RAMAZAN - 13 Eylül 2008 Cumartesi 13:49

Oruç tutmak kilo verme yönetmi değildir

A
A
A
Oruç tutmak kilo verme yönetmi değildir

Ramazan'da oruç tutan insanların belirli bir şekilde beslendikleri için organizmanın bir ay dinlendiği ancak iftar ve sahurda yenilen yemeklere dikkat edilmesi gerektiği belirtildi.

İftarda ve sahurda birdenbire ve çok fazla yemekle midenin doldurulmaması gerektiğinin vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Özlem Özden, bu durumun ani mide gerginliğine yol açabileceğine, tansiyon yükselmesine ve nörolojik hormonların hızlı salgılanmasına neden olabileceği kaydetti.

Oruç tutacaklara iftar ve sahurda “Azar azar, iyi çiğneyerek ve sık aralıklarla yemek yiyin” uyarısında bulunan Özden, “Yemeklerin seçiminde çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçınmak gereklidir.

Bunların yerine hazmı kolay, mide-barsak sisteminde uzun süre kalabilen lifli ve sellüloz içeren sebze, meyve ve kepekli ekmek tercih edilmelidir. Yetişkin bir insanın günde en az 1.5-2 litre su içmesi gerekir. Ağır işlerde çalışan işçilerin oruç tutmaları halinde su kaybına bağlı olarak şok geçirdikleri belirlenmiştir.

Bu nedenle yeterli miktarda su içilmelidir. Kızartmalardan kaçınılmalıdır. Yemeğe ne çok sıcak ne de çok soğuk olmayan hafif bir çorbayla başlanmalıdır.

Bağırsak problemi olanlar çorbalarına kepek ilavesi yapabilecekleri gibi kepekli ekmek de tercih edebilirler. Etli veya etsiz, fazla yağlı olmayan bir sebze yemeği Yoğurt ve meyve veya tatlı olarak sütlü tatlılar olabilir” dedi.

Protein içeriği fazla olan gıdaların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirdiğinin altını çizen Beslene ve Diyet Uzmanı Özden, “Yumurta, süt, yoğurt, peynir gibi gıdalar kahvaltı şeklindeki sahurlarda tercih edilebilir. Bol sıvı alınmalıdır. Su içilmelidir. Meyve yenilebilir. Fazla tuzlu besinler tüketilmemelidir.

Sadece su içerek oruç tutmak sakıncalıdır. Bu durumda yorgunluk, dikkatte azalmalar olur. Sahura kalkılmadan oruç tutulursa aç kalma süresi artacağından metabolik hız düşer ve halsizlik, baş ağrısı görülür” diye konuştu.

Oruç tutmanın sağlıklı insanların metabolik dengesini değiştirmediğini ancak şeker hastaları için oruç tutmanın bazı durumlarda son derece sakıncalı olabildiğine işaret eden Özden, şeker hastalarına şu uyarılarda bulundu: “Şeker hastaları azar azar ve sık sık yeme şekline dayanan bir beslenme rejimi uygularlar.

Ramazanda ise uzun süre aç kaldıklarından şeker düşmesi sonucu hayati tehlikeler söz konusu olabilir. Vücudunda insülin yetersizliği ve şeker kullanımında dengesizlik olduğu için iftardan sonra hiperglisemi koması olabilir, felç veya ölüme neden olabilir.

Oruç, hamileler ve bebek sağlığı açısından riskli emziklileri sıvı alımı azalacağından süt salınımı etkiler, bebek yeterince anne sütü alamaz.

Bununla birlikte aç kalmak, 9 yaşın altındaki çocuklar seyahatte olanlar, akli dengesi ve psikolojik durumu bozuk olanlar, çok yaşlı ve hasta olan insanlar, ağır kalp ve böbrek hastası olanlar, mide ülseri, safra kesesi iltihabı veya taşı olanlar, karaciğer yetmezliği olanlar ve ağır enfeksiyon geçirenler için risklidir”

ORUÇ KİLO VERME YÖNTEMİ DEĞİLDİR

Oruç tutmanın sağlıklı insanlar için olduğu ve asla bir kilo verme yöntemi olmadığına dikkat çeken Özden, uyarılarını şöyle sürdürdü: “Kilo vermek için oruç tutanların kilo veremedikleri bilinmektedir.

Hareket azlığı, metabolizma hızının yavaşlaması kilo vermeyi zorlaştırmaktadır. Ramazanda kilo almamak için nelere dikkat edilmelidir: Mutlaka sahura kalkın.

Sahur yemeklerini azar azar, iyice çiğneyerek yiyin. Çiğ sebze, domates, salatalık gibi yiyeceklere mutlaka sahurda yer veriniz. İftarda orucunuzu hafif bir yemekle açın.

Sebze yemekleri tüketin, ağır tatlılardan kaçının. Bol su için, azar azar, sık sık yiyin”

MEHMET BARLAS - AYDIN

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Turkcell 5G için hazır Türkiye’de ilk 5G sinyalinin verilmesi için geri sayım sürerken, Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret etti. "Tıpkı Kartepe gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var" diyen Koç şu mesajları verdi: "En geniş frekans portföyünün sahibi ve en fazla 5G yatırımı yapan şirket olarak, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız. Tüm hazırlıklar tamamlandı. Artık sadece söylemlerin değil, yatırım gücü ve teknik kapasitenin de konuşacağı yerdeyiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur.’’ Türkiye, 1 Nisan’da verilecek ilk 5G sinyali için gün sayarken Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kocaeli Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı ve fedakâr çalışmaları için saha ekibine teşekkür etti. "Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin her devrinde lider oldu" Şiketin, Türkiye’nin 5G dönüşümüne liderlik edeceğinin altını çizen Genel Müdür Koç, şu mesajları verdi: "Türkiye’de mobil iletişimin her döneminde sektör lideri olduk. 16 Ekim’deki ihalede, 1 milyar 224 milyon dolarlık teklifle Türkiye’nin en geniş frekans portföyünün sahibi olarak bu liderliği perçinledik. 700 MHz bant genişliğimiz sayesinde kırsal bölgelerden bina içlerine kadar güçlü ve dengeli bir kapsama sağlayacağız. 3,5 GHz bandındaki kapasitemizle de şehir merkezlerinde ve yoğun bölgelerde mobilde saniyede 1000 megabit ve üzeri seviyelere ulaşan performans sunacağız. 5G, üretimden ulaşıma, sağlıktan enerjiye kadar hayatın her alanında çok köklü bir dönüşümü tetikleyecek. 32 yıldır süren liderlik tecrübemizle ülkemizin bu dönüşümüne biz öncülük edeceğiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur. Bu konumun getirdiği sorumluluk ve vizyonla, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız." "Artık yatırım gücü ve teknik kapasite konuşacak" Dr. Ali Taha Koç şöyle devam etti: "Bundan tam 32 yıl önce Türkiye’yi cepten ilk alo ile tanıştıran markayız. Bugün 5G’nin sağlayacağı olanakları ve arkasındaki teknolojiyi konuşuyoruz ama tüm bunları mümkün kılan, bu istasyonları kuran ekiplerimizin bilgisi ve alın teridir. Tıpkı Kartepe’de olduğu gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var. Bugün itibarıyla 5G’ye hazırız. Artık sadece söylemlerin değil yatırım gücü ve teknik kapasitenin, yani kısacası ‘gerçeklerin’ konuşacağı yerdeyiz. Çekim gücü, altyapı, hız ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda sektör ortalamalarının çok üzerinde bir deneyim sunuyoruz. Tüm hazırlıklar tamamlandı. 1 Nisan günü Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda yeni ve tarihi bir sayfa açılacak. Ve o sayfanın altında Turkcell imzası olacak."
Antalya Yol kenarında ölü bulunan kadının kocası ile oğlu tutuklandı Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde yol kenarında ölü bulunan 45 yaşındaki kadının ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen kocası ile cezaevinden izinli çıktığı öğrenilen oğlu çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Olay, geçtiğimiz salı günü sabah saat 08.00 sıralarında Zeytinada Mahallesi Sazak mevkiinde, D-400 kara yolu üzerinde meydana geldi. Sabah erken saatlerde muz bahçesinde çalışmaya giden bir vatandaş, yol kenarında hareketsiz yatan bir kişiyi fark ederek 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. Bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde jandarma ekipleri tarafından geniş çaplı inceleme başlatıldı. Yapılan incelemede hayatını kaybeden kişinin 45 yaşındaki Saliha Turan olduğu belirlendi. Cumhuriyet savcısının olay yerindeki incelemesinin ardından Turan’ın cenazesi önce Gazipaşa Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. İlk belirlemelere göre, Turan’ın cesedinin bulunduğu günden bir önceki gün hayatını kaybettiği değerlendirildi. Kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla cenaze, Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Otopsinin ardından cenaze defnedilmek üzere Diyarbakır’a gönderildi. Eşi Adana’da yakalandı Soruşturma kapsamında kadının eşi M.T.’nin olay sonrası il dışına çıktığı belirlendi. Şüpheli, jandarma ekipleri tarafından Adana’da yakalanarak Gazipaşa’ya getirildi. Jandarmadaki işlemlerinin ardından Gazipaşa Adliyesi’ne sevk edilen M.T., çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. Oğlu cezaevinden izne çıkmış Olayla bağlantılı olarak çiftin oğlu Y.T.’nin başka bir suçtan hükümlü bulunduğu Adana’daki Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda kaldığı öğrenildi. Y. T.’nin bir haftalık izin kapsamında Antalya’daki evlerine geldiği, 23 Şubat tarihinde ise yeniden cezaevine teslim olduğu belirtildi. Tutuklama talebiyle sevk edildiği duruşmaya SEGBİS üzerinden katılan Y.T.’nin ifadesinde olayla ilgisinin olmadığını söylediği öğrenildi. Mahkeme, Y.T.’nin de tutuklanmasına karar verdi. Olayın aydınlatılmasına yönelik soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.