GÜNDEM - 08 Nisan 2023 Cumartesi 11:02

Osmanlı döneminden kalan 135 yıllık fabrika harabeye döndü

A
A
A
Osmanlı döneminden kalan 135 yıllık fabrika harabeye döndü

Osmanlı Dönemi’nde en önemli dokuma fabrikalarından birisi olan 135 yıllık Kazlıçeşme Dokuma Fabrikası harabeye dönüştü.

Her gün yüzbinlerce kişinin yanından geçtiği, Marmaray Kazlıçeşme durağının yanında olan fabrikanın bacası ve birkaç duvarı günümüze kadar ulaşabilirken konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Araştırmacı Arkeolog Ömer Faruk Yavaşçay, “Burada bir çalışma başlatılıp yıkılan kısımların yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Buranın Osmanlı tarihini anlatan dokuma ve iplik müzesine dönüştürülmesi gerekiyor” dedi.

İstanbul’da Marmaray yolcularının Kazlıçeşme durağında gördükleri 135 yıllık fabrika bacası ve geriye kalan birkaç duvar, vatandaşların dikkatini çekiyor. Bazı vatandaşlar fabrika bacasını Marmaray ile ilişkilendirerek görsel olarak yapıldığını bile düşünürken, Kazlıçeşme Dokuma Fabrikası veya Yedikule İplik Fabrikası olarak bilenen tarihi yapının son durumu havadan çekilen görüntüler ile gözler önüne serildi.

Eskiden fabrikaya ait olan alan, şu anda İSPARK olarak kullanılıyor. Havadan çekilen görüntülerde ise fabrikadan sadece bacanın korunmuş olduğu gözüküyor. Geriye kalan birkaç duvarın olduğu bölge ise harabeye dönmüş durumda. İçinin çöplük haline geldiği fabrikada inceleme talebinde bulunan Araştırmacı arkeolog Ömer Faruk Yavaşçay tarihi yapının Osmanlı tarihini anlatan dokuma ve iplik müzesine dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

“Dokuma ve iplik müzesine dönüştürülmesi gerekiyor”

Fabrikanın büyük bir bölümü yıkıldığı için sadece birkaç duvarı ve bacasının ayakta kaldığını ifade eden Araştırmacı Arkeolog Ömer Faruk Yavaşçay, “Görenlerin duvarlardan ne olduğunu anlaması çok zor. Duvarlardan uzak kısımda sadece bir baca gözüküyor ama bunun da hangi yapıya ait olduğu anlaşılmıyor. Burada bir çalışma başlatılıp yıkılan kısımların yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Buranın Osmanlı tarihini anlatan dokuma ve iplik müzesine dönüştürülmesi gerekiyor. Bu yapı 2. Abdulhamid Han döneminde yapılıyor, dönemin önemli sanayi tesislerinden birisi olma özelliğini taşıyor. 1970 yıllara kadar çok önemli ihracatlar yapıyor daha sonra satışı için ilan veriliyor. Maalesef bir türlü alıcısı çıkmıyor. 1970 yılından sonra bir daha ilan verildiği görülmüyor ve yavaş yavaş yıkılmaya başlıyor. O büyük fabrikadan sadece birkaç duvar ve bacası günümüze ulaşmış durumda” diye konuştu.

Ahmet Faruk Sarıkoç
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara E-imza davasında mütalaa açıklandı: Ziya Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapis cezası istendi Bazı kamu kurumlarındaki yöneticilere ait elektronik imzaların taklit edilerek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla açılan davada, savcılık esas hakkındaki mütalaasını sundu. Örgütün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen Ziya Kadiroğlu için 120 yıl hapis cezası talep edildi. 264 sanık hakkında mahkumiyet, 22 sanık hakkında beraat istendi. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada ‘Hoca’ lakaplı örgüt elebaşı Ziya Kadiroğlu, Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Hakim, dosyaya gelen evrakı okumasının ardından sanıkların dinlenmesine devam edileceğini bildirdi. Hakimin söz vermesi üzerine konuşan Kadiroğlu, elektronik imzaları çıkaran kişilerin serbest bırakıldığını öne sürerek, "Ben bu elektronik imzalar nasıl çıkartılır bilmiyorum. Ben kimsenin yerine elektronik imza çıkartmadım. Çıkartılması için talepte de bulunmadım" dedi. Kadiroğlu savunmasına şöyle devam etti: "Herhangi bir örgüt kurmadım. Benim bir kod adım yok. Örgüt kurmakla yargılanıyorum. Kurduğum iddia edilen örgütte ailem ve birkaç arkadaşım var. Adı geçen kişilerle örgüt kurmadım, yönetmedim. Sanıkların çoğunu tanımıyorum." Kadiroğlu mahkemeden tahliyesini talep etti. Diğer tutuklu ve tutuksuz sanıklar da önceki beyanlarını tekrar ettiklerini ve üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini ifade ederek mahkemeden tahliyelerini talep etti. Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi Beyanların ardından Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, dosya kapsamında yargılanan toplam 286 sanıktan 264’ü hakkında mahkumiyet, 22’si hakkında ise beraat talep edildi. Suç örgütünün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen sanık Ziya Kadiroğlu hakkında ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘ÖSYM Kanunu’na muhalefet’, ‘Resmi belgede sahtecilik’, ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme’, ‘Elektronik İmza Kanunu’na muhalefet’ ve ‘Bilişim sistemindeki verileri bozma yok etme, erişilemez kılma, sisteme veri yerleştirme’ gibi birçok suçtan toplam 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Örgüt kapsamında çeşitli suçlardan yargılanan sanıklardan Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan, Mıhyeddin Yakışır, Yalçın Maraşlı ve Ali Çiçekli hakkında 85’er yıl hapis cezası talep edildi. Taner Dağhan için 43 yıl, Yaren Özkarakaş için 38 yıl, Halil Erkoç için 37 yıl, Gülseren Üstün için 33 yıl, Oğuzhan Ercan, Ayhan Ateş ve Enver Yılmaz için 30’ar yıl, Fuat Tanış Arslan için 28 yıl, Oğuz Deniz için 23 yıl, İbrahim Akyüz ve Özge Baydemir için ise 22’şer yıl hapis cezası talep edildi. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuksuz sanık olan Ali Çiçekli’nin tutuklanmasına, diğer sanıkların da mevcut halinin devamına hükmetti. Sonraki duruşma 20 Mayıs’a ertelendi.
Ankara Bakan Bak: "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, A Milli Futbol Takımı ile ilgili, "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz. İnşallah güzel işler yapacaklar, gruptan çıktılar, elemeleri geçtiler" dedi. Sporun toplumun her kesimine yayılması, fiziksel ve ruhsal sağlığın güçlendirilmesi ile kamu kurumları arasındaki iletişimin dostluk ve hoşgörü temelinde geliştirilmesi amacıyla düzenlenen "Kamu Futbol Turnuvası" bu yıl 15. kez gerçekleştirilecek. Turnuva öncesi Bakan Bak’ın da katılımıyla gösteri maçı düzenlendi. Bakan Bak, turnuva kapsamında Meclis Spor ve Şöhretler Karması takımları arasında oynanan gösteri maçında Meclis Spor takımında yer aldı. Turnuva, kamu çalışanları arasında dayanışmayı artırmayı ve sporu geniş kitlelere yaymayı hedefliyor. Gösteri maçından önce açıklamalarda bulunan Bakan Bak, 2026 Dünya Kupası’na katılacak olan A Milli Futbol Takımı’na başarı dileklerini sundu ve A Milli Futbol Takımı’nın iyi işler başaracağını belirtti. Sporun hem eğlence hem de stres atma aracı olduğunu dile getiren Bakan Bak, tüm kamu kurumlarını bu turnuvaya beklediklerini sözlerine ekledi. "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz" 2026 Dünya Kupası öncesi, A Milli Futbol Takımı’na başarı dileklerini sunan Bakan Bak, "Kamu kurum ve kuruluşlarının katıldığı, Ankara Valiliği ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından organize edilen kamu kurumları arası futbol turnuvasının başlangıcını yapıyoruz. Ankara bürokrasisi streslidir, tempo yüksektir. Arada biraz eğlenmeye, stres atmaya ihtiyaç var. Dolayısıyla kamu kurumlarından arkadaşlarımızı bu turnuvaya bekliyoruz. Spor, birleştirici gücü olan, toplumları birleştiren önemli bir olgu. Heyecanlıyız. Çünkü bu sene milli takımımız 24 yıl sonra Dünya Kupası’na gidecek. Çok güzel bir iş başardılar. Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz. İnşallah güzel işler yapacaklar, gruptan çıktılar, elemeleri geçtiler. Tabii şanslıyız. Sayın Cumhurbaşkanımız sporun içinden gelen birisi. Spor faaliyetlerine, spor yatırımlarına ve pek çok organizasyona destek veriyor" diye konuştu. Gösteri maçı berabere bitti Meclis Spor ve Şöhretler Karması arasında oynanan maç, 4-4’lük skorla berabere bitti.
Ankara Siber Güvenlik Kurulunda Kritik Altyapı Sektörleri belirlendi İletişim Başkanlığı, Siber Güvenlik Kurulunda Dijital Altyapılar, Dijital Hizmetler, Elektronik Haberleşme, Enerji, Finans, Gıda ve Tarım, İmalat Sanayi, Kamu Hizmetleri, Medya ve Kriz İletişimi, Posta ve Kargo, Sağlık, Savunma Sanayii, Su Yönetimi, Ulaştırma, Uzay alanlarının Kritik Altyapı Sektörleri olarak belirlenmesinin kararlaştırıldığını duyurdu. İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanan Siber Güvenlik Kurulu, toplantısında ele alınan ve verilen kararlara dair bilgilendirme yayımladı. Toplantıda; Türkiye’nin siber güvenliğini ilgilendiren başlıkların kapsamlı biçimde ele alındığını açıklayan İletişim Başkanlığı, mevcut risklerin yanı sıra ileriki döneme ilişkin eğilimlerin de bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildiğini açıkladı. Ayrıca son dönemde yaşanan uluslararası gelişmeler hakkında da Kurula bilgi sunuldu. Toplantıda siber güvenliğin, millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu güçlü biçimde vurgulandığı belirtilen açıklamada şöyle devam edildi: "Siber Güvenlik Başkanlığının; ülkemizin dijital varlıklarını korumak, tehditlere karşı proaktif bir yapı kurmak, ulusal düzeyde güçlü bir siber güvenlik mimarisi oluşturmak ve güvenli bir dijital gelecek inşa etmek amacıyla faaliyetlerini sürdüreceği ifade edilmiştir. Küresel düzeyde artan rekabet, bölgesel gerilimler ve çatışma alanları; siber tehditlerin her geçen gün daha karmaşık ve çok boyutlu bir nitelik kazandığını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, siber güvenliğin ekonomik, teknolojik ve toplumsal boyutlarıyla birlikte ele alınması gereken stratejik bir mesele olduğu belirtilmiştir. Toplantıda, ulusal siber güvenlik yaklaşımımızın temel unsurları gözden geçirilmiş; özellikle kritik altyapıların korunması, dijital sistemlerin güvenliği ile yerli ve millî teknolojilerde kapasite geliştirilmesi konuları öncelikli alanlar olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, veri egemenliği konusu ayrı bir başlık altında ele alınmıştır. Verinin yalnızca teknik bir unsur olmanın ötesinde, aynı zamanda stratejik bir değer olduğu belirtilmiş; bu kapsamda dijital egemenlik yaklaşımının güçlendirilmesi yönündeki kararlılık teyit edilmiştir." Mevcut ve potansiyel tehditler karşısında siber dayanıklılık ve caydırıcılık kapasitesinin artırılması öncelikli hedefler arasında yer aldığı belirtilen açıklamada, "Önümüzdeki dönemde, belirlenen öncelikler doğrultusunda somut uygulamaların hayata geçirilmesi ve ilgili tüm paydaşların sürece etkin katılımının sağlanması hususlarında mutabakata varılmıştır" denildi. Kritik Altyapı Sektörleri belirlendi Alınan kararlarla ilgili de bilgilendirme yapılan metinde şu ifadelere yer verildi: "Kurumlar arası eş güdümün güçlendirilmesi. Kritik alanlarda yerli ve sürdürülebilir kapasitenin artırılması. Siber risklere karşı hazırlık ve hızlı uyum kabiliyetinin geliştirilmesi. Dijital Altyapılar, Dijital Hizmetler, Elektronik Haberleşme, Enerji, Finans, Gıda ve Tarım, İmalat Sanayi, Kamu Hizmetleri, Medya ve Kriz İletişimi, Posta ve Kargo, Sağlık, Savunma Sanayii, Su Yönetimi, Ulaştırma, Uzay alanlarının Kritik Altyapı Sektörleri olarak belirlenmesi kararlaştırılmıştır."