptığı belirlendi. 87 milyon TL’lik mal varlığına el konuldu Soruşturma kapsamında şebekede; 1 doktor, 6 eczacı, 5 eczacı kalfası, 3 ecza deposu sahibi, 1 hemşire ve 2 dublör olmak üzere çok sayıda şüphelinin yer aldığı tespit edildi. 13 Şubat’ta Adana merkezli olmak üzere İzmir, Konya, Diyarbakır, Mersin, Antalya, Muğla, Batman, Osmaniye ve Mardin’de 186 ekip ve 600 polisin katılımıyla eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 69 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile 500 kutu ilaç ele geçirildi. Şebekeye ait yaklaşık 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu. Şebekenin kamuya verdiği zararın belirlenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından inceleme başlatıldı. 34 kişi tutuklandı Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden aralarında doktor, eczacı, ecza deposu sahipleri ve dublörlerin de bulunduğu 34 kişi tutuklandı. 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 10 kişi ise savcılıkça serbest kaldı.
Gaziantep İlk sahur öncesi uzmandan kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Diyetisyeni Zişan Sobacı, ilk sahurda yapılan beslenme hatalarına dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Diyetisyen Zişan Sobacı, uzun sürecek açlık dönemine sağlıklı bir başlangıç yapmanın ay boyunca enerjiyi korumak açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Uzun saatler aç kalacağız düşüncesiyle aşırı ve ağır yemek tüketmek en sık yapılan hatalardan biri, özellikle kızartmalar, hamur işleri ve fazla tuzlu gıdaların gün içinde susuzluk hissini artırır ve mide problemlerine yol açabilir" dedi. Sahurda doğru beslenme İdeal sahur öğünü ile ilgili bilgi veren Diyetisyen Sobacı, "Yumurta, peynir, yoğurt gibi kaliteli protein kaynakları, tam buğday ekmeği ve yulaf gibi kompleks karbonhidratlar, bol yeşillik ve lifli sebzeler, ceviz, badem gibi sağlıklı yağlar, yeterli miktarda su içermeli, sahurda kan şekerini dengede tutan ve uzun süre tokluk sağlayan besinler tercih edilmeli. Aksi halde gün içinde halsizlik, baş ağrısı ve dikkat dağınıklığı görülebilir" ifadelerini kullandı. "Çay ve tatlı tüketimine dikkat" Sahurda aşırı çay ve kahve tüketiminin vücuttan su atımını artırarak susuzluğa neden olabileceğini belirten Sobacı, şerbetli tatlılardan ise özellikle uzak durulması gerektiğini vurguladı. Diyetisyeni Zişan Sobacı, iftar ile sahur arasında en az 8-10 bardak suyun zamana yayılarak tüketilmesi gerektiğini de hatırlattı. Diyetisyen Zişan Sobacı, "Ramazan ayı bir denge ayıdır. İlk sahurdan itibaren bilinçli ve ölçülü beslenmek hem sağlığımızı hem de ibadet sürecimizi olumlu etkiler" diye konuştu.