DİĞER SPORLAR - 19 Ekim 2017 Perşembe 16:13

Paralimpik Sporcu Nil Şahin’in hedefi Olimpiyatlar

A
A
A
Paralimpik Sporcu Nil Şahin’in hedefi Olimpiyatlar

Spina Bifidalı (Ayrık Omurga) olarak dünyaya gelen, 15 yaşındaki paralimpik yüzücü Nil Şahin, Olimpiyatlara katılmayı hedefliyor.

Paralimpik sporcu Nil Şahin, başarılarına yenilerini eklemek için çalışıyor. İlk başarısını henüz 3 yaşındayken alan paralimpik yüzücü Nil Şahin, Maslak Rotary Kulübü’nün 25 Ekim Spina Bifida Farkındalık Günü nedeniyle düzenlediği toplantıya katıldı. Toplantıda açıklamalarda bulunan 15 yaşındaki milli sporcu, 61'i birincilik ve 9'u uluslararası olmak üzere toplam 96 madalya kazandığını belirterek, 2020 Tokyo Paralimpik Oyunları’na katılmayı hedeflediğini söyledi.

"Avrupa ve Dünya Şampiyonası'na hazırlanıyorum"

Milli sporcu Nil, birçok madalya kazandığını vurgulayarak, "Yüzmeye 3 yaşında başladım. Bir anda kendimi yarışlarda buldum. Şimdi Avrupa ve Dünya Şampiyonası’na hazırlanıyorum. Hedefim Olimpiyatlara katılmak. 2 kere Yunanistan’a gittim. En son Berlin ve bir de Kanada’ya gittim. Berlin ve Kanada’da madalya kazanamadım. Yunanistan’da 7 tane kazandım" şeklinde konuştu.

"Spina Bifidalılar spor yapsın"

Spina Bifidalı olarak doğanlara tavsiyelerde bulunan Nil, “Bence spora başlamalılar. Spor yapmak eğlenceli ve sağlıklı. Evlerinden çıkıp spor yapmalarını tavsiye ediyorum” diye konuştu.

Anne Ümit Şahin: "Nil seçimini yüzmeden yana kullandı"

Milli yüzücü Nil Şahin’in annesi Ümit Şahin ise Nil Şahin’in spor yapmaya başladığı dönemle ilgili, şu ifadelere yer verdi:

“O dönemde arka arkaya ameliyatlar olmaya başladı. Bu arada fizik tedavi olmak üzere 10 ayrı doktor tarafından takip ediliyordu. Nil’i hastane ve doktor döngüsünden çıkarmam gerekiyordu. Orada ilerisi için kendi başına ilerleyebileceği bir yol çizmek adına çok fazla arayış içinde oldum. Sadece yüzme değil, piyano, at binme, seramik gibi onun kendi engeliyle yapabileceğini düşündüğüm şeyleri denedik. Bunları yapmak için zaman yeterli değildi. Birini seçmemiz gerekiyordu. Seçimini de Nil yüzmeden yana kullandı. Yüzme konusunda kendisi hem iyi hem de kolay ilerlediğini fark etti. Piyanoya ancak haftada bir saat ile devam edebiliyoruz. At binmeyi sevdiği halde ona hiç vakit kalmıyor. Sonuçta yüzmeye vakit ayırabildiğimiz için sabah akşam yüzmeye başladık. Bunun büyük bir kısmı rehabilitasyon amaçlıydı. Bedensel olarak iyileşme sürecine çok katkısı oldu. Hem de psikolojik olarak ve sosyalleşmesi açısından iyileşme sürecinde çok katkısı oldu. Geldiğimiz noktada şu anda Avrupa Şampiyonası, Dünya Şampiyonası ve 2020 Tokyo Paralimpik Olimpiyatları’na hazırlanan bir bedensel engelli milli sporcu oldu."

Bice: “Türkiye’de Spina Bifida yüzdesi dünyaya göre yüksek"

Maslak Rotary Kulübü Başkanı Lale Biçe, 25 Ekim Dünya Spina Bifida Farkındalık Günü dolayısıyla toplantıyı Nil ile birlikte gerçekleştirdiklerini belirterek, "Ülkemizde birçok engelli insan var. Türkiye de maalesef bunların yüzdesi dünyaya göre oldukça yüksek. Bunların sebepleri akraba evlilikleri olduğu gibi beslenme eksiklikleri de olabiliyor. Ayrık omurga da büyük ölçüde beslenme eksikliğinden kaynaklanan bir kusur ve maalesef öyle bir şey ki bebek ayrık omurga ile doğdu mu bundan sonra yapacak hiçbir şey olmuyor. Her ne kadar ameliyat olsa da düzelmiyor, yalnızca küçük iyileştirmeler yapılabiliyor. Biz de 25 Ekim Dünya Spina Bifida Farkındalık Günü sebebiyle toplantımızı Nil Şahin’e atfettik."

Bitlis: "Spina Bifida folik asit kullanımıyla indirgenebilir"

Kulüp Sekreteri Emel Daşgın Bitlis ise, Spina Bifida hastalığının gebelikten 3 ay önce folik asit kullanımıyla yüzde 70’e kadar azaltılabildiğini dile getirerek, “Bu hastalığın kesin tedavisi mümkün değil. Türkiye’de her yıl 5 bin bebek bu kusurla doğuyor. İnsanlar bu konuda bilgi sahibi olsalardı bu hastalığı önlemiş olabilirdik" değerlendirmesinde bulundu. 

Bora Akyol

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.