EKONOMİ - 29 Aralık 2022 Perşembe 15:43

Trendyol Grubu CMO İnan: 'Üç yıl içerisinde yurt dışındaki müşteri sayımızı 5 milyona ulaştırmayı hedefliyoruz'

A
A
A
Trendyol Grubu CMO İnan: 'Üç yıl içerisinde yurt dışındaki müşteri sayımızı 5 milyona ulaştırmayı hedefliyoruz'

2022 yılını önemli açılımlarla geride bıraktıklarını belirten Trendyol Grubu CMO'su Erdem İnan, önümüzdeki üç yıl içerisinde yurt dışındaki müşteri sayısını 5 milyona ulaştırmayı hedeflediklerini söyledi. İnan, ayrıca 2023 yılında yollarda olacak TOGG ile de entegrasyon projeleri için ortak çalışma grupları kuracaklarını açıkladı.

Trendyol Grubu CMO'su Erdem İnan, şirketin 2022 yılı faaliyetlerini ve gelecek dönem planlarını anlattı. 2022 yılının Trendyol’un uluslararası alanda önemli açılımlar gerçekleştirdiği bir yıl olduğunu dile getiren İnan, “Ülkemizdeki yatırımlarımıza hız kesmeden devam ederken, Türk üreticilerini ve yerli ürünleri globalde müşterilerle buluşturmak için önemli adımlar atıyoruz. Şu anda Zalando, Asos, Namshi gibi 50'den fazla global e-ticaret platformunda yer alıyoruz. Aynı zamanda da Almanya’daki müşterilerimize özel trendyol.com/de ve İngilizce konuşulan ülkeler için de trendyol.com/en aracılığı ile Avrupa'nın 27 ülkesindeki müşterilerimizle Türk üreticilerini buluşturuyoruz. Yurt dışı açılım yol haritamız doğrultusunda Berlin’de ilk ofis açılışımızı gerçekleştirdik. Birinci yılımızda Almanya’da 1 milyon müşteriye iş hacmine ulaştık. Berlin’i Amsterdam ofisimiz takip etti; 2023 itibarıyla da Lüksemburg ve Londra ofisleri izleyecek.

Daha çok Türk markasını globaldeki müşterilerle buluşturmak için 2022’de Birleşmiş Markalar Derneği ile iş birliği gerçekleştirdik. BMD üyesi Türk markalarının ürünlerini global pazarda milyonlarca müşteriyle buluşturuyoruz. E-ihracat ile ülke ekonomisine katkı sağlama hedefimiz doğrultusunda, teknoloji, lojistik ve pazarlama odağında önümüzdeki 3 yıl içinde 500 milyon dolar yatırım yapacağız. Türk ürünlerinin yurt dışında bilinirliğinin artmasına da destek olacağız.

Suudi Arabistan perakende şirketi Fawaz Alhokair Group ile de yeni bir işbirliği gerçekleştirdik. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ikili e-ticaret hacmini artırmada stratejik öneme sahip bir ortaklığın ilk adımını attık. Suudi Arabistan’a, ilk etapta, Fawaz Alhokair Group işbirliğinde, Türkiye çapında 600 fabrikada üretilen yerli ürünlerimizin e-ihracatını yapacağız. Fawaz Alhokair Group’ın operasyonel yetenekleri ve pazar bilgisi ile Trendyol'un gelişmiş teknolojik altyapısının, lojistik ve üretim anlamındaki yetkinliklerinin oluşturacağı sinerji, Türk üretici ve satıcılarına Suudi Arabistan pazarına erişim olanağı sunacak. Bu anlamda işbirliğinin başarısına yürekten inanıyoruz. Aynı zamanda Kazakistan ve Türkiye’deki üreticiler arasında e-ticaretin geliştirilmesi amacıyla Kazak Big Way KZ lojistik şirketi ile iş birliği anlaşması imzaladık. Bu iş birliği ile, Kazakistan Cumhuriyeti ve Türkiye’deki üreticiler arasında e-ticaretin geliştirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, ülkemiz ve Kazakistan arasındaki ikili ticaretin artmasına önemli katkılar yapacağına inandığımız bir iş birliğine imza atmaktan dolayı gururluyuz” dedi.

“Yurt dışındaki müşteri sayımızı 5 milyona ulaştıracağız”
Gelecek dönem hedeflerini açıklayan İnan, “Biz 3 yıl içerisinde yurt dışındaki müşteri sayımızı 5 milyona ulaştırmayı hedefliyoruz. Satıcılarımızın global müşterilere gerçekleştirdiği satışlardan elde ettikleri geliri de (GMV) 35 kat artıracağız. EMEA bölgesinin lider e-ticaret şirketi olmak için çalışıyoruz. 2023 yılında e-ihracat hacmimizi 1 milyar dolar olarak hedeflerken, 5 yıl içinde Trendyol’un toplam satışlarında e-ihracatın payını yüzde 33’e çıkarmayı planlıyoruz.

Yurt içinde de yaptığımız işbirlikleri ile ülkemize ve müşterilerimize katkı sağlamaya devam ettik. Bu kapsamda Akıllı cihazlar etrafında kullanıcı odaklı hizmetler sunarak bir teknoloji ve ekosistem sağlayıcısı olma misyonuyla yola çıkan Türkiye’nin küresel mobilite markası Togg ile kullanıcılara kesintisiz bir deneyim sağlamak üzere niyet mektubu imzaladık. Kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşıyacak ve üç aşamalı olarak hayata geçecek iş birliği kapsamında, kullanıcılar için oluşturulan hizmetleri karşılıklı olarak entegre edeceğiz. Ayrıca Togg ile entegrasyon projeleri için ortak çalışma grupları kuracağız” diye konuştu.

“Ekonominin büyümesine katkı sağlamak için var gücümüzle çalışacağız”
Öte yandan Trendyol olarak sektörün ilk Sürdürülebilir Etki Planı’nını açıkladıkları bilgisini veren İnan, “Bu kapsamlı çalışma ile, kendi operasyonlarımızı ve değer zincirimizi dönüştürürken çevresel ve sosyal sorunların çözümü için öncülük etmeyi hedefliyoruz. Samimi, şeffaf, paydaş iş birliğine dayanan, hesap verilebilir ve bulunduğumuz tüm coğrafyalarda uygulanabilir bir yol haritası oluşturmaya gayret ettik. Böylece tüm iş süreçlerinde sürdürülebilirliği önceliğimiz haline getiriyoruz. 2040 yılına kadar kendi operasyonlarımızda karbon nötr olmayı, 2050 yılına kadar tüm değer zincirimizle karbon nötr olmayı hedefliyoruz. Ayrıca dünyanın en büyük sürdürülebilirlik girişimi ve gönüllü liderlik platformu olan UN Global Compact’e katılarak, insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele ana başlıklarındaki 10 ilkeye uymayı ve izlediğimiz sorumlu iş uygulamalarını her sene raporlamayı taahhüt ettik.

Son olarak Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliği ile, Türkiye’nin köylerinin üretim potansiyelini dijital teknolojileri kullanarak artıracak, kırsal kalkınmayı destekleyecek ‘Yarının Köyleri’ projesini başlattık. Proje kapsamında, Trendyol’un teknolojik yetkinlikleri ve UNDP’nin saha tecrübesini köylere ulaştırarak istihdamın artırılması, üretimin güçlendirilmesi, kültürel değerlerin korunarak kırsal kalkınmanın desteklenmesini amaçlıyoruz.

Türkiye'nin Trendyol'u olarak, Cumhuriyet’in 100. yılında ülkemize pozitif etki oluşturmak, ekonominin büyümesine katkı sağlamak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Mini voleybol şenliği coşkuyla gerçekleştirildi Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Tekirdağ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Türkiye Voleybol Federasyonu İl Temsilciliği iş birliğinde Süleymanpaşa’da düzenlenen Mini Voleybol Şenliği coşkuyla gerçekleştirildi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında yapılması planlanan ancak ertelenen şenlik, Namık Kemal Stadyumu’nda yoğun katılımla sporseverlerle buluştu. Tekirdağ’ın 10 ilçesinden 28 kulüp, 102 takım ve bin 20 sporcunun katılım sağladığı Mini Voleybol Şenliği’nde tüm kulüp ve sporculara madalya takdim edildi. Genç yeteneklere tam destek Şenlik alanını ziyaret ederek antrenörler ve sporcularla bir araya gelen Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, "Geleceğin sporcularını desteklemeye, çocuklarımızı ve gençlerimizi sporla buluşturmaya devam edeceğiz. Sporun birleştirici gücüyle daha sağlıklı, daha aktif ve daha güçlü bir Tekirdağ için çalışıyoruz. Şehrimizin her köşesinde sporu yaygınlaştırmaya ve genç yeteneklerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Türkiye şampiyonlarına madalya Şenlik kapsamında ayrıca Türkiye şampiyonu olan Çorlu Şahinler Ortaokulu Kız Voleybol Takımı ile Türkiye üçüncüsü olan Kapaklı Nazmiye Seyfettin Koçak Ortaokulu Erkek Voleybol Takımı’na madalyaları, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer ve Tekirdağ Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Üzgün tarafından takdim edildi. Gün boyu devam eden etkinliklerde yüz boyama aktiviteleri, çocuk eğlence alanları, ikramlar, animasyon gösterileri, palyaço gösterileri ve müzik sunumu sporculara ve ailelerine keyifli anlar yaşattı. Mini Voleybol Şenliği, tüm kulüp ve sporcuların katılımıyla çekilen toplu anı fotoğrafının ardından sona erdi.
Bolu Bolu’da bir haftada düzenlenen operasyonlarda 176 kişi gözaltına alındı Bolu’da polis ve jandarma ekiplerince son bir haftada düzenlenen asayiş, narkotik ve kaçakçılık operasyonlarında gözaltına alınan 176 kişiden 22’si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kent genelinde huzur ve güvenliğin sağlanması amacıyla 4-10 Mayıs tarihleri arasında geniş çaplı denetim ve operasyonlar yürüttü. Narkotik suçlarla mücadele kapsamında 11 farklı adrese düzenlenen operasyonlarda 10 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 4’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yapılan aramalarda 36,66 gram metamfetamin, 9,89 gram bonzai, 29 gram eroin, 6,34 gram afyon sakızı, 2,57 skunk, 10 ectasy, 1 gram esrar, 1 gram kokain, 3 sentetik ecza ve 2 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Aranan 49 kişiden 17’si cezaevine gönderildi Asayişin sağlanmasına yönelik çalışmalarda ise meydana gelen 278 farklı olaya müdahale eden güvenlik güçleri, bu olaylara karışan 111 şüpheliyi yakaladı. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 1’i tutuklandı. Öte yandan, uygulamalarda çeşitli suçlardan haklarında yakalama kararı bulunan 49 kişi de gözaltına alındı. Bu kişilerden 17’si, sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Kaçakçılık ve organize suçlara yönelik çalışmalarda 3 ayrı adrese yapılan operasyonlarda 6 kişi gözaltına alındı. Operasyonlarda bin adet kaçak sigara, 200 elektronik sigara ve 2 muhtelif kazı malzemesi ele geçirildi.
Samsun Sosyal Güvenlik Haftası: "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" Samsun’da Sosyal Güvenlik Haftası kutlamaları, "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" sloganıyla kutlanmaya başladı. "11-17 Mayıs Sosyal Güvenlik Haftası" kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Samsun İl Müdürü Ünal Kaya ve beraberindekiler, Samsun Valisi Orhan Tavlı’yı makamında ziyaret etti. Ziyaretin sonunda Vali Orhan Tavlı, "Sosyal güvenlik sistemimize emek vererek, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla aziz milletimize özveriyle hizmet eden tüm SGK çalışanlarımızın Sosyal Güvenlik Haftası’nı kutluyor, tüm çalışanlarımıza, işverenlerimize ve emeklilerimize sosyal güvenlik güvencesiyle sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyoruz. Sosyal Güvenlik Haftası vesilesiyle kayıtlı istihdamın sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırım olduğunu hatırlatarak herkesi bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz" dedi. SGK’dan Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında yapılan yazılı açıklamada ise "Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Çalışanların sigortasız çalışma taleplerinin kabul edilmesi, işverenler açısından iyi niyetle yapılmış bir esneklik gibi görünse de ciddi yasal ve mali riskler barındırmaktadır. İşletmelerimizin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanların, sosyal yardım yararlanıcılarının veya bakmakla yükümlü olunan kişi statüsündekilerin hak kaybı yaşamamak adına zaman zaman kayıt dışı çalışmaya eğilim gösterebildiği tespit edilmektedir. İşverenlerimizin bu tür talepler karşısında taviz vermeyerek yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle hareket etmeleri; ileride karşılaşılabilecek ağır idari yaptırımların ve öngörülemeyen mali yüklerin önüne geçilmesi adına büyük önem taşımaktadır. Kayıt dışı istihdam, toplumun sosyal ve ekonomik değerleri üzerinde çok yönlü olumsuz etkilere neden olmakta; hem çalışanlar hem işverenler hem de devlet açısından ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu kapsamda kayıt dışı çalışan bir kişi: Geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kalır. Muhtemel bir iş göremezlik durumunda malullük aylığına hak kazanamaz. Vefatı hâlinde, geride bıraktığı ailesi (eş ve çocukları) ölüm aylığı güvencesinden yoksun kalır. Beklenmedik iş kayıplarında ekonomik bir kalkan olan işsizlik sigortasından faydalanamaz. Kendisi ve ailesi için sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atarak, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini kendi bütçesinden ödemek durumunda kalır. İş kazası ve meslek hastalıklarına karşı yasal olarak sağlanan koruyucu önlemlerden ve muhtemel kaza anında sunulan maddi/sağlık güvencelerinden uzak, büyük bir risk altında çalışmak zorunda bırakılır" ifadeleri kullanıldı. "Kayıt dışı istihdam, bireyleri yalnızca sosyal güvenlik şemsiyesinden değil, aynı zamanda iş mevzuatının sağladığı temel güvencelerden de koparmaktadır. Bu durumdaki çalışanlar; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi en temel özlük haklarından mahrum bırakılarak, kayıtlı istihdamın sağladığı adil ücret standartlarının gerisinde ve güvencesiz şartlarda çalışmaya maruz kalmaktadır" denilen açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi: "Sosyal güvenlik uygulamalarında asıl amacın cezalandırmak değil, rehberlik odaklı bir yaklaşımla işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli bir zeminde büyümesini desteklemek olduğu vurgulanmalıdır. Bununla birlikte, kayıt dışı istihdamın, oluşturduğu anlık ve yanıltıcı kazancın aksine, işletmeleri telafisi güç mali risklere sürüklediği göz ardı edilmemelidir. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmeler; yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve muhtemel iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ticari faaliyetleri durma noktasına getirebilecek ciddi yaptırımlarla yüzleşmektedir. Bu çerçevede işverenlerin, söz konusu riskleri almak yerine sunulan istihdam teşviklerinden faydalanarak güvenli bir büyüme yolunu tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır. Tüm bu risklerin ötesinde, kayıt dışı istihdamın makroekonomik ve toplumsal ölçekte oluşturduğu çok yönlü tahribatlar, haksız rekabet oluşur, piyasa dengesi bozulur, işverenler vergi avantajı sağlayan gider yazma ve indirim gibi haklardan mahrum kalır, işyerinde verimlilik ve motivasyon düşer, vergi ve prim kaybı oluşur, sosyal güvenlik sistemi zarar görür, çalışan/emekli dengesi bozulur, primsiz ödemelerin artmasıyla bütçe yükü artar, gelir dağılımı adaletsizleşir, kaynak dağılımında etkinlik azalır, ekonomik verilerin güvenilirliği zedelenir, doğru politikaların oluşturulması güçleşir. Çalışanlar, çalışmalarının işveren tarafından SGK’ya bildirilip bildirilmediğini veya hangi kazanç seviyesinden bildirildiğini kısa sürede öğrenebilirler. Bunun için e-Devlet şifresi ile sorgulama yapılabilir. ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi 7/24 aranabilir. İl veya ilçelerde bulunan Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ya da Sosyal Güvenlik Merkezlerine şahsen başvuru yapılabilir. Çalışma hayatında şeffaflığın sağlanması, çalışan haklarının güvence altına alınması ve muhtemel uyuşmazlıkların önüne geçilmesi amacıyla, ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması büyük önem taşımaktadır. Mevzuat gereği, Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde; işçilere yapılan ücret dâhil her türlü ödemenin, kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarının bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu yükümlülüğe uyulmaması, işletmeleri her bir çalışan ve ihlalin devam ettiği her ay için ayrı ayrı uygulanan idari para cezalarıyla karşı karşıya bırakmakta; süreç, işverenler açısından katlanarak artan öngörülemez bir mali riske dönüşmektedir. Kayıtlı istihdam, sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırımdır. Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında tüm tarafları bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz."
Ankara MHP’li Yalçın’dan Bülent Arınç’a sert tepki: "FETÖ’ye kuryelik ve aracılık yaptığı günlerin karşılığını vermeye çalışıyor" MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın KHK’lılarla ilgili açıklamalarına sert tepki gösterdi. Yalçın, Arınç’ın "yanlış adrese gönderme yaptığını" belirterek, "Kendini gündemde tutmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilenlere ilişkin değerlendirmelerine tepki gösterdi. Yalçın paylaşımında, Arınç’ın "kendini unutturmamak ve gündemde kalmak için çaba gösterdiğini" savunarak, "Siyaset fosili Bülent Arınç; kendisini unutturmamak, politika müzesinin teşhir salonunda bulunmak için elinden geleni yapıyor" ifadelerini kullandı. Arınç’ın açıklamalarını eleştiren Yalçın, şu ifadeleri kullandı: "Sabık Meclis Başkanı Arınç, sabıka ekilmiş tarlalardan zehirli çiçekler devşirip hastalıklı bünyelere deva ekstreleri üreterek gündemde kalmaya çalışıyor. Aynı zamanda da FETÖ’ye kuryelik ve aracılık ettiği günlerde elde ettiği politik kazanımların karşılığını vermeye çabalıyor. Arınç, KHK’lılarla ilgili yanlış adrese gönderme yapıyor. Baltayı taşa vurmakla kalmıyor, kendi ayağına kurşun sıkıyor. Kim bilir, belki de bazı hamlelerin yerini yapıyor. Peki, kimler Bülent Arınç’ın avukatlığına soyunduğu bu KHK’lılar? Terör örgütleriyle iltisak, irtibat veya üyelik gerekçesiyle kamu görevinden ihraç edilen veya kapatılan kurumlarda çalışan kişiler. Fazla söze ne hacet."