TEKNOLOJİ - 04 Ekim 2019 Cuma 10:06

Sanayide yeni bir dönem başlıyor

A
A
A
Sanayide yeni bir dönem başlıyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, hem üreticinin hem de alıcının aynı anda teşvik edilmesini öngören Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nı çağrıya açtı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, programın bir benzerinin Türkiye’de daha önce uygulanmadığının altını çizerek, “Teknolojinin bu denli hızlı geliştiği bir dönemde fırsatlardan en iyi şekilde faydalanacak, hatta kendi fırsatımızı kendimiz oluşturacağız. Ortaya koyduğumuz bu çaba, reel sektörün yatırım ve istihdam iştahını artıracak” dedi.

Yüksek katma değerli ürünlerin yerli imkân ve kabiliyetlerle üretimini amaçlayan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı çağrıya açıldı. Odak sektörlerdeki öncelikli ürünlerin destekleneceği programın ilk uygulaması makine sektörüyle başladı. Program kapsamında Ar-Ge, Ür-Ge ve yatırım destekleri uçtan uca bir sistemle etkin bir şekilde yönetilecek, alıcı ve üretici aynı anda teşvik edilecek. Programla desteklenecek yatırımlar, stratejik yatırım teşviklerinden faydalanacak. Yatırım tutarının 50 milyon lirayı aşması durumundaysa proje bazlı teşvik sistemi devreye girecek.

Programı açıklayan Bakan Varank, katma değerli üretimi artırmak için önemli bir adımı hayata geçirdiklerini belirterek, “Programın amacı, dış ticarette rekabet gücümüzün zayıf olduğu ya da dış ticaret açığı verdiğimiz ürünlerde yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi. Bir diğer amacımız da; gelecekte hızlı bir talep artışına sahne olacak ileri teknolojili ürünlerde öncü ülkeler arasında yer almak. Teknolojinin bu denli hızlı geliştiği bir dönemde, fırsatlardan en iyi şekilde faydalanacak hatta kendi fırsatımızı kendimiz oluşturacağız. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı, ülkemizde benzeri daha önce uygulanmamış oldukça vizyoner ve yenilikçi bir program. İlk çağrımızda makine sektörüne yönelik başvuruları alacağız” dedi.

Yabancı yatırımcılara davet

Başvuruların dış yatırımcılara da açık olduğunun altını çizen Varank, “Türkiye’de yerleşik olmak kaydıyla tüm yabancı yatırımcıları da programımıza davet ediyoruz. Programa ilişkin olarak sanayicilerimize yönelik bilgilendirme faaliyetlerimize hız kazandıracağız. Kalkınma Ajanslarımız, illerinde makine sektörü alanında faaliyet gösteren firmalarla iletişime geçecek. Ben de il ziyaretleri kanalıyla üretici ve yatırımcılarımızla bir araya gelecek ve programın sunduğu avantajlar hakkında bilgiler vereceğim. Bu vizyoner program için bakanlığımızın tüm kaynaklarını seferber ettik. Ortaya koyduğumuz çabanın reel sektörün yatırım iştahını daha da artıracağını ve istihdama da çok olumlu yansımaları olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

İki aşamalı başvuru

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’na başvurular, internet sitesi olan http://www.hamle.gov.tr adresi üzerinden çevrim içi olarak alınacak. Program başvuruları, ön başvuru ve kesin başvuru olmak üzere iki aşamada olacak. Başvurusu yapılan projenin Ar-Ge ihtiyacı varsa bunun da başvuru kapsamında sunulması istenecek.

4 Ekim-22 Kasım tarihleri arasındaki ön başvuruda alınan bilgi ve belgeler detaylı bir incelemeye tabi tutulacak. Yatırım tutarı 10 milyon liranın üzerinde olan ve üretmeyi hedeflediği ürün öncelikli ürün listesinde yer alan projelerin kesin başvuru yapması istenecek. Kesin başvurular 12 Kasım ile 13 Aralık tarihleri arasında alınacak. Kesin başvuru sürecinde Ar-Ge ihtiyacı bulunan firmalar, TÜBİTAK desteklerine yönlendirilecek. Projenin niteliğine göre yatırımcılar KOSGEB destekleri, stratejik yatırım veya proje bazlı teşviklere başvuru konusunda bilgilendirilecek. Ayrıca firmaların proje detaylarını içeren Proje Fizibilitesi Raporu’nu da elektronik olarak program portalına yüklemesi talep edilecek. Kesin başvuru tarihinden sonra değerlendirme süreçleri başlatılacak.

Mehmet Kalay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Oltu’da tarihi Rus Kilisesi’nin bir bölümü kütüphane ve kitap kafe olacak Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan tarihi Rus Kilisesi, kapsamlı bir proje ile hem ibadete hem de sosyal yaşama kazandırılıyor. Oltu Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, tarihi yapı içerisinde kütüphane ve kitap kafe oluşturulurken, çevresinde ise vatandaşların ve turistlerin vakit geçirebileceği sosyal alanlar inşa edilecek. Bir ay içerisinde başlanması planlanan proje çerçevesinde kilisenin bulunduğu yaklaşık 15 dönümlük arazi yeniden düzenlenecek. Alanda kafeterya, çocuk oyun alanları ve meyve ağaçlarıyla donatılmış yeşil bir bahçe yer alacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin hem yerli halk hem de ziyaretçiler için cazibe merkezi haline gelmesi hedefleniyor. Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, DAP ile yapılan protokol kapsamında tarihi yapının bir bölümünü kütüphane ve kitap kafe olarak değerlendireceklerini belirtti. Kilisenin bir bölümü ziyarete açık Başkan Çelebi, geçmişte elma bahçeleriyle dolu olan alanın zamanla tahrip edildiğini ifade ederek, "Bu güzelim bahçeyi yeniden eski şen günlerine döndürmek istiyoruz. Ailelerin çocuklarıyla gelip vakit geçirebileceği, nefes alabileceği bir alan oluşturacağız. Kilisenin bir bölümü ziyaretçilere açık. Diğer kısmında ise gençlerin ve çocukların sessiz bir ortamda kitap okuyabileceğini dile getirildi. Bahçede çocuklar oyun oynayacak, aileler sohbet edecek. Herkese hitap eden bir yaşam alanı kurmayı hedefliyoruz. Tarihi yapının korunmasına büyük önem veriyoruz. Türk milletinin geçmişten bugüne farklı inançlara ait ibadethanelere zarar vermemiştir. Bu yapı bir tarihi eser. Bizim amacımız onu yaşatmak ve toplumun hizmetine sunmak" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Oltulu vatandaş Özkan Kurt da yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Kilisenin çevresinin düzenlenmesi ve restore edilmesi çok güzel oldu. Ailece gelip vakit geçirebileceğimiz bir alan kazandırıldı. Eski hali oldukça kötüydü ve tehlike oluşturuyordu. Yapılacak çay bahçesi ve diğer sosyal alanlarla birlikte daha da güzel olacak" dedi.
Erzurum Altaylardan Tuna’ya Nevruz Günleri’nin ikincisinde Türk Günü kutlandı Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şubesi Gençlik Komisyonu ile Altaylardan Tuna’ya Kültür Araştırmaları Derneği’nin birlikte tertip ettiği "Altaylardan Tuna’ya Nevrûz Günleri" programının ikincisi Erzurum Büyükşehir Belediyesi Dil ve Edebiyat Konağında yapıldı. Geleneksel hale getirilen etkinliğin geçen haftaki programında Azerbaycan’ın yöresel tatları ikram edilmiş, Azerbaycan şiiri ve kültürü konuşulmuştu. İkinci programda da gençler çiğ köfte yoğurarak, programı Türkiye’ye ve Türk Günü’ne hasrettiler. Üniversite öğrencilerinin ve genç öğretmenlerin iştirak ettiği programda Türk edebiyatından memleket, vatan ve millet şiirleri okundu, türküler söylendi. Programa ev sahipliği yapan TDED Gençlik Komisyonu’nun başkanı Taner Atıcı, "Dijital emperyalizme karşı milli kültürümüzü, Türk-İslam kültürünü hatırlatmak, yaşamak ve yaşatmak için tüm gençlik gruplarıyla ve STK’lerimizle iş birliği içerisinde olmaktan dolayı mutluyuz. Konağımızdaki diğer programlar gibi bu programımız da gençliğimizin kimliksizlik tehlikesine düşmesine ve savrulmasına karşı bir direnç etkinliğidir" şeklinde konuştu. Altaylardan Tuna’ya Kültür Araştırmaları Derneği Başkanı Barış Ökçin de yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Gençler olarak karanlık bir boşlukta, sınırsız kirlilik içerisinde bir dünya sunan dijital platformların algoritmalarıyla güdülenen, sömürülen ve kendi milli kimliğinden uzaklaştırılan gençlerin çaresizliğine karşı birlik ve beraberlik içerisinde Altaylardan Tuna’ya millet şahsiyetimizi oluşturan değerleri ve inançlarımızı yaşamak ve yaşatmak amacıyla ‘Nevruz Günleri’ etkinliğini başlattık. Etkinliğimize destek olan ve ev sahipliği yapan TDED Erzurum Gençlik Komisyonuna teşekkür ederiz."
Muğla Muğla ihracatta Ege Bölgesi’nde 4’üncü il Muğla Ege bölgesinde İzmir, Denizli ve Manisa’dan sonra en fazla ihracat gerçekleştiren dördüncü il oldu. 2025 yılı Nisan yılında 95 milyar 277 milyon 35 bin TL ihracat gerçekleştiren Muğla, 2026 yılının aynı ayında bir önceki yıla göre yüzde 11 artış ile 105 milyon 491 milyon 76 bin liraya çıkardı. Muğla artık sadece turizmle anılan bir şehir değil; özellikle su ürünleri, madencilik ve tarım ihracatıyla Ege ekonomisinde önemli bir kent haline geldi. Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 35’i Muğla’dan Muğla için 2025 yılı su ürünleri ihracatı, yaklaşık 745 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bu rakam, yaklaşık 85 bin ton su ürünü ihracatına karşılık geliyor. Türkiye toplam su ürünleri ihracatının yaklaşık yüzde 35’inin tek başına Muğla’dan yapıldığını gösteriyor. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde gıda sektörlerinin ihracat şampiyonu olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını 135,5 milyon dolardan 170,7 milyon dolara çıkararak gıda sektörleri arasındaki ihracat şampiyonluğunu açık ara sürdürdü. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birliği Nisan ayında yakaladığı yüzde 26’lık ihracat artış hızıyla Nisan ayında ihracat artış rekortmeni olarak çifte mutluluk yaşadı. Maden sektörü üçüncü sıraya abone oldu Ege Maden İhracatçıları Birliği, ihracatını yüzde 9’luk artışla 112,5 milyon dolardan 122,5 milyon dolara taşıdı ve zirvenin üçüncü basamağına adını yazdırdı. Yıllık ihracatını 1 milyar 348 milyon dolardan 1 milyar 421 milyon dolara çıkaran EMİB, 1,5 milyar dolar hedefine bir adım daha yaklaştı. Yaş sebze ve meyve ihracatına Muğla katkısı Fethiye, Seydikemer, Ortaca, Dalaman ve Köyceğiz gibi örtü altı sera ürünleri ve narenciye gibi yaş sebze ve meyve üretiminin yoğun olduğu Muğla, Ege Bölgesi ihracatına da büyük katkı sağlıyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını yüzde 5’lik artışla 86,6 milyon dolardan 91 milyon dolara ilerletirken, mayıs ayında başlayacak olan kiraz ihraç sezonuyla birlikte daha güçlü ihracat artışları yapabileceğinin sinyallerini verdi. Küresel iklim krizi nedeniyle zor bir yıl geçiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı 81,8 milyon dolardan 78,7 milyon dolara indi ancak ihracattaki düşüş yüzde 4’le sınırlı kaldı. Ege Bölgesi’nin ihracatı yüzde 19 arttı Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin özel ticaret sistemi verilerine göre; Ege Bölgesi’nin 2025 yılı nisan ayında 2 milyar 208 milyon dolar olan ihracatı 2026 yılı nisan ayında yüzde 19’luk artışla 2 milyar 635 milyon dolara ilerledi. Ege Bölgesi’ndeki 9 ilin tamamı nisan ayında ihracat artışına imza attı. Eskinazi: "Körfez krizinden Türkiye’ye kayan siparişler bu tabloyu oluşturdu" Nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, nisan ayındaki ihracat artışının altında 2025 yılı nisan ayına göre 2 fazla çalışma günü olmasının, 435 milyon dolarlık parite avantajının ve Körfez krizi dolayısıyla Türkiye’ye kayan siparişlerin etkili olduğunu vurguladı. Bu sevindirici artışın kalıcı olması için ihracatçıların 365 gün 24 saat azimle çalışmaya devam edeceklerini aktaran Eskinazi; "Bizler moralimizi yüksek tutup bu artışın devam etmesi ve geçmiş performansımızı tekrar kazanmak arzusundayız. TCMB’nın yüzde 3 döviz dönüşüm desteğini 3 ay uzatması, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ‘Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’ kapsamında, ihracatçı kurumlar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 14’e düşürülmesi hem imalat, hem ihracat faaliyetlerini birlikte yürüten kurumlar için ise kurumlar vergisinin yüzde 19’dan yüzde 9’a indirilmesi geleceğe yönelik umutlarımızı artırıyor" şeklinde konuştu.