DÜNYA - 03 Ağustos 2022 Çarşamba 09:32

Tayvan liderinden Pelosi'ye şeref madalyası

A
A
A
Tayvan liderinden Pelosi'ye şeref madalyası

Tayvan lideri Tsai Ing-wen, görüşme gerçekleştirdiği ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'ye "Uğurlu Bulutlar Düzeni" adı verilen şeref madalyasını taktı. Kritik görüşmede, Tayvan-ABD arasındaki iş birliğini sürdürme konusunda mutabık kalındı.

Tayvan'ı kendi topraklarının parçası olarak gören Çin'in tepkisine rağmen dün akşam saatlerinde adaya gelen ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, bugün Tayvan lideri Tsai Ing-wen ile görüşme gerçekleştirdi. Tsai görüşmede Pelosi'ye, Tayvan'ın en yüksek dereceli sivil madalyası ve "Uğurlu Bulutlar Düzeni" adı verilen şeref madalyası ile özel şeridini takdim etti.

Tsai, ABD Başkanı Joe Biden ve ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris'ten sonra üçüncü en üst düzey ABD'li yetkili olan Pelosi'ye Tayvan'a bu kritik dönemde verdiği somut destek için teşekkür etti. Tsai, Tayvan'ın artan askeri tehditler karşısında geri adım atmayacağını, bağımsızlığına sahip çıkacağını ve "demokrasiyi savunma hattını koruyacağını" söyledi. Pelosi'yi Tayvan'ın en güvenilir dostlarından biri olarak gördüklerini kaydeden Tsai, ABD'nin güvenilir bir ortak olduğunu ve güvenlik, ekonomik kalkınma ve tedarik zinciri konularında iş birliğini güçlendirmek için ABD ile çalışmaya devam edeceklerini de vurguladı.

Tayvan'a destek sözü

Tayvan'ı 25 yıl aradan sonra ziyaret eden ilk ABD Temsilciler Meclisi Başkanı olan Pelosi ise söz konusu ziyaretini ABD'nin Tayvan'a olan desteğinden vazgeçmeyeceğini kesin bir şekilde açıklığa kavuşturmak için gerçekleştirdiğini ifade etti. Tayvan'ın tarihi özgürlüğü seven tüm insanlar için bir ilham kaynağı olarak niteleyen Pelosi, kadın bir lider tarafından yönetilen Tayvan'ın demokrasisinin ise dünyanın en özgür demokrasilerinden biri olduğunu belirtti. "Dünyada bir direnç adası" olarak gördüğü Tayvan'ın "umut, cesaret ve kararlılıkla barışçıl ve müreffeh bir gelecek inşa etmenin mümkün olduğunu" gösterdiğini kaydeden Pelosi, gezinin 3 temel direğinin güvenlik, ekonomi ve demokratik yönetim olduğunu, ABD'nin 3 alanda da iş birliğini sürdürmeye hazır olduğunu ifade etti. Pelosi, ABD- Tayvan dayanışmasının şimdi her zamankinden önemli olduğunu da sözlerine ekledi.

Krize neden olmuştu

Pelosi'nin Tayvan ziyareti, Pekin yönetimi tarafından büyük tepkiyle karşılanmıştı. Çin, ziyaret öncesinde Tayvan Boğazı'na savaş uçakları göndermişti. ABD’nin Çin Büyükelçisi Nicholas Burns, Çin Dışişleri Bakanlığı'na çağrılmış, görüşmede ziyareti “güçlü bir şekilde” kınayan Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Xie Feng'in "ABD’nin hatasının bedelini ödeyeceğini” söylediği kamuoyuna yansımıştı. Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan dün yapılan açıklamada ise ordunun "yüksek alarm" seviyesinde olduğu belirtilmişti.

Demokrasi vurgusu

Pelosi ise dün gece Tayvan'a varmasının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Ziyaretimiz, demokratik Tayvan'a olan desteğimizin sarsılmadığının göstergesi" diyerek, "Dünyanın otokrasi ve demokrasi arasında seçim yapmak zorunda olduğu bu dönemde ABD'nin 23 milyon Tayvanlıya verdiği destek çok önemli" ifadelerini kullanmıştı.

Pelosi daha önce Tayvan'ı Nisan ayında ziyaret etmeyi planlamış, ancak seyahat Pelosi'nin Covid-19'a yakalanması nedeniyle ertelenmişti.

Çin-ABD arasındaki Tayvan krizi

Pekin yönetimi Tayvan'ın Çin’in bir parçası olduğunu savunurken, Tayvan ise "bağımsız bir ülke" olduğunu belirtiyor. ABD ise Asya-Pasifik bölgesindeki askeri ittifaklarını güçlendirmeye çalışırken, Pekin yönetimi ABD gemilerinin bölgedeki faaliyetlerini "adaya destek sinyali" ve "provokasyon" olarak yorumluyor.

Burak Ersoy
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize ‘Miray kuş’ imza gününde Rizeli 13 yaşındaki doğuştan engelli Miray, 3 eseriyle kitap fuarında imza dağıttı. Rize Kitap Fuarı, bu yıl da birbirinden değerli yazarları ve kitapseverleri bir araya getirirken, fuarın en dikkat çeken isimlerinden biri kendi hayallerinden yola çıkarak ‘Miray kuş’ adı altında 3 kitap yazan 13 yaşındaki minik yazar Miray Özcan oldu. Doğuştan serebral palsi (SP) hastası olan Miray Özcan, kaleme aldığı 3 kitabıyla fuar alanında Rize İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kurulan ‘Genç Yazarlar ve Şairler’ isimli stantta yerini aldı. Küçük yaşına rağmen gösterdiği azim ve üretkenlikle ziyaretçilerin büyük ilgisini çeken Özcan, gün boyunca okuyucularıyla bir araya gelerek kitaplarını imzaladı. Fuarı ziyaret eden çok sayıda vatandaş, minik yazardan imza alabilmek için standı önünde yoğunluk oluşturdu. Rize Valiliği ile Rize Belediyesi iş birliğinde düzenlenen fuarda Miray Özcan’ın standı, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere her yaştan ziyaretçinin uğrak noktalarından biri haline geldi. Özcan’ın yazarlık yolculuğu ve azmi, fuara katılanlar tarafından takdirle karşılandı. Minik yazarın standını ziyaret eden Rahmi Metin de Miray Özcan ile yakından ilgilendi. Özcan’ın kitaplarından satın alan Metin, kitapları genç yazara imzalatarak destek verdi. Ziyaret sırasında kısa bir sohbet gerçekleştiren Metin, Miray’ın başarısından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İstanbul Bilim diplomasisi için ortak çağrı İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı kapsamında Silivri’de düzenlenen basın toplantısında, akademisyenlerin imzasını taşıyan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" bildirgesi kamuoyuna açıklandı. Silivri’de 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2. İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı, bilim dünyasını ve karar vericileri ilgilendiren önemli bir bildirgeyle gündeme geldi. Kamp kapsamında düzenlenen basın toplantısında, farklı disiplinlerden ödül sahibi akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" başlıklı metin kamuoyuyla paylaşıldı. Programda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra akademisyenler, üniversite temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu yer aldı. Akademik birikim politika önerisine dönüştü Toplantıda yapılan konuşmalarda, İlim Yayma Ödülleri’nin yalnızca bireysel başarıları ödüllendiren bir organizasyon olmadığı, aynı zamanda akademik bilgi üretimini toplumsal ve siyasal karar süreçlerine entegre etmeyi hedeflediği vurgulandı. Necmettin Bilal Erdoğan, ödül sahibi akademisyenlerin her yıl istişare kamplarında bir araya gelerek ortak akıl geliştirdiğini ve bu sürecin somut çıktılarının bildirgeler aracılığıyla kamuoyuna sunulduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl yayımlanan "Sağlıkta Teknolojik İstiklal" bildirgesinin kamu kurumları nezdinde karşılık bulduğunu hatırlatan Erdoğan, bu yıl hazırlanan bildirgenin ise çok daha geniş bir çerçevede, bölgesel istikrar ve uluslararası iş birliği ekseninde şekillendiğini belirtti. "Bölgesel istikrar dışa bağımlı olamaz" Akademisyenler tarafından kaleme alınan bildirgede, özellikle Orta Doğu ve çevresinde yaşanan çatışmalar, enerji hatları üzerindeki jeopolitik baskılar ve uluslararası sistemdeki belirsizlikler detaylı şekilde ele alındı. Bu gelişmelerin, bölgesel barış ve güvenliğin yalnızca dış merkezli yapılarla sürdürülemeyeceğini ortaya koyduğu vurgulandı. Metinde, bölge ülkelerinin kendi tarihsel, kültürel ve bilimsel birikimlerinden hareketle yeni bir iş birliği zemini oluşturması gerektiği ifade edilirken, bu zeminin askeri ittifaklar ya da geçici siyasi uzlaşılarla değil; bilimsel üretim, eğitim, teknoloji ve ortak değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bilim diplomasisi stratejik araç olarak konumlandırıldı Bildirgede bilim diplomasisi; yalnızca akademik bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda krizleri önleyen, güven inşa eden ve uzun vadeli istikrarı destekleyen stratejik bir araç olarak tanımlandı. Ortak akademik ağlar, veri paylaşım sistemleri, öğrenci ve akademisyen hareketliliği gibi unsurların bölgesel iş birliğinin temel yapı taşları olduğu belirtildi. Türkiye’nin sahip olduğu yükseköğretim kapasitesi, savunma sanayiindeki gelişimi, diplomatik tecrübesi ve tarihsel bağları sayesinde bu süreçte öncü bir aktör olabileceği vurgulandı. Sekiz maddelik yol haritası açıklandı Toplantıda kamuoyuna duyurulan bildirgede, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik somut öneriler de yer aldı. Bu kapsamda; ülkeler arası ortak politika üretimini sağlayacak daimi ilmi komisyonların kurulması, büyükelçilikler bünyesinde bilim ateşeliklerinin oluşturulması ve araştırma kurumları arasında ortak fon mekanizmalarının geliştirilmesi önerildi. Ayrıca üniversiteler arası iş birliklerinin güçlendirilmesi, ortak veri havuzlarının kurulması, öğrenci değişim programlarının daha etkin hale getirilmesi ve deprem, iklim, enerji gibi alanlarda bölgesel bilimsel çalışma gruplarının oluşturulması gerektiği ifade edildi. Savunma ve güvenlik teknolojilerinde ortak AR-GE ağlarının kurulması da bildirgenin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Uluslararası öğrenci ve akademisyen vurgusu Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin uluslararası öğrenci ve akademisyenler açısından önemli bir cazibe merkezi olduğu da vurgulandı. Bu potansiyelin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik ve kültürel etkiler oluşturduğuna dikkat çekildi. Uluslararası öğrencilerin mezuniyet sonrasında ülkelerinde üst düzey görevlere gelerek Türkiye ile güçlü bağlar kurduğu ifade edilirken, bu durumun Türkiye’nin küresel etkisini artıran önemli bir unsur olduğu kaydedildi.