EKONOMİ - 11 Ağustos 2022 Perşembe 17:11

Rusya’dan Antalya Havalimanı'na günde 80 uçak iniyor

A
A
A
Rusya’dan Antalya Havalimanı'na günde 80 uçak iniyor

Rusya-Ukrayna savaşına rağmen Rusya’dan gelen turist sayısı Antalya’da turizmde yüzleri güldürdü. Rusya’dan Antalya Havalimanı'na günde 80 uçak indiğini belirten Fraport TAV Antalya Havalimanı Genel Müdürü Deniz Varol, “Rusya ve Ukrayna krizine rağmen kimsenin tahmin edemeyeceği çok güzel rakamlar var. Bugüne kadar 1,3 milyon Rus turist sadece bizim havalimanımız aracılığıyla geldi. Krize rağmen yıl sonunda 2019 yılının yüzde 50 rakamına ulaşacağımızı tahmin ediyorum” dedi.

Turizmin başkenti Antalya’ya Rusya-Ukrayna krizi ile başlayan turizm sezonunda kente gelen turist sayısı artmaya devam ediyor. Avrupa'da birçok hava sahasının Rusya uçaklarına kapalı olması nedeniyle Rus vatandaşlarının çekim noktası Antalya oldu. Rusya'dan Antalya Havalimanı'na günde ortalama 75-80 uçak indiği belirtildi. Turizm kenti Antalya şu ana kadar 7,5 milyonun üzerinde turist ağırladı. Kente en fazla turist geliş noktası ise her zaman olduğu gibi Antalya Havalimanı oldu. Antalya'ya tatile gelerek ülkelerine dönüş yapmak isteyen turistler, dış hatlar gidiş terminalinde ciddi bir yoğunluk oluşturdu.

Havalimanının son verilerini paylaşan Fraport TAV Antalya Havalimanı Genel Müdürü Deniz Varol, “Baktığımız zaman bugün sadece 7 milyon turistin Antalya Havalimanı üzerinden ülkeye giriş yaptığını görüyoruz. Bu da yaklaşık rekor yılı olarak bilinen 2019’un yüzde 85’ine denk geliyor. Bunu çok büyük bir başarı olarak görüyoruz. Zira biliyorsunuz çok umutla başladığımız 2022 yılını Rusya ve Ukrayna krizi ile birlikte sektör biraz karamsar kaldı. Nisan-mayıs aylarında sezona yönelik olarak bazı kaygılar oldu” dedi.

"Rusya’dan günlük 75-80 uçak geliyor"

Rusya’dan Antalya’ya her gün 75-80 uçak indiğini belirten Varol, “Bu operasyonun yüzde 40’ını Türk Hava Yolları gerçekleştiriyor. Heyecanlıyız, krize rağmen ağustosun ilk 10 gününü dikkate aldığımızda 7 milyon turistin bu bölgeye gelmiş olması, 2019’un yüzde 80’ine ulaştığımız bir dönemde bunu bölge olarak büyük başarı olarak görüyorum. Burada turizm alanında çalışan mercilerin büyük katkıları oldu. Antalya'yı sadece Türkiye’nin turizm başkenti değil çok geniş bir coğrafyanın turizm başkenti olarak görüyoruz. Özellikle Akdeniz Bölgesi'nde Antalya’nın adı anılıyor. Bizler gelecek yılı yine güzel bitireceğimizi düşünüyoruz. Rusya ve Ukrayna krizine rağmen kimsenin tahmin edemeyeceği çok güzel rakamlar elimize geliyor” diye konuştu.

"Avrupa turisti geri döndü"

Almanya’dan da ciddi bir ilgi olduğunu belirten Varol, “Pandemiden kaynaklı olarak merkezi Avrupa’dan çok ciddi yolcu kayıplarımız oldu. Onların da geri geldiğini görüyoruz. Diğer ülkelerden de ciddi gelişler var. İngiltere pazarı da bizim için etkilidir. Kazakistan ve Türk devletler topluluğundan da gelen turistler var. Özellikle pandemi sonrası toparlamada güzel rol oynayacak. Önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde Ortadoğu, Kuzey Afrika ülkelerine de direkt uçuşlar olacaktır. Hedefimiz büyük. İlave turist getirmek için ilave pazarlama olması gerekir. Bizler yoğun toplantılar yapıyoruz. Antalya’da genellikle yazın tatil yapıldığı bilinir, oysa kışın da rahat tatil yapılabilir. Biz bunu anlatmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

"Uçak sayısında rekor kırılan 2019 sayısına yaklaşıldı"

Antalya Havalimanı'nın ağırladığı uçak sayıları hakkında da bilgi veren Varol, “Biz en son rekor yılımızı 2019 olarak belirledik. Orada bin 100 uçuşa imza atmıştık bir gün içerisinde. Pandemide bu rakamlara yaklaşmadık. Biz şu anda bin 50’nin üzerine çıktık. İyi geçen bir sezonumuz var. Henüz değil ama çok yakında 2019 rakamlarına ulaşacağız. Rusların çok uçabileceği destinasyonu yok. Ruslar burayı çok iyi biliyor. Bugüne kadar 1,3 milyon Rus turist sadece bizim havalimanımız aracılığıyla geldi. Krize rağmen yılsonunda 2019 yılının yüzde 50 rakamına ulaşacağımızı tahmin ediyorum. Bununla ilgili yoğun bir çaba var. Ben sezonun son derece başarılı geçeceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Ertuğrul Gün - Gazi Taş
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.