SAĞLIK - 28 Kasım 2018 Çarşamba 20:17

Stevia bitkisi (Şeker otu) nedir? Stevia faydaları nelerdir?

A
A
A
Stevia bitkisi (Şeker otu) nedir? Stevia faydaları nelerdir?

Stevia bitkisi, bilinen diğer adıyla 'Şeker otu' tatlandırıcı özellik taşıyan bir bitki olup son dönemde 'Stevia bitkisi nedir?' gibi sorular binlerce vatandaş tarafından en çok aranan ve araştırılan konular arasına girmeyi başardı. Peki, Stevia bitkisi nedir? Faydaları nelerdir? İşte detaylar...

Stevia bitkisi doğal tatlandırıcılar grubunda yer alıyor. Yıllardır Paraguay ve Brezilya gibi güney Amerika ülkelerinde doğal tatlandırıcı amacıyla kullanılmaya devam ediyor. Son dönemde ise ülkemizde de oldukça popüler hale gelmiş bulunuyor. Şeker otu diye de adlandırılan Stevia bitkisinin faydaları vatandaşlar tarafından oldukça merak edilen konular arasında kendisine yer buldu. Peki, Stevia bitkisi nedir? Faydaları nelerdir? 

Stevia bitkisi nedir?

Şeker Otu bitkisi olarak bilinen 'Stevia' Paraguay menşeli bir bitki olarak biliniyor. Dünya’da kullanımı her geçen gün artan Stevia bitkisinin şu an 5 milyar dolarlık bir pazarı bulunuyor. Fabrikasyon işlemlerden geçtikten sonra şekere oranla 300-400 kat daha tatlandırıcı özellik kazanabiliyor. Ancak sıfır kalori ve sıfır proteini içeren Stevia bitkisi 'Asrın Bitkisi' olarak belirtiliyor. Stevia bitkisi diyabet, hipertansiyon ve obezite tedavisi için de kullanılırken, şeker otu, doğal bir tatlandırıcı görevi yapıyor. Dildeki tat alma hücrelerine yüzde 400 tatlıymış gibi hissettiren şeker otu, hiç şeker ihtiva etmiyor. Bu nedenle diyabet hastaları tarafından yoğun olarak kullanılıyor. 

Stevia bitkisi (Şeker otu) nedir? Stevia faydaları nelerdir?

STEVİA BİTKİSİ FAYDALARI NELERDİR

- Şeker otu cildi besler,sıkılaştırır ve kırışıklıkları düzeltir.Cilt bakımı için bir maske olarak da kullanılabilir.

- Dermatit etkisi sayesinde sivilcelere iyi gelir ve sivilceleri azaltmak için kullanılabilir.

- Şeker hastalığı(diyabet) tedavisinde yardımcı rol oynar.

- Yüksek tansiyon hastalarına iyi geldiği bilinmektedir.

- Kabızlık, depresyon ve asabiyete karşı iyi etkileri olduğu gözlemlenmiştir.

- Bağırsak ve mide florasını korur.

- Asit alkali dengesini sağlar ve korur.

- Bilinen ve rastlanılan herhangi bir yan etkisi yoktur.

En sağlıklı şeker "stevia"

Balıkesir'de 2 yıl önce stevia (şeker otu) üretimine başlayan Haluk Aydoğan, nişasta bazlı şekerler yerine artık stevia şeker otunun tercih edildiğini söyledi. 

Balıkesir'de stevia şeker otu üretimine başlayan iki ortak, yılda 1.5 milyon fide üretmeyi hedefliyor. Tarım firması ortaklarından Haluk Aydoğan, ürettikleri stevia şeker otunun büyük rağbet gördüğünü belirterek, "Stevia şeker otu kolesterolü olmayan bir ürün. O yüzden bununla ilgili çalışmalarımızı çok hızlı gerçekleştiriyoruz. Türkiye'de üretici sayısını arttırmak için fide satışlarımız fazlasıyla revaç görmekte. Ama bunun Türkiye genelinde bilinme sayısı çok düşük" dedi. 

Çaykur'un Rize şekeri adı altında stevia şeker otu üretimine başladığını söyleyen Aydoğan, "Şu an Türkiye'de sayılı bir yaprak olmadığı için tam üretime geçilemiyor. Yapraklar Çin'den tedarik ediliyor. Ama Türkiye'de Akdeniz, Marmara ve Ege bölgesinde çok güzel yetişen bir ürün. Senede 2 hasat veren ve yaklaşık fiyat bakımından 20 - 25 TL'ye geri alım geri alım garantisi olan bir ürün" şeklinde konuştu. 

Geçen yıl 1 milyon adet fide üretimi yaptıklarını ve bu yıl ki hedeflerinin de 1.5 milyon fide olduğunu söyleyen Aydoğan, "Stevia şeker otunun bakımının zor bir aşaması yok. Mayıs ya da Haziran sonunda ekilen 7 senelik bir bitki. 1 defa ekiliyor ve 7 sene boyunca hasat yapılıyor. 7 sene hasat boyunca ilk yıl yaklaşık 250 ile 300 kilogram arasında kuru yaprak elde edilir. Sonraki her yıl içerisinde yaklaşık 700 - 800 kilogram kuru yaprak elde ediliyor. Biz bu kuru yaprakları 20 ile 25 TL arası geri alım yapıyoruz. Üretilen ürünlerde ve kendi ürettiğimiz ürünlerimizde kesinlikle zirai ilaç gübre kullanmıyoruz çünkü ürünler B12 barındırdığı için bünyesinde ihtiyaç duyulmuyor" şeklinde konuştu. 

Türkiye'deki şeker fabrikalarının satışa çıkarılmasıyla ilgili de açıklama yapan Aydoğan, bunun stevia şeker otu üretimiyle bağlantılı olduğunu belirterek, "Ben şeker fabrikalarının satışının sektörünün içinde olduğum için stevia ile bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Çünkü doğal şeker ne kadar çok Türkiye'ye hızlı giriş yaparsa o kadar çok sağlık yönünden bir çok hastalık önlenmiş olacak. Stevia ile ilgili devletimiz çok büyük destek veriyor. Üreticimiz şu an domates biber gibi ürünleri ekiyor. Ama stevia ektiği takdirde senede yaklaşık 1 dönüm araziden yaklaşık 15 - 16 bin TL kazanacak. Ve masraf olarak sadece sulaması olacak. Başka da bir masrafı yok. Bunun alım garantisi de var" dedi.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uzmanından Kurban Bayramı için sağlıklı beslenme önerileri Bayram döneminde yapılan küçük beslenme hatalarının mide problemleri, hazımsızlık ve kilo artışına neden olabileceğini belirten Diyetisyen Meral Tansu Ayışık, "Kurban Bayramı’nda hem geleneklerimizi yaşatmak hem de sağlıklı beslenmek mümkündür. Bayram sofraları bereketli olduğu kadar dikkat de gerektirir. Önemli olan aşırıya kaçmadan dengeli beslenebilmektir" dedi. Kurban Bayramı’nda artan et tüketiminin sindirim sistemi, kalp-damar sağlığı ve kilo kontrolü açısından bazı riskleri beraberinde getirebildiğine dikkat çeken Medical Park TEM Hastanesi’nden Diyetisyen Meral Tansu Ayışık, bayram sofralarında dengeli beslenmenin önemine vurgu yaptı. Bayram döneminde yapılan küçük beslenme hatalarının mide problemleri, hazımsızlık ve kilo artışına neden olabileceğine değinen Dyt. Ayışık, "Kurban Bayramı’nda hem geleneklerimizi yaşatmak hem de sağlıklı beslenmek mümkündür. Bayram sofraları bereketli olduğu kadar dikkat de gerektirir. Önemli olan aşırıya kaçmadan dengeli beslenebilmektir" şeklinde konuştu. "Güne hafif bir kahvaltıyla başlanmalı" Bayram sabahına hafif ve dengeli bir kahvaltıyla başlanması gerektiğini ifade eden Dyt. Ayışık, özellikle kahvaltıda kavurma tüketilmesinin sık yapılan hatalardan biri olduğunu söyledi. Yeni kesilen etin hemen tüketilmemesi gerektiğini belirten Dyt. Ayışık, "Etin sindirimi zor olabilir. Bu nedenle etlerin 12-24 saat dinlendirildikten sonra tüketilmesi daha sağlıklı olacaktır" diye konuştu. "Etin pişirme yöntemi önemli" Et tüketiminde porsiyon kadar pişirme yönteminin de önemli olduğunu vurgulayan Dyt. Ayışık, "Izgara, haşlama veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Kızartma ve aşırı yağlı tüketimden kaçınılmalıdır" açıklamasında bulundu. Dyt. Ayışık ayrıca et yemeklerinin yanında mutlaka sebze, salata ve yoğurt gibi destekleyici besinlerin bulunması gerektiğini belirterek lifli beslenmenin sindirim sistemini desteklediğini söyledi. "Su tüketimi ihmal edilmemeli" Bayram döneminde su tüketiminin azalmasının kabızlık ve sindirim problemlerine yol açabileceğine dikkat çeken Dyt. Ayışık, "Ana öğünlerden yaklaşık 15 dakika önce bir bardak su tüketmek sindirime yardımcı olabilir. Gün içerisinde en az 2 litre su içilmeli, ayrıca maden suyu tüketimi de destekleyici olabilir" dedi. "Her tatlı ikramına ‘evet’ demeyin" Bayram ziyaretlerinde ikram edilen tatlılara karşı ölçülü olunması gerektiğini söyleyen Dyt. Ayışık, "Her tatlı ikramına evet demek yerine sevilen tatlılardan küçük porsiyonlar tercih edilmelidir. Porsiyon kontrolü bayram döneminde oldukça önemlidir. Her şeyden biraz tüketilebilir ancak ölçülü olmak gerekir" diye konuştu. "Bayramda hareket etmeyi unutmayın" Fiziksel aktivitenin de ihmal edilmemesi gerektiğini anlatan Dyt. Ayışık, "Bayram boyunca her gün en az 20-30 dakikalık yürüyüş yapılması hem sindirim sistemine hem de kilo kontrolüne katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Diyetisyen Meral Tansu Ayışık, bayram döneminin "kaçamak zamanı" değil, dengeyi koruma dönemi olarak görülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Erzurum Erzurum’da "Zor Zamanda Konuşan Adam: Necip Fazıl Kısakürek" programına yoğun ilgi Erzurum’da, Necip Fazıl Kısakürek anısına düzenlenen "Zor Zamanda Konuşan Adam: Necip Fazıl Kısakürek" programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Şiiri, fikir dünyası ve ortaya koyduğu mücadeleyle Türk düşünce hayatında önemli bir yere sahip olan Necip Fazıl’ın hayatı, eserleri ve düşünce dünyası programda ele alındı. Programda konuşmacı olarak yer alan akademisyen ve yazar Ömer Demirbağ, üstadın edebi kişiliğini, fikir dünyasını ve Türk düşünce hayatına bıraktığı etkileri anlattı. Necip Fazıl’ın eserlerinden örnekler veren Demirbağ, özellikle gençliğe yönelik fikirleri ve toplum üzerindeki etkisine dikkat çekti. Samimi anlatımıyla katılımcıların ilgisini çeken programda zaman zaman duygu dolu anlar yaşandı. Demirbağ konuşmasında, "Necip Fazıl, yaşadığı dönemde fikirleriyle birçok insana yön vermiş önemli bir mütefekkirdir. Onun ortaya koyduğu düşünce mirası bugün hâlâ konuşulmaya ve anlaşılmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı. Programa, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ergün Engin ile Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Palandöken Belediyesi Meclis Üyesi Muhammed Gökberk Kocaaliler de katıldı. Program sonunda katılımcılar, organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek kültür ve sanat etkinliklerinin devam etmesinden dolayı Erzurum Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.
İstanbul Arnavutköy’de ormanlık alanda kanadı kırık flamingo bulundu İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde ormanlık alanda kanadı kırık halde bulunan flamingo, duyarlı bir vatandaş tarafından kurtarıldı. Arnavutköy Belediyesi ekiplerince ilk müdahalesi yapılan flamingonun sonrasında Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekiplerine teslim edileceği öğrenildi. Olay, Arnavutköy ilçesi Boyalık Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, ormanlık arazide dolaşan Doğan Kibar isimli vatandaş, yerde hareketsiz duran flamingoyu fark etti. Yakından kontrol eden vatandaş, flamingonun kanadının kırık olduğunu fark etti. Kanatlarındaki renklerden dolayı dikkat çeken flamingoyu bir süre takip ettikten sonra uçamadığını fark edince belediye ekiplerine ihbarda bulundu. Arnavutköy Belediyesine bağlı ekipler gelerek flamingoyu teslim aldı ve belediyeye ait sahipsiz hayvan barınağında müdahalelerinin gerçekleştirileceği öğrenildi. Tedavisi tamamlanan flamingonun sonrasında Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’ne teslim edileceği öğrenildi. "Flamingoyu ilk defa gördüm" Flamingoyu görünce şaşırdığını belirten Doğan Kibar, "Doğa koruma ekiplerine haber verdik. İnşallah kanadı iyileşir ve tekrar doğaya bırakılır. Buralarda leylek görüyorduk ama flamingoyu ilk defa gördüm. Kanatlarının kırmızı olması müthiş bir güzellik. Daha önce flamingoları uçarken görmüştüm ama bu kanadı kırık olduğu için düşmüş" dedi.
Bursa Bursa’nın barajları doldu taştı, kapaklar açıldı... 220 günde sıfırdan yüzde 100’e Bursa’da yaklaşık yaklaşık 7 ay önce Doğancı ve Nilüfer barajlarında ’0’a kadar düşen doluluk oranları sebebiyle alarm verilirken, yaklaşık 220 günde tablo tamamen tersine döndü. Yoğun yağışlar ve kar erimeleriyle birlikte bugün barajlarda doluluk oranı yüzde 100’e ulaşırken, bu kez kontrollü su tahliyeleriyle beraber, taşkın riski olabilir mi tedirginliği yaşanmaya başladı. Geçtiğimiz yıl sonbaharda Bursa’nın önemli içme suyu kaynaklarından olan Doğancı ve Nilüfer barajlarında su seviyeleri kritik seviyelerin altına düşmüş, kent genelinde kesinti gerçekleştirilmişti. Baraj havzalarında çatlayan zeminler ve kuruyan alanlar dikkat çekerken, "Bursa susuz mu kalacak?" sorusu kamuoyunun en çok konuştuğu konular arasında yer almıştı. Aradan geçen yaklaşık 220 günlük süreçte ise özellikle kış aylarında etkili olan yoğun yağışlar ve Uludağ’daki kar erimeleri barajlardaki tabloyu tamamen değiştirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile AKOM tarafından yapılan açıklamada, rezervuarlara yüksek debili su girişleri yaşandığı belirtilerek barajlarda kontrollü su salınımı gerçekleştirildiği duyuruldu. Açıklamada kontrollü tahliye yapılan barajlar arasında Doğancı Barajı, Nilüfer Barajı, Büyükorhan (Cuma) Barajı, Çınarcık Barajı, Gölbaşı Barajı ve Boğazköy Barajı’nın bulunduğu bildirildi. Doğancı Barajındaki yüzde 100 doluluk ve açılan kapaklarla yapılan tahliye işlemi dron ile görüntülendi. DSİ koordinasyonunda yürütülen tahliye süreci kapsamında akarsu yataklarında ani su yükselmeleri yaşanabileceği belirtilirken, vatandaşların dere yatakları ve baraj çevrelerinden uzak durmaları istendi. Yetkililer ayrıca ulaşım yolları, tarım arazileri ve düşük kotlu bölgelerde gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı.