MAGAZİN - 23 Ocak 2019 Çarşamba 15:14

Son dakika haberi: Ayşen Gruda KİMDİR |Ayşen Gruda ÖLDÜ MÜ? Ayşen Gruda'nın hayatı...

A
A
A
Son dakika haberi: Ayşen Gruda KİMDİR |Ayşen Gruda ÖLDÜ MÜ? Ayşen Gruda'nın hayatı...

Son dakika: Ayşen Gruda kimdir? Ayşen Gruda öldü mü? Bir süredir yoğun bakımda tedavisi devam eden Türk tiyatro ve sinema oyuncusu Ayşen Gruda'nın sağlık durumunun nasıl olduğu merak edilmeye başlandı. Peki, Ayşen Gruda kimdir? Ayşen Gruda öldü mü? Ayşen Gruda'nın hayatı...

Ayşen Gruda kimdir? Ayşen Gruda öldü mü? Ayşen Gruda'nın hayatı...

Ünlü oyuncu Ayşen Gruda kimdir? Ayşen Gruda öldü mü? Ayşen Gruda'nın sağlık durumu nasıl? Ayşen Gruda öldü mü? Ayşen Gruda kimdir nereli kaç yaşında neden öldü? İşte detaylar....

Ayşen Gruda hayatını kaybetti

Ünlü oyuncu Ayşen Gruda tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.Bir süredir yoğun bakımda tedavisi devam eden Türk tiyatro ve sinema oyuncusu 74 yaşındaki Ayşen Gruda hayatını kaybetti.

Ayşen Gruda'nın doktorlarından açıklama

- "Ölüm sebebi yaklaşık 1 buçuk yıldır pankreas kanseri vardı"

 Kağıthane'de tedavi gördüğü özel hastanede hayatını kaybeden Usta Sanatçı Ayşen Gruda’nın doktorları açıklama yaptı. Gruda'nın son ana kadar bilincinin açık olduğunu belirten İç Hastalıları Uzmanı Ergün Kasapoğlu, "Ölüm sebebi yaklaşık 1 buçuk yıldır pankreas kanseri vardı. Takip etmekteydik. Tüm müdahalelere rağmen cevap alamadık" dedi. 

Türk sinemasının usta oyuncularından Ayşen Gruda, 74 yaşında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Yaklaşık bir aydır pankreas kanseri nedeniyle Kağıthane'de özel bir hastanede tedavi altında bulunan Gruda'nın doktorları açıklama yaptı. 

Bu dönemi hiçbir ağrı çekmeden tamamlandı 

Gruda'nın özel bir tedavi yöntemiyle ağrısız tedavi edildiğini belirten Başhekim Yardımcısı Görkem Gökçelioğlu "Genel durumu kanama ve kanserin ilerlemesinden dolayı daha kötüye gitti. Solunum cihazına bağlıydı. Solunum yetmezliğin den dolayı yoğun bakımda takipçisiydik. Hepimiz çok üzgünüz. Bizim içimiz şu açıdan rahat; Ayşen hanım, 1 buçuk yıldır mücadele ediyor. Bu dönemi hiçbir ağrı çekmeden tamamlandı. Şuuru hep açıktı. Hepimiz çok üzgünüz" dedi. 

İç Hastalıları Uzmanı Ergün Kasapoğlu, ise, "Yeşilçamın son temsilcilerinden Ayşen Gruda’yı 13. 45 itibariyle kaybetmiş bulunmaktayız Kendisi yaklaşık 1 aydır tedavi altındaydı hastanemizde. 2 gündür genel durumun kötüleşmesi üzerine tansiyonu çok düşük seyretti. Ölüm sebebi yaklaşık 1 buçuk yıldır pankreas kanseri vardı. Takip etmekteydik. Tüm müdahalelere rağmen cevap alamadık" dedi.
Grudan'nın Torunu Emre Gruda ise," Kelimeler boğazıma düğümleniyor Türkiye için çok önemli bir değer. Aramızdan ayrıldı. Hepimize çok güzel şeyler anlatmış bir insan. Cuma günü öğlen namazına müteakib Zincirlikuyu Mezarlığı’nnda son yolculuğuna uğurlayacağız. Yoğun bakımda konuştuğumuz oldu. Durumu çok iyi değildi. Geçmişten güzel şeylerden bahsetti. Güçlü bir kadındı. İnsan gibi insandı. Ondan çok şey öğrendim" diye konuştu.  

AYŞEN GRUDA KİMDİR?

Ayşen Gruda, 30 Kasım 1945'te Erman Ailesi'nin ortanca kızı olarak İstanbul Yeşilköy'de Osmanlı zamanında karargâh olarak kullanılan bir köşkte doğdu.

Babası kara tren makinistiydi. Komedi yeteneği, çocuk yaşta Yeşilköy'deki evlerinde Ermeni komşularının taklidini yaparken ailesi tarafından keşfedildi. Lise ikiye giderken babası vefat etti. Geçim sıkıntısı yüzünden okulu bırakıp çalışmaya başladı.

Ayşen Gruda, Tevfik Bilge'nin turne tiyatrosunda profesyonel oyunculuğa başladı. İlk rolü 1962 yılında "Kongre Eğleniyor" adlı vodvilde küçük bir hizmetçi rolü idi. 1977 yılında 16 senelik tiyatro hayatından sonra televizyonda bir eğlence programı içinde yayınlanan skeçte canlandırdığı "Domates Güzeli Nahide Şerbet" karakterinden sonra herkes tarafından tanındı.

Ayşen Erman, Ankara Meydan Sahnesi'nde tiyatro oyuncusu Yılmaz Gruda ile tanışıp evlendi. Kızları Elvan doğunca Ayşen Gruda bir süre tiyatroya ara verdi. Bu evlilik uzun sürmedi. Ayşen Gruda, Yılmaz Gruda'dan boşandıktan sonra da soyadını kullanmayı sürdürdü.

Ayşen Gruda daha sonra yakın dostu Adile Naşit'le birlikte, Ertem Eğilmez filmlerinin çekirdek kadrosunda yer aldı.

Ayşen Gruda  "Deve Kuşu Kabare", "Hababam Sınıfı Müzikali", "Yedi Kocalı Hürmüz" gibi kabare ve müzikallerde yer aldı. Tiyatronun yanı sıra da birçok televizyon programında skeçlerde ve dizilerde oyunculuk yaptı. Sinemada "Tosun Paşa", "Süt Kardeşler", "Şabanoğlu Şaban", "Hababan Sınıfı", "Neşeli Günler" gibi birçok klasikleşmiş Türk sineması örneklerinde oynadı.

2014 yılında senaristliğini ve yönetmenliğini Cem Yılmaz'ın yaptığı "Pek Yakında" adlı sinema filminde Cem Yılmaz, Ozan Güven, Zafer Algöz, Özkan Uğur,Çağlar Çorumlu, Şirincan Çakıroğlu, Tülin Özen ile birlikte rol aldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Palandöken: "Esnaf ve sanatkârlar yeni yıldan ümitli" Esnaf ve sanatkârların mali zor bir yılı geride bıraktığını söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 2026 yılına girerken esnaf, hem ekonomik gelişmeler hem de yapılması beklenen düzenlemeler nedeniyle daha umutlu bir beklenti içerisindedir. Enflasyonun düşmesi yönündeki beklentiler ve bugüne kadar kadük kalan bazı kanunların hayata geçirilmesiyle esnafı rahatlatacak adımların atılması, 2026 yılının daha olumlu geçeceğine dair umudu artırmaktadır" dedi. "7 bin 200 prim günü sözü artık hayata geçirilmeli" 2026 yılına girdiğimiz bu günlerde esnafın en büyük beklentilerinden birinin sosyal güvenlik alanında verilen sözlerin yerine getirilmesi olduğunu vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Özellikle norm birliği sağlanması beklenen sektörlerde ve sosyal güvenlik alanında önemli sorunlar devam etmektedir. Esnafın uzun süredir yaşadığı 7200 prim günü mağduriyeti hâlen giderilememiştir. Aynı şekilde perakende sektöründe haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasına yönelik düzenlemeler de bu yıl içinde sonuçlandırılamamıştır. Esnafın temel beklentileri açıktır. Sosyal güvenlikte 7200 prim gününün 9 bin günle eşitlenmesi ve perakende sektörünü düzenleyen yasa tasarısındaki eksikliklerin giderilmesi öncelikli talepler arasındadır" şeklinde konuştu. Yıllardır dile getirdikleri Perakende Yasası’nın güncellenmesi talebinin de artık ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "En azından haftada bir gün zincir marketlerin kapatılması, esnafla doğrudan rekabet eden sigara ve ekmek gibi belirli ürün gruplarının satışına ilişkin sınırlamaların, yasal düzenleme çıkıncaya kadar tebliğlerle hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu adımlar, esnafın ayakta kalabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bir diğer önemli sorun ise kira stopajı uygulamasının devam etmesidir. Bu uygulama hem devlet açısından vergi kaybına yol açmakta hem de esnafın çifte vergi ödemesine neden olmaktadır. Gayrimenkul sahibi kira geliri üzerinden vergi öderken, esnaf da yüzde 20 oranında stopaj yüküyle karşı karşıya kalmaktadır. Ortalama 20 bin liralık bir kira bedeli düşünüldüğünde, esnafın aylık 4 bin lira ek vergi ödemesi gerekmekte, bu durum, zaten yüksek olan giderleri daha da artırmaktadır" ifadelerini kullandı. "Esnaf aylık binlerce lirayı çifte vergiye ödüyor" Enerji maliyetlerinin esnafın en büyük yüklerinden biri olduğuna dikkat çeken Palandöken, "Doğal gaz ve elektrik kullanımında bugüne kadar uygulanan devlet destekleri ve kilovat başına sağlanan indirimlerin kaldırılması, belirli tüketim miktarlarını aşan esnaf için ciddi maliyet artışlarına neden olmuştur. Bugün birçok esnaf, dükkân kirasını aşan elektrik ve doğal gaz faturalarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Kira stopajı, enerji giderleri ve diğer girdi maliyetleri bir arada değerlendirildiğinde, esnafın mali yükü sürdürülemez bir noktaya gelmektedir" diye konuştu. "Esnafı güçlendirmek türkiye ekonomisini güçlendirmektir" Esnafın korunmasına yönelik Anayasa’nın 173’üncü maddesi kapsamında esnafa sağlanan kredilerin, piyasa faizlerine kıyasla düşük görünse de esnaf için hâlen yüksek kaldığını belirten Palandöken, "Bunun temel nedeni, esnafın müşterileriyle yıllardır sürdürdüğü faizsiz deftere yazma usulüyle çalışması ve bu kültürün devam etmesidir. Bu nedenle ortaya çıkan kredi modeli, piyasaya göre ucuz ancak esnaf açısından pahalı bir yapı oluşturmaktadır. Ayrıca KDV oranlarında da adil ve sürdürülebilir bir birlikteliğin sağlanması gerekmektedir. Esnafı en çok mağdur eden uygulamalardan biri, yüzde 1 oranıyla alımı yapılan bir ürünün satışta yüzde 10 KDV oranına tabi tutulmasıdır. Yüzde 1’le giriş yapan bir ürünün yüzde 1’le çıkmasının sağlanması, esnafın mağduriyetinin giderilmesi açısından vazgeçilmez bir düzenleme olacaktır. Ekonomik istikrarın sağlanması, esnafın rahatlaması ve güçlenmesi adına gerekli düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi zorunludur. Çünkü esnaf güçlendiğinde ülke ekonomisi de güçlenecek, esnafın ayakta kalmasıyla birlikte rekabet gücü korunacaktır" şeklinde konuştu.
Hatay Dünyanın en iyi tatlısı seçilen ‘Antakya Künefesi’ down sendromlu Mehmet’in ellerinde tat buluyor HATAY (İHA) – Hatay’da yaşayan down sendromlu Mehmet Doğru, 6 ay önce çırak olarak başladığı künefecide kendini geliştirerek künefe yapmayı öğrendi. Ustası Müslüm Günal’ın öğrettikleriyle dünyanın en iyi tatlısı olan Antakya künefesini yapmayı başaran Doğru’nun kendine özel müşterileri bulunuyor. Türkiye’nin medeniyet şehri olan Hatay, yöresel yemekleri ve tatlılarıyla gastronomi şehir olarak öne çıkıyor. Bölgeye özgü lezzetlerden olan Antakya künefesi, 2008 yılında tescillenerek kayıtlara girdi. Gıda sektörü hakkında araştırma yapıp bilgi sunan ‘TasteAtlas’ dergisi tarafından yapılan çalışmalarda Antakya künefesi dünyanın en iyi tatlısı seçildi. Dünya’da bulunan 2 bin 274 tatlının yarıştığı ‘Dünyanın En İyi 100 Tatlısı’ listesinde, 97 bin 422 değerlendirme sonucunda 4,51’lik puan ortalamasıyla en iyi tatlı seçildi. Tuzsuz peynir, kadayıf ve tereyağının bir araya gelmesiyle oluşan künefe, şehrin simgesi haline geldi. Antakya ilçesi Kisecik Mahallesi’nde yaşayan Müslüm Günal, 20 yıldır dünyanın en iyi tatlısı olan künefe yaparak vatandaşların damaklarında tat bırakıyor. Künefe yemek için Müslüm Usta’yı tercih eden 21 yaşındaki down sendromlu Mehmet Doğru, her gün künefe yediği işyerine 6 ay önce çırak olarak başladı. Müslüm Usta’nın künefe yapmanın inceliklerini anlattığı Doğru, kısa sürede künefe yapmayı öğrendi ve kendine özel müşteri kitlesi oluşturdu. "Bütün insanları Hatay’a künefe yemeye davet ederek, down sendromlu Mehmet ustanın ellerinden dünyanın en iyi tatlısını tatmalarını istiyoruz" Down sendromlu Mehmet’in yaklaşık 6 aydır yanında çıraklık yaptığını söyleyen künefe ustası Müslüm Günal, "Ben yaklaşık 20 yıldır künefe ustasıyım ve 15 yıldır ise işletme sahibiyim. Künefe yapmayı aileden öğrendim. Künefenin içinde; kadayıf, yöreye ait tuzsuz peynir ve tereyağı kullanılır. Künefe, dünyanın en iyi tatlısı seçildi. Bu da bizim için gurur vericiydi, dünyanın en iyi tatlısı künefedir. Mehmet 21 yaşında down sendromludur ve aynı zamanda benim köylümdür. Her gün künefe yemeye yanıma gelirdi. Mehmet’i işe alarak künefe ustası yapmaya karar verdik. Mehmet, yaklaşık 6 aydır künefe yapmayı öğreniyor ve kendisinin özel müşterileri var. Hatay, gastronomi şehridir. Künefemiz zaten coğrafi tescil aldı. Künefe, 2025 yılının en iyi tatlısı seçildi. Bütün insanları Hatay’a gelip künefe yemeye davet ediyoruz. Mehmet ustanın ellerinden dünyanın en iyi tatlısını tatmalarını istiyoruz" ifadelerini kullandı.