KENT HABERLERİ - 08 Ocak 2014 Çarşamba 17:02

Minik sürücülerden ustalara örnek davranış

A
A
A
Minik sürücülerden ustalara örnek davranış

Sultangazi Belediyesi hizmete açtığı Uygulamalı Trafik Eğitim Parkı'nda öğrencilere trafik konusunda eğitim vermeye devam ediyor.

Minik sürücüler, küçük yaşta iyi eğitim almak için canla başla çalışıyor. Trafik kurallarının teorik ve uygulamalı olarak öğretildiği eğitim parkında, öğrenciler eğlenerek öğrenmenin keyfine yaşıyor.

Öğrencileri trafik konusunda bilinçlendiren ve merak ettikleri konulara cevap veren bir mekan olma özelliği taşıyan Uygulamalı Trafik Eğitim Parkı kış aylarında da okullardan büyük ilgi görüyor. Sultangazili öğrenciler her hafta Çarşamba günleri gruplar halinde Trafik Eğitim Parkı’nda birer saatlik eğitim alıyorlar.

Sunum ve slaytlar eşliğinde teorik olarak yapılan eğitimlerde öğrencilere trafik kuralları öğretiliyor. Öğrencilere emniyet kemerinin öneminden, yoldan karşıdan karşıya geçerken nasıl davranmaları gerektiğine, bir yaya olarak uymaları gereken kurallardan trafik levhalarının ne anlama geldiğine varıncaya kadar birçok konuda bilgi veriliyor.

Eğitimin sonunda ise okul öğretmenlerinin ve trafik polislerinin eşliğinde öğrenciler, akülü araçlara binerek trafik kurallarına uygun bir şekilde araç kullanıyorlar. Trafiğin içinde olduklarını hissettiren eğitimlerden oldukça keyif alan öğrenciler, trafikte daha güvenli ve bilinçli hareket etmeyi öğrenmenin de mutluluğunu yaşıyor. Öğrencilere bilgilendirici broşürlerin de dağıtıldığı eğitimlerde, öğrenciler teorik ve pratik bilgiler ediniyor.

UYGULAMALI TRAFİK EĞİTİM PARKI
Sultangazi Belediyesi trafik kurallarına duyarlı nesiller yetiştirilmesi amacıyla Uygulamalı Trafik Eğitim Parkı’nı 2010 yılında hizmete açtı. Habibler Mahallesinde 5 bin 735 m2 alan üzerine kurulan Eğitim Parkı; yatay-düşey trafik işaretleri, sinyalizasyon sistemleri, bisiklet yolları, yaya geçitleri, hemzemin geçit, yaya kaldırımları, eğitim pisti ve eğitim laboratuarından oluşuyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Melikgazi Zabıtası kasap ve baharatçıları denetledi Melikgazi Belediyesi zabıta ekipleri yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların daha sağlıklı ve güvenilir gıda maddelerine erişimi için kasap ve baharatçılara denetim gerçekleştirdi. İlçe genelinde gerçekleştirilen denetimlerde iş yerlerinin hijyen şartarı, ürünlerin son kullanma tarihleri, fiyat etiketleri ve genel düzeni titizlikle incelendi. Özellikle et ve et ürünlerinin, baharatların saklama şartları ekipler tarafından detaylı şekilde kontrol edildi. İlçede halk sağlığını korumak amacıyla rutin olarak denetimlerin artarak devam edeceğini söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, "Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşlarımızın sıklıkla kullandığı kasap ve baharatçı gibi esnaflarımızı denetlemeye devam ediyoruz. Yapmış olduğumuz bu denetimlerle hem halk sağlığının korunması hem de haksız rekabetin önüne geçilmesini hedefliyoruz. Denetimlerde genel temizlik kurallarına uyulup uyulmadığını, üretim araçlarının temizliğini kontrol eden zabıta ekipleri, ürünlerin son kullanma tarihlerini, muhafaza şartlarını, fiyatlarını ve gramajlarını da kontrolden geçirdi. Kurallara uyan esnafımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Zabıta ekiplerimiz denetimlerde, eksiklik tespit ettiği işletmelere de gerekli uyarıları yaparak mevzuata uygun hareket edilmesi konusunda bilgilendirdi. Kurban Bayramı boyunca da sokaklarda, caddelerde kaçak kıyma çekimine de müsaade etmeyeceğiz. Vatandaşlarımızın huzuru, sağlığı, güvenliği ve esenliği için denetimlerimiz aralıksız edecek" dedi.
Tekirdağ Tekirdağ’da çevre ve iklim zirvesi: Sıfır atık için ortak çağrı Tekirdağ’da düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı’nda çevre sorunları, su kaynaklarının korunması ve israfla mücadele konularına dikkat çekildi. Sıfır Atık Vakfı tarafından "Yerelden Ulusala İsraf ve Atık" temasıyla organize edilen "COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları" çerçevesinde Tekirdağ’da gerçekleştirilen program, Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla yapıldı. Çalıştayda çevre bilincinin artırılması, su kaynaklarının verimli kullanılması ve sürdürülebilir yaşam politikalarının güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Çalıştay sonunda hazırlanan sonuç bildirgesinde, çevre ve iklim değişikliğiyle mücadelede yerelden ulusala uzanan politikaların önemine dikkat çekildi. "İnşallah bu sene ciddi su sorunu yaşamayız" Tekirdağ’da artık Ergene Nehrine sanayi atıklarının salınmadığının altını çizen Vali Recep Soytürk, "Geçen sene su konusunda tüm Türkiye’de olduğu gibi ciddi sıkıntılar oldu. Naip Barajı’nda su çok azaldı ve ölü hacim denilen eksi bölümünden su çekmeye başladık ve tarımsal sulamada kullanılan göletlerden su almaya başladık. Bu sene çok şükür, çok güzel yağmurlar yağdı, yağmaya devam ediyor. Geçen sene yüzde 11 olan Naip Barajı bu sene yüzde 22’de. Devlet Su İşleri Müdürümüz her hafta doluluk oranını bize bildiriyor, yüzde 22’nin üzerine çıkamadık çünkü bir taraftan şehre su veriyoruz. Bir taraftan yağmur yağıyor, inşallah bu sene ciddi su sorunu yaşamayız. TESKİ bununla ilgili çalışmalar yapıyor, inşallah zamanında bitirir ve yine bu sene su sıkıntısı çekmeyiz" dedi. "İlimizin en önemli konularından biri arıtmalar" Arıtma tesislerinin önemine dikkat çeken Vali Soytürk, "İlimizin en önemli konularından bir tanesi de arıtmalar. Arıtmaların doğru yapılması ve bu arıtma çamuru ile ilgili yapılan çalışmalar var. Ergene Derin Deşarj projesi önemli bir proje. Belki de dünyada böyle büyük bir proje yoktur. OSB’lerin atıkları büyük bir projeyle arıtılıyor. Arıtma tesisi kuruldu ve derin deşarjla Marmara Denizi’ne veriliyor. Marmara Denizi’ne verilirken de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu değerleri takip ediyor, bir sorun görüldüğü zaman hemen müdahale ediliyor. Çok şükür bu saate kadar bir sıkıntımız olmadı. Bu ne anlama geliyor Ergene Nehri’ne Organize Sanayi Bölgelerinden artık herhangi bir atık gitmiyor ya da kirletici bir unsur gitmiyor. Bu çok önemli bir şey’’ diye konuştu. "Allah korusun 2 sene üst üste yağmur yağmazsa ne yazık ki muhtemelen barajımızda su kalmayacak" Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ise yaptığı açıklamada, ‘’Biz Sıfır Atık Vakfı olarak Sayın Erdoğan hanımefendinin liderliğinde küresel sorunlara yerelde çözüm arıyoruz. Biz bu çalıştayları neden yapıyoruz sorusunu kendimize sorduğumuzda illerimizde, ilçelerimizde, köylerimizde, yaşam alanlarımızda çevreye dair, iklime dair büyük problemler var. İsrafa dair büyük problemler var. Ve biz bu problemleri çözmezsek, bu problemlere çözüm üretmezsek yarın bizden sonra gelecek neslin geleceği tehlike altında. Bugün geldiğimiz noktada dünyada tarım alanlarımız artık tükenme noktasına geldi. Her geçen gün tarım alanlarımızı erezyona ve iklim değişikliğine bağlı sebeplerden dolayı kaydediyoruz. Ne yazık ki Valimiz de ifade etti. Tekirdağ’ımızın barajının doluluk oranı yüzde 22. Allah korusun 2 sene üst üste yağmur yağmazsa ne yazık ki muhtemelen barajımızda su kalmayacak" ifadelerini kullandı. "Su kaynaklarımızı doğru kullanmak zorundayız" Su kayraklarına dikkat çeken Ağırbaş, "Biz Türkiye olarak su sitesi altında olan bir ülkeyiz. Ne yazık ki bizim su kaynaklarımız bolca değil ve su kaynaklarımızı doğru kullanmak zorundayız ve bu doğru kullanımının başında ise israfı önlemek geliyor. Ne yazık ki 2026 yılında yaşıyoruz. Dünya nüfusu 8 milyar. Dünyanın bir tarafındaki topluluklar obezite ilaçlarının fiyatının düşürülmesiyle alakalı lobi çalışması yaparken dünyanın diğer tarafında ise insanlar bir bardak suya muhtaç olarak hayatlarını kaybediyorlar. Birkaç hafta önce Kenya’nın Nairobi şehrindeydim. 1 milyondan fazla insanın yaşadığı bir gecekondu mahallesine ziyarette bulundum. Ne yazık ki 5-6 metrekare teneke evlerde 6-7 kişi yaşıyorlar. O insanların evlerinde alt yapı yok, bırakın alt yapıyı o gün yiyecek içecek sularının, gıdalarının olmadığı günler oluyor. Evlerinde tuvalet yok ve bir tuvalet ihtiyaçları için yarım saat yürümek zorundalar. Yılda 8 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiği bir dünyada bir şeyleri değiştirmek zorundayız. Bir şeyler ile alakalı farkındalık oluşturmak zorundayız. Bugün dünyadaki sera gazı emisyonlarının yüzde 8 ile 10’u gıda israfı kaynaklı oluyor" dedi. "86 milyon insanımıza sahip çıkmalıyız" Ağırbaş, "Bizler sıfır atık vakfı olarak bu işin farkındalık tarafındayız. MEB ile okullarımızdaki müfredatlara sıfır atık bilincini ekledik, bugün 1. sınıftan, 12. sınıfa kadar tüm yaş gruplarında sıfır atık konusu işleniyor. Biz bu sıfır atık konusunu neden önemsiyoruz konusuna geldiğimiz zaman ve neden konuyu 86 milyonla beraber başaracağımıza inanıyoruz sorusuna geldiğimiz zaman çünkü bu problem hepimizi ilgilendiriyor. Hava kirliliği, çevre felaketler, su problemleri ve israf siyasi parti ve siyasi ideoloji gözetmez. O şehirde ve o ülkede yaşayan bütün insanları etkiler ve biz Türkiye’de yaşayan 86 milyon olarak, dünyadaki 8 milyar insan olarak geleceğimize sahip çıkmak zorundayız" diyerek sözlerini noktaladı. Konuşmaların ardından çalıştaya katkı sunan kurum müdürlerine teşekkür sertifikaları takdim edildi. Programa Tekirdağ Valisi Recep Soytürk’ün yanı sıra Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Tekirdağ İl Müdürü Ali Kemal Atlı, İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, İl Jandarma Komutanı Albay Ali Güngör, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Arzu Çebi Topçu ile kurum müdürleri ve öğrenciler katıldı.
Kocaeli Sahili temizlemeye indiler, gördükleri manzara acı tabloyu özetledi Kocaeli’nin Darıca ilçesinde müsilaj tehlikesi ve deniz kirliliğine dikkati çekmek amacıyla "Marmara’ya Nefes" etkinliği düzenlendi. Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık ve öğrenciler sahil şeridinde temizlik yaparken, dalgıçlar da deniz dibindeki atıkları topladı. Özellikle sahil çevresinde yapılan temizlikte toplanan balıkçı ağları ve çok sayıda plastik ambalaj atığı dikkati çekti. Darıca Belediyesi ve bir üniversitenin su altı sporları topluluğu işbirliğiyle düzenlenen programa, Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, üniversite ve ilkokul öğrencileri ile dalgıçlar katıldı. Etkinlik kapsamında öğrenciler sahil şeridinde temizlik yaparken, dalgıçlar da Marmara Denizi’ne dalarak su altında biriken atıkları topladı. Sahil bandında yapılan temizlikte en çok dikkati çeken atıklar ise balıkçı ağları, cam ve pet şişeler ile plastik ambalajlar oldu. "Doğa alarm veriyor, denizlerimiz SOS veriyor" Programda yaptığı konuşmada, müsilaj tehlikesini hatırlatan Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, "Müsilaj tehlikesiyle karşı karşıya kaldık. Doğa alarm veriyor, denizlerimiz SOS veriyor. Bizim de tedbir almamız gerekiyor. Öncelikle herkes denizi ve doğayı kendi evi, kendi odası gibi görmeli. Bunu yapmadan bu işin içinden çıkamayız, başarılı olma şansımız da yok. Bu tarz etkinliklerin ana amacı farkındalık oluşturmak. Buradaki topluluk, birilerinin attığı çöpleri toplamakla mükellef insanlar değil. Biz aslında yere çöp atmamanın doğru olduğunu anlatmak için buradayız. Bizim amacımız bu. Çocukluğumuz buralarda geçti. Marmara Körfezi’nde denize girmeyi bırakın, sabahları lağım kokusundan yanından geçilmezdi. Buralar bu haldeydi" dedi. "Milyonlarca ton pislik denizin altından alınıp başka bir yere deşarj ediliyor" Bıyık, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığıyla yürütülen dip çamuru temizleme çalışmalarına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Allah’a çok şükür Kocaeli Büyükşehir Belediyemizle birlikte yapılan arıtma tesisleriyle İzmit Körfezi’nde canlı türü sayısı da arttı. Yunus balıklarının dolaştığı, temiz bir iç deniz haline geldi. İleri derecede biyolojik arıtma tesislerinin yanı sıra Karamürsel’den Darıca’ya kadar her noktada denize arıtılmadan bir deşarj yapılmayan bir sistemi kurduk. Şu anda burada denizsever kardeşlerimiz, su sporlarını seven gençlerimiz ve su altında farkındalık oluşturmak için program yapan arkadaşlarımız var. Belki onların bile haberi yoktur. Şu anda İzmit Körfezi’nde Kocaeli Büyükşehir Belediyemiz ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla birlikte dip çamuru temizleme çalışması yapılıyor. Milyonlarca ton pislik denizin altından alınıp başka bir yere deşarj ediliyor. Denizin altındaki oksijen oranını ve canlı sayısını artırmak gibi bir hedefimiz var." "150 milyon dolar çevre için harcanıyor" Dip çamuru temizliği projesinin büyüklüğüne değinen Bıyık, "Buraya harcanan para çok kıymetli. Avrupa Birliği projesi olan bu çalışma 150 milyon dolar değerinde dev bir proje. Herhalde bir siyasetçi ve belediye için 150 milyon dolarla çok daha farklı işler yapılabilir. Ama çevreci, doğaya saygılı, İzmit Körfezi’ne ve Marmara Denizi’ne kıymet veren bir anlayışla bakarsak bu proje doğru bir proje. Çünkü gençlerimize yapabileceğimiz en kıymetli iş, temiz çevre ve deniz bırakmak, aynı zamanda temiz çevre bilincini oluşturmak. Sıfır Atık Müdürlüğümüzle birlikte aynı anlayışla çalışıyoruz. İnsanların kafasına şunu kazımamız lazım; deniz çöplük değil, sokaklar çöphane değil. Doğa bize ait değil, biz doğaya aitiz. Biz doğanın bir parçasıyız. Bunu iyi algılamak, iyi anlatmak ve her yerde konuşmak lazım. Maalesef bu konuda çok gerideyiz, daha çok yol almamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Herkesin bu işin içinde olması ve bize omuz vermesi" Çevre mücadelesinin kurumların tek başına başarabileceği bir iş olmadığını belirten Bıyık, sözlerini şöyle noktaladı: "Herkesin bu işin içinde olması, bize omuz vermesi gerekiyor çünkü bu doğa hepimizin. Bu deniz benim ya da rektörümüzün tapulu malı değil; bu milletin malı, herkesin ortak malı. Herkesin kullanacağı bir alana hep birlikte sahip çıkmamız lazım. Bu konuları her gün daha çok konuşmamız lazım. Gençlerin kendi aralarındaki sohbetlerde sadece futbol değil, çevreyle alakalı neler yapılabileceğini de konuşması lazım. Bana göre her sohbetimizin arasında mutlaka çevre temizliği, geri dönüşüm ve sıfır atık olmalı çünkü bu gezegenden başka, oksijeni olan başka bir yaşam alanı yok. Dünyadan başka yaşam alanımız yok. Evlatlarımıza verebileceğimiz en kıymetli miras da bu dünyayı temiz bir şekilde bırakmaktır. Bunun için hep birlikte daha çok çalışmamız, daha çok gayret etmemiz ve daha çok emek sarf etmemiz lazım."