DİĞER SPORLAR - 14 Eylül 2014 Pazar 21:12

Türkiye, minderde dünya üçüncüsü oldu

A
A
A
Türkiye, minderde dünya üçüncüsü oldu

Özbekistan'da yapılan müsabakalarda ay-yıldızlı mayo ile mücadele eden A Milli Grekoromen Güreş Takımı, Dünya Şampiyonası’nı 2 gümüş ve 2 bronz madalya ile tamamladı.

Gün boyunca kora kor mücadeleler ortaya koyan sporculardan 71 kiloda Yunus Özel, sabah seansında sırasıyla Meksikalı, Romen, Azerbaycanlı ve Ermeni rakiplerini mağlup ederek finale yükseldi. Finalde Rus Chingiz Labazanov'a 3-1’lik skorla mağlup olan Özel, gümüş madalya kazanarak dünya ikincisi oldu. 98 kiloda minderi titreten başarılı güreşçi Cenk İldem ise gündüz maçlarında Azerbaycanlı, Finli ve Estonyalı rakiplerini yenerek yarı finale yükseldi. Yarı finalde Alman sporcu Oliver Hassler’e 5-0 mağlup olan İldem, akşam seansında çıktığı 3-5 maçında bronz madalya kazanarak dünya üçüncüsü oldu.

Dünya şampiyonasının son üç gününde boy gösteren grekoromen güreşçilerden 130 kiloda Rıza Kayaalp ve 71 kiloda Yunus Özel, gümüş madalya kazanarak dünya ikincisi oldular. 80 kiloda Selçuk Çebi ile 98 kiloda Cenk İldem ise, bronz madalyayı boynuna geçirerek kürsünün üçüncü sırasında yer aldılar. Şampiyonayı 2 gümüş ve 2 bronz madalya kazanan A Milli Grekoromen Güreş Takımı, elde ettiği 35 puanla takım klasmanında dünya üçüncüsü oldu ve büyük bir başarının altına imza attı.

GÜREŞÇİLERİ İLK TEBRİK EDEN, BAKAN KILIÇ VE BAŞKAN YERLİKAYA OLDU

Grekoromen stil müsabakalarını, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın yanı sıra AK Parti İstanbul Milletvekilleri Osman Boyraz ile Osman Aşkın Bak, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Uğur Erdener yerinde takip etti. Güreş federasyonuna, sporculara, teknik ekiplere ve emeği geçen herkese teşekkür eden Bakan Akif Çağatay Kılıç, Türk güreşinin geleceğinin çok parlak olduğunu ve destek vermeye devam edeceklerini söyledi.

Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Hamza Yerlikaya ise, madalya kazanan ve mücadele eden sporcuları tebrik ederek kendilerine başarılarının devamını diledi.

DÜNYA ŞAMPİYONASI’NDA TOPLAM 9 MADALYA

Özbekistan’da yapılan Dünya Şampiyonası’nda güreş milli takımları, 1 altın, 3 gümüş ve 5 bronz madalya kazandı. Grekoromen stilde kazanılan madalyalar ile birlikte serbest stilde 125 kiloda Taha Akgül, altın madalya, 70 kiloda Yakup Gör gümüş madalya, 97 kiloda Şamil Erdoğan ve 86 kiloda Selim Yaşar bronz madalya elde ettiler. Kadınlarda ise Elif Jale Yeşilırmak, bronz madalyanın sahibi olmuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Türkçe popun dilinde acı var 2000’li yılların hit Türk pop şarkıları yalnızca aşkı anlatmadı; kadın ve erkek arasındaki güç ilişkilerini de yeniden kurdu. Yaşar Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı akademik araştırma, dönemin popüler şarkılarında erkeklerin kendini "mağdur", kadınların ise "öfkeli ama güçlü" bir anlatı içinde konumlandırdığını ortaya koyarak pop müziğin toplumsal cinsiyet söylemindeki rolünü gözler önüne serdi. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir’in 2000-2010 yılları arasında Türkiye’de liste başı olan pop şarkılarındaki aşk temasını inceleyen akademik makalesi, Birleşik Krallık merkezli yayıncılık şirketi Taylor & Francis Group’un prestijli dergilerinden Popular Music and Society’de yayımlandı. Araştırma, popüler aşk şarkılarının yalnızca duyguları değil; toplumsal cinsiyet rollerini ve kadın-erkek ilişkilerini yeniden ürettiğini ortaya koydu. Çalışmaya göre 2000’ler Türk pop müziğinde erkekler genel olarak "mağdur", kadınlar ise "öfkeli" bir anlatı içinde konumlandırılıyor. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir’in 2000-2010 yılları arasında Türkiye’de zirveye çıkan 55 pop şarkısının incelediği çalışmada; 25’i erkek, 30’u kadın sanatçıya ait şarkı sözleri eleştirel söylem analizi yöntemiyle değerlendirildi. Dr. Öğr. Üyesi Özdemir araştırma keşifleri ile ilgili şu bilgileri verdi: "Erkek sanatçıların şarkılarında kendilerini acı çeken, pişman, bekleyen ve affedilmek isteyen figürler olarak sunduğunu gözlemledim. Ancak bu "mağduriyet" dili çoğu zaman emir kipleri, ısrarcı ifadeler ve şiddet hatırlatması yapan sözlerle kuruluyor. "Affet", "geri dön", "sensiz ölürüm" gibi ifadeler, romantik bir çerçeve içinde sunulsa da reddi kabul etmeyen bir erkek diline işaret ediyor. Kadın sanatçıların şarkılarında ise erkekler yalancı ve güvenilmez olarak betimlenirken; kadın anlatıcılar kendilerini güçlü ve bilinçli bireyler olarak konumlandırmış. Ancak bu güç vurgusu fazlalıkla geçmişte yaşanan ihanetlere ve hayal kırıklıklarına verilen tepkiler üzerinden kuruluyor." Kadınlar güçlü ama öfkeli Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir kadın şarkılarında öfkenin baskın duygu olarak öne çıktığını belirterek, "Bu öfke çoğu zaman hesap soran fakat sonucu değiştirmeyen bir anlatı düzeyinde kalıyor. Araştırmamın dikkat çeken keşiflerinden biri de kadın sanatçıların yalnızca sevgiliye değil, başka kadınlara ve kendilerine seslenen şarkılar üretmesi. Erkek sanatçılarda ise bu tür bir söyleme neredeyse hiç rastlanmıyor. Bu durum bana göre, kadınların pop müzik aracılığıyla bir dayanışma ve farkındalık alanı kurmaya çalıştığı anlamını taşıyor" diye konuştu. Toplumsal iklim müziğe yansıyor Dr. Öğr. Üyesi Özdemir bu konuda, "Son yıllarda, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artışıyla birlikte, kadınların dayanışma ve farkındalık arayışının şarkı sözlerinde daha belirgin hale geldiği görülüyor. Sonuç olarak çalışma, 2000’ler Türk pop müziğinin yüzeyde romantik ve duygusal görünen şarkılar aracılığıyla erkek egemen toplumsal yapıyı yeniden ürettiğini; buna rağmen kadınlar açısından bu yapıya yönelik bir itiraz ve farkındalık alanı da sunduğunu ortaya koyuyor "dedi.
Düzce Sıfır araçta korkunç ihmal Düzce’de sıfır kilometre aldığı 2024 model Chery Tiggo 7 Pro Max aracıyla trafik kazası geçiren sürücü Abdullah Yaldız, hava yastıklarının yırtık açılması ve işlevini yerine getirmemesi sebebiyle firmaya dava açtı. Yaldız, "Chery firmasından bir geri dönüş aldık ama aracın kusuru kadar indirim yapıp tekrar sıfır araç satmak gibi bir niyetleri var. Biz bunu kabul etmiyoruz" dedi. Edinilen bilgiye göre, Abdullah Yaldız idaresindeki 2024 model otomobil, 5 Temmuz 2025 tarihinde Kocaeli’den Düzce’ye dönüş yolunda, Sakarya’nın Hendek ilçesi mevkisinde otoyol üzerinde dönüş yapmaya çalışan bir tırla çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle araçta bulunan 4 kişiden 3’ü yaralandı. Kazanın ardından aracın hava yastıklarının (airbag) tam açılmadığını fark eden Yaldız, hukuki süreç başlattı. Düzce 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından atanan bilirkişi heyeti, hurdaya dönen araç üzerinde yaptığı incelemede; sağ taraftaki hava yastıklarının yırtık açıldığı, yeterince şişmediği ve aracın bu yönden kusurlu olduğunu raporladı. "Dava açtık çünkü hava yastıkları yırtık çıktı" Yaşadığı süreci anlatan sürücü Abdullah Yaldız, kaza anında araçtaki herkesin emniyet kemerinin takılı olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "5 Temmuz 2025’te Kocaeli’den Düzce’ye geliyorduk. Sakarya Hendek civarında otoyol üzerinde, sadece özel araçların dönüş yapabildiği refüjde bir tır Ankara istikametine giderken İstanbul istikametine dönmeye çalıştı. O esnada biz tırla çarpıştık. Ben hariç diğer 3 kişi yaralandı. Sağ önde oturan arkadaşımızın kalçası kırıldı. Sağ arkada oturan arkadaşımızın omzunda parçalı kırık vardı. Kendisine 13 vida ve 2 platin takıldı. Sol arkada oturan arkadaşımızın burnu ve arka kaburgası kırıldı. Herkesin emniyet kemeri takılıydı. Kazanın ardından firmaya dava açtık. Davayı açmamızın sebebi aracın airbaglerinin yırtık çıkmasıydı. Bilirkişi talep ettik, raporlar elimizde. Chery firmasından bir geri dönüş aldık ama aracın kusuru kadar indirim yapıp tekrar sıfır araç satmak gibi bir niyetleri var. Biz bunu kabul etmiyoruz." "Bu kazada ölüm de olabilirdi" Hava yastıklarının devreye girmemesi nedeniyle yaralanmaların ağırlaştığını savunan Yaldız, "Bu kazada ölüm de olabilirdi. Sağ tarafta oturan arkadaşlarımız, hava perdeleri inseydi ve şişseydi daha hafif bir kuvvetle kazayı atlatabilirdi ama şişmediği için sağ ön koltukta kırık oluştu. Sağ ön tarafta oturan arkadaşımızın vücudu sağ tarafa vurdu. Aracı sağ taraftan vurduk. Hava yastığı açsaydı bu kadar büyük yaralanmalar olmazdı" dedi. "Chery tamamen pişmanlıktır" Aracın 1,3 milyon lira bedelle hurdaya ayrıldığını anlatan Yaldız, "Araç hurdaya ayrıldı ancak aracın emsal bedelini ödeme kararı almadılar. Kazanın üzerinden 7 ay geçti, mahkemelerle uğraşıyoruz. 2012 model başka bir marka aracımla kaza yapmıştım. Aracımın emsal fiyatını 15 gün içerisinde iade etmişlerdi. Bu olayda aynı yaklaşımı göremedik. Chery tamamen pişmanlıktır. Firmadan bu konuda bize ulaşmalarını istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Kütahya Kütahya Gazeteciler Cemiyeti’nden söyleşi ve iftar programı Kütahya Gazeteciler Cemiyeti, güncel konularda görüş alışverişinde bulunmak amacıyla iftar programı ve söyleşi etkinliği düzenledi. Programın onur konuğu gazeteci Cem Küçük oldu. TGRT Haber program yapımcısı ve yorumcusu, aynı zamanda Türkiye Gazetesi yazarı olan Cem Küçük’ün katılımıyla gerçekleştirilen programa ilgi yoğun oldu. Etkinlikte yerel ve ulusal gündeme ilişkin başlıklar ele alınarak karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Düzenlenen iftar programına Musa Işın, AK Parti Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, İl Emniyet Müdürü Osman Elbir ile çok sayıda yerel basın mensubu katıldı. İftar sonrası yapılan duada, ülkenin birlik ve beraberliği için temenniler dile getirildi. Programda konuşan Vali Musa Işın, Kütahya’da görev yapan basın mensuplarının özverili çalışmalarına dikkat çekerek, gazetecilerin kentin tanıtımı ve gelişimi için önemli bir görev üstlendiğini ifade etti. Işın, yapıcı eleştirinin her zaman kıymetli olduğunu belirterek cemiyet yönetimine ve tüm gazetecilere teşekkür etti. Kütahya Milletvekili Mehmet Demir ise Cem Küçük’ü Kütahya’da ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını dile getirerek, yerel basının şehir adına yürüttüğü çalışmaların büyük önem taşıdığını vurguladı. Demir, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarına teşekkür etti. Gazeteci Cem Küçük de Kütahya’yı yakından tanımaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, kentin tarihi ve turistik değerlerinden etkilendiğini söyledi. Yerel medyanın önemine dikkat çeken Küçük, davetleri için Cemiyet Başkanı Erkan Sağlam ve yönetimine teşekkür etti. Program, otelde düzenlenen söyleşi bölümünde haber spikeri ve gazeteci Eray Özden Akça’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen sohbet ve karşılıklı görüş alışverişiyle sona erdi. Söyleşi programına ayrıca AK Parti Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı, AK Parti Kütahya İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler ile AK Parti MKYK Üyesi Jülide İskenderoğlu da katıldı.
Kırıkkale Teravih namazına camiye gelen çocuklar ilahi söyledi Kırıkkale’de teravih namazına gelen çocuklara çekilişle top ve bisiklet hediye edildi. Çocuklar, etkinlikte hep birlikte "Kabe’de Hacılar Hu Der Allah" ilahisini seslendirdi. Kırıkkale İl Müftülüğü tarafından yaklaşık bir buçuk yıldır sürdürülen "Haydi Çocuklar Camide Buluşuyoruz" programı, Yahşihan Çarşı Merkez Camii’nde gerçekleştirildi. Din görevlileri tarafından her ay sabah namazında düzenlenen program, Ramazan ayı dolayısıyla bu kez teravih namazında yapıldı. Programa çocuklar ve aileler yoğun ilgi gösterdi. Namaz sonrası yapılan çekilişte çocuklara top ve bisiklet hediye edildi. Din görevlileri, 15 yaşına kadar sosyal medya hesabı kullanılmaması gerektiğini ifade etti. Etkinlik, çocukların hep birlikte seslendirdiği "Kabe’de Hacılar Hu Der Allah" ilahisiyle sona erdi. Cami çıkışında çocuklara kek ve meyve suyu ikram edildi. Ramazan ayı boyunca diğer ilçelerde de programların devam edeceği bildirildi. Yahşihan İlçe Müftüsü Dr. Hasan Kılıç, İHA muhabirine yaptığı açıklamada camilerin özellikle Ramazan ayında çocuklar ve gençler için önemli bir buluşma noktası olduğunu belirtti. Kılıç, "Çocuklarımıza top ve bisiklet başta olmak üzere çeşitli hediyeler verdik. Diyanet İşleri Başkanlığı bu yılın Ramazan temasını ‘Ramazan, Cami ve Hayat’ olarak belirledi. Çocuklarımıza ve gençlerimize Müslüman kimliğinin oluşmasında en güzel mekanın cami, en güzel zamanın ise Ramazan olduğunu ifade ettik. İnşallah çocuklarımız camilere gelerek bu mübarek ayda kimliklerini daha güçlü şekilde kazanacak" dedi.
Hatay Misafirliğe geldiği evde camdan çıkarak kaybolan gencin ailesi 10 gündür evlatlarından gelecek haberi umutla bekliyor Hatay’da penceredeki sinekliği parçalayarak camdan çıkıp, evden ayrılan psikolojik rahatsızlığı olan genç 10. gününde aranmaya devam ediyor. Günlerdir kaybolan evladı için üzülen baba Abdurrahman Çalışkan, evladının bir an önce bulunmasını istediğini söyledi. Van’dan çalışmak için Hatay’a gelen ve Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’a 3 yıl önce bipolar bozukluğu tanısı konmuştu. Psikolojik rahatsızlığını atlatmak için ilaç kullanan Çalışkan, 10 gün önce sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısına ait evin penceresindeki sinekliği parçalayarak evden ayrılmış ve sırra kadem basmıştı. Aile tarafından yapılan kayıp başvurusu sonrası Çalışkan’ı bulmak için AFAD liderliğinde arama çalışması başlatıldı. Ekiplerin sahadaki çalışmaları 10. gününde devam ediyor. Arama kurtarma çalışmalarında Uğur Çalışkan’a it eşyaların bulunmasına rağmen kendisinden 10 gündür haber alınamıyor. Günlerdir kaybolan evladı için üzülen baba Abdurrahman Çalışkan, evladının bir an önce bulunmasını istediğini söyledi. "Kardeşim Uğur 10 gündür kayıp ve arama çalışmaları devam ediyor, herhangi bir ize rastlanmadı" İHA’larla arama çalışmalarının devam edeceğini söyleyen ağabey Tarık Çalışkan, "Kardeşim Uğur, 10 gündür kayıp ve arama çalışmaları devam ediyor. Herhangi bir ize rastlanmadı. AFAD ve jandarma ekipleri arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Bundan sonraki süreç nasıl olur bilemiyoruz. Kardeşimin bir an önce bulunmasını istiyoruz. Devlet yetkililerinden geniş çaplı arama çalışması istiyoruz. Çünkü ormanlık alanda yapılan aramada bir ize rastlanmadı. Bugünden sonra İHA dronlarla havadan arama desteği verilecek. Herkes kardeşime umut olsun" dedi. "Oğlumun en kısa sürede bulunması için devletimizden yardım istiyoruz" Evladının 10 gündür kaybolmasından dolayı üzgün olduğunu söyleyen baba Abdurrahman Çalışkan, "Ben hiç iyi değilim, 10 gündür oğlum kayıp ve mağduruz. Oğlumun en kısa sürede bulunması için devletimizden yardım istiyoruz" ifadelerini kullandı.