EKONOMİ - 18 Eylül 2017 Pazartesi 17:20

Türk Hava Yolları’nın Chicago’da 20. yılı

A
A
A
Türk Hava Yolları’nın Chicago’da 20. yılı

Türk Hava Yolları özellikle son yıllarda iyice güçlendi. Sadece Avrupa ve Orta Doğu’da değil aldığı ödüller ve başarılarıyla dünyanın en iyi havayollarından biri haline geldi.

Türk Hava Yolları Türkiye'nin gururu, göğsümüzü kabartan markamız. THY'nin Chicago'dan İstanbul’a her gün direkt uçuşu var. Akşam saat 5.35’te Chicago'ya gelen uçak yine aynı akşam 9.40’ta İstanbul’a geri dönmek için havalanıyor. Vızır vızır uçaklar inip kalkıyor. Öyle ki Chicago O’Hare Havalimanı, 70 milyonluk yolcu sayısı ile dünyanın yedinci büyük havalimanı olmakla birlikte, sekiz adet aktif pisti ile uçuş sayısı bakımından dünyada ilk sırada bulunmakta. Bundan da anlaşılacağı üzere hava trafiği çok yoğun...

Türk Hava Yolları Chicago

İstanbul – Chicago ilk uçuşu 7 Mayıs 1997 yılında başlamış. New York’tan sonra Amerika Birleşik Devtletleri’ne ikinci uçuş noktası olarak Chicago eklenmiş. İlk olarak haftada 3 kere karşılıklı uçuşlar ile başlayan yolculuk yüksek talep üzerine, hali hazırda karşılıklı olarak haftada 7 gün uçuşlarla devam ediyor.

Türk Hava Yolları’nın Chicago’da 20. Yılı şehrin en güzel mekanlarından birisi Chicago Yat Kulübünde akşam yemeği ve pasta kesilmesiyle kutlandı. Geceye; Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Olmuştur, Satış Başkanı Kerem Sarp, Pazarlama Başkanı Ziya Öztürk, Gelir Yönetimi Başkanı Emir Ali Göze, Chicago ve Orta Batı Bölge Müdürü Tuncay Eminoğlu, Chicago Satış Şefi Fatih Eroğlu,Chicago Başkonsolosu Umut Acar, Muavin Konsolos Safa Sert, Chicago Havacılık Dairesi Komisyon Üyesi Ginger S. Evans, konsoloslar, acenta temsilcileri ve çok sayıda yerli yabancı seçkin davetli katıldı.

Sadece yolcu uçağı değil kargo uçağında da Türk Hava Yolları Orta Doğu ülkeleri arasında lider. Taşınan Kargo-Posta da , THY Ağustos 2017 ayında \%18,0 artışla 94.332 tona ulaştı. Kargoda rekor ayı!

Ayrıca geçtiğimiz yıl 10 saatlik Chicago-İstanbul uçuşunda ilk kez kokpitte kaptan pilotlar Emel Arman ve Ferihan Işık’ın görev almasıyla 2 kadın kaptan pilotla yapılan en uzun uçuş olarak tarihe geçen Türk Hava Yolları bir ilke imza atılmıştı.

Bir yandan da İstanbul'daki yeni havalimanı inşaatı tam gaz devam ediyor. Ve 2018’te tamamlanması beklenen havalimanı 150 milyon yolcu kapasitesiyle dünyanın en büyüğü olarak Türkiye’nin ekonomisine müthiş katkılar sunacak.

Türk Hava Yolları Amerika kıtasında 8 ülkeye ve 17 şehire uçuyor

Chicago, Houston, Los Angeles, New York, Washington, Boston, San Francisco, Miami, Atlanta, Buenos Aires, Sao Paulo, Toronto, Montreal, Bogota, Panama, Karakas ve Havana.

Türk Hava Yolları 5 Uçak ile Yolculuğa Başladı

1933 yılında 5 uçak ile başlayan Türk Hava Yolları’nın yolculuğu, bugün 337 uçaklık dev bir filoya ulaştı. Önümüzdeki 4 yıl içinde sipariş verilen uçaklarla birlikte sayı 421'e çıkacak.

1990’lardan sonra yurtdışına açılma politikasına başlayan THY, 2003’de küresel marka değeriyle, dünyanın en iyi hava yolları arasına girmeyi başardı. 2012’den bu yana dünyada ilham veren markaların başında geldi. Yine 2012 yılında 1,6 milyar dolar olan marka değerini 2015 yılında 2,2 milyar dolara ulaştırdı. 5 kez; Avrupa’nın En İyi Havayolu Şirketi, 2 kez; En İyi Business Class Özel Yolcu Salonu İkramı, 3 kez; En İyi Business Class İkramı, 7 kez; Güney Avrupa’nın En İyi Havayolu Şirketi seçildi... Dünyada en fazla ülkeye uçuş gerçekleştiren havayolu şirketi ve pek çok ödülün sahibi, bayrak taşıyıcımız THY... UEFA EURO 2016, Barcelona, Euroleague gibi nice markaların sponsorluklarını yapan; Kobe, Messi, Tiger Woods, Morgan Freeman, Batman, Superman gibi dünyaca ünlü isimlerle reklam anlaşmaları yapan bir dünya markası…

Dünyada en çok noktaya uçan Türk Hava Yolları 120 ülkeye direkt uçuş gerçekleştiriyor. 300 destinayon ve bunların 251’i uluslararası 49 ise Türkiye içerisinde. 2002 ylında 10.3 milyon, 2016 sonunda ise 62.8 milyonluk yolcu portfoyüne ulaşmış.

2002’de 26 iç, 77 dış olmak üzere 103 noktaya uçuyorken; bugün 49 iç, 247 dış toplam 296 noktaya sefer yapıyor. Dünyanın 4. büyük uçuş ağına sahip havayolu şirketi. Sefer yaptığımız 117 ülke ile dünyada en fazla ülkeye uçan havayolu.

Türk Hava Yolları ile İlgili Bazı İstatistikler ise şöyle

• En uzun mesafe yurtdışı uçuş: İstanbul - Los Angeles - Amerika (11029 KM)
• En uzun mesafe yurtiçi uçuş: İstanbul - Hakkari - Türkiye (1379 KM)
• En kısa mesafe yurtiçi uçuş: İstanbul – Kütahya - Türkiye (200 KM)
• En kısa mesafe yurtdışı uçuş: İstanbul – Varna - Bulgaristan (262 KM)
• Yılda en fazla sefer olan yurtiçi uçuş: İstanbul - Ankara
• Yılda en fazla sefer olan yurtdışı uçuş: Londra
• 2016’da en çok yolcu taşınan ülke: Almanya
• 2016’da çok yolcu taşınan şehir: İzmir

Kaynak: Önce Vatan Gazetesi - Anıl Sural

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Atatürk Üniversitesi, Özbekistan-Türkiye rektörler forumunda önemli iş birliklerine imza attı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen "4. Özbekistan-Türkiye Rektörler Forumu", iki ülkenin yükseköğretim kurumlarını Buhara’da bir araya getirdi. 21-23 Mayıs 2026 tarihleri arasında Buhara Devlet Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen forumda, küresel rekabet gücünün artırılması amacıyla yükseköğretimde iş birliği imkânları ele alındı. Forumda Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu da yer alarak hem akademik temaslarda bulundu hem de program kapsamında kritik görevler üstlendi. Rektör Hacımüftüoğlu’na Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu ve Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Baydemir ile Açık ve Uzaktan Öğretim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Dağ eşlik etti. Forum programında; Özbekistan Cumhuriyeti Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanı Prof. Dr. Kongratbay Avezimbetovich Sharipov, Buhara İli Valisi Botir Komilovich Zaripov yer aldı. Program kapsamında Özbekistan’dan 25 üniversite rektörü, Türkiye’den ise 9 üniversite rektörü forum oturumlarına katılım sağladı. Ayrıca çeşitli üniversitelerden rektör yardımcılarının da yer aldığı forumda, ortak bilimsel çalışmalar, yükseköğretimde iş birliği ve akademik proje geliştirme konuları ele alındı. Stratejik Oturumda Kritik Rol: Moderatörlük ve Vizyoner Sunum Program kapsamında düzenlenen eş zamanlı oturumlar içerisinde yer alan "Tıp Eğitimi, Spor ve Pedagojide İnovasyonlar ile Dijital Teknolojiler" başlıklı oturum, Ahmet Hacımüftüoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Aynı oturumda konuşmacı olarak da yer alan Hacımüftüoğlu, tıp eğitiminin dönüşümünde dijitalleşmenin rolüne, simülasyon temelli eğitim modellerinin önemine ve sağlık alanında yapay zekâ uygulamalarının sunduğu imkânlara dikkat çekti. Oturumda; dijital sağlık teknolojileri, halk sağlığı, sağlıklı yaşam ve spor, klinik araştırmalar, üniversite-hastane iş birlikleri ile ilaç ve biyoteknoloji alanında geliştirilebilecek ortak çalışmalar kapsamlı şekilde ele alındı. Türkiye ve Özbekistan’dan alanında yetkin akademisyenlerin katkı sunduğu oturumda, özellikle ortak araştırma altyapılarının kurulması, veri paylaşımı ve çok merkezli klinik çalışmaların artırılması konuları ön plana çıktı. Rektör Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesinin sağlık bilimleri alanındaki güçlü akademik birikimi ve araştırma kapasitesiyle uluslararası iş birliklerine önemli katkılar sunmaya hazır olduğunu ifade etti. Simülasyon Merkezi Dünya Standartlarına Taşınacak Rektör Hacımüftüoğlu, konuşmasında Atatürk Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren simülasyon merkezinin kapsamlı şekilde yenileneceğini ve dünya standartlarında bir yapıya dönüştürüleceğini belirtti. Sağlık eğitiminde uygulamalı öğrenmenin kritik önem taşıdığına dikkat çeken Hacımüftüoğlu, öğrencilerin son teknolojiyle donatılmış modern bir simülasyon merkezinde eğitim almasının hedeflendiğini ifade etti. Yeni teknolojiye sahip simülasyon altyapısıyla birlikte öğrencilerin klinik becerilerini daha güçlü şekilde geliştireceğini vurgulayan Hacımüftüoğlu, ileri teknoloji cihazlarla desteklenecek merkez sayesinde tıp eğitiminde kalite standartlarının daha üst seviyeye taşınacağını kaydetti. Ayrıca kurulacak modern eğitim altyapısının, uluslararası akademik iş birlikleri ve ortak uygulamalı eğitim programları açısından da önemli fırsatlar sunacağını dile getirdi. Yapılan 10 Anlaşma ile Uluslararası İş Birliği Ağına Önemli Katkı Sunuldu Forum süresince gerçekleştirilen ikili görüşmeler kapsamında Atatürk Üniversitesi ile Özbekistan’daki çeşitli yükseköğretim kurumları arasında iş birliği protokolleri imzalandı. Buhara Devlet Teknik Üniversitesi başta olmak üzere, Türk Devletleri Uluslararası Üniversitesi, Buhara Uluslararası Üniversitesi, Ürgenç Devlet Üniversitesi, Buhara Devlet Pedagoji Enstitüsü, Taşkent Devlet Transport Üniversitesi, Buhara Devlet Üniversitesi, Varşova Uygulamalı Bilimler ve İşletme Üniversitesi Andijan, Buhara İnovatif Eğitim ve Tıp Üniversitesi ile Denov Girişimcilik ve Pedagoji Üniversitesi ile akademik iş birliği anlaşmaları hayata geçirildi. Söz konusu anlaşmalarla birlikte öğrenci ve akademisyen değişim programlarının artırılması, ortak araştırma projelerinin geliştirilmesi ve eğitim-öğretim alanında bilgi paylaşımının güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca Açık ve Uzaktan Öğretim alanında bölgesel iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik de temaslarda bulunuldu. Rektör Hacımüftüoğlu: "Akademik Birikimimizi Uluslararası Arenaya Taşıyoruz" Forumun kapanış oturumunda değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, sağlık, eğitim ve dijitalleşme alanlarında ortaya konan ortak vizyonun son derece kıymetli olduğunu belirterek, üniversiteler arası iş birliğinin güçlendirilmesinin bilimsel üretime doğrudan katkı sağlayacağını ifade etti. Forum kapsamında moderatörlük görevini üstlenen 3 üniversiteden biri olduklarını vurgulayan Rektör Hacımüftüoğlu, kapanış sunumunda Özbekistan temaslarını değerlendirdi. Atatürk Üniversitesinin uluslararası akademik iş birliği ağını her geçen gün genişlettiğini vurgulayan Rektör Hacımüftüoğlu: "Üniversitemizin köklü bilgi birikimini bilim, Ar-Ge ve inovasyon odaklı çalışmalarla uluslararası alana taşımaya devam ediyoruz" dedi. "İlaç ve Biyoteknoloji Alanında Stratejik Bağımsızlık, Bölgesel Ölçekte Ortak Bir Hedef Olarak Ele Alınmalı" Forumun kapanışını gerçekleştiren Rektör Hacımüftüoğlu, gerçekleştirilen sunumlar ve paylaşımlar doğrultusunda tıp eğitiminin geleceğine ilişkin önemli tespitlerde bulundu. Tıp eğitiminin artık tek bir kurumun ya da ülkenin sınırları içinde ele alınamayacak kadar kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ortaya koyduğunu ifade eden Hacımüftüoğlu; simülasyon altyapısının modern tıp eğitiminin temel unsurlarından biri haline geldiğini, dijital yetkinliklerin ise yalnızca teknolojiyi kullanmakla sınırlı kalmayıp onu yönetme ve sorgulama becerisini de kapsadığını vurguladı. Ayrıca halk sağlığı ve koruyucu hekimliğin eğitim süreçlerinde daha fazla yer bulması gerektiğini belirten Hacımüftüoğlu, ilaç ve biyoteknoloji alanında stratejik bağımsızlığın bölgesel ölçekte ortak bir hedef olarak ele alınmasının önemine dikkat çekti. "Bilginin Topluma Aktarılması En Önemli Amacımız" Rektör Hacımüftüoğlu, üniversitelerin bilgi üretiminin yanı sıra bu bilginin topluma aktarılmasında da kritik bir rol üstlendiğini belirterek, teknoloji transferinin akademinin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Atatürk Üniversitesi olarak sahip oldukları DAYTAM altyapısı, İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü ve simülasyon merkezleriyle bu sürece aktif katkı sunmaya hazır olduklarını dile getiren Hacımüftüoğlu; Özbekistan’daki üniversiteleri yalnızca iş birliği yapılacak kurumlar olarak değil, aynı zamanda birlikte öğrenilecek paydaşlar olarak gördüklerini belirtti. Konuşmasının sonunda, oturumda ele alınan başlıkların somut iş birliklerine dönüşmesi temennisinde bulunan Hacımüftüoğlu, organizasyona katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür ederek oturumu kapattı. Buhara’da gerçekleştirilen forum, Türkiye ile Özbekistan arasında yükseköğretim alanındaki iş birliklerinin derinleştirilmesi, ortak projelerin artırılması ve bilimsel etkileşimin güçlendirilmesi açısından önemli çıktılarla tamamlandı. Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda bu tür platformlarda aktif rol üstlenmeye ve akademik iş birliklerini geliştirmeye devam ediyor.
Bitlis Bitlis’te nesli tehlike altındaki Anadolu benekli semenderi görüntülendi Bitlis’e bağlı Karaboy köyü kırsalında dere yatağında nesli tehlike altında bulunan Anadolu benekli semenderi görüldü. Bölgede incelemelerde bulunan Öğretim Görevlisi Veteriner Hekim Şevket Soylu, karşılaştığı semenderi yaptığı araştırmalar sonucunda "Anadolu benekli semenderi" olarak teşhis ettiğini belirtti. Halk arasında "yağmur gelini" ya da "yağmur gelinciği" olarak bilinen türün Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yayılım gösterdiğini ifade eden Soylu, semenderin neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olması nedeniyle yeniden doğal yaşam alanına bırakıldığını söyledi. Yaklaşık 10-14 santimetre uzunluğunda olan Anadolu benekli semenderi, siyah gövdesi üzerindeki parlak sarı benekleriyle dikkat çekiyor. Genellikle ormanlık alanlar, dere kenarları, taşlık ve kayalık bölgelerde yaşayan tür, gece aktif olmasıyla biliniyor. Zararsız ve zehirsiz olan semender; solucan, böcek ve küçük omurgasızlarla besleniyor. Türkiye’ye özgü endemik türlerden biri olan Anadolu benekli semenderinin biyolojik çeşitlilik açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Soylu, iklim değişikliği, çevre kirliliği ve doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi nedeniyle türün popülasyonunun giderek azaldığını belirtti. Soylu, "Bu türün korunabilmesi için doğal yaşam alanlarının korunması gerekiyor. Anadolu benekli semenderi, Türkiye’nin ekosistem dengesi açısından önemli canlı türlerinden biridir" dedi.