TEKNOLOJİ - 20 Kasım 2008 Perşembe 14:30

Türkiye Heron'larına kavuşuyor

A
A
A
Türkiye Heron'larına kavuşuyor

İsrail'den tedarik edilecek olan insansız hava aracı Heron'un ilk etabı Kasım sonunda Türkiye'ye geliyor.

Türkiye, terörle mücadele de önemli bir görev üstlenen İnsansız Hava Araçları'na (İHA) kavuşuyor.

İsrail'den tedarik edilecek olan Heron adlı İHA'ların ilk etabı 30 Kasım'da Türkiye'ye geliyor.

Irak'ın kuzeyindeki terör unsurlarının hareketlerini ABD ile yapılan istihbarat paylaşımıyla ABD İHA'larından izleyebilen Türkiye, kısa zaman sonra teröristlerin hareketlerini kendi İHA'larıyla takip edebilecek.

Türkiye bu kapsamda, 2005 yılında İsrail'den 10 adet Heron adlı İnsansız Hava Aracı alımına ilişkin anlaşma imzalamıştı. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve beraberindeki bir heyetin iki hafta önce İsrail'e giderek Heronların test uçuşlarını izlemelerinin ardından, önümüzdeki hafta da teknik bir heyet İsrail'e gidip kabul testlerini yapacak. 30 Kasım'da bir C 130 nakliye uçağı İsrail'e giderek, 2 adet Heron uçağını ile bunların idaresini sağlayan 1 adet sistemi teslim alacak.

Heronlar doğrudan Batman'daki İnsansız Hava Araçları Merkezi Komutanlığı'na getirilip hizmete sokulacak. Yeni teslim alınacak Heronlar, eğitimleri tamamlanan Türk askeri tarafından uçurulacak.

Eşzamanlı görüntü elde edilecek

Türkiye'nin kendi İHA'larına kavuşmasıyla, bölgeden eş zamanlı görüntü temin edilebilecek. Bu sayede, terör unsurlarına yönelik kısa zamanda operasyon yapılabilecek. ABD'den temin edilen İHA görüntüleri ise gecikmeli olarak Genelkurmay'a geliyordu.

10 adet Heron'un teslimatı 2009 yılı içerisinde 4'er uçaklık iki paket halinde tamamlanacak. Heronlar, istihbarat toplamasının yanı sıra, uçak, helikopter ve karadan ateşlenecek güdümlü füzeler için hedef aydınlatması yapabiliyor. 52 saat süreyle havada kalıp, 30 bin feet irtifada ve 350 kilometre menzilde görev yapabiliyor. Halen kullanılmakta olan Aerostarlar ise 12 saat havada kalabiliyor.

ANKARA - İHA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya 15 yaşındaki Burak’ın otizmle mücadelesi başarı hikayesine dönüştü 3 yaşında otizm teşhisi konulan 15 yaşındaki Burak Göçer, son bir yıldır aldığı kök hücre, TMS tedavisi ve yoğun eğitimle birlikte davranışlarında gözle görülür değişim yaşamaya başladı. Buz pateni ve at biniciliği eğitimleri alan Burak, 2026’da özel bir yarışmaya hazırlanırken, ablası Ayşenur Göçer, "İlk başlarda yanıma bile gelmiyordu, göz teması zaten yoktu. Şimdi yanımda oturabiliyor" diyerek süreci anlattı. 15 yaşına giren Burak Göçer’e 3 yaşındayken otizm teşhisi konuldu. Çocukluk döneminde görece daha sakin bir süreç geçiren Burak’ta, ergenlik çağıyla birlikte davranışsal değişimler belirginleşti. Aile, bu dönemde huzursuzluk ve saldırganlık belirtilerinin artması üzerine farklı tedavi ve eğitim yöntemlerine yöneldi. Son bir yıldır kök hücre ve TMS tedavisi alan Burak, aynı zamanda yoğun bireysel ve sosyal eğitimlerden geçiyor. Tedavi ve eğitim süreciyle birlikte Burak’ın daha sakin bir yapıya büründüğü, çevresiyle temas kurma becerisinde ilerleme kaydettiği gözlendi. Sosyal yaşama adım adım Burak’ın annesi, doğumdan sonra teşhisi uzun süre konulamayan bir hastalıkla mücadele ederken; baba hem evin geçimini sağlıyor hem de aile düzenini ayakta tutmaya çalışıyor. Üniversite sınavına hazırlanan ablası Ayşenur Göçer ise kardeşinin bakım ve eğitim sürecinde aktif rol alıyor. Aldığı eğitimlerle birlikte Burak’ın ilgi alanları da genişledi. Buz pateni ve at biniciliği gibi sportif faaliyetlere yönelen Burak, özel eğitimle desteklenen bu süreçte 2026 yılında at biniciliği alanında düzenlenecek özel bir yarışmaya hazırlanıyor. Ailenin hedefi, Burak’ın yalnızca sportif başarı elde etmesi değil; aynı zamanda günlük yaşam becerilerini geliştirmesi ve sosyal hayata daha bağımsız şekilde katılabilmesi. Ablası süreci anlattı Üniversite sınavına hazırlanan abla Ayşenur Göçer, kardeşinin geçirdiği süreci şu sözlerle anlattı: "Annem, kardeşim doğduktan sonra rahatsızlandı. Kardeşim on yaşına kadar iyiydi ancak on yaşından sonra ergenlik dönemiyle birlikte belirgin bir huzursuzluk ve saldırganlık başladı. Durduk yere sinirleniyor, etrafa ve bize saldırıyordu. Daha sonra kök hücre tedavisi görmeye başladı ve bu süreçten sonra biraz daha iyiye gitti. Eğitim almaya da devam etti. Yaklaşık bir yıldır buz pateni benzeri yoğun eğitimler alıyor. Kök hücre ve TMS tedavisi görüyor. Normal eğitimine devam ederken, son bir yıldır sosyal etkinlikler ve bu tür eğitimlere daha fazla yoğunlaştık. İlk başlarda yanıma bile gelmiyordu, göz teması zaten yoktu. Şimdi yanımda oturabiliyor." Tedavi sürecinin hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göçer, "Bu sürecin devam edebilmesi için herkesten destek bekliyoruz" dedi.
Konya Konya’da aileler yeni yılın ilk sabah namazında camide buluştu Konya İl Müftülüğü tarafından yeni yılın ilk sabahında "Ailece Sabah Namazında Buluşuyoruz" programı gerçekleştirildi. Kapu Camii’nde kılınan sabah namazının ardından başta Filistin olmak üzere tüm mazlum coğrafyalar için dua edildi. Programın devamında ise Milli İrade Platformu tarafından basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada konuşan eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu, Gazze’de yaşamın, "normalleşme" değil; hayatta kalma mücadelesi üzerinden sürdüğünü belirtti. Uluslararası hukukun güçlüye kalkan, zayıfa verilen sus payı olmaması gerektiğinin altına çizen Poçanoğlu, bugün, yaşanan iletişim çağında; bir çocuğun soğukta can verdiği haberini "akış" içinde tüketebiliyorsa, burada bir sorun olduğunu söyledi. Bir toplumun ihtiyaç duyduğu "insani yardım" kavramını süsleyerek tartışmalı hale getiren prosedürlerin büyük bir soruna yol açtığını ifade eden Poçanoğlu, "Çağrımız; bir ülkeye, bir halka, bir kuruma karşı ‘önyargı’ değil; insan hayatını merkeze alan evrensel bir tutarlılık talebi içermektedir" dedi. Programa, AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, Meram Belediye Başkanı Mustafa kavuş, Konya İl Müfütüsü Prof. Dr. Ali Öge, protokol mensupları ve vatandaşlar katıldı.