GÜNDEM - 04 Aralık 2018 Salı 06:55

Saniyede 5 zararlı yazılım üretiliyor

A
A
A
Saniyede 5 zararlı yazılım üretiliyor

Paramızı ve bilgilerimizi hedef alan zararlı yazılım sayısının 2019 sonunda 1 milyara ulaşması bekleniyor. Saldırıların dünya ekonomisine verdiği zarar ise 50 milyar doları aşmış durumda

Dünyada her alanda bir dijital devrim yaşanıyor. Hayatımızın büyük bir bölümü ekranlar ve sosyal medyada geçiyor. Bankacılık işlemleri sanallaşıyor, banknotlar Bitcoin’e, sağlık hizmetleri dijital verilere dönüşüyor. Yaşanan bu değişimle birlikte hızla artış gösteren siber suçlar da daha karmaşık hâle geliyor. Araştırmalara göre paramızı ve bilgilerimizi hedef alan zararlı yazılım sayısı sadece son üç yılda 400 milyondan 800 milyon adete yükselirken 2019 sonunda ise 1 milyara ulaşması bekleniyor. Eset Türkiye CEO’su Alain Soria sanayide 5-6 adet sahte yazılım üretildiğine dikkat çekerek siber saldırıların, dünya ekonomisine verdiği zararın 53 milyar dolara ulaştığını söyledi. Saldırıların her yıl artarak devam ettiğini dile getiren Soria, “Firmalara saatte 5 milyondan fazla zararlı e-posta gönderiliyor. Son iki yılda her 5 işletmeden ikisi siber saldırıya uğramış. Bunlardan yüzde 66’sı önlem almış. Yüzde 34’ü saldırıya uğramasına rağmen önlem almamış. Saldırıların yüzde 80’e yakını paramızı hedef alıyor. İşletmelere verdiği zarar hızla artıyor. Siber saldırıların işletmelere zararının 2021 yılında 6 trilyon dolar olacağı varsayılıyor. Buna karşılık firmaların da önümüzdeki 4 yıl içerisinde 1 trilyon dolar harcama yapacağı öngörülüyor” dedi.

2018’de en fazla gerçekleştirilen saldırı türlerinin phishing (olta) atakları, fidye yazılımlar ve kripto para madenciliği olduğunu belirten Soria, “Saldırılar 2019’da devasa boyutlara ulaşacak. En çok oltama yöntemini kullanıyorlar. Kredi kartı banka bilgilerinizi çalmak için kurgulanmış bir sistem. Sahte siteler ve forumlar üzerinden hesap bilgilerini çalıyorlar. İkinci sırada fidye yazılımlar yer alıyor. Son üç yıldır oldukça revaçta. Sisteminize bulaştıktan sonra verilerinizi şifreliyorlar ve küçük bir not bırakıyorlar. ‘Eğer şu adresi şu kadar Bitcoin gönderirseniz şifresiniz açarım’ diyorlar. Diğer yöntem de kripto para madenciliği. Bu virüsler bilgisayarınıza yerleşiyor ve zombi hâline getiriyor. Sizin bilgisayarınızdan Bitcoin üretiyor” diye konuştu.

Saldırılara bağlı olarak siber güvenlik sektörünün de her yıl yüzde 150 büyüme gösterdiğini ifade eden Soria, şunları kaydetti: “Eset, bugün Türkiye’nin en çok tercih edilen siber güvenlik markası olarak öne çıkıyor. Türkiye’de yüzde 28.5 pazar payına sahibiz. Her üç bilgisayardan birinde Eset ürünü kullanılıyor. Aynı şekilde KOBİ’lerden holdinglere, kamu kurumlarından hastanelere, bankalara dek 12 bine yakın kurumsal müşterimiz var. Ülkemizdeki döviz kaynaklı ekonomik hareketliliğe rağmen, Eset Türkiye olarak 2018 yılını yüzde 10’a varan büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz. Türkiye’de ekim sonu itibarıyla geçen seneyi yakalamış durumdayız. Seneyi büyük ihtimalle 32,5 milyon dolar ciro ile kapatacağız.”

Evler hack’lenemeyecek

Dijital sistemleri hedef alan virüs, truva atı, solucan, rootkit, botnet, oltalama teknikleri, casus yazılımlar ve şifre-fidye programları gibi kötü amaçlı yazılımlarla mücadele eden yeni Eset 2019 dijital güvenlik ürünlerini tanıttı. Yenilenen efsanevi Eset NOD32 Antivirüs’ün yanı sıra Eset Internet Security, Eset Smart Security Premium ve Eset Multi-Device Security yazılımları en karmaşık saldırılara, çok katmanlı yeni teknolojileriyle cevap veriyor.

Eset yeni ürünlerinde kripto para cüzdanlarını da ekledi. Kullanıcılar, web tabanlı kripto para cüzdanlarını ziyaret ettiklerinde antivirüs programı sayfayı algılıyor ve finansal işlemlerin güvenli ortamda yapıldığını doğruluyor.

Eset’in önemli yeniliklerinden biri de Güvenlik Raporu uygulaması. Global saldırı yoğunluğunu gösteren bir dünya haritası sunan Güvenlik Raporu, sayesinde kullanıcılar maruz kaldığı riskleri takip edebiliyor. Ayrıca Eset’in Akıllı Ev İzleyicisi, internet bağlantılı tüm cihazları görüntülüyor, modem ve routerlerı güvenlik açıklarına karşı tarıyor ve izinsiz erişimler konusunda uyarıyor.

Alo demeden 618 TL

Geçtiğimiz haftalarda 3 kat artarak 500 TL seviyesine çıkan yurt dışı telefon kayıt harcı yılbaşında yine artıyor. Resmî Gazete’de yayınlanan yönetmeliğe göre pek çok harç ve vergide olduğu gibi yurt dışı telefon kayıt harcında da artış öngörülüyor. Kasım ayının başlarında 170 TL olan yurt dışı kayıt ücreti 500 TL olarak güncellenmişti. Yeni yönetmelik ile birlikte 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren yüzde 24 civarında bir zam daha yapıldı ve kayıt ücreti 618 TL oldu.

Telefonlar öğrencileri bağımlı yapıyor

Buffalo Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, öğrencilerin aç kalma pahasına da olsa telefonu tercih ettiğini ortaya koydu. Yaşları 18 ila 22 arasında değişen öğrenciler arasında yapılan araştırmada öğrenciler, 3 saat yemekten, 2 saat de telefonlarından uzak tutuldu. Bu sürenin sonunda zaman veya yemek kazanmak için bir dizi bilgisayar tabanlı görevi yerine getirmeleri istendi. Pediatri bölümünden Sara O’Donnell, öğrencilerin telefonlarını geri almak için motive olacaklarını tahmin ettiklerini ancak bu kadarını beklemediklerini belirtti. Buna göre öğrencilerin tamamı, 100 kalorilik favori atıştırmalıkları yerine anında akıllı telefonlarını geri istediler.

IoT teknolojisi ile projelerin maliyeti düşüyor

Software AG Innovation Tour 2018’in İstanbul ayağı, iş dünyasının liderlerini Nesnelerin İnterneti ve dijital dönüşümü tartışmak üzere İstanbul’da bir araya getirdi. Software AG Türkiye Genel Müdürü Ebru Kılıç Eker ve Software AG Orta Doğu & Türkiye Başkan Yardımcısı Ahmad Salama’nın da katıldığı etkinlikte bir konuşma gerçekleştiren Software AG Endüstri Çözümleri Başkan Yardımcısı Sven Roeleven, “IoT ile kolay uygulanabilir, düşük maliyetli ve hızlı dönüş sağlayan projeleri hayata geçirmek mümkün oluyor. Böylelikle şirketler hızlı hatalar yapsalar da, kayda değer bir kayıp yaşamıyor” dedi. 

Türkiye Gazetesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her gün yeni bir krizin ve gerilimin baş gösterdiği coğrafyamızda her hamlemizi incelikle planlıyor, her adımımızı dikkatle atıyoruz. Şunu sizin ve ailelerinizin çok iyi bilmesini arzu ediyorum; Her hesaba karşı unutmayın bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polis, Jandarma, Sahil Güvenlik Personeli ve Güvenlik Korucuları İle İftar Programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada her gün yeni bir sorunun ortaya çıktığını ancak Türkiye’nin bu sorunları çözecek planlara sahip olduğunu söyledi. "Ucunda şehadet olsa bile hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan dirliğimizi ve birliğimizi koruyan sizlersiniz" Bugüne kadar devletin huzuru, birliği, dirliği için şehit düşen tüm kahramanları rahmetle yad ederek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehadet ve gaza bilincini adeta hayatının merkezine koyarak, çocuklarını ‘ya şehit ol ya gazi’ duasıyla göreve uğurlayan anne babaları şükranla anıyor bu ruhu halen diri tutan tüm anne babaların ellerinden öpüyorum. Burada bulunan siz kardeşlerimin yanı sıra şu anda vatanımızın dört bir köşesinde hudut bölgelerimizde dağlarda, denizlerde ve yurt dışı misyonlarımızda görev yapan, nöbet tutan gerektiğinde vatanı ve milleti için fedai can eylemeyi cana minnet bilen güvenlik birimlerimizin tüm mensuplarına şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun. Rabbim sizlere her türlü tehditten her türlü saldırıdan muhafaza etsin diye dua ediyorum. Güvenlik kuvvetlerimizin değerli mensupları çok kıymetli kardeşlerim atalarımızın altın değerindeki hikmetli sözlerinden biri de dirlik olmadan birlik olmaz manifestosudur. Milletimizin dirliği aynı zamanda milletimizin birliğidir. Ucunda şehadet olsa bile hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan dirliğimizi ve birliğimizi koruyan sizlersiniz. Bugün Türkiye dünyada ve bölgesinde gıptayla izlenen bir huzur, güven ve istikrar adasına dönüşmüşse bu başarı da aslan payı sizlerindir" diye konuştu. "Emniyet güçlerimiz, maruz kaldığı sayısız itibar suikastine rağmen devletimize yönelik her saldırıyı, istiklalimize yönelik her oyunu hamdolsun boşa çıkarmıştır" Emniyet güçlerinin birçok saldırıya karşı dirayetli bir mücadele verdiğini söyleyen Erdoğan, "Emniyet güçlerimiz yakın tarihimizde başka ülkelerle karşılaştırılmayacak ölçüde çetin mücadeleler vermiş büyük sınavlardan başarıyla geçmiş, maruz kaldığı sayısız itibar suikastine rağmen devletimize yönelik her saldırıyı, istiklalimize yönelik her oyunu hamdolsun boşa çıkarmıştır. Hiçbir ayrım yapmadan terör örgütleriyle mücadelede destanlar yazan sizlersiniz. Organize suç örgütlerine nefes aldırmayan sizlersiniz. Zehir tüccarlarına, çetelere, kendini devletten ve kanundan üstün gören küstahlara göz açtırmayan sizlersiniz. Gezi olaylarında olduğu gibi Türkiye’yi istikrarsız hale getirmeye yönelik kökü dışarıda kalkışmaları bertaraf eden sizlersiniz. Bukalemun gibi sürekli renk değiştiren, girdiği kabın şeklini alan omurgasız vatan hainlerinin 15 Temmuz gecesi demokrasimize kastetmesine geçit vermeyen sizlersiniz. İnsan kaçakçılarının, göçmen tacirlerinin planını bozan yine sizlersiniz. Denizlerimizde yaşanan can pazarında binlerce hayatı kurtaran sizlersiniz. İnsanlık tarihinin en zengin hazinelerini barındıran ülkemizde yağmacılara ve talancılara aman vermeyen sizlersiniz. Aidiyetine, inancına, uyruğuna, kimliğine bakmadan gadre uğrayanların imdadına koşan, suçluları adeta adalete teslim etmeden gözüne uyku girmeyen halkımızın huzuru için fedakarca çalışan sizlersiniz. Polisiyle, bekçisiyle, jandarmasıyla, sahil güvenliğiyle, güvenlik korucusuyla İçişleri Bakanlığımızın tüm mensuplarını özellikle canı gönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. "İnsanımızın huzurunu kim bozarsa, devletimizin güvenliğine kim el uzatırsa, özgürlüklerimize ve demokrasimize kim saldırırsa tepelerine binmeye devam edeceğiz" Türkiye Cumhurbaşkanı olarak güvenlik güçlerinin her biriyle her zaman gurur duyacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanımızın huzurunu kim bozarsa, devletimizin güvenliğine kim el uzatırsa, özgürlüklerimize ve demokrasimize kim saldırırsa tepelerine binmeye devam edeceğiz. 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da güvenlik birimlerimizin vazifelerini rahatça ifade edebilmeleri için üzerimize ne düşüyorsa yapacak sizleri her açıdan desteklemeyi inşallah sürdüreceğiz. Biz tarih boyunca birilerinin gölgesinde kalmayı, birilerinin gölgesine sığınmayı zül addetmiş, hür doğmuş hür yaşamış hür olarak emaneti teslim etmeyi her şeyden aziz görmüş bir milletiz. Gölge olarak sadece ay yıldızlı al bayrağın gölgesini bilir ve tanırız. Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya bakınız ne güzel ifade ediyor; ‘Savaş bizi karlı çıkardığı gün kızıllığında ısındık. Dağlardan çöllere düşürdüğü gün gölgene sığındık. Şimdi süzgün rüzgarlarla dalgalı barışın güvercini savaşın kartalı yüksek yerlerde açan çiçeğim. Senin dibinde doğduğum senin dibinde öleceğim.’ 86 milyonun her bir ferdi için yeryüzünde en güvenli yer ay yıldızlı al bayrağımızın huzur veren gölgesidir. Allah’ın izniyle sizlerin de gayretiyle inşallah bu gölgede huzursuzluk, istikrarsızlık, kargaşa ve kaos çıkarılmasına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. "Her hesaba karşı unutmayın bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var" Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada her gün yeni bir sorunun ortaya çıktığını ancak Türkiye’nin bu sorunları çözecek planlara sahip olduğunu söyleyen Erdoğan, "Hemen her gün yeni bir krizin ve gerilimin baş gösterdiği coğrafyamızda her hamlemizi incelikle planlıyor, her adımımızı dikkatle atıyoruz. Şunu sizin ve ailelerinizin çok iyi bilmesini arzu ediyorum; Her hesaba karşı unutmayın bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var. Ne yapıyorsak 23 yılın tecrübesiyle ince bir siyasetle çok iyi planlanmış bir stratejiyle yapıyoruz. Her detayını adım adım belirlediğimiz stratejilerimizi sabırla, sükunetle ve kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Dostlarımız kadar hasımlarımızın da çok iyi gördüğü ve kabul ettiği üzere Türkiye bugün yakın tarihinde hiç olmadığı kadar güçlüdür, müteakkızdır, muktedirdir, inisiyatif ve irade sahibidir. Yeniden şekillenen dünya sisteminde bölgesinin kutup başı olarak yerini pekiştiren bir Türkiye’yi süratle inşa ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "Yıllarca terör tehdidi sebebiyle gidilemeyen yerlerde artık çobanlar koyun otlatıyor" Türkiye’de huzur ve emniyet hakim olduğunu ve Türkiye’nin batısı ne kadar güvenliyse doğusunun da o kadar güvenli olduğunun altını çizen Erdoğan, "Yıllarca terör tehdidi sebebiyle gidilemeyen yerlerde artık çobanlar koyun otlatıyor. Yerli yabancı turistler geziyor. Güven ortamı güçlendikçe buna paralel olarak yatırım artıyor, istihdam artıyor. Esnafın, tüccarın, çiftçinin yüzü gülüyor. Gabar’da olduğu gibi yıllarca atıl kalan petrolümüzün, doğal gazımızın ekonomiye kazandırılmasıyla 86 milyonun tamamının refah seviyesi yükseliyor. Yaklaşık yarım asır boyunca yürüyüşümüzün sekteye uğradığı milletimizin kardeşliğini zehirleyen, ekonomimize iki trilyon doları aşan ağır bir fatura yükleyen terör riski ortadan kalktıkça Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni fark etmeksizin aziz milletimizin bütün fertleri kazanıyor" dedi. "Hayatının baharındaki fidanların vakitsiz kırılmadığı, ocaklara ateşlerin düşmediği bir Türkiye’yi inşallah birlikte inşa edeceğiz" Türkiye’nin artık farklı bir ligin oyuncusu haline geldiğini söyleyen ve Terörsüz Türkiye süreci hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Şimdi Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah tüm bu başarıları bir adım ileri taşıyor ülkemizin kazanç hanesine silinmeyecek bir şekilde yazdırıyoruz. Bir yanda askeri, polisi, jandarması, istihbaratçısı, güvenlik korucusuyla devletimizin güvenlik kuvvetleri. Diğer yanda milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimiz. Öte yanda dayanışma içinde hareket eden Cumhur İttifakımız ve elbette attığımız her adımda bizleri hayır duasıyla yalnız bırakmayan aziz milletimizle birlikte bu süreci ilmek ilmek dokuyoruz. Küllerinden yeniden doğan ve bin yıllık tarihinde nice zorluğun üstesinden gelen bir millet olarak hedefimize ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Anaların ağlamadığı, hayatının baharındaki fidanların vakitsiz kırılmadığı, ocaklara ateşlerin düşmediği bir Türkiye’yi inşallah birlikte inşa edeceğiz. Şunu tüm samimiyetimle burada bir kere daha dile getirmek isterim. Terörsüz Türkiye sürecinde varılan nokta sizlerin kahramanlığı, gazilerimizin cesareti ve kalbimizin en mutena köşesinde hatıralarını yaşattığımız aziz şehitlerimizin destansı mücadelesinin eseridir. Kahramanlar şairin dediği gibi ‘yurdu yaşatmak için’ vardır ve bir milletin bekası kahramanlarının varlığına bağlıdır. Kahramanlarımız, gazilerimiz ve şehitlerimizin omuzları üzerine yükselen bu devlet bundan sonra da sonsuza kadar kahramanlarıyla var olacak, masum ve mazlumların umut adresi olmaya devam edecektir. Türkiye Yüzyılı vizyonunda anlamını bulan büyük ve güçlü Türkiye’ye inşallah beraberce vasıl olacağız. Rabbim yolumuzu bahtımıza açık etsin diyorum."
Bartın BARÜ, Hong Kong 19. APAIE 2026 Konferansı ve Fuarı’nda yerini aldı Bartın Üniversitesi (BARÜ) Hong Kong’da "Küresel İyilik İçin Asya-Pasifik İş Birlikleri" temasıyla düzenlenen 19. Asya-Pasifik Uluslararası Eğitim Birliği Yükseköğretim Konferansı ve Fuarı’nda (APAIE 2026) yerini aldı. Bartın Üniversitesi (BARÜ) yükseköğretimde dünyanın önde gelen uluslararası platformlarından biri olan Asia-Pacific Association for International Education tarafından organize edilen 19. Asya-Pasifik Uluslararası Eğitim Birliği Yükseköğretim Konferansı ve Fuarı’na (APAIE 2026) katıldı. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ile Dış İlişkiler Genel Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yirmibeş Hong Kong’da "Küresel İyilik İçin Asya-Pasifik İş Birlikleri" temasıyla düzenlenen fuarda yerini alarak çeşitli temaslar gerçekleştirdi. Rektör Akkaya Romanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Portekiz başta olmak üzere birçok uluslararası yükseköğretim kurumu temsilcileriyle bir araya gelerek ikili görüşmelerde bulundu. Görüşmeler çerçevesinde Polonya’dan Poznan University of Technology, Kanada’dan College of the North Atlantic ve University Canada West ile Peru’dan Universidad Tecnolgica del Per temsilcileriyle önemli iş birliği adımları atıldı. Ayrıca Türkiye Ulusal Ajansı koordinasyonunda "Study in Türkiye" çalışmaları kapsamında kurduğu stantta BARÜ; yürütülen akademik iş birlikleri, öğrenci ve personel hareketlilikleri ile ortak proje imkanmarı anlattı. Rektör Akkaya, 2026 APAIE Konferansı kapsamında BARÜ’nün uluslararasılaşma çalışmaları doğrultusunda Hong Kong’da yürütülen temaslara devam edeceklerini belirtti.
İstanbul Maç esnasında top çarpan martıya kalp masajı yapıldı... O anlar kamerada İstanbul Yurdum Spor Kulübü kaptanı Gani Çatan, İstanbul 1. Amatör Lig Play-Off Final maçında top çarpan martıya kalp masajı yapıldı. Geçtiğimiz hafta sonu Zeytinburnu’nda oynanan İstanbul 1. Amatör Lig Play-Off Final müsabakası ilginç anlara sahne oldu. Mevlanakapı Güzelhisar ile İstanbul Yurdum Spor’un karşı karşıya geldiği mücadelenin 22. dakikasında konuk ekibin kalecisi Muhammet Uyanık’ın ceza sahasından uzaklaştırmaya çalıştığı top, sahanın üzerinde alçaktan uçan martıya çarptı. Çarpmanın etkisiyle yere düşen martıyı fark eden İstanbul Yurdum Spor’un kaptanı Gani Çatan, hızlı bir şekilde martıya müdahale etti. Çatan, yaklaşık 2 dakika kalp masajı yaptığı martıyı saha kenarında bulunan sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerinin bir süre müdahalede bulunduğu martı tedavi altına alındığı öğrenildi. "Görür görmez ilk müdahaleyi yapmak için hemen koşarak yanına gittim" Yaşanan talihsiz olayı İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlatan takım kaptanı Gani Çatan, "İstanbul Yurdum Spor Kulübü olarak play-off final müsabakasındaydık. Şampiyonluk için çıktığımız bir müsabakaydı. Maç esnasında kalecimiz Muhammed, topu degaj vurayım derken sahada alçaktan uçan martıya denk geldi. Görür görmez ilk müdahaleyi yapmak için hemen koşarak yanına gittim. Martı, ayakları havaya dikilmiş hareketsiz bir şekilde duruyordu. O anda aklıma ilk olarak kalp masajı yapmak geldi. Ben müdahale ettikten sonra hareketlenmeye başladı. Müdahaleye devam ettim. Biraz daha kendine geldikten sonra maç için orada bulunan sağlık ekibine teslim ettim. Müsabakaya devam ettik fakat martının hayatta olduğunu ve sadece kanatlarında bir sorun olduğunu öğrendim. Kalecimiz Muhammet de bu olaydan oldukça etkilendi. Martının müdahale sonrası hayata dönmesi onu da çok sevindirdi. Şu anda tam olarak akıbetiyle alakalı bilgi alamadım. İnşallah yaşıyordur" diye konuştu. "Bu olay, şampiyonluğun önüne geçti" İstanbul 1. Amatör Lig Play-Off Finali’nde yenilerek, şampiyonluğu kaçırdıklarını dile getiren Gani Çatan, "Takım olarak güzel bir grupta sergilediğimiz performansla ikinci olduk ve play-offlara kaldık. Final müsabakası da oldukça çekişmeli geçti. Penaltılar neticesinde Mevlanakapı Güzelhisar takımına mağlup olduk. Fakat yaşanan bu olay, şampiyonluğun önüne geçti. Özellikle sosyal medyada birçok teşekkür mesajı aldım" ifadelerini kullandı. Yaşanan olay sonrası ilk yardım eğitiminin önemini daha iyi kavradığını aktaran sporcu, "Daha önce herhangi bir ilk yardım eğitimi almadım. O anda refleks olarak müdahale ettim. Bu tarz bir durumun her an her yerde karşımıza çıkacağını anladım. İlk yardım eğitimi almayı düşünüyorum. İlk müdahalenin hayat kurtardığını anlamış olduk" şeklinde konuştu. Gani Çapan, olayın ardından İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özay tarafından makamına kabul edilerek tebrik edildiğini belirtti.