EĞİTİM - 05 Şubat 2015 Perşembe 16:36

ÖSYM sınavlarında şeker yerine üzüm dağıtılması önerisi

A
A
A
ÖSYM sınavlarında şeker yerine üzüm dağıtılması önerisi

ÖSYM'nin yaptığı sınavlarda şeker yerine üzüm dağıtılması önerisi öğrenciler tarafından farklı şekillerde yorumlanırken, beslenme uzmanları ise üzümde bulunan hazır enerjinin öğrenciler için olumlu etkileri olacağını belirtiyor.

AK Parti Manisa Milletvekili ve Sağlık Komisyonu Üyesi Muzaffer Yurttaş, bir süre önce ÖSYM'ye çağrı yaparak, ‘sınavlarda şeker yerine üzüm verilsin’ önerisinde bulunmuştu. Yurttaş'ın bu önerisini değerlendiren Eskişehirli öğrencilerin bazıları, öncelikli sorunun üzüm veya şeker değil sınav sistemi olduğunu ifade ederken, bu durumu garipsediklerini anlattılar. Öğrenciler, önceliklerinin sınav olduğunu, yeme içmenin sınavda pek bir etkisi olmayacağını savundular. Bazı öğrenciler ise üzüm yerine şekerin daha faydalı olacağını düşündüklerini belirttiler.

"YAPAY ŞEKER YERİNE ÜZÜM DAHA UYGUN"
Beslenme uzmanları ise, üzümde bulunan hazır enerjinin sınav esnasında öğrenciler için olumlu etkileri olacağını ifade etti. Konu ile ilgili bilgi veren Diyetisyen Senem Döz, “Sınav esnasında öğrencilerimiz için doğal şeker almaları hem sınavlarının güzel geçmesi için hem de bağışıklık sisteminin düzeni için kuru üzümü açıkçası faydalı buluyorum. Daha önceden sınavlarda yapay şekerler dağıtılıyordu. Bu tür şekerler kan şekerimizi çok çabuk yükseltip, çok çabuk düşürür. Dolayısıyla arkasından bir yeme isteği doğar. Kuru üzüm kan şekerimizi çok çabuk yükseltmeyeceği için çocuklarımız rahatlıkla sınavlarını geçireceklerdir. Kuru üzüm C vitamini, az da olsa protein, potasyum ve sodyum da içermektedir. Bunların da bağışıklık sistemini düzenleyen özellikleri vardır” şeklinde konuştu.

HAMZA YAZGAN
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."