TEKNOLOJİ - 07 Ağustos 2017 Pazartesi 11:25

Türkiye’de ilk kez bir kamu kurumunda bu sisteme geçildi

A
A
A
Türkiye’de ilk kez bir kamu kurumunda bu sisteme geçildi

Bir kamu kurumu olarak Kartal Belediyesi, Türkiye’ye de ilk kez ‘Deprem Erken Uyarı ve Gerçek Zamanlı Yapı Sağlığı İzleme Sistemi’ni kullanmaya başladı.

‘Dönüşümde Kartal Modeli’ ile halkın aşina olduğu dönüşüm olgusuna farklı bir bakış getiren Kartal Belediyesi, bu konuda Başkan Altınok Öz’ün öngörüleri ve Türkiye’de dönüşüm konusundaki sayısız ‘ilk’leri ile çalışmalarına devam ediyor. Kartal Belediyesi bu çalışmalar kapsamında ilk kez bir kamu kurumu olarak ‘Deprem Erken Uyarı ve Gerçek Zamanlı Yapı Sağlığı İzleme Sistemi’ni kullanmaya başladı.

Kartal Belediyesi’nin 2013 yılında bitirdiği ve tamamen otomasyon üzerinden güvenlik, ses, kamera, aydınlatma, iklimlendirme ve yangın sistemlerinin kontrol edildiği Akıllı Hizmet Binası’nda kullanılmaya başlanan sistem, belediye binasının 3 farklı noktasına yerleştirildi. Sistem, yaşanacak bir depremde belediye binasında bulunan acil durum senaryolarını aktive edecek, ayrıca depremden sonra binanın hasar durumunu tespit ederek binaya giriş yetkisini saniyeler içinde analiz ederek akıllı bina yöneticisine bildirecek. Bu sistem yıkıcı bir depremde belediye hizmet binasında bulunan insanların güvenli bir şekilde tahliyesini sağlamak amacıyla binadaki kapıların ve turnikelerin otomatik olarak açılmasını sağlayacak, asansörlerin kullanılmasını engelleyecek, yangın, patlama, zehirlenme gibi durumları engellemek amacıyla binaya gelen doğal gazı ana selenoid vanadan kesecek. Panikle kaçmaya çalışan insanlara acil anons sistemi ile bilgilendirme yapılarak izdiham önlenmeye çalışılacak. Projenin yakın zamanda yüksek binalar deprem yönetmeliğinde olması gereken sistemlerden biri olarak karşımıza çıkması bekleniyor. Kartal Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından geliştirilerek belediyede uygulamaya konulan sistemin tüm kontrolleri de gerçekleştirildi. Destek Hizmetleri Müdürü Cem Çetin, belediyede uygulamaya konulan sistemi Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik Haberleşme Yüksek Mühendisi Süleyman Tunç ve Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Nur Gülmez Bel ile birlikte kontrol etti.

Sistem, sarsıntı anında Kandilli Rasathanesi ve AFAD’ın ulusal ağına bağlanıyor
Deprem Erken Uyarı ve Gerçek Zamanlı Yapı Sağlığı İzleme Sistemi, olası bir sarsıntıyı saniyeler öncesinden haber vererek otomasyon sisteminin elektriği, doğal gazı kesmesine imkan vererek asansörlerin belli bir kata alınmasını sağlıyor. Kandilli Rasathanesi ve AFAD’ın ulusal ağına bağlanan sistem veri paylaşımına başladı. Ayrıca sistem bölgemizde yaşanan depremlerin belediye binasında ne seviyede hissedildiğini ve nasıl bir etki yarattığını, herhangi bir hasara sebep olup olmadığını da sürekli olarak raporluyor.

“Halkımızın can ve mal güvenliği konusundaki sorumluluğumuzu en iyi şekilde yerine getirmekteyiz”

Konu ile alakalı açıklama yapan Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz: “Kartal Belediyesi olarak deprem konusunda öncü bir belediyecilik faaliyeti göstermekteyiz. Bu projeyle de yine kamunun özel sektöre örnek teşkil edeceği gibi halkımızın can ve mal güvenliği konusundaki sorumluluğumuzu en iyi şekilde yerine getirmekteyiz. Mühendislik yapılarının sağlığı ve güvenilirliği, bu yapıların sürekli izlenerek olası tehlikeli durumların zamanında tespit edilmesi, gereken önlemlerin zamanında alınması ile sağlanabilir. Bu kapsamda Kartal Belediyesi olarak merkez binamızda deprem erken uyarı ve yapı sağlığı izleme sistemini hayata geçirdik. Sistem, özelikle fay hattına yakın olmamızdan kaynaklı yaşanacak bir depremde binamızda bulunan acil durum senaryolarını aktive edeceği gibi depremden sonra binanın hasar durumunu tespit ederek binaya giriş yetkisini saniyeler içinde analiz ederek akıllı bina yöneticisine bildirecek.” dedi.

Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz’ün öncülüğünde İstanbul ve Türkiye için örnek bir başarı hikayesinin altına imza atan Kartal Belediyesi’nin 'Dönüşümde Kartal Modeli' ile gerçekleştirdiği ilk’ler şu başlıklar altında incelenebilir.

‘Deprem ve Kentsel Dönüşüme Arkanızı Dönmeyin’ kitabı, 8 yıl içerisinde tüm site ve halk toplantılarında konuşulan ve tartışılan konuların kayda alınarak ‘birebir’ yazıya dökülmesiyle oluşturuldu. Kitapta, 8 yıl boyunca tarih sırasına göre yer verilen tüm toplantılarda vatandaşların dile getirdiği beklentiler, sorular ve aldıkları yanıtlar yer alıyor. Halkın yanı sıra şehir plancıları, sosyologlar, psikologlar ve kent yöneticileri için de bir rehber niteliği taşıyan kitapta; Kartal Belediye’sinin, dönüşümde halktan yana ortaya koyduğu tutum, açıkça görülebiliyor.

Türkiye’de ilk kez projelerin ‘insan’a etkilerini irdeleyen SED raporu çıkartıldı

Gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesini konu alan ÇED Raporu’nu yeterli görmeyen Kartal Belediyesi, projelerin insana ve yaşama olan etkilerinin de yadsınmaması gerektiği görüşünden yola çıkarak bir belediye olarak Türkiye’de ilk kez SED Raporu’nu çıkardı. Türkiye’de ilk defa akademisyenler, belediyeler ve mahalle muhtarları için büyük önem arz eden SED (Sosyal Etki Değerlendirme) Raporu Kartal Belediyesi tarafından hazırlatıldı. SED Raporu, projelerin insan yaşam ve sosyal hayat üzerindeki olumsuz etkilerin nasıl minimize edileceğini içeriyor.

Türkiye’deki ilk ve tek ‘Deprem Dönüşüm Müdürlüğü’

Kartal Belediyesi, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek kendi bünyesinde ‘Deprem Dönüşüm ve Yapı Kontrol Müdürlüğü’nü kurdu. Türkiye’de deprem ve yerinde dönüşüm kelimesini kullanan ve uygulamaya sokan ilk belediye olan Kartal Belediyesi, tüm Türkiye’deki belediyeler içerisinde ilk ve tek Deprem Dönüşüm ve Yapı Kontrol Müdürlüğü’ne sahiptir. Deprem Dönüşüm ve Yapı Kontrol Müdürlüğü, özverili ve uzman ekibiyle vatandaşa en doğru bilgileri vererek dönüşüm sürecinde yanlarında oluyor, hukuki ve teknik danışmanlık hizmeti sunuyor.

Vatandaştan gelen talep doğrultusunda belediyenin hukukçu ve teknik ekibiyle birlikte vatandaşların haklarını koruyacak bir sözleşme taslağı hazırlatıldı. Sözleşme taslağı, Kartal Belediyesi resmi internet sitesinde yer almaktadır. Bu taslak, iki tarafın da haklarını koruyan 43 sayfalık bir sözleşmedir.

Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, 2009 yılındaki seçim bildirgesinde deprem dönüşüm ve kentsel dönüşüme yer verdi. Dönüşüm nedeniyle evi yıkılacak insanlardan ruhsat harcı alınmayacak ibaresi de yine o dönemlerde gündeme alınmıştı. 6306 Sayılı Kanun hazırlanmadan, dönüşüm yapılan yerlerde vatandaşlara kira yardımı, Kartal Belediye Meclisi tarafından karara dönüştürüldü. Ancak bu kararın uygulanmasına “Belediyenin görev ve sorumluluk alanına girmediği” gerekçesiyle olanak tanınmadı. Ancak 2012 yılında Van depremi sonrasında çıkarılan 6306 sayılı kanunla, bu sorun 2 yıl sonra gündeme alınmış oldu.

Kartal’da deprem dönüşüm çalışmalarına, toplu yapılaşma alanları olması ve nüfus yoğunluğu barındırması sebebiyle sitelerden başlanıldı. Başkan Altınok Öz, 8 yıldır Kartal’da 204 toplu yaşam sitesinde dönüşüme ilişkin bilgilendirme toplantıları düzenleyerek vatandaşların merak ettiği tüm soruları yanıtladı, dönüşümü vatandaşlara anlattı. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.