HENTBOL - 15 Aralık 2008 Pazartesi 13:56

Milli sporcunun yol çilesi

A
A
A
Milli sporcunun yol çilesi

Kayseri Erciyes Üniversitesi Spor Kulübü Bayan Hentbol Takımı'nın milli sporcusu Tuğba Akalan, her hafta sonu takımı ile müsabakalara katılmak için uzun bir yol çilesi çekiyor...

Tuğba Akalan, Kayseri'ye tayini çıkmadığı takdirde, aktif sporculuk hayatını bitireceğini söyledi. 2008-2009 hentbol sezonundan bu yana beden eğitimi öğretmeni olarak görev yaptığı Şırnak'ın Beytülşebap ilçesinden Kayseri'ye gelebilmek ve tekrar Şırnak'a dönebilmek için uzun bir yolculuk maratonu yaşadığını kaydeden Akalan, yetkililerden ilgililerden yardım bekliyor.

Şubat 2009 atamasına kadar tayininin Kayseri'ye gerçekleşmemesi halinde aktif sporculuk hayatını bitirmek zorunda kalacağını belirten Akalan, "21 Ağustos 2008 tarihinde belirlenen milli sporcu atamasında Şırnak'ın Beytülşebap ilçesine beden eğitimi öğretmeni olarak tayinim çıktı. Halen süper ligde mücadele eden Kayseri Erciyes Üniversitesi Bayan Hentbol Takımı'nda aktif sporcu olarak spor yaşantıma devam ediyorum. Kayseri Erciyes Üniversitesi Bayan Hentbol Takımı'nın her hafta oynadığı maçlara Şırnak'tan gelip gidiyorum. Kayseri'ye gelmem bir günümü alıyor. Kayseri'ye gelebilmek için Şırnak'tan havaalanı olmadığı için önce Mardin, Diyarbakır veya Batman'a gidiyorum. Havaalanına ulaşmak en az 4-5 saatimi alıyor. Şırnak'a en yakın havaalanı Mardin'de, orası da 4 saat sürüyor. Diyarbakır'a gidebilmek için 6 saat yolculuk yapmam gerekiyor. Tabii ki uçağa yetişebilirseniz. Bazen uçağı da kaçırabiliyorum. Havaalanından uçağa binebilirsem Ankara'ya uçuyorum. Ankara'dan ise otobüsle Kayseri'ye geliyorum ve takımımla birlikte maça çıkıyorum. Her hafta sonu yaşadığım bu maceralı yolculuk benim en az 1 günümü, eğer birde uçağı kaçırırsam daha fazla zamanımı alıyor" dedi.

Her hafta çarşamba günü akşamında Şırnak'tan yola çıkarak Perşembe günü Kayseri'de takımımla birlikte antrenmanlara yetişmeye çalıştığını anlatan Tuğba Akalan, "Önceki günlerde bakanlıktan, (Aktif sporcuları, spor yaptıkları illere alacağız) şeklinde bir karar çıkmış ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu da bunu imzalamıştı. Ancak çok kalabalık bir liste olduğu için araştırmaya gidildiği söylendi. Bu durumda olan 80 kişi varmış. Bunların arasında aktif olmayan sporcular da varmış. O yüzden bakanlık bunun araştırmasını yapıyormuş. Araştırma halen devam ediyormuş, ama benim gibi onlarca aktif sporcu çok mağdur durumda. Her hafta aynı maceralı ve sıkıntılı yolculuğu yaşıyorum. Şırnak'ta 6 tane milli ve aktif sporcu olan arkadaşım var. Şırnak'tan sadece taekwondo sporunda 29. Yaz Olimpiyat oyunlarında 57 kiloda olimpiyat ikincisi olan ve aktif spor hayatını sürdüren Azize Tanrıkulu adlı arkadaşımızı görevlendirme ile Antalya'ya aldılar. Ben de hentbolde 100'den fazla milli formayı giydim ve halen Erciyes Üniversitesi Bayan Hentbol Takımı'nda aktif olarak oynuyorum. Evliyim ve bir oğlum var. Bu yüzden milli takım faaliyetlerine katılamıyorum, ama halen aktif sporcuyum. Her hafta Şırnak'tan Kayseri'ye gelmek ve maçtan sonra tekrar Şırnak'taki görevime dönmek için aynı yolu kat etmek beni fazlasıyla yoruyor ve yıpratıyor. Bu şekildeki mücadelem çok zor oluyor. Antrenman yapmadan spor hayatınıza devam edemezsiniz. Şubat 2009 atamasına kadar inşallah atamam gerçekleşir. Aksi takdirde aktif spor hayatım bu gidişle devam edemeyecek. Çünkü her hafta gidip gelmem hem çok zor, hem de çok masraflı oluyor. Aynı zamanda antrenman yapamamak çok kötü. Şırnak'ta bir hentbol takımı olsaydı ben de onlarla birlikte antrenmanlara katılırdım. Ama hentbol bir takım sporu, takım halinde antrenman yapmayı gerektiren bir spor. Bireysel bir spor olsa her gün kendi antrenmanımı yapardım. Ama Şırnak'ta da hiç bir hentbol takımı olmadığı için bu şekilde çok mağdur oluyorum. Yetkililerin benim gibi mağdur durumdaki aktif
sporculara kulak verilmesini ve bu sporcuların bir an önce spor yaptıkları illere beden eğitimi öğretmeni olarak tayinlerinin gerçekleştirilmesini istiyorum" diye konuştu.

KAYSERİ - İHA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya protokolü ve oda başkanları iftarda buluştu Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin (AESOB) geleneksel iftar programı, Antalya protokolünü, siyasi parti temsilcilerini, kamu kurumlarını, meslek örgütlerini, esnaf ve sanatkarlar oda başkanları ve yönetim kurulu üyelerini aynı sofrada buluşturdu. AESOB Başkanı Adlıhan Dere, "Geleneksel iftar soframızda herkes bir arada. AESOB her zaman Antalya’nın birleştirici gücü" dedi. Programda konuşan AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Ramazan sofrasının sadece bir iftar buluşması olmadığını ifade ederek, birlikteliğin önemini vurguladı. Zor zamanlarda gösterilen dayanışma ruhunu hatırlatan Dere, "Zor günlerden geçtik. Pandemide dükkanlarımız kapandı ama gönüllerimiz kapanmadı. Depremde yüreğimiz yandı ama dayanışmamız sönmedi. Ekonomik sıkıntılar yaşadık, sel felaketleri gördük Ama her defasında bu şehrin esnafı dimdik durdu. Çünkü bizim mayamızda ahilik var; geleneğimizde helal lokma var. İnancımızda sabır, şükür ve tevekkül var. Biz düştüğümüzde birbirimizi kaldırmayı, zor zamanda omuz omuza vermeyi bilen bir milletiz" diye konuştu. Bu birliğin en somut göstergesinin iftar programındaki geniş katılım olduğunu belirten Dere, iftar buluşmasının bu dayanışma ruhunu tazelediğini belirterek, "Esnaf güçlü olursa mahalle güçlü olur. Mahalle güçlü olursa şehir güçlü olur. Şehir güçlü olursa memleket güçlü olur. Biz kucaklaşarak büyürüz, birleşerek güçleniriz. Paylaştıkça çoğalır, birlik oldukça ayakta kalırız. İşte bu sebeple Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, her zaman Antalya’mızın birleştirici gücüdür" dedi. "Esnafın sofrası milletin sofrasıdır" Antalya Valisi Hulusi Şahin de Ramazan’ın birlik ve dayanışma iklimine dikkat çekti. Vali Şahin, "Ramazan’ın ikinci iftarında sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Esnafın sofrası milletin sofrasıdır. Adlıhan Dere Başkan da her Ramazan ayının ilk günlerinde bizleri bir sofrada bir araya getirerek esnafın gücü ile şehrin gücünü birleştirmektedir. Ramazan demek birlik, beraberlik, fedakârlık, yardımlaşma demektir. Bu değerler aynı zamanda Ahilik kültürünün de değerleridir. Eğer esnaf bu duyguları kendi kalbinde hissediyorsa bu toplum ahlaken güçlü demektir. Herkesin Ramazan ayı mübarek olsun" ifadelerini kullandı. "Esnafın güçlenmesi geleceğe yatırımdır" Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, "Ramazan ayı paylaşmanın, hoşgörünün ayıdır. Aynı sofrada buluşmak, aynı duaya amin demek çok kıymetli. Bu akşam burada sadece bir iftar sofrasında değil, her sabah işine dua ile başlayan, şehrimize can veren esnafımızla birlikte Antalya’nın emeğinde ve bereketinde bir aradayız. Bizleri şehrin ekonomik gücü olan esnaf ve sanatkarlar ile bir sofrada buluşturan Adlıhan Dere Başkana da çok teşekkür ediyorum. Her lokma için mücadele eden, alın terini kazanca dönüştüren esnafımız bu şehrin canlılığını, üretkenliğini ve bereketini ayakta tutuyor. Sorun varsa konuşacağız, eksik varsa birlikte tamamlayacağız. Çünkü biliyoruz ki yerel kalkınmanın en önemli faktörleri olan sizlerin güçlenmesi bu şehrin geleceğine yapılan en kıymetli yatırımdır" dedi. Program, edilen duaların ardından birlik ve beraberlik temennileriyle sona erdi. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere’nin ev sahipliğindeki iftar programına Antalya Valisi Hulusi Şahin, milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, kaymakamlar, belediye başkanları, oda ve STK başkanları katıldı.