TEKNOLOJİ - 06 Eylül 2017 Çarşamba 21:48

Smart Future Expo Zirve ve Fuarı'nın açılışını Bakan Faruk Özlü gerçekleştirdi

A
A
A
Smart Future Expo Zirve ve Fuarı'nın açılışını Bakan Faruk Özlü gerçekleştirdi

Geleceğin teknoloji üreticileri ve hizmet sağlayıcılarının Türkiye’deki sanayici, iş dünyası temsilcileri ve yerel yöneticileriyle buluşması için planlanan Smart Future Expo Zirve ve Fuarı'nın açılışını Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü gerçekleştirdi.

Smart Future Expo Zirve ve Fuarı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün katılımıyla bugün İstanbul Kongre ve Fuar Merkezi’nde başladı. 

Geleceğin akıllı binalarının ve akıllı şehirlerinin tartışıldığı fuar, dijital dönüşüm çözümleri sunan şirketleri, kamu kurumları yetkililerini, sanayicileri, iş dünyası temsilcilerini, yerel yöneticileri, inşaat sektörü temsilcilerini bir araya getiriyor.

Fuarın ülkenin ve yeni nesillerin yarınlarına umut olacak fikirleri de beraberinde getireceğine inancını dile getiren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü araştırma, geliştirme ve inavosyonun üretim sektörünün artık hep gündeminde yer aldığını belirtti.

“Araştırma, geliştirme ve inovasyonun gücünden faydalanmak zorundayız”

Bu kavramların çağımızın ve geleceğimizin anahtar kavramları olarak karşımızda durduğunu dile getiren Bakan Özlü, “Bu kavramların değerini tam olarak bilmeden bir yere varmamız mümkün değil. Katma değeri yüksek ürünler üretmek, yüksek teknolojili ürünler ihraç etmek, büyümek ve gelişmek istiyorsak araştırma, geliştirme ve inovasyonun gücünden faydalanmak zorundayız. Ülkemizin katma değeri yüksek ürünler üretmesi bakanlığımızın ekonomik üretiminin en vazgeçilmez öncelikleri arasındadır.”dedi.
Bakan Özlü; "Ülkemizin katma değeri yüksek ürünler üretmesi, hükümetimizin, ekonomi yönetiminin ve bakanlığımızın en vazgeçilmez öncelikleri arasında yer almakta. İnovasyon demek, bilginin ve fikrin ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürülmesi demektir. Yani bizler Ar-Ge ve inovasyonla ekonomik ve toplumsal faydayı artırmak durumundayız. Türkiye, 1980'li yıllarda rahmetli Özal'ın vizyonuyla, ihracata dayalı ekonomi modeline geçti.

Özal'dan yaklaşık 20 yıl sonra, 2002'den bugüne ihracatımız 36 milyar dolardan, 150 milyar dolar seviyesine ulaştı. Dünya pazarlarında yaşanan sıkıntılara, çevremizdeki olumsuzluklara rağmen ihracatta belli bir istikrarı yakalamış bulunuyoruz. Daha çok üreterek, daha fazla dış pazara açılarak, çok daha fazla ülkeyle temas ederek, iş adamlarımızın ve firmalarımızın iş yapma becerileriyle ve hükümetlerimizin doğru hedeflere odaklanmasıyla bunu başardık, bugünlere geldik." ifadelerini kullandı.

Bakan Özlü, serbest ticaret anlaşmalarıyla, vize muafiyetleriyle, iş adamlarına yeşil pasaport uygulamasıyla, reform paketleri ve teşviklerle ihracatın önünü açmaya devam edeceklerine işaret ederek, Türkiye'nin ihracat artışında ve büyümesinde etkili olan en kritik unsurun düşük teknolojiden orta ve yüksek teknolojiye geçiş olduğunu anlattı.

Smart Future Expo Zirve ve Fuarı'nın açılışını Bakan Faruk Özlü gerçekleştirdi

"Ar-Ge ve İnovasyon fark oluşturan kavramlar"

Özlü, Ar-Ge ve inovasyonun fark oluşturan kavramlar olduğuna dikkati çekerek, "Örneğin tanesi 10 dolar olan sandalye de var, 50 dolar olan da. Aynı şekilde 10 dolar olan gömlek de var, 50 dolar olan gömlek de. Tanesi 1 liraya satılan kalemler olduğu gibi, tanesi bin liraya satılan kalemler de var. Eğer sürümden kazanacaksak, ucuz olanları üretmeye elbette devam edelim. Ancak bunu yaparken pahalı olanları da üretmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Fiyat farklarını Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve kalitenin belirlediğini kaydeden Özlü, cep telefonuna yazılan bir uygulama ile milyar dolarlar kazanılabildiğini aktardı.

Faruk Özlü, teknolojinin hayatın her alanını daha fazla etkilemeye devam etiğini ifade ederek, bu durumun fırsatları içinde barındırdığını, bunun yanı sıra firmalar ve ülkeler için de ciddi tehditler içermeye devam ettiğini söyledi.

"Hedefimiz 2023 yılında, dünya ihracatından yüzde 1,5 pay almak"

Dünya pazarında başarılı olmak için inovatif olmanın önemine işaret eden Özlü, inovatif bir Türkiye'nin dünya devleriyle yarışıp, çok kolaylıkla onları geçmesinin mümkün olabileceğini söyledi.

Özlü, şirket sahiplerinin ve yöneticilerin çalışanlarına inovasyon yapmaya uygun bir ortam hazırlamaları gerektiği önerisinde bulunarak, "Türkiye'nin kilogram başına ihracatı 1 dolar 44 cent civarındadır, gelişmiş ülkelerde bu oran yaklaşık 4 dolar. Bizim hedefimiz 2023 yılında, dünya ihracatından yüzde 1,5 pay almak, bu oran şu an yüzde 1'in altında. Ülke olarak, inovasyon sonucunda çıkan ürünleri kullanan değil, işin en başından itibaren geliştiren ülke olmayı hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin önemli adımlar attığını söyleyen Özlü, bu kapsamda önem verilen Bilişim Vadisi'nin birinci etabının tamamlandığını bildirdi.

Özlü, "Bilişim Vadisi, Türkiye'ye her alanda çok değerli kazanımlar sunacaktır. Bu projeyle Türkiye, dünyanın en önemli Teknoloji Geliştirme Bölgelerinden birine sahip olacaktır. Bilişim Vadisi, başta bilişim teknolojileri olmak üzere, elektrik, elektronik, telekominikasyon, yazılım ve robotik gibi sektörlere ev sahipliği yapacak. Şu anda 28 firma, Bilişim Vadisi Yönetim Kurulunun onayından geçmiş bulunuyor. Bilişim Vadisi'nin tüm etapları tamamlandığında 5 bin Ar-Ge ve yazılım firmasını bünyesinde barındıracak,100 bin nitelikli insana istihdam sağlanacak ve yaklaşık 50 milyar dolar ciro elde edilecektir." bilgisini verdi.

Smart Future Expo Zirve ve Fuarı'nın açılışını Bakan Faruk Özlü gerçekleştirdi

Bakan Özlü, konuşmasının ardından standları gezerek katılımcılardan bilgi aldı.

Pendik Belediye Başkanı Dr. Kenan Şahin: “Şehri insan hayatını kolaylaştıran bir yapıya dönüştürmemiz lazım”

Açılışta konuşan Pendik Belediye Başkanı Dr. Kenan Şahin, herkesin yeşillikler ve büyük alanlar içerisinde küçük, tek katlı yapılardan oluşmuş şehir tasavvur ettiğini belirterek, hayatın gerçeğinin ise gün içerisinde evi ile iş yeri arasında koşturan insanların, yoğun yaşam biçimlerine göre tasarlanan büyük yapıların, sosyal donatıların, sosyal mekânların, ulaşımın ön plana çıktığı bir tablo olduğunu söyledi. Bu durumun insanın tabiatına, fıtratına ve sağlığına aykırı olduğunu belirten Başkan Şahin, “Madem hayatın akışı içerisinde bugün teknolojiye ve işe odaklı şehirlerde yaşıyoruz, o zaman şehri insan hayatını kolaylaştıran, insanın hayatında katma değer oluşturan bir yapıya dönüştürmemiz lazım’’ dedi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.