MAGAZİN - 30 Mart 2023 Perşembe 12:19

Şarkıcı Soner Sarıkabadayı'nın 'melodi aşırdığı' iddiasıyla yargılanmasına devam edildi

A
A
A
Şarkıcı Soner Sarıkabadayı'nın 'melodi aşırdığı' iddiasıyla yargılanmasına devam edildi

Müzisyen Serdar Kapan'ın bir şarkısındaki nakarat kısmındaki melodiyi aşırdığı iddiasıyla hakkında 5 yıla kadar hapis cezası talep edilen şarkıcı Soner Sarıkabadayı'nın yargılanmasına devam edildi.

Sarıkabadayı, "Üzerime atılan bu lekenin ispat edilmesini arzu ediyorum. Ben kendime çok güveniyorum ve yapmadığımı biliyorum. Alnımın akıyla bu davadan çıkacağıma güveniyorum” dedi.

Müzisyen Serdar Kapan'ın 'Denge Şeve' adlı şarkısındaki nakarat kısmındaki melodiyi aşırarak (intihal) 'Tarifi Zor' isimli eserinde kullandığı iddiasıyla 'manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal etme' suçundan 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilen şarkıcı ve şarkı yazarı Soner Sarıkabadayı'nın yargılanmasına devam edildi. İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, Soner Sarıkabadayı’nın avukatları Burcak Sercan Sarıkaya, Onur Şahin ve müşteki avukatı hazır bulundu.

"Mesleki olarak üzerime atılan bu lekenin ispat edilmesini istiyorum"

Duruşmada savunma yapan şarkıcı Soner Sarıkabadayı, "Ben 35 yıldır şarkı yazıyorum. Hayatımı bu alandan kazanıyorum, burada süreci yaşamadan evvel uzlaşma görüşmeleri oldu ve ben özellikle bu davanın görülmesini ve araştırılmasını istiyorum. Bu benim için çok önemli ve kıymetlidir. Ben bu süreci uzlaşma bedelini reddederek kendim arzular oldum. 35 yıldır hayatımı bu işle kazanıyorum. Mesleki olarak üzerime atılan bu lekenin ispat edilmesini istiyorum" dedi.

"Ben kendime çok güveniyorum ve yapmadığımı biliyorum"

Sarıkabadayı savunmasının devamında, "Evet ben şarkıcıyım, insanlar böyle tanıyor beni ama onun öncesi de var. Benim şarkı yazarı olan daha uzun bir ömrüm var. Bilirkişi, gerçekte bulunmayan Youtube linkini tespit ettiğini söylüyor. Müştekinin iddia ettiği gibi öyle bir video yok. Olmayan linkten tespitler yapılmış, bunu doğru bulmuyorum. Raporda ayrıca şarkıların birbirinden bağımsız olduğunu iddia eden tanımlamalar var. Ben kendime çok güveniyorum ve yapmadığımı biliyorum. Bunların araştırılması benim açımdan da çok iyi. Alnımın akıyla, yeteneğimle bu davadan çıkacağıma inanıyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.

Müşteki Serdar Kapan'ın avukatı ise beyanında, eserin aynı şekilde aşırıldığı iddiasında olmadıklarını, orada benzer bir melodinin bulunduğunu ve bunun suç teşkil edip etmediğinin bu kovuşturma konusu da olduğunu söyleyerek, mahkemeden her iki şarkının da mahkemede dinlenmesini talep etti.
Alınan savunma ve beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, eksik hususların giderilmesine hükmederek duruşmayı erteledi.

Sema Demir
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Geleceğin hekimleri ‘Beyaz önlük’ giydi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitimlerine başlayan 1. sınıf öğrencileri için ‘Beyaz Önlük Giyme Töreni’ düzenlendi. Törende akademik unvanları yükselen öğretim üyeleri yeni cübbelerini giyerken, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlerin ödülleri verildi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri salonunda gerçekleştirilen tören, akademisyenler, öğrenciler ve ailelerin yoğun katılımıyla yapıldı. Törenin açılışında Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından verilen mini konserin ardından Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Cüneyt Karakuş konuşma yaptı. ‘Beyaz önlük giyme’ töreninde konuşan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, "Tıp, hem teorik donanım, hem de pratik beceri gerektiren bir alan olmanın ötesinde, insana dokunan, insan hayatını merkeze alan sabır, merhamet ve sorumluluk duygusunu birlikte taşıyan çok özel bir meslektir. Bir hekimin attığı her adım, verdiği her karar, bir insanın hayatına doğrudan etkiler. Çünkü hayatımızın her safhasında tıbbın farklı branşlarını temsil eden hekimlerle hepimiz bir şekilde karşılaşıyoruz. Bugün giyeceğiniz beyaz önlük yalnızca bir kıyafet değildir. O önlük bilginin, sorumluluğun, cesaretin, güvenin ve insan hayatına duyulan saygının sembolüdür. Bu önlüğü taşımanın onurunu yaşarken, aynı zamanda onun gerektirdiği sorumluluğun da farkında olacağınıza inanıyorum. Sizlerden beklentimiz bilimin ışığında ilerleyin, mesleki etik değerlerinden taviz vermeyin, insan hayatını her şeyin üzerinde tutan hekimler olmanızdır. Hastalarınızla kuracağınız güçlü iletişim, zarafet ve nezaketiniz, mesleki bilgi ve beceriniz ile bir araya geldiği zaman muhataplarınızın nezdinde nasıl bir kahramana dönüştüğünüzü hayatınız boyunca sıkça göreceksiniz. Bu vesileyle büyük bir özveriyle çalışan tüm hekimlerimizin ve sağlıkçılarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı bir kez daha kutluyorum. Hepinize önünüzdeki yaşamınızda üstün başarılar diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından MSKÜ Tıp Fakültesi 1. Sınıf öğrencilerine beyaz önlükleri Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar ve törene katılan protokol üyeleri tarafından giydirildi.
Muş "Baharın habercisi" leylekler Muş Ovası’na gelmeye başladı Türkiye’nin önemli sulak alanlarından biri olan Muş Ovası, baharın habercisi olarak bilinen leylekleri ağırlamaya başladı. Kışı sıcak bölgelerde geçiren leylekler, havaların ısınmasıyla birlikte göç ederek yeniden Muş’a geldi. Kış aylarını sıcak bölgelerde geçiren leylekler, havaların ısınmasıyla birlikte Muş Ovası’ndaki yuvalarına dönmeye başladı. Göç yolculuklarını tamamlayarak Muş Ovası’na ulaşan leylekler, köylerde daha önce yaptıkları yuvalarına yerleşmeye başladı. Köylerdeki elektrik direkleri, cami kubbeleri ve ev çatılarına kurdukları yuvalarına yerleşen leylekler, ovada baharın gelişini müjdeledi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da bahar mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte bölgeye gelen leylekler, özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşların ilgisini çekti. Muş Ovası’nın geniş sulak alanları ve doğal yaşamı, leyleklerin konaklaması ve beslenmesi için uygun bir ortam sunuyor. Bu nedenle her yıl çok sayıda leylek göç döneminde ovaya gelerek burada yuva kuruyor. Baharın müjdecisi olarak bilinen leyleklerin köye gelmeye başladığını söyleyen Mehmet Çelebi, "Baharın müjdecisi olan leylekler köyümüze gelmeye başladı. Leyleklerin gelmesiyle birlikte inşallah bahar da gelecek. Köyümüzde kalıyorlar, burada yuvalarını yapıp yavruluyorlar. Yavrular büyüdükten sonra ise tekrar göç yoluna çıkıyorlar" dedi. Leyleklerin köye gelmesine çok sevindiklerini dile getiren vatandaşlardan Kemal Kaya, "Leylekler köyümüze gelmeye başladı. Baharın müjdecisi olan leylekler şu an köyümüzde. Onlar geldiğinde baharın geldiğini hissediyoruz. Leyleklerin gelişine çok seviniyoruz çünkü baharın geldiğini gösteriyor. Leylekler çok neşeli hayvanlardır, biz de onları çok seviyoruz. Şimdiden yuvalarını yapmaya başladılar" şeklinde konuştu.