SPOR - 03 Kasım 2008 Pazartesi 13:51

Türk Futbolunda Anadolu Devrimi...

A
A
A
Türk Futbolunda Anadolu Devrimi...

Süper Lig'de ilk 9 hafta itibarıyla İstanbul'un 3 büyük takımı Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ın ilk 3'te yer alamadığı bir sezon yaşanıyor.

Eski adıyla Türkiye 1. Futbol Ligi, yeni adıyla Turkcell Süper Lig'de ilk 9 hafta itibarıyla İstanbul'un 3 büyük takımı Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ın ilk 3'te yer alamadığı bir sezon yaşanıyor.

Şimdiki adıyla Turkcell Süper Lig, eski adıyla 1. Futbol Ligi'nin başlangıç tarihi olan 1959 yılının ilk sezonunda maçlar 8'er takımdan oluşan Beyaz ve Kırmızı adlı iki grupta oynandı. Statü uyarınca beyaz grubun lideri Fenerbahçe ile kırmızı grubun lideri Galatasaray finalde karşılaştı. İlk maçı Galatasaray 1-0, ikinci maçı ise Fenerbahçe 4-0 kazanınca Türkiye 1. Futbol Ligi'nin ilk şampiyonu Fenerbahçe oldu.

1959-1960 sezonundan itibaren grup sistemi kaldırıldı ve Türkiye 1. Ligi bugünkü statü ile oynanmaya başlandı. Ligde 1987-1988 sezonuna kadar galibiyete 2 puan verilirken, bu sezondan itibaren galibiyete 3 puan verilmeye başlandı. 2002-03 sezonunda adı Türkiye Süper Ligi olarak değiştirilen lig, 2005-06 sezonundan itibaren de Turkcell'in sponsorluğunda Turkcell Süper Lig adını aldı.

Ligde bugüne kadar Fenerbahçe ve Galatasaray 17, Beşiktaş 12, Trabzonspor ise 6 kez şampiyonluğa ulaştı.

Ancak Türkiye 1. Ligi'nin başladığı tarih TFF tarafından 1959 olarak kabul edilmesine karşın, TFF Tahkim Kurulu 2002 tarihinde verdiği karar ile Beşiktaş Kulübü'nün 1956-57 ve 1957-58 sezonlarında Türkiye Ligi Şampiyonu olduğunu ve bu şampiyonlukların TFF yıldız kriterine dahil edileceğine karar vermesi sebebiyle toplam şampiyonluk sayısı toplam lig sezonu sayısında 2 fazla olarak kabul ediliyor.

Türk futbolunda ihtilal yapan ilk Anadolu kulübü olan Trabzonspor ise 1975-76 sezonuna kadar İstanbul takımlarının tekelinde olan lig şampiyonluklarına son verdi.

Bugüne kadar Trabzonspor dışında başka bir Anadolu kulübü bu başarıyı elde edemedi. 1975-76, 1976-77, 1978-79, 1979-80, 1980-81 ve 1983-84 sezonlarında Trabzonspor, İstanbul'un 3 büyük takımı olan Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ı geride bırakarak şampiyonluğa uzandı.

Bordo-mavili kulüp, bu sezonda zirveye ortak olurken Anadolu kulüplerinin de önünde bir öncü olarak yarışı lider olarak sürdürüyor.

2008-2009 sezonunda 9. hafta itibarıyla 20 puanlı Trabzonspor liderlik koltuğunda yarışı sürdürürken, 19 puanlı Ankaraspor ikinci sırada, 18 puanlı Sivasspor ise 3. sırada yer aldı.

İstanbul'un 3 büyük takımı bu sıralamanın dışında kalırken, eski adıyla Türkiye 1. Futbol Ligi yeni adıyla Turkcell Süper Lig'de bir ilk yaşandı. Buna göre 18 puanlı Beşiktaş 4. sırada, 17 puanlı Galatasaray 5. sırada ve 13 puanlı Fenerbahçe ise 9. sırada yer aldı.

Elli yıllık ligde Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ın liglerin ilk haftalarında olmasa bile 3 ve 4. haftalardan itibaren zirve yarışında olurken, bu sezon Anadolu takımlarının gösterdiği başarılı çıkışlarla farklı bir sezon yaşanıyor.

GÖKMEN ŞAHİN - İHA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya 15 yaşındaki Burak’ın otizmle mücadelesi başarı hikayesine dönüştü 3 yaşında otizm teşhisi konulan 15 yaşındaki Burak Göçer, son bir yıldır aldığı kök hücre, TMS tedavisi ve yoğun eğitimle birlikte davranışlarında gözle görülür değişim yaşamaya başladı. Buz pateni ve at biniciliği eğitimleri alan Burak, 2026’da özel bir yarışmaya hazırlanırken, ablası Ayşenur Göçer, "İlk başlarda yanıma bile gelmiyordu, göz teması zaten yoktu. Şimdi yanımda oturabiliyor" diyerek süreci anlattı. 15 yaşına giren Burak Göçer’e 3 yaşındayken otizm teşhisi konuldu. Çocukluk döneminde görece daha sakin bir süreç geçiren Burak’ta, ergenlik çağıyla birlikte davranışsal değişimler belirginleşti. Aile, bu dönemde huzursuzluk ve saldırganlık belirtilerinin artması üzerine farklı tedavi ve eğitim yöntemlerine yöneldi. Son bir yıldır kök hücre ve TMS tedavisi alan Burak, aynı zamanda yoğun bireysel ve sosyal eğitimlerden geçiyor. Tedavi ve eğitim süreciyle birlikte Burak’ın daha sakin bir yapıya büründüğü, çevresiyle temas kurma becerisinde ilerleme kaydettiği gözlendi. Sosyal yaşama adım adım Burak’ın annesi, doğumdan sonra teşhisi uzun süre konulamayan bir hastalıkla mücadele ederken; baba hem evin geçimini sağlıyor hem de aile düzenini ayakta tutmaya çalışıyor. Üniversite sınavına hazırlanan ablası Ayşenur Göçer ise kardeşinin bakım ve eğitim sürecinde aktif rol alıyor. Aldığı eğitimlerle birlikte Burak’ın ilgi alanları da genişledi. Buz pateni ve at biniciliği gibi sportif faaliyetlere yönelen Burak, özel eğitimle desteklenen bu süreçte 2026 yılında at biniciliği alanında düzenlenecek özel bir yarışmaya hazırlanıyor. Ailenin hedefi, Burak’ın yalnızca sportif başarı elde etmesi değil; aynı zamanda günlük yaşam becerilerini geliştirmesi ve sosyal hayata daha bağımsız şekilde katılabilmesi. Ablası süreci anlattı Üniversite sınavına hazırlanan abla Ayşenur Göçer, kardeşinin geçirdiği süreci şu sözlerle anlattı: "Annem, kardeşim doğduktan sonra rahatsızlandı. Kardeşim on yaşına kadar iyiydi ancak on yaşından sonra ergenlik dönemiyle birlikte belirgin bir huzursuzluk ve saldırganlık başladı. Durduk yere sinirleniyor, etrafa ve bize saldırıyordu. Daha sonra kök hücre tedavisi görmeye başladı ve bu süreçten sonra biraz daha iyiye gitti. Eğitim almaya da devam etti. Yaklaşık bir yıldır buz pateni benzeri yoğun eğitimler alıyor. Kök hücre ve TMS tedavisi görüyor. Normal eğitimine devam ederken, son bir yıldır sosyal etkinlikler ve bu tür eğitimlere daha fazla yoğunlaştık. İlk başlarda yanıma bile gelmiyordu, göz teması zaten yoktu. Şimdi yanımda oturabiliyor." Tedavi sürecinin hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göçer, "Bu sürecin devam edebilmesi için herkesten destek bekliyoruz" dedi.
Konya Konya’da aileler yeni yılın ilk sabah namazında camide buluştu Konya İl Müftülüğü tarafından yeni yılın ilk sabahında "Ailece Sabah Namazında Buluşuyoruz" programı gerçekleştirildi. Kapu Camii’nde kılınan sabah namazının ardından başta Filistin olmak üzere tüm mazlum coğrafyalar için dua edildi. Programın devamında ise Milli İrade Platformu tarafından basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada konuşan eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu, Gazze’de yaşamın, "normalleşme" değil; hayatta kalma mücadelesi üzerinden sürdüğünü belirtti. Uluslararası hukukun güçlüye kalkan, zayıfa verilen sus payı olmaması gerektiğinin altına çizen Poçanoğlu, bugün, yaşanan iletişim çağında; bir çocuğun soğukta can verdiği haberini "akış" içinde tüketebiliyorsa, burada bir sorun olduğunu söyledi. Bir toplumun ihtiyaç duyduğu "insani yardım" kavramını süsleyerek tartışmalı hale getiren prosedürlerin büyük bir soruna yol açtığını ifade eden Poçanoğlu, "Çağrımız; bir ülkeye, bir halka, bir kuruma karşı ‘önyargı’ değil; insan hayatını merkeze alan evrensel bir tutarlılık talebi içermektedir" dedi. Programa, AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, Meram Belediye Başkanı Mustafa kavuş, Konya İl Müfütüsü Prof. Dr. Ali Öge, protokol mensupları ve vatandaşlar katıldı.