DÜNYADAN FUTBOL - 18 Ekim 2013 Cuma 12:16

Milli sporcu Derya Can'dan dünya rekoru

A
A
A
Milli sporcu Derya Can'dan dünya rekoru

Antalya’nın Kaş ilçesinde Milli sporcu Derya Can, 'Paletsiz değişken ağırlık derin dalış' dalında 71 metre’ye dalarak dünya rekoru kırdı.

3 gün üst üste 3 ayrı kategoride serbest dalış dünya rekoru için dalacak olan Derya Can ilk dünya rekorunu bayramın üçüncü günü kırarak, Cumhuriyet'in kuruluşunun 90. yıl dönümüne armağan etti. Saat 18.15'de olumsuz hava koşullarına rağmen rekor denemesini Çukurbağ yarımadası açıklarında Hidayet Koyu'nda geçekleştiren Sualtı Sporları Milli Sporcusu Derya Can'a, Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri ile Sağlık Bakanlığı'nın İlk Yardım ve Kurtarma Birimi eşlik etti. ODTÜ SAS ekibinin de 21 kişi ile görev aldığı rekor denemesinde Dünya Sualtı Sporları Konfederasyonu (CMAS) hakemlerinden Rus Igor Orel, İspanyol Nicalaus A. Soza Garcia ile CMAS Serbest Dalış Teknik Kurul Başkanı Levent Ucuzal gözlemci olarak katıldı. Dünya rekorunu 61 metre ile elinde bulunduran yine ODTÜ SAS sporcusu Şahika Ercümen’den devir alarak 71 metreye çıkaran Derya Can, 1.56 saniye su altında kalarak rekor dalışı tamamlamış oldu. Rekoru kırdıktan sonra ekip arkadaşları ile birlikte Türk bayrağı açarak, "En büyük Türkiye" diye bağıran Can, uzun bir hazırlık döneminden sonra bu denemeyi gerçekleştirdiğini, kırdığı rekoru ise Cumhuriyetin kuruluşunun 90. yılına armağan ettiğini bildirdi. Can "Bu rekor Vatana Millete hayırlı olsun" dedi.

ÜÇ GÜNDE ÜÇ DÜNYA REKORU HEDEFLENİYOR
Dalışları Dünya Sualtı Sporları Konfederasyonu (CMAS) hakemleri tarafından izlenen Derya Can’ın ikinci rekor denemesinin 18 Ekim’de, "İp destekli paletsiz sabit ağırlık" dalında olacağı öğrenildi. Bu dalın ilk kez deneneceği, Derya Can’ın ise 70 metreyi zorlayacağı bildirildi. Üçüncü rekor denemesinin ise "sabit ağırlık paletli derin dalış" dalında olacağı Can’ın hedefinin ise 82 metre olduğu öğrenildi.
Rusya’nın Kazan şehrinde 2-11 Ağustos 2013 tarihleri arasında düzenlenen serbest dalış Dünya Şampiyonasında dünya ikincisi olan Derya Can, Antalya’nın Kaş ilçesinde ana sponsoru Arnica’nın da desteği ile bu rekorlar için hazırlanıyor. ODTÜ Spor Kulübü SAS sporcusu Çanakkale’de beden eğitimi öğretmenliği yapan, onlarca Türkiye rekoru ve şampiyonluğu bulunan milli sporcu Derya Can’ın 2007 Dünya 2.'si, 2007 Dünya 4.'sü, 2012 Avrupa 3.'sü, 2012 Avrupa 4.'sü, 2013 Dünya 2.'si, 2013 Dünya 4.'sü gibi başarıları bulunuyor.

DALGIÇ PATRON MİLLİ DALGIÇA DESTEK OLDU
Küçük ev aletleri markası Arnica’nın Yönetim Kurulu Başkanı olan ve yıllarca su altı sporları ile amatör olarak ilgilenen Serhan Akın, Derya Can’ın sponsor arayışını gazetede okumasıyla tereddüt etmeden harekete geçtiklerini, sosyal anlamda her zaman kadınların yanında olduklarını ifade etti. Türkiye için önemli bir başarıya imza atacak olan Derya Can’ın sponsoru olmaktan oldukça mutlu olduklarını da sözlerine ekleyen Akın, "Derya Can’ın hedeflediği rekorları kıracağından hiç kuşkumuz yok." diye konuştu.

MEHMET ÖZGÜR BOZKURT
ANTALYA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara YÖK Başkanı Özvar: "Müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Mevcut okullarımızın altyapısını güçlendirecek, müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak, işletmelerin eğitim süreçlerine katılımını artıracak ve öğrenci-işletme eşleşmesini daha isabetli hale getirecek mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz" dedi. YÖK, Üniversitelerarası Kurul Toplantısı’nın 263.’sünü gerçekleştirdi. Yükseköğretim sistemine ilişkin güncel konuların ele alındığı toplantıda, üniversitelerin akademik çalışmaları, yükseköğretimde kalite süreçleri ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik konular ele alındı. Düzenlenen toplantıda açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye’de yükseköğretimin gelişimi için üniversiteler arası koordinasyonun önemine dikkat çekti. Özvar, akademik üretkenliğin artırılması ve üniversitelerin uluslararası rekabet gücünün yükseltilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Ayrıca Özvar, Türkiye’nin ve dünyanın kalkınma önceliklerini yükseköğretimde ele almak zorunda olduklarını vurguladı. "Üniversite sıralamaları, tek başına bir amaç ya da nihai hedef değildir" Organize Sanayi Bölgelerinde Kurulan Meslek Yüksekokulları’nın (OSB-MYO) kapasitesini artırmayı hedeflediklerini ve böylece yükseköğretimdeki hedeflerine kapsamlı bir şekilde ulaşacaklarını belirten YÖK Başkanı Erol Özvar, "Toplantının temel amacı; OSB-MYO sayısını artırmak, mevcut olanların etkinliğini güçlendirmek ve bu modeli ülke geneline yaygınlaştırmak için neler yapabileceğimizi istişare etmekti. Burada gayemiz yalnızca yeni okullar açılması değildir. Bunun yanında, mevcut okullarımızın altyapısını güçlendirecek, müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak, işletmelerin eğitim süreçlerine katılımını artıracak ve öğrenci-işletme eşleşmesini daha isabetli hale getirecek mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz. Her fırsatta ifade ettiğim gibi üniversite sıralamaları, tek başına bir amaç ya da nihai hedef değildir. Ancak üniversitelerin araştırma üretimi, uluslararası görünürlüğü ve akademik itibarı açısından önemli bir gösterge sunduğu da açıktır. Bu nedenle üniversitelerimizin uluslararası sıralamalarda istikrarlı biçimde yükselmesini memnuniyetle karşılıyor; bunu yükseköğretim sistemimizin güçlenmesinin somut bir yansıması olarak değerlendiriyorum" diye konuştu. "Hiçbir üniversitemizin gerileme göstermemesi son derece kıymetlidir" Dünya üniversiteleri sıralamasında Türkiye’den 6 üniversitenin ilk 500’e girmesinin önemli bir başarı olduğunun altını çizen Özvar, "Bu tabloyu doğru okumak için, sıralamaların yalnızca ‘listeye girme’ meselesi olmadığını; araştırma ekosisteminin niteliğini, uluslararası iş birliklerini, yayın ve atıf etkisini, akademik görünürlüğü ve kurumsal itibarı birlikte yansıtan bir gösterge seti olduğunu görmek gerekir. Dolayısıyla sıralamalardaki yükselişi sürdürülebilir kılmak istiyorsak; araştırma stratejilerimizi kurumsal düzeyde netleştirmeli, odak alanlarımızı belirlemeli, disiplinlerarası iş birliğini güçlendirmeli ve nitelikli araştırmacıyı destekleyen bir ekosistemi kararlılıkla inşa etmeliyiz. Bu hedef, yalnızca birkaç üniversitemizin değil; sistemin genelinin kalite kültürüyle güçlenmesini gerektirmektedir. Somut sıralama verilerine geldiğimizde, QS 2026 Dünya Sıralamasında 6 üniversitemizin ilk 500’e, 11 üniversitemizin ilk 1000’e girmesi; 9 üniversitemizin sıralamasını yükseltmesi ve hiçbir üniversitemizin gerileme göstermemesi son derece kıymetlidir" ifadelerine yer verdi.