DÜNYA - 08 Temmuz 2025 Salı 17:35 | Son Güncelleme : 08 Temmuz 2025 Salı 17:36

Slovakya Başbakanı Fico’ya suikast girişiminde bulunan saldırgan hakim karşısına çıktı

A
A
A
Slovakya Başbakanı Fico’ya suikast girişiminde bulunan saldırgan hakim karşısına çıktı

Slovakya Başbakanı Robert Fico’ya bir yıldan uzun bir süre önce suikast girişiminde bulunan Juraj Cintula isimli saldırgan, bugün terörizm suçlamalarıyla yargılanmaya başlandı.

Slovakya’nın orta kesimindeki Handlova kasabasındaki bir hükümet toplantısının ardından vatandaşları selamladığı sırada Başbakan Robert Fico’ya ateş ederek suikast girişiminde bulunan Juraj Cintula isimli saldırgan, 15 Mayıs 2024’te yaşanan olaydan bir yılı aşkın süre sonra bugün ilk duruşması için hakim karşısına çıktı. Banska Bystrica şehrindeki Özel Ceza Mahkemesi’ne getirildiği sırada "Yaşasın özgürlük" ve "Yaşasın özgürlük kültürü" sloganları atan 72 yaşındaki saldırgan, kendisine Başbakan’ı niçin vurduğu sorulduğunda, "Çünkü, kültürü boğuyordu" yanıtını verdi. Cintula, mahkeme salonunda da "Yaşasın demokrasi" sloganı attı.

Silahlı saldırıda ağır yaralanan ve uzun bir tedavi süreci atlatan Başbakan Fico, duruşmaya katılmadı. Medyaya daha önce yaptığı açıklamada mahkemeye gelmeyeceğini duyuran Fico, duruşmada avukatı tarafından temsil edildi.
Sanık, maksimum 12 yıl hapis cezası karşılığında anlaşmaya çalıştı

Savcı Katarina Habcakova, duruşma sırasında saldırgan Juraj C’nin başlangıçta dava sürecinden kaçınmak için bir anlaşma yapmaya çalıştığını ve bunun için alacağı hapis cezasının 12 yılı aşmamasını şart koştuğunu açıkladı. Habcakova, "Böyle bir anlaşma yasal olarak mümkün değil çünkü sanık, koruma altındaki bir kamu görevlisine yönelik terör eylemi gibi son derece ağır bir suçla itham ediliyor. Ceza kanunu, bu tür suçlar için ömür boyu hapis cezası öngörüyor. İndirime tabi en düşük ceza dahi 20 yıl" dedi. Savcı, Juraj Cintula’nın başlangıçta kasten adam öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla karşı karşıya olduğunu fakat geçtiğimiz yıl temmuz ayında yeni ulaşılan deliller ışığında suç vasfının ağırlaştırılmış terör saldırısı olarak değiştirildiğini söyledi.

Sanığın avukatı, terör suçlamasını reddetti

Sanığın avukatı Namir Alyasry ise müvekkilinin silahlı saldırı suçlamasını kabul ettiğini ve davanın açılmasını haklı bulduğunu, ancak her kamu görevlisine yönelik saldırının terör suçu olarak değerlendirilemeyeceğini savundu ve terör suçlamasını reddetti. Alyasry, müvekkilinin Başbakan Fico’ya duyduğu kişisel öfke saikiyle hareket ettiğini ve Fico’yu öldürmemek için kasten bacaklarına doğru ateş ettiğini belirtti. Juraj’ın amacının başbakanı görevine devam edemeyecek şekilde yaralamak olduğu ileri sürüldü.
Sanık Juraj Cintula, ilk duruşmada ifade vermeyi reddetti. Avukatı ise daha önceki işlemler sırasında tüm bilgilerin zaten paylaşılmış olduğunu söyledi.

Başbakan Fico, saldırganı affetti

Duruşmada Başbakan Robert Fico’nun avukatı David Lindtner ise saldırının yalnızca bir şahsa değil, başbakanın temsil ettiği anayasal düzene karşı yapılmış bir saldırı olduğunu ve bu nedenle terör suçlamasının yerinde olduğunu savundu. Başbakan Fico’nun saldırganı affettiğini de sözlerine ekleyen Lindtner, saldırganın medyadaki karalama kampanyaları, propaganda ve muhalefet partileri tarafından yayılan yanlış bilgilerin kurbanı olduğunu söyledi.

Başbakan Fico, 15 Mayıs 2024’te başkent Bratislava’nın yaklaşık 180 km kuzeydoğusundaki Handlova kasabasında, bir kültür merkezinin önünde halkla selamlaştığı sırada silahlı saldırıya uğramış ve ağır yaralanarak hastaneye kaldırılmıştı. İsmi Juraj Cintula olarak açıklanan saldırgan olay yerinde gözaltına alınmış ve cinayete teşebbüsle suçlanmıştı. Cintula, ifadesinde hükümetin politikalarını beğenmediğini söylemişti.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile birlikte Avrupa Birliği’nde Brüksel’in politikalarına meydan okuyan siyasi çizgisiyle öne çıkan Slovakya Başbakanı Fico, Ukrayna’ya askeri yardıma karşı çıkıyor. Rusya ile diyaloğu savunan Fico, 9 Mayıs’ta Moskova’daki Zafer Günü törenlerine de katılan az sayıdaki Avrupalı lider arasında yer aldı.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.