TEKNOLOJİ - 12 Eylül 2015 Cumartesi 10:49

Sosyal medyada galeyana gelmeyin

A
A
A
Sosyal medyada galeyana gelmeyin

Bir sınırlama olmaksızın herkese söz hakkı tanıyan sosyal medyanın olayları manipüle etmek veya insanları provoke etmek amacıyla da kullanıldığına dikkat çeken Doç. Dr. Ferah Onat, sosyal medya kullanıcılarını dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Toplumun vazgeçilmez iletişim aracı haline gelen sosyal medya, her türlü duygu ve düşünceyi kitlelerle paylaşma imkanı sağlıyor. Ancak bir sınırlama olmaksızın herkese söz hakkı tanıyan sosyal medyanın olayları manipüle etmek veya insanları provoke etmek amacıyla da kullanıldığına dikkat çeken Yaşar Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ferah Onat, sosyal medya kullanıcılarını dikkatli olmaları konusunda uyardı. Onat, “Birbirimize karşı küfür, hakaret şeklinde ve ayrıştırıcı, bölücü şekilde ifadeler kullanmak, birbirimizi dışlamak ve hatta hedef göstermek toplumsal barışa ve huzura zarar vermekten öteye gitmez. Oysa zor günlerde birlikte olmak, acımızı paylaşmak gerekir. Bunu da mümkün olduğunca en sağlıklı iletişim kanalı olan yüz yüze iletişimi tercih ederek yapmalıyız” dedi.

SON OLAYLAR DA YANSIDI
Herkesin sosyal medyayı kullanım amacının farklı olabileceğini ve ağımızda bulunan kişilerin bizden farklı bir siyasi görüşü olabileceğini belirten Doç. Dr. Ferah Onat, internet üzerinden yapılan kötü yorumların sosyal ilişkilere geri dönülmeyecek şekilde zarar verebildiğini söyledi. Onat, “Ağımızda olan kişilerle aynı siyasi partiye oy vermemiş olabiliriz. Siyasi görüşlerimiz, etnik kökenlerimiz, yörelerimiz hatta dini inançlarımız farklı olabilir. Ancak o insanları ilişki ağımıza almamızın nedeni onlarla gerçekten iletişim kurmak istememiz. Sosyal medyadaki arkadaşlarımızın paylaştıkları içerik nedeniyle onlarla olan ilişkilerimizi zedelemek ne kadar mantıklı? Görüşlerine tahammül edemiyorsak ilişkimizi toptan bitirebiliriz. Ancak hakaret etmek, kötü yorumlar yazmak ilişkilerimize geri dönülmeyecek şekilde zarar verecektir. Herkesin sosyal medyayı kullanım amacı farklı olabilir. Herkes üzüntüsünü sosyal medyada paylaşmayı tercih etmeyebilir. Birbirimize karşı küfür, hakaret, ayrıştırıcı, bölücü şekilde ifadeler kullanmak, dışlamak, hedef göstermek toplumsal barışa ve huzura zarar vermekten öteye gitmez. Son günlerde yaşanan acı olaylar sonucunda sosyal medyada sürekli görüştüğü insanlarla farklı görüşteki paylaşımlar yüzünden kavga eden, arkadaşlıktan çıkaran yani iletişimi kesenlerin, sosyal medyada kavgayı yüz yüze iletişime kadar taşıyanların sayısının arttığı gözleniyor. Oysa zor günlerde birlikte olmak, acımızı paylaşmak gerekir. Bunu da mümkün olduğunca en sağlıklı iletişim kanalı olan yüz yüze iletişimi tercih ederek yapmalıyız.

“HEDEF GÖSTERMEK TEHLİKELİ”
Son zamanlarda sanatçıların da sosyal medya üzerinden hedef gösterilmesine değinen Ferah Onat, “Sanatçıları hedef göstererek kınamak, aşağılamak, tepki vermeyen veya açıklama yapmayan sanatçıları kötülemek, haklarında olumsuz eleştiride bulunmak sıklıkla karşılaştığımız bir durum. İnsanları kategorize etmek, ötekileştirmek yine toplumsal barışı zedeleyen, onlara olan saygıyı ve sevgiyi yıpratan davranışlardır. Bu tür davranışlar tehlike yaratabilir. Ayrıca firmaları ve kurumları hedef göstermenin, yöneticilerine hakaret etmenin, boykota çağırmanın, itibarını zedeleyici paylaşımlarda bulunmanın hukuki yaptırımları olduğunu unutmamak lazım. İnternetle ilgili kanunlarda belirtilen davranışlara ait hapis ve para cezası bulunuyor” dedi.

“İNTERNETTE HER GÖRDÜĞÜNÜZE İNANMAYIN”
Gazetelerin sosyal medya hesaplarında veya internet sayfalarında hızlı haber vermek adına sorgulanmadan veya detaylı araştırma yapılmadan paylaşılan yanlış içerikli haberlerin olduğuna da dikkat çeken Ferah Onat, şunları söyledi:
“Türkiye’de gazete ve kitap okuma oranları çok düşük olduğu için sosyal medyada kısa bir şekilde sunulan haberleri, videoları, fotoğrafları hatta capsleri doğruymuş gibi inanma ve paylaşma eğilimi fazla oluyor. Halbuki bir mesaj, paylaşımlarla bin hatta yüzbinlerce mesaja ulaşıp milyonları etkileyebilir. Paylaştığımız içeriğin sonuçlarının neler olabileceğini kestirmek çok kolay değil. Bu yüzden okuduğumuz bir haberi ya da kaynağı belli olmayan herhangi bir içeriği iki, üç değil pek çok güvenilir kaynaktan tekrar tekrar sorgulamak, emin olduktan sonra gerçekten gerekliyse paylaşmakta yarar var. Ayrıca ‘caps’ dediğimiz altına sonrada yazı ilave edilmiş fotoğrafların varlığını sıklıkla görüyoruz. Ancak bunların büyük bir kısmı sosyal medya kullanıcıları tarafından üretilmiş ve gerçekliği göstermeyen fotoğraflar olabiliyor. Bazen bu fotoğrafların peşine düşenler zaten bu görüntülerin birkaç yıl önceye ait olduğunu veya başka bir coğrafi bölgede çekilmiş olduğunu tespit edebiliyor. Bu nedenle her gördüğümüze inanmamakta fayda var.”

İNTERNET ARACILĞIYLA İŞLENEN SUÇLAR VE CEZALAR
Türk Ceza Hukukunda hakaret vb. suçların işlenmesinde internet veya sosyal medya aracılığıyla işlenmesi kapsam dışında tutulmamıştır. Buna göre halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Türkiye’de 12 milyon twitter kullanıcısı, 35 milyon facebook kullanıcısı bulunuyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Oğlunu av kazasında kaybeden anne: "18 yaş altı bir çocuk eline tüfek alabiliyorsa bunun cezası olmalı" ADANA (İHA) – Adana’nın Aladağ ilçesinde domuz avı sırasında arkadaşı tarafından yanlışlıkla vurularak hayatını kaybettiği iddia edilen 17 yaşındaki Barış Şahin’in annesi Necla Şahin, yaşananların cinayet olduğunu iddia ederek, olayın aydınlatılmasını istedi. Anne Şahin, olay yerinin temizlendiğini, bir tane bile boş kovan olmadığını belirterek, "18 yaş altı bir çocuk eline tüfek alabiliyorsa bunun cezası olmalı" dedi. Adana’nın Aladağ ilçesinde geçtiğimiz 30 Ağustos’ta 17 yaşındaki Barış Şahin, iddiaya göre aynı yaştaki arkadaşı H.M. tarafından domuz avı sırasında yanlışlıkla vurularak hayatını kaybetti. Acılı anne Necla Şahin, olayda şüpheli durumların olduğunu söyleyerek, yaşananların av kazası değil cinayet olduğunu iddia etti. Şahin, oğlunun av sevmediğini, o gün evden çıkarken Adana’ya gideceğini belirterek, "O gün lise arkadaşı ‘Sıkılıyorum’ diyerek arıyor. Bir gün öncesinde benim evime gelip yemek yedi. Üç yıllık arkadaşlar, kötülük beklemedim. Saat 11.50’de bana haber geldi, oğlumun vurulduğunu söylediler. ‘Ava gitmiş’ dediler ama benim oğlum ava gitmedi. O gün Adana’ya gideceğini söyledi. Benim gözümün önünde çantasına bir tişört koydu, kemerini, şarj aletini koydu. Tüfek yoktu evden giderken ama orada iki tüfek varmış dediler" dedi. "Çalışmayan bir tüfekle nasıl bir insan öldürülebilir?" Anne Şahin, şüpheli H.M.’nin ifadesini üç kez değiştirdiğini ve ifadelerde çelişkiler olduğunu belirterek, "İlk ifadesinde ‘Ben önden gidiyordum, Barış arkadan geliyordu. Bir patlama oldu, Barış yerde yatıyordu’ dedi. İkinci ifadesinde ‘Domuz sandım, sıktım’ diyor. Üçüncü ifadesinde ‘Avlanmayı bilmiyordum. Barış ’Ava gidelim mi?’ dedi, kabul ettim. Kurşunu koydum, doğrulturken tüfek patladı’ diyor. İncelemede tüfeğin gazlı, bozuk ve çalışmayan bir tüfek olduğu belirtiliyor. Çalışmayan bir tüfekle nasıl bir insan öldürülebilir?" diye konuştu. "Olay yeri tertemiz edilmiş, bir tane bile boş kovan yok" Oğlunun vurulma şeklinin de kaza ihtimalini ortadan kaldırdığını savunan anne Şahin, "Mermi koltuk altından girip ciğerlerini parçalayarak karşı taraftan çıkıyor. Bu kaza değil. Kaza olsa kolunda olur, yüzünde olur. Kaza olsa ilk işin 112’yi aramak olurdu. Ambulans çağrılmıyor, akrabası olan çiftlik sahibini arıyorlar. Kendi araçlarıyla hastaneye götürüyorlar. Çocuk morga girdikten sonra bana haber geliyor. Olay yeri tertemiz edilmiş. Bir tane bile boş kovan yok. Köyde çiftlikte öldürülüp tarlaya getirildiği konuşuluyor. Savcı hanımdan talep ettim ama gerek görmedi. Ben sadece adalet istiyorum" dedi. "18 yaş altı bir çocuk eline tüfek alabiliyorsa bunun cezası olmalı" Karşı tarafın taziye ziyaretinin acısını artırdığını ifade eden Şahin, "Annesi geldi, ‘Benim çocuğumun da psikolojisi bozuldu’ dedi. Benim çocuğum öldü, benimle dalga geçer gibi konuştular. Bugün benim evladım öldü, yarın başkasının olacak. Sesimin duyulmasını istiyorum. Katillerin bir an önce cezaevine girmesini istiyorum. Bir gün önce oğlum varken, ertesi gün toprağa vereceğimi düşünemezdim. Oğlumun av merakı yok, güvenlik kamerası yok. 18 yaş altı bir çocuk eline tüfek alabiliyorsa bunun da cezası olmalı. Ailesi Adana’da, çocuk burada çiftlikte bırakılıyor. Kalp hastası olduğu söyleniyor. Bu anne baba da ceza almalı. Çocuklar sahipsiz bırakılıyor" dedi. Uzunkuyu Mahallesi Muhtarı Ramazan Karlangıç da, Barış Şahin’in av merakı olmadığını ifade ederek, olayın aydınlatılması gerektiğini ve alınacak kararın gençlere örnek teşkil edeceğini kaydetti. Karlangıç, Barış’ın kendi çocuklarının arkadaşı olduğunu söyleyerek, "Avı sevmezdi. Bu olayda iki kişi değil, birkaç kişi olduğu iddia ediliyor. Bir şey gördü ve susturulduğunu düşünüyoruz. Ceza alınmazsa bu olay başka çocuklara kötü örnek olur. Mahalle olarak olayın aydınlanmasını istiyoruz" diye konuştu. Barış Şahin’in çocukluk arkadaşı Zahide Güvercin ise, gözyaşlarıyla adalet beklediklerini ve anneye destek olarak seslerini duyurmak istediklerini söyledi.
Eskişehir Zaimağa Konağı’nda yıllar sonra bir ilk yaşandı İç Anadolu Belediyeler Birliği Encümen Toplantısı Sivrihisar Belediyesi’nin ev sahipliğinde Zaimağa Konağında gerçekleştirildi. Sivrihisar Belediyesi ve Zaimağa Konağı yine önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. 24 Mart 1922’de Mustafa Kemal Atatürk’ün, Kuvayi Milliye’nin kurduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ve Bakanlar Kurulunun Kurtuluş Savaşı sırasında ve en kritik bir döneminde Ankara dışında ilk kez toplandığı ve önemli kararlar aldığı Zaimağa Konağında İç Anadolu Belediyeler Birliği Encümen Toplantısı gerçekleştirildi. 24 Mart 1922 tarihinden sonra Zaimağa Konağı önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. İç Anadolu Belediyeler Birliği ve aynı zamanda Ankara Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Ankara Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Denizli Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ve Manisa Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu’ndan oluşan İç Anadolu Belediyeler Birliği Encümen Toplantısı Sivrihisar’da gerçekleştirildi. "Önemli kararlar aldığı ilk konaktır" İç Anadolu Belediyeler Birliği ve aynı zamanda Ankara Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, "İç Anadolu Belediyeler Birliği olarak pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, Kurtuluş Savaşı’nın izlerini taşıdığı Zaimağa Konağında Encümen toplantısı için bir araya geldik. Osmanlı mimarisinin günümüze kadar korunabilmiş en güzel örneklerinden biri olan konak, Kurtuluş Savaşı ve yeni kurulan Cumhuriyetimize ev sahipliği yapmış tarihi bir öneme sahiptir. Kuvayi Milliye’nin kurduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ve Bakanlar Kurulunun Kurtuluş Savaşı sırasında ve en kritik bir döneminde Ankara dışında ilk kez toplandığı ve önemli kararlar aldığı ilk konaktır. Sakarya Meydan Muharebesinde ağır bir darbeye uğrayan itilaf devletlerinden gelen ateşkes teklifini değerlendirmek adına Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Bakanlar Kurulu Sivrihisar’a gelerek bu teklifi değerlendirir. İtilaf devletlerinin Anadolu’yu derhal terk etmeleri şartı ile karar alınır. Bugün bu tarihi anlara ev sahipliği yapmış mekanda bulunmak ve atmosferi yaşamak bizleri ayrıca gururlandırıyor ve Sivrihisar Belediye Başkanımız Habil Dökmeci’ye ev sahipliğinden dolayı teşekkür ediyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle ve minnetle anıyorum" ifadelerini kullandı. "Zaimağa Konağında ilk defa bir toplantı gerçekleştirildi" Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci "Sivrihisar Zaimağa Konağımız yine bir tarihe eşlik etti. İç Anadolu Belediyeler Birliği Encümen toplantımız Zaimağa Konağı’nda Ankara Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar başkanlığında toplandı. 24 Mart 1922 tarihinden sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara dışında ilk Bakanlar Kurulunu topladığı Zaimağa Konağında ilk defa bir toplantı gerçekleştirildi. Bundan dolayı İç Anadolu Belediyeler Birliği Başkanı ve aynı zamanda Ankara Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’a, encümen üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.