TEKNOLOJİ - 09 Ağustos 2017 Çarşamba 12:38

Teröristlerin korkulu rüyası TORUK!

A
A
A
Teröristlerin korkulu rüyası TORUK!

Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgelerinde bölücü terör örgütünün toprağın altına yerleştirdiği patlayıcı maddelerin tespiti için üretilen ve havadan görüntüleme sistemiyle toprağın 30 metre altının adeta röntgenini çeken TORUK-103, teröristlerin korkulu rüyası olacak.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde devam eden terörle mücadele operasyonlarına katkı sağlaması amacıyla üretilen ve TORUK-101, TORUK-102, TORUK-103 modelleriyle toprağın 30 metre altını görüntüleyen, bu sayede toprağın altında bulunan patlayıcı maddelerin tespitini sağlayan yer altı görüntüleme sistemlerinde son aşamaya gelindi.

Projenin başlangıç aşamasını anlatan İDEM Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Necmettin Ünal, Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgelerinde yaşanan terör olayları sonrasında yer altına döşenen patlayıcı maddelerin tespitinin yapılması için bir teknoloji üretmeyi düşündüklerini ve bu olayların önüne geçmek için 2014 yılında çalışmalara başladıklarını söyledi.

Yapılan çalışmalar neticesinde TORUK-101 modelini ürettiklerini ifade eden Ünal, “Bu model, manüel olarak 30 metreye kadar yer altında bulunan tüm tehlikeli maddelerden tutun ki doğabilecek bütün riskli maddeleri tespit edebilen bir cihaz. TORUK-102 modelimiz ise bunu askeri araca veya polis aracına monte ederek etraftaki tehlikeli olabilecek maddeleri tespit eden bir cihaz. Son aşamamızda ise bir şehri, mahalleyi veya caddeyi, sokağı drone ile tespitlerini yapıp bölgede olabilecek tehlikeli kolları ortaya çıkartmak için yola çıktık. Bu tamamen Türk mühendislerinin yaptığı bir çalışma ve yazılımı dahil yüzde 100 Türk ürünüdür. Bununla gurur duyuyoruz” diye konuştu.

Teröristlerin korkulu rüyası TORUK!

İlk etapta toprağın altında bulunan patlayıcı maddelerin tespiti için yola çıktıklarını ancak yapılan testlerde cihazın yer altındaki arkeolojik kazıların tespitinde, su kaynaklarının bulunmasında ve madencilik alanında da faydalı olduğunu fark ettiklerini kaydeden Ünal, “Bunun yanında belediyelerin altyapı çalışmaları veya bir bina yapılacağı zaman bu binanın jeolojik altyapısı nedir, neler içermektedir gibi şeylerin de tespitinin yapılacağını biz bütün testlerde gördük. İlk çalışmamızda biz bunu güvenlik güçlerimiz için yapmıştık ama test çalışmalarımızda birçok alana hitap ettiğini gördük ve bu bizi inanılmaz mutlu etti” ifadelerini kullandı.
Ünal, ilkbahar ve yaz aylarında bölücü terör örgütü mensubu teröristlerin şehirlere indiğine ve kış aylarında ise mağaralara çekildiklerine dikkat çekerek, TORUK-103 modelinde drone ile mağara içerisindeki mühimmatlar, olabilecek tehlikeli maddeler, silahlar, el bombalarının yukarıdan tespit edilebileceğini belirtti.

"Şu anda uygulanan mayın arama cihazı çok yetersiz"

TORUK-101, TORUK-102 ve TORUK-103 modelleri üzerinde son aşamaya geldiklerini anlatan Ünal, hedeflerinin toprağın 100 metre altını görüntülemek olduğunu söyledi. Elde taşınabilir mayın tarama sistemlerinin aksine sinyal alarak değil sinyal gönderip karşılığını alarak toprağın altındaki verileri gördüklerini, ayrıca jeoloji mühendislerinin belirlediği 362 çeşit ürünün tespit edilmesi noktasında çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Ünal, “Güvenlik güçlerimizin kullandığı cihazla olabilecek bir patlayıcıya siz yaklaşık 2-3 metre kala sinyal alırsınız ve aldığınız zamanda iş işten geçer. Bizim içimizi acıtan konu da bu. O sinyali aldıktan sonra bombanın patlaması zaten 100 metrelik bir alanı kapsıyor. Bizim amacımız toprağın altında bulunan bir patlayıcıyı yaklaşık 800-1000 metre arasında tespit etmek ve kayıtlarını alabilmek. Şu anda uygulanan mayın arama cihazı çok yetersiz ve bizim geliştirdiğimiz cihaz onun çok çok üstünde ve önceden bilgi veren bir cihaz” dedi.

Teröristlerin korkulu rüyası TORUK!

Havadan toprağın 30 metre altı görüntülenebilecek

TORUK-103 cihazında drone kullanılarak havadan görüntülemede toprağın 30 metre altının görüntülenebildiğini aktaran Ünal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Drone’u öncelikle belli bir mesafe kaldırmanız gerekiyor. Hava şartlarını ve üzerindeki ağırlığı da göz önüne aldığımız zaman bunun hareket imkanı veya terör örgütlerinin bunu gördüğü anda imha etme düşüncesinin çok basit olabileceğini düşünün. Drone ne kadar yükseğe çıkabilirse çıksın, yukarı kalkıp hedef noktası olarak aldığı nokta arasındaki boşluk değil, toprağı veya bir yapıyı gördüğü andan itibaren 30 metrelik alanın taramasını yapıyor. Yani toprağın altına giden 30 metrelik bir alandan bahsediyoruz. Bizim buradaki hedefimiz toprağın altında bulunan patlayıcı maddeler ve bunun havadan tespitinin yapılmasıydı. Dolayısıyla bölücü terör örgütünün binaları kendilerine savunma alanı veya cephanelik alanı olarak kullandığını gördük. Bu esnada drone ile yukarıdan aldığımız görüntülerde o binalarda bulunan teröristlerin ellerindeki bomba, silah ve mühimmatları tespit edip, merkeze bilgi vermek kaydıyla güvenlik güçlerimize yardımcı olmayı düşünüyoruz. Drone’un imha edilmesi halinde veriler anında merkeze ulaştırılıyor. Dolayısıyla veriler kayıt altına alındığı için bir sıkıntı ortaya çıkartmıyor.”

Ünal, Eylül ayında yapılacak lansman ile TORUK yer altı görüntüleme sistemlerinin yer altındaki göz olarak ülkemize hizmet vereceğini belirtti. 

TORUK yer altı görüntüleme sistemlerinin çalışma sistemini anlatan İDEM Teknoloji Genel Müdürü İdris Özdemir ise, “Test yapacağımız aşamada öncelikle kendimize bir bölge belirliyoruz ve referans noktası alıyoruz. Bu referans noktasından belli aralıklarla taramalar yapıyoruz. Bu cihaz kişinin kullanacağı TORUK-101 modelimiz. Diğer modellerimizde ise otonom olarak cihaz kendisi tarama yapacak. Zamanını ve bölgeyi yazılım üzerinden GPS ile konumu belirledikten sonra cihaz otomatik olarak belirlediğimiz noktadan başlangıcını yapıp, daha sonra bölgesinin taramasını tamamlayıp güvenli noktaya inişini yapacaktır” ifadelerini kullandı.

TORUK-101 modeli ile Hacettepe Üniversitesi Teknokent bölgesinde tarama yapan Özdemir, izlenen aşamaları şöyle aktardı:

“Kendimizce 30 santimetre aralıklarla bir ölçüm yaptık. Bunu 15 cm aralıklarla yaparsak daha hassas bir ölçüm yaparız. Eğer 1 metre aralıklarla yaparsak hassasiyeti az bir ölçüm yapmış oluruz. Buradaki ölçümümüzü tamamladık. Şimdi 30 metre alt kısımda olan maddelerin incelemesini yapacağız. Derinliklerine varana kadar hangi ürünün ne derinlikte olduğu bilgisini görebileceğiz. Bu ölçümünü yaptığımız ürün demo. Normal şartlarda herhangi bir şekilde böyle bir zaman bekleme süreci olmayacak ve cihazın üzerinden direkt olarak görseli elde edeceğiz. Az önce yaptığımız çalışmada bulunduğumuz bölgede inşaat çalışması, yol çalışması olduğundan dolayı toprağın içerisinde farklılıklar vardı. Buradaki görselimizde bunların farklılıklarını görebiliyoruz. Bizim normal toprak değerimiz 1800-3000 arasındadır. Burada 1860 ile 2360 arasında görebiliyoruz. Burada topraktan başka bir şey yok diyebiliriz ama buradaki görsel farklılıklar toprağın sahip olduğu çeşitliliği gösteriyor. Kırmızı ile gördüğümüz bölgelerde çimento atıklarından kaynaklanan ve yeşil olanlar ise tarama yaptığımız bölgenin sahip olduğu doğal toprak yapısı ve maviler diğer bölgeden gelen kızıl topraklara denk geliyor. Şu andaki yaptığımız çalışma alan itibariyle dar bir alan olduğu için bu hassas değerleri görebiliyoruz.”

Teröristlerin korkulu rüyası TORUK!

Çorum İskilip bölgesinde yapılan bir çalışma hakkında bilgi veren Özdemir, “Bu bölgede bir su rezervinin olup olmadığının taramasını yaptık. Bölgedeki arkadaşlarımız, burada bir çeşme olduğunu ve selle birlikte bu çeşmenin kapandığını, yerini bulamadıklarını söylediler. Buna istinaden bir çalışma yaptık. Az önce bahsettiğim 2000-3000 arasındaki değerlerin üzerinde bir değer olan 800-4600 arasındaki değerleri gördük. 4600 değeri oradaki çeşmenin sahip olduğu toprak altındaki yapıyı gösteriyor. 800 değerimizde ise suyun kaynak noktasını görebiliyoruz. Ayrıca buradaki selden dolayı bu çeşmenin kaya yapısının kaydığını, bölgeden gelen suyun sızıp yayıldığını ve o bölgedeki ıslaklığın boyutunu görebiliyoruz” dedi.  

İlker Turak - Ömer Çetin - Burak Altun

Teröristlerin korkulu rüyası TORUK!

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.