GÜNDEM - 26 Şubat 2010 Cuma 17:21

"Sırrı Sakık'ı kardeşi ele verdi"

A
A
A
"Sırrı Sakık'ı kardeşi ele verdi"

CHP Genel Saymanı ve Sözcüsü Mustafa Özyürek, BDP'li Sırrı Sakık'ın 'CHP bizden 20 militan istedi' iddiasıyla ilgili, CHP'nin hiçbir dönemde teröre bulaşmış insanlarla müzakere yapmadığını dile getirerek, "Görüşmeler olabilir ama kurumsal bir müzakere olmamıştır ve ortada sonuçlanan, somut bir durum yoktur" dedi.

ZAFER ÇAKMAK/ANKARA

CHP Sözcüsü Özyürek, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın dün Meclis Genel Kurulu'ndaki gensoru görüşmelerinde ortaya attığı iddialara cevap verdi. CHP'nin 1999 seçimlerine giderken veya başka hiçbir seçimde kurumsal olarak DEHAP'la veya o çizgiyi temsil eden partilerle hiçbir şekilde müzakere yapmadığını dile getiren Özyürek, "Görüşmeler olabilir ama kurumsal bir müzakere olmamıştır ve ortada sonuçlanan, somut bir durum yoktur" diye konuştu.

CHP'nin herhangi bir DEHAP'lıyı listesinde aday göstermediğini vurgulayan Özyürek, CHP'nin teröre bulaşmış insanlara karşı tutumunun net olduğunu ifade etti. CHP'nin teröre bulaşmış insanlarla pazarlık yaptığı yönünde bir imaj verilmeye çalışıldığını dile getiren Özyürek, bunun yalan olduğunu söyledi. Sakık'ın, Kürt halkının temsilcisi oldukların iddia ettiğine işaret eden Özyürek, Kürt halkının bu insanlara herhangi bir vekalet vermediğini söyledi. 11 yıl önceki sohbeti Meclis kürsüsüne taşıyarak Kürt halkına hizmet edilemeyeceğini belirten şunları söyledi:

"BDP ile AK Parti arasındaki işbirliği somut olarak ortaya çıkmıştır. BDP, AK Parti'nin yandaşıdır. En kritik anlarda AK Parti'nin yardımına koşuyor. Bunları CHP'nin üstünden yapmasınlar. Biz bu oyuna gelmeyiz. Bu olay sohbetten ibarettir ve somut hiçbir adım atılmamıştır. Kimseye, 'git DEHAP'la pazarlık yap' yetkisi verilmemiştir."

İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın yaptığı gizli görüşmeyle bu sohbetlerin karşılaştırılamayacağını belirten Özyürek, bu gizli görüşmenin sonunda somut bir olay yaşandığını anlattı. AK Partililerin bugün Sırrı Sakık'ın verdiği pası değerlendirmek için olağanüstü çaba gösterdiklerini ifade eden Özyürek, Bülent Arınç'ın sözlerine tepki göstererek, "Ben 1999'da Parti Meclisi üyesiydim. Her dönemde Deniz Baykal'ın yakın çalışma arkadaşıydım. Şu anda da CHP'nin sözcüsüyüm. Meclis'te konuşmak için herhalde Bülent Arınç'tan icazet almaya gerek yok" dedi.

Bakan Atalay'ın, 'Ahmet Türk'le Deniz Baykal'ın rakılı ciğer yemeklerinde konuştuklarını biliyorum' sözlerine de cevap veren Özyürek, Baykal'ın Ahmet Türk cezaevinden çıktıktan sonra geçmiş olsun dileğini ilettiğini, sofrada alkol olup olmadığını bilmediklerini belirterek, "Herhalde İçişleri Bakanı, geçmişe dönük istihbarat raporlarını değerlendiriyor" diye konuştu.
10-15 yıl önce yaşanmış sohbetleri siyasi rakiplerini hırpalamak için gündeme getirmenin ahlaki bir sorun olduğunu söyleyen Özyürek, "Geçen gün uçakta giderken bir AK Partili Bakan'ın bana, 'Türkiye çok gerildi. Sayın Baykal'la Sayın Erdoğan'ı bir araya getirsek. Bu görüşme ister sizin evinizde olsun, ister benim evimde olsun' diye bir öneride bulundu. Bu çerçevede bir sohbet oldu. Şimdi ben bunu, 'Vay, Bakan bana ille görüşelim teklifi yaptı' diye ortaya çıksam, bunlar yakışık almayan olaylardır" şeklinde konuştu.

Özyürek, 11 yıl önce yapılan bir sohbetten bugün bir siyasi sonuç çıkarmaya çalışmanın, ahlaki açıdan bir zaafiyet olduğunu dile getirdi. Basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını cevaplayan Özyürek, 'Uçakta konuştuğunuz bakan kimdi?' sorusu üzerine şöyle konuştu:

"Biz bazıları gibi özel sohbetleri Meclis kürsüsünden açıklayan insanlardan değiliz. Konuşulan şeyler özelse özel kalır. Özel sohbetleri deşifre ederek, halka anlatarak politika yapmak basitliktir." Özyürek, bu özel sohbeti Deniz Baykal'a da aktardığını anlattı.

Balyoz operasyonundaki ikinci dalga gözaltılarla ilgili bir soru üzerine Özyürek, çok vahim bir dönemden geçildiğini söyledi. Sanki darbe olmuş ta kimsenin haberi yok gibi bir ortam bulunduğunu belirten Özyürek, "Böylesine kitlesel gözaltılar, tutuklamalar ancak bir karşı darbeden sonra olur. Şu anda öyle anlaşılıyor ki bir karşı darbe gerçekleşmiştir. AK Parti'ye karşı olanlar, ister asker, ister sivil olsun gözaltına alınmakta, tutuklanmaktadır. Bunu herkes seyrediyor. 2003 yılındaki bir darbe teşebbüsünden bahsediliyor ama ortada hukuki anlamda bir darbe girişimi olmamasına rağmen, aradan 7 yıl geçmesine rağmen insanlar kitlesel şekilde gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Hem gözaltı, hem tutuklama uygulamasında hukuk zorlanıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Özyürek, bir soru üzerine bugün BDP'de siyaset yapanların eskiden terör örgütü PKK ile ilişkilerinin kamuoyuna bu kadar yansımadığını ve bir mesafe varmış gibi algılandığını hatırlattı. Bugün o mesafenin ortadan kalktığını belirten Özyürek, Sırrı Sakık'ın dünkü konuşmasında, 'Biz evlatlarımızı, kardeşlerimizi hiçbir zaman ele vermeyiz' dediğine işaret etti. Özyürek, "Ondan kastı 'Biz PKK'yı ele vermeyiz' demektir. Ama Sırrı Sakık'ı, kardeşi ele verdi. Biliyorsunuz Sırrı Sakık kardeşiyle büyük bir çelişki içindedir" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya 15 yaşındaki Burak’ın otizmle mücadelesi başarı hikayesine dönüştü 3 yaşında otizm teşhisi konulan 15 yaşındaki Burak Göçer, son bir yıldır aldığı kök hücre, TMS tedavisi ve yoğun eğitimle birlikte davranışlarında gözle görülür değişim yaşamaya başladı. Buz pateni ve at biniciliği eğitimleri alan Burak, 2026’da özel bir yarışmaya hazırlanırken, ablası Ayşenur Göçer, "İlk başlarda yanıma bile gelmiyordu, göz teması zaten yoktu. Şimdi yanımda oturabiliyor" diyerek süreci anlattı. 15 yaşına giren Burak Göçer’e 3 yaşındayken otizm teşhisi konuldu. Çocukluk döneminde görece daha sakin bir süreç geçiren Burak’ta, ergenlik çağıyla birlikte davranışsal değişimler belirginleşti. Aile, bu dönemde huzursuzluk ve saldırganlık belirtilerinin artması üzerine farklı tedavi ve eğitim yöntemlerine yöneldi. Son bir yıldır kök hücre ve TMS tedavisi alan Burak, aynı zamanda yoğun bireysel ve sosyal eğitimlerden geçiyor. Tedavi ve eğitim süreciyle birlikte Burak’ın daha sakin bir yapıya büründüğü, çevresiyle temas kurma becerisinde ilerleme kaydettiği gözlendi. Sosyal yaşama adım adım Burak’ın annesi, doğumdan sonra teşhisi uzun süre konulamayan bir hastalıkla mücadele ederken; baba hem evin geçimini sağlıyor hem de aile düzenini ayakta tutmaya çalışıyor. Üniversite sınavına hazırlanan ablası Ayşenur Göçer ise kardeşinin bakım ve eğitim sürecinde aktif rol alıyor. Aldığı eğitimlerle birlikte Burak’ın ilgi alanları da genişledi. Buz pateni ve at biniciliği gibi sportif faaliyetlere yönelen Burak, özel eğitimle desteklenen bu süreçte 2026 yılında at biniciliği alanında düzenlenecek özel bir yarışmaya hazırlanıyor. Ailenin hedefi, Burak’ın yalnızca sportif başarı elde etmesi değil; aynı zamanda günlük yaşam becerilerini geliştirmesi ve sosyal hayata daha bağımsız şekilde katılabilmesi. Ablası süreci anlattı Üniversite sınavına hazırlanan abla Ayşenur Göçer, kardeşinin geçirdiği süreci şu sözlerle anlattı: "Annem, kardeşim doğduktan sonra rahatsızlandı. Kardeşim on yaşına kadar iyiydi ancak on yaşından sonra ergenlik dönemiyle birlikte belirgin bir huzursuzluk ve saldırganlık başladı. Durduk yere sinirleniyor, etrafa ve bize saldırıyordu. Daha sonra kök hücre tedavisi görmeye başladı ve bu süreçten sonra biraz daha iyiye gitti. Eğitim almaya da devam etti. Yaklaşık bir yıldır buz pateni benzeri yoğun eğitimler alıyor. Kök hücre ve TMS tedavisi görüyor. Normal eğitimine devam ederken, son bir yıldır sosyal etkinlikler ve bu tür eğitimlere daha fazla yoğunlaştık. İlk başlarda yanıma bile gelmiyordu, göz teması zaten yoktu. Şimdi yanımda oturabiliyor." Tedavi sürecinin hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göçer, "Bu sürecin devam edebilmesi için herkesten destek bekliyoruz" dedi.
Konya Konya’da aileler yeni yılın ilk sabah namazında camide buluştu Konya İl Müftülüğü tarafından yeni yılın ilk sabahında "Ailece Sabah Namazında Buluşuyoruz" programı gerçekleştirildi. Kapu Camii’nde kılınan sabah namazının ardından başta Filistin olmak üzere tüm mazlum coğrafyalar için dua edildi. Programın devamında ise Milli İrade Platformu tarafından basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada konuşan eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu, Gazze’de yaşamın, "normalleşme" değil; hayatta kalma mücadelesi üzerinden sürdüğünü belirtti. Uluslararası hukukun güçlüye kalkan, zayıfa verilen sus payı olmaması gerektiğinin altına çizen Poçanoğlu, bugün, yaşanan iletişim çağında; bir çocuğun soğukta can verdiği haberini "akış" içinde tüketebiliyorsa, burada bir sorun olduğunu söyledi. Bir toplumun ihtiyaç duyduğu "insani yardım" kavramını süsleyerek tartışmalı hale getiren prosedürlerin büyük bir soruna yol açtığını ifade eden Poçanoğlu, "Çağrımız; bir ülkeye, bir halka, bir kuruma karşı ‘önyargı’ değil; insan hayatını merkeze alan evrensel bir tutarlılık talebi içermektedir" dedi. Programa, AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, Meram Belediye Başkanı Mustafa kavuş, Konya İl Müfütüsü Prof. Dr. Ali Öge, protokol mensupları ve vatandaşlar katıldı.