GÜNDEM - 31 Ekim 2018 Çarşamba 13:46

Nazar Nur Kaya'nın ablası Hatice Kaya: 'Kardeşim bir cinayete gitti gibi geliyor bana'

A
A
A
Nazar Nur Kaya'nın ablası Hatice Kaya: 'Kardeşim bir cinayete gitti gibi geliyor bana'

Hayatını kaybeden "O Ses Çocuklar" programı yarışmacısı Nazar Nur Kaya'nın ailesi cenazelerini almak için Adli Tıp Kurumu'nun önünde bekliyor. Kardeşinin hastane tarafından yapılan bir ihmal sonucu hayatını kaybettiğini iddia eden acılı abla Hatice Kaya, "Kardeşim bir cinayete gitti gibi geliyor bana" dedi.

Hayatını kaybeden "O Ses Çocuklar" programı yarışmacısı Nazar Nur Kaya'nın ailesi cenazelerini almak için Adli Tıp Kurumu'nun önünde bekliyor. Kardeşinin hastane tarafından yapılan bir ihmal sonucu hayatını kaybettiğini iddia eden acılı abla Hatice Kaya, "Kardeşim bir cinayete gitti gibi geliyor bana. Kardeşimin ölmemesi gerekiyordu. Nazar yoğun bakıma girdiğinde 'Abla beni burada bırakma bir daha alamayacaksın beni buradan' dedi" ifadelerini kullandı. Hastane ise yaptığı açıklamada ihmal iddialarını reddetti. 

"O Ses Çocuklar" programıyla tanınan Nazar Nur Kaya mide bulantısı şikayetiyle gittiği hastanede yoğun bakıma alınmıştı. 6 gün boyunca yoğun bakımda tedavisi gören Kaya yaşam mücadelesini kaybetti. 4 yıl önce, henüz 11 yaşındayken tanınan Kaya'nın ölümü sevenlerini yasa boğdu. 

Kaya'nın cenazesi incelenmek üzere Yenibosna'da bulunan Adli Tıp Kurumu'na getirildi. Burada otopsi işlemi devam ederken acılı aile ise Kaya'nın cansız bedenini teslim almak için adli tıp kurumuna geldi. Kaya ailesinin adli tıp kurumu önündeki bekleyişi devam ediyor. 

"Kardeşim bir cinayete gitti gibi geliyor bana" 

Nazar Nur Kaya'nın ablası Hatice Kaya basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Acılı abla yaşananları anlatırken gözyaşlarına boğuldu. Hatice Kaya, "Biz bu yapılanı Allah'a havale ediyoruz. Doktorlar yapılan açıklamada ne kadar bir hata olmadığını söylese de, farklı doktorlar tarafından kan tahlillerine, yapılan müdahalelere, raporlara bakılarak yapılan hata çıkartıldı. Kardeşim bir cinayete gitti gibi geliyor bana. Kardeşimin ölmemesi gerekiyordu. Ben kardeşimi çok canlı, ayakta yürüyerek götürdüm. Fakat şimdi kardeşimin maalef cesedini verecekler bana. Koskoca bir aile yıkıldı. 12 kardeşiz hiç birimiz kendimizde değiliz. Ben ağlayamıyorum, ağlamayı unuttum. Nazar'la zaman geçirmek istiyorum. Ne söyleyeceğimi bilmiyorum" şeklinde konuştu. 

"Abla beni burada bırakma bir daha alamayacaksın beni buradan" 

Hatice Kaya sözlerine şöyle devam etti: "Mide bulantısı, kusma ve halsizliği vardı. Bu hastaneye gitmeden önce farklı hastanelere götürdüm. Fakat farklı hastaneler beni bu hastaneye gelmeme istedi çünkü en iyi aletlerin burada olduğunu söylediler. Kardeşim ayakta yürüyerek geldi. Zaten görüntüleri vardır. Doktorlar epikriz verdiğinde sadece yoğun bakımdan sonraki epikrizler verilmiş. Fakat onun öncesi var. Bir 10-15 günlük öncesi var. burada Nazar'ın yürüyerek girdiği videolar resimler var. Nazar tedavi'ye başladığında bir serum tedavisiyle iyileşeceğini söyleyen doktorlardı. Bana bütün organlarının tahlillerde temiz sadece böbrekte bir kusur olduğunu söyleyen yine aynı doktorlardı. Nazar gün geçtikçe bütün organlarını tek tek kaybetmeye başladı. En son dediler ki yoğun bakıma alıyoruz. Yoğun bakıma aldığı gün Nazar'ın ne bilinci kaldı. Nazar yoğun bakıma girdiğinde 'Abla beni burada bırakma bir daha alamayacaksın beni buradan' dedi." 

"Nazar'ı babama emanet edeceğim" 

Farklı doktorların incelemelerde bulunduğunu ve bir hata varsa ortaya çıkacağını belirten Kaya, "Ben doktorlara çok güvendim. Nazar'ı iyileştirecekler dedim ve kardeşimi teslim ettim. Kardeşimin öldüğünü söyledikleri gün hemen alıp gitmem istendi. Neden hemen alıp gideceğim. Neden ne oldu bu kıza? Bir müddetim yok mu? Kafamı toplamam gerekmiyor mu? Ben savcılığa gitmeyi daha uygun buldum. Savmcımız gerekeni yaptı. Hastaneye geldi incelemelerini yaptı ve otopsiye sevk etti. Eminim bunu yapanlar ve gizlemeye çalışanlar gizli kalmayacak. Farklı doktorlarımız ilgileniyor ve bırakmayacak peşini. bir hata varsa bu ortaya çıkar. Ben şimdi kardeşimi nasıl gömeceğim toprağa. Cenazesini Kasımpaşa Büyük Camii'ye götüreceğim. Sonra Habipler'de babamın yanında yerimiz var, oraya defnedeceğim. Nazar'ı babama emanet edeceğim" ifadelerini kullandı. 

"Doktor veya hastane ihmali gibi iddialar kesinlikle doğru değildir" 

Hastane tarafından yapılan açıklamada ise ihmal iddiaları reddedildi. Açıklamada, "Sistemik lupus eritematozus (SLE) hastalığı alevlenme ve remisyon döngüleriyle seyreden birçok sistemi tutabilen otoimmün ve kronik bir romatizmal hastalıktır. Çocukluk döneminde, erişkin başlangıçlı SLE’ye göre daha sık böbrek ve santral sinir sistemi tutulumu yaptığı için hem morbiditesi hem de ölüm oranları daha fazladır. 

Hastamız, yaklaşık 1 ay süren hastalık dönemi sürecinin sonunda hastanemize başvurmuştur. İlk başvuruda genel durumu kötü olan hastada hastalığa bağlı; böbrek, beyin, akciğer ve damar tutumunu içeren çoklu organ tutulumu saptanmıştır. Hastamıza modern tıbbın gerektirdiği tüm tedaviler yapılmasına rağmen yanıt alınamamıştır. 

Medyada yer alan “hemşireler tarafından yanlış iğne yapıldığı, doktor veya hastane ihmali” gibi iddialar kesinlikle doğru değildir. Hastaya yapılan tüm müdahaleler uzman ve yetkin hekimlerce yapılmıştır. Sistemik iltihabi yanıtla karakterize bu hastalığa karşı tıbbi tüm olanaklar seferber edilmesine rağmen hastamız vefat etmiştir. Aileye başsağlığı diliyor acılarını paylaşıyoruz. Tüm bu bilgilerin yanında hastamızın vefatı ile ilgili adli ve idari incelemeler de devam etmektedir" denildi. 

Nazar Nur Kaya'nın cenazesi yıllar önce hayatını kaybeden ve Habip'lere defnedilen babasının yanında toprağa verilecek.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Evin çatısına ve önündeki çitlere yazılan yazılar ekipleri harekete geçirdi Karabük’te kendisinin "Mesih" olduğunu iddia eden 61 yaşındaki şahsın evinin çatısına ve önündeki çitlere yazdığı yazılar, polis ve zabıta ekiplerinin kontrolünde kaldırıldı. Edinilen bilgiye göre, Bayır Mahalle Bağlar Sokak’ta M.D. (61) isimli şahsın ikamet ettiği evin çatısına ve çevresine "Peygamber’ "66", "Mesih", "İsa" ve "35" gibi çeşitli yazılar yazıldığını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Ekipler, görüştükleri ev sahibi M.D.’den söz konusu yazıları kaldırmasını talep etti. Şahsın tepki göstermesinin ardından yazılar boya yardımıyla silinerek kaldırıldı. M.D., Allah tarafından kendisine tebliğ yapıldığını söyledi. Erzurum’un İspir ilçesinde yaşandığını öne sürdüğü bir olayın ardından ailelerinin takip altına alındığını iddia eden M.D., kendisinin kamuoyunda bilinen bazı isimlerle ilgisinin olmadığını söyledi. Vatandaşlardan herhangi bir şikayet olmadığını ve bazı kişilerin kendisini tebrik ettiğini öne süren M.D., insanlara tebliğde bulunduğunu, "cihat" çağrısı yaparken bunun şiddet içeren bir anlam taşımadığını, en büyük mücadelenin kalem ve sözle yapılan mücadele olduğunu söyledi. Küçük yaşlardan itibaren ailesinin çevresinin kuşatıldığını düşündüğünü aktaran M.D., Mesihlik iddiasının yaklaşık 5 ila 8 yıl önce kesinlik kazandığını ileri sürdü. M.D., farklı dinlere mensup insanların "Mesih İsa’yı beklediğini" ve kendisinin de bu kişi olduğunu iddia etti. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Hatay Turfanda can eriği Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor Hatay’da 5 bin metrekarelik serasında 320 ağaçta can eriği üretimi yapan Aladdin Aslan, nisan ayında başladığı hasadı sürdürüyor. Ağaçlardan tek tek elle toplanan can eriğinin kilosu iç piyasada 350 TL iken, yurt dışına 450 TL’den ihraç ediliyor. Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan Hatay’da afetzede çiftçiler üreterek hayata tutunmayı sürdürüyor. Samandağ ilçesi Yaylıca Mahallesi’nde 5 bin metrekarelik serasında 320 ağacıyla can eriği üretimi yapan çiftçi Aladdin Aslan, bahçesinde nisan ayında can eriği hasadına başladı. Kış aylarında örtü altında üretilen can eriğinin kilogram fiyatı iç piyasada 350 TL iken, dış piyasada ise 450 TL’den genellikle Avrupa ülkeleri İngiltere, Almanya, Danimarka, Belçika ve Hollanda’ya ihraç ediliyor. Geçtiğimiz yıl Orta Doğu’ya da ihracat yapan Arslan, ABD, İsrail ve İran’ın savaşı nedeniyle bu yıl Arap ülkelerine satış yapamıyor. Can eriği üretiminden memnun olduğunu ifade eden Aslan, bu yıl yağışlarla birlikte can eriğinde rekolteyi yüksek beklediğini söyledi. Çiftçi Alaadin Arslan, "Ben 15 yıldır örtü altı yani serada can eriği yetiştiriyorum. Geçen sene bir kuraklık vardı. Onun zorluğunu bir şekilde çektik ama çok şükür yine atlattık. Bu sene de yağışlardan dolayı biraz erkencilikte geç kaldık ama yine şükür erikte rekolteler güzel oluyor. Burası 5 dönüm ve içinde 320 erik ağacı var. Ben bir hevesle ve sevgiyle başladım. Bizde Akdeniz Bölgesi iklim olarak müsait durumda. Biraz daha erkencilik sağlayalım diye düşündük, yaptık ve başardık. Bu yıl hasat çok şükür rekolte olarak güzel. Kışın bu şekilde soğukların iyi gitmesi etki etti. Çünkü bu sert çekirdekli olan bütün ağaçlar, meyveler soğuğu sever. Soğuğu alacak ki uykuya girsin ve uyandığı zaman rahat uyansın. Bu sene bunu yaşadık ve iyi verim olarak çok güzel oldu. İç piyasa ve ihracat piyasası gibi iki ayrı kalemden topluyoruz. Zaten ihracat olmazsa ciddi bir şekilde bu işi yapamayız. Erik iç piyasada 200 ila 350 TL bandında değişiyor. İhracat olduğu zaman biraz daha kalite gerekiyor. İhracatta ise 350 ila 450 TL arasında değişiyor. Geçen yıl verim az olduğu için biraz daha iyiydi. Geçen sene fiyat 500 TL bandındaydı. Biz her sene aynı ihracat firmalarına verdiğimiz için Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Zaten şu anda Orta Doğu’da vardı ama Orta Doğu’ya savaştan dolayı biraz ihracat yapamıyoruz. Avrupa ülkeleri olarak Almanya, Danimarka, Belçika, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelere gidiyor. Erikler ağaçlardan elle tane tane koparılarak toplanıyor" ifadelerini kullandı.
Sakarya Sakaryaspor - İstanbulspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında oynanan Sakaryaspor-İstanbulspor maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında Sakaryaspor, konuk ettiği İstanbulspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında mücadeleyi değerlendiren İstanbulspor Teknik Sorumlusu İlyas Öztürk, "Buraya gelirken Sakarya’nın da puanını bildiğimizden dolayı çok zor mücadele olacağını biliyorduk. 2-1 öne geçmemize rağmen Sakarya’nın baskılarına cevap vermek istedik ama Sakaryaspor etkili oldu, golü buldu ve 2-2’ye getirdi. Biz mutluyuz ancak sakatlıklar konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Hiçbir zaman için tam bir kadro çıkamadık ama mutluyuz buradan bir puan aldık. Bundan sonraki maçlara bakıp aldığımız kadar puan alarak ligde kalmayı hedefliyoruz" dedi. "3 puanı hakkettiğimiz bir maçta 1 puan almamız bizi derinden üzdü" Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı ise, "Çok üzgünüz kendi sahamızda kazanmamız gereken bir maçtı. Bütün hafta yaptığımız kazanmak adınaydı. Ön alan baskılarını oyuna başlayıp oyunu domine etmek gibi bir planımız vardı. İyi oynadığımızı düşünüyorum, pozisyon üreten, coşkulu bir takımdık. 2 gol attık ama sadece şuna üzülüyorum; 2 tane gol yemiş olmamız. Sonuna kadar 3 puanı hakkettiğimiz bir maçta 1 puan almamız bizi derinden üzdü. Ama ligin sonuna kadar bırakmadan devam edeceğiz" diye konuştu.
Ankara Ticaret Bakanlığı: "Tüketicilerimizin haklarını korumak için piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürmekteyiz" Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, "Tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz" denildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; İstanbul’da faaliyet gösteren bir marketler zincirinde; çeri domates, Çengelköy salatalık ve kırmızı biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendiği vurgulandı. Yapılan incelemeler sonucunda; çeri domates ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir tüccar tarafından Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncudan 50 liradan satın alındığı, aynı tüccar tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren zincir markete 110 liradan satıldığı, söz konusu zincir market tarafından ise ürünün tüketicilere 250 liradan satıldığı, Çengelköy salatalık ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir komisyoncu tarafından zincir markete 60 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise tüketiciye 135 liradan sunulduğu belirlendi. Kırmızı biber ürününün ise Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncu tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren tüccara 70 liradan satıldığı, aynı tüccar tarafından zincir markete 100 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 225 liradan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak; üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda fiyat hareketlerini yakından takip etmeye, piyasalarda adil, şeffaf ve dengeli fiyat oluşumunu sağlamaya, tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadelerine yer verildi.