DÜNYADAN FUTBOL - 12 Kasım 2012 Pazartesi 16:15

U20 Dünya Kupası'nın maskotu 'Kanki'

A
A
A
U20 Dünya Kupası'nın maskotu 'Kanki'

Dünya Kupası'ndan sonra FIFA'nın en büyük ikinci organizasyonu olan FIFA U20 Dünya Kupası'nın resmi maskotunun tanıtımı, İstanbul'daki Esma Sultan Yalısı'nda yapıldı. Aynı zamanda dünyanın en büyük gençlik turnuvası da olan FIFA U20 Dünya Kupası'nın resmi maskotunun ilk kez tanıtımının yapılacağı lansmana, TFF Başkanı Yıldırım Demirören, UEFA 1. Başkanvekili, FIFA Yönetim Kurulu Üyesi ve TFF Onursal Başkanı Şenes Erzik, TFF Başkan Vekilleri Ufuk Özerten ve Servet Yardımcı, Yönetim Kurulu Üyeleri Edip Eren, Cengiz Zülfikaroğlu, Selim Koray, Prof. Dr. Fethi Heper, Ergun Tekin, Mustafa Beyazlı,

MEHMET SELMAN BEKTAŞ
İSTANBUL


Organizasyon Komitesi adına konuşan FIFA U20 Dünya Kupası Organizasyon Komitesi Başkanı Servet Yardımcı, Türkiye dahil 24 ülkenin katılacağı ve Antalya, Bursa, Gaziantep, İstanbul, Kayseri, Rize ve Trabzon şehirlerinde 21 Haziran-13 Temmuz 2013 tarihleri arasında düzenlenecek turnuvanın kendilerini her bakımdan heyecanlandırdığını söyledi. Turnuva'nın Türkiye'den de birçok yeteneğin dünya futboluna kazandırılmasında fayda sağlayacağına inandıklarını belirten Yardımcı, turnuvanın Türkiye'de düzenlenmesinde emeği bulunan TFF Eski Başkanları Mahmut Özgener, Mehmet Ali Aydınlar, TFF Başkanı Yıldırım Demirören, UEFA 1. Başkanvekili, FIFA Yönetim Kurulu Üyesi ve TFF Onursal Başkanı Şenes Erzik, FIFA Başkanı Sepp Blatter, maçların oynanacağı şehirlerin valileri ve belediye başkanları, yayıncı kuruluş TRT, sponsorlar ve yerel organizasyon komitesi çalışanlarına ayrı ayrı teşekkür etti.


İlki 1977 yılında yapılan bu turnuvanın 18.'sinin Türkiye'de düzenlediğini kaydeden Yardımcı, turnuvanın futbol ekonomisinde giderek artan önemine işaret etti. Yardımcı, "2011'de Kolombiya'da düzenlenen turnuvaya 1 milyon 300 binin üzerinde seyirci gelmiş, 100 milyonlarla ifade edilen televizyon seyircisi kitlesine ulaşılmıştır. Aynı turnuvada Cüneyt Çakır, Bahattin Duran ve Tarık Ongun görev almıştır. 2013'de Türkiye'de gerçekleşecek olan U20 Dünya Kupasında ise kıymetli hakemlerimizin yanında futbolcularımızın da yeteneklerini göstereceği günlere şahit olacağız. Turnuva süresince oynanacak 52 maça, toplam 1.5 milyon futbolseverin gelmesini, televizyon ve diğer mecralar aracılığıyla 500 milyon izleyiciye ulaşmayı bekliyoruz" dedi.


Türkiye'nin böyle bir turnuvaya ev sahipliği yapmasının sürpriz olmadığını vurgulayan Yardımcı, şöyle konuştu: "Avrupa'nın 6. En büyük ekonomisine sahip olan Türkiye, aynı zamanda Avrupa'nın 6. büyük futbol ekonomisine sahiptir. 2000 yılının başından itibaren sadece futbolda değil spor, ekonomi ve diplomasinin her alanında birçok büyük organizasyona ev sahipliği yaparak tecrübe kazanmıştır. Hatta diğer ülkelere de bu konuda yol gösteren bir konuma gelmiştir. Bu çerçevede FIFA U20 Dünya Şampiyonasının Türkiye için tek hedef olmadığını, 2020 yılında düzenlenecek olan Avrupa Futbol Şampiyonası için bir ısınma turu olduğunun atını çizmek istiyorum. Türkiye bir şampiyonanın, bir ülke tarafından sahiplendiğinde ne denli güzel olabileceğini kanıtlamak için hazırdır, inançlıdır ve kendine güvenmektedir."


Yardımcı, 2013 FIFA U-20 Dünya Şampiyonası'nın "Bugüne Kadar Yapılanın En İyisi" unvanını Türkiye'ye kazandıracağını sözlerine ekledi.


Daha sonra sahneye Türk futbolunun üç ayrı kuşağını temsilen Emre Aşık, Burak Yılmaz ile Salih Uçan gelerek, soru-cevap bölümünde turnuvaya ilişkin duygu ve düşüncelerini paylaştı.
Önce 1993 yılındaki U20 Dünya Kupası Şampiyonası, ardından da 2002 Dünya Kupası Şampiyonası'na katılan tek Milli futbolcu, bugün ise U20 Milli Takımı'nın antrenörü olduğu ve şu an 1993 yılını nasıl hatırladığına ilişkin soruyu Emre Aşık, "1993 yılının bir sene öncesine 1992 yılına gidersek Almanya ile oynadık ve U20 Şampiyonası'na direkt katıldık. Gerçi orada istediğimiz sonuçları alamamıştık. 24 takımdan biri olmak, o havayı teneffüs etmek kariyer anlamında önemliydi. Bu turnuvadan sonra birçok arkadaşımıza büyük takımlardan transfer teklifi geldi" diye cevaplandırdı.


Aşık, 2013 FIFA U20 Dünya Kupası'ndaki hedeflerine ilişkin soruya ise, "Ev sahibi olmanın avantajlarını kullanmak istiyoruz. Öncelikli hedefimiz gruplardan çıkmak. Kötü oynadığımız maçta gruplardan çıkarak 3. olduk, Avrupa şampiyonu olarak kupalara katıldı, elenerek döndük. Tüm Türkiye'nin desteğiyle gruplardan çıkmak ve birinci olmak istiyoruz" cevabını verdi.


005 yılında Hollanda'da düzenlenen ve turnuvayı 2. olarak bitiren U20 Milli Takımımızın kadrosunda yer alan İnan da, U20 Milli Takımı oyuncularına, "O zamanlar futbolu sevdiğimiz için oynuyorduk. Şimdi sevginin yanında başka amaç ve hedeflerimiz de var. Ülkemizi temsil etmek, İstiklal Marşı'nı söylemek ve Türk bayrağını taşımak gurur vericiydi. Futbol gelişimimde de büyük rol oynadı. Futbolcu arkadaşlarıma tavsiyem; evlerinde oynamak baskı yaratabilir, bunu avantaja çevirerek başarıya ulaşmaları gerekiyor. O takımdan ben ve Selçuk İnan, şu an A Milli Takım'dayız. Bu sayıyı artırmamız gerekiyor. İnşallah her şey gönüllerince olur" dileğinde bulundu.


U20 Dünya Kupası Şampiyonası'nda forma giymesi beklenen Salih Uçan ise, duyduğu heyecanını dile getirerek, "Gerçekten çok önemli bir turnuvaya katılacağımızın bilincindeyiz. Ülkemizi ve Milli Takımı en iyi şekilde temsil edeceğiz. Yetenekli bir grubumuz var. U17 Şampiyonası için Meksika'ya gidememiştik, fırsat şimdi ayağımıza geldi" dedi.
Soru-cevap bölümünün ardından FIFA U20 Dünya Kupası-2013 Türkiye'nin resmi maskotu "Kanki" sahneye davet edilerek, kamuoyuna tanıtıldı.
Turnuvanın biletleri 30 Kasım'da satışa çıkacak, kuralar ise 25 Mart 2013'te Aya İrini'de çekilecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ senatosunda Türkiye ve uluslararası sıralamalardaki yükseliş değerlendirildi Karabük Üniversitesi(KBÜ) Mart ayı Senato Toplantısı’nda üniversitenin ulusal ve uluslararası sıralamalardaki yükselişi değerlendirildi. Toplantıda araştırma üniversitesi olma hedefi doğrultusunda akademik performans, yeni yatırımlar ve uluslararası iş birlikleri ele alındı. Karabük Üniversitesi Mart Ayı Senato Toplantısı, Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık başkanlığında Senato Toplantı Odasında gerçekleştirildi. Toplantıda üniversitenin Şubat ayı faaliyetleri, akademik teşvik verileri ile ulusal ve uluslararası sıralama sonuçları değerlendirildi. Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, üniversitenin uluslararası sıralamalarda yükseliş gösterdiğini belirterek QS sıralamasında 38’inci basamaktan 35’inci basamağa yükseldiklerini söyledi. Toplantıda Karabük Üniversitesinin Times Higher Education 2026 alan sıralamalarında sosyal bilimlerde ilk kez Türkiye listesine girdiği, bilgisayar bilimleri, mühendislik ile tıp ve sağlık bilimlerinde de üst sıralarda yer aldığı ifade edildi. Toplantıda akademik teşvik verileri de paylaşıldı. 2025 yılı sonuçlarına göre akademik teşvik alan öğretim elemanı sayısının 451’den 560’a yükseldiği, toplam teşvik puanında ise yüzde 30’un üzerinde artış gerçekleştiği bildirildi. Akademik teşvikin önemine değinen Kırışık, "Bu bir para meselesi değildir. Bu bir itibar meselesidir." ifadelerini kullandı. Toplantıda Tıp Fakültesi Ek Hizmet Binasının hizmete açıldığı, Teknokent bünyesinde Girişim Ofisinin kurulduğu ve YÖK onayıyla Yapay Zekâ ve Veri Bilimi yüksek lisans programının açıldığı bilgileri paylaşıldı. Karabük Üniversitesi bünyesindeki Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi tarafından kuraklıkla mücadele ve organik tarım politikalarına ilişkin iki rapor yayımlandığı, böylece politika raporu sayısının 13’e ulaştığı bildirildi. Toplantıya Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Solmaz ve Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Genel Sekreter Lütfü Köm ile senato üyeleri katıldı.
Erzurum ETÜ’de akademik giysi ve ödül töreni gerçekleştirildi Erzurum Teknik Üniversitesi’nde (ETÜ) 2025-2026 yılı Akademik Giysi ve Ödül Töreni düzenlendi. Profesörlük ünvanı alan öğretim üyelerinin cübbe giydiği programda; Atıf, Yayın, Bilim, Proje, Başarı, En Yüksek Etki Faktörlü Dergide Yayın, Yılın Eğitimcisi, Genç Araştırmacı, Kulüp Akademik Danışmanlığı, Lisansüstü Tez ve Rektörlük Özel Ödülleri sahiplerini buldu. Prof. Dr. Muammer Yaylalı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları, Prof. Dr. Ali Fatih Yetim, Prof. Dr. Ceren Sultan Elmalı, Prof. Dr. Naim Ürkmez, Genel Sekreter Prof. Dr. Ahmet Dumlu, akademik ve idari personel ile çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Rektör Çakmak, üniversitelerin bilginin üretildiği, düşüncenin özgürleştiği ve toplumun geleceğinin inşa edildiği kurumlar olduğuna dikkat çekerek: "Bilim dünyası hızla değişiyor. Teknoloji dönüşüyor, eğitim modelleri evriliyor, beklentiler artıyor. Ancak değişmeyen tek şey; nitelik, etik değerler ve insan odaklı yaklaşımın önemidir. Bizler, köklü bir akademik geleneğin temsilcileri olarak hem çağın gereklerini takip etmeli hem de evrensel akademik ilkelerden asla taviz vermemeliyiz. Geleceğe dair en büyük güvencemiz, bu salonda bulunan insan kaynağımızdır. Sizlerin enerjisi, üretkenliği ve kurumuna olan bağlılığı sayesinde üniversitemiz daha güçlü, daha görünür ve daha etkili bir konuma ulaşacaktır. Bugün aldığınız ödüller, bir sonucun değil; inşallah daha büyük başarıların başlangıcı olacaktır. Sizleri yürekten tebrik ediyorum. Gösterdiğiniz üstün gayret, özveri ve başarı için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Başarılarınızın artarak devam etmesini diliyor; birlikte daha nice bilimsel atılımlara, eğitimde mükemmeliyet örneklerine ve kurumsal başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum" diye konuştu. Rektör Çakmak’ın konuşmasının ardından cübbe giyme töreni ile devam eden etkinlik, ödül alan akademisyenlere ve personele ödüllerinin takdim edilmesi ile sona erdi.
Karabük Karabük Üniversitesinde Türkiye Yüzyılı ve Özbekistan iftarı Karabük Üniversitesi tarafından Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında "Türkiye Yüzyılı ve Özbekistan İftarı" programı düzenlendi. Üniversitenin Sosyal Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, Türkiye ile Özbekistan arasındaki tarihî ve kültürel bağların ekonomi, eğitim ve bilim alanlarındaki iş birlikleriyle daha da güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Programda konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, üniversitede eğitim gören Özbek öğrencilerin iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının önemli bir temsilcisi olduğunu belirtti. Karabük Üniversitesinde yaklaşık 350 Özbek öğrencinin eğitim gördüğünü ifade eden Kırışık, Özbek öğrencilerin kendileri için yabancı olmadığını dile getirerek, "Sizler bizim kardeşlerimizsiniz, bizim soydaşlarımızsınız. Aynı milletin hepimiz parçasıyız." dedi. İki ülke arasındaki iş birliğinin artırılmasının önemine değinen Kırışık, ekonomik, eğitim ve bilim alanlarında daha güçlü ortaklıkların kurulması gerektiğini kaydetti. Ramazan ayı boyunca farklı ülke ve kültürleri kapsayan iftar programları düzenlediklerini aktaran Kırışık, daha önce Kazakistan ve Ahmet Yesevi iftarlarının gerçekleştirildiğini, hafta sonunda ise Türkistan iftarının yapılacağını söyledi. Özbekistan’dan daha fazla öğrencinin Karabük Üniversitesinde eğitim görmesini istediklerini belirten Kırışık, "İstiyoruz ki Özbekistan’dan 350 değil, 1000 hatta 2000 öğrencimiz olsun. Her biri Türkiye ile Özbekistan arasındaki dostluğu ve kardeşliği güçlendirsin." ifadelerini kullandı. Türkiye ile Orta Asya coğrafyası arasındaki tarihî bağlara da dikkati çeken Kırışık, Anadolu’ya gerçekleşen göçlerle iki coğrafya arasında güçlü bir akrabalık ve gönül bağı bulunduğunu ifade etti. Programa, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Solmaz ve Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği Siyaset Müşaviri Odil Gaffarov, Fergana İl Müftüsü Ubaydullah Abdullayev ile Ankara Konsolosu ve Yardımcısı Jahongir Mirzaev katıldı. Progam, yapılan duaların ardından sona erdi.
Bursa Ovaakça karagöz ve sihirbazlık gösterisiyle şenlendi Osmangazi Belediyesi’nin Ovaakça Mahallesi’nde düzenlediği Karagöz orta oyunu ve sihirbazlık gösterileri, Ramazan akşamına neşe kattı. Çocuklar kahkaha ve hayranlık dolu anlar yaşarken aileler de keyifli bir akşam geçirdi. Ramazan ayının manevi atmosferini kentin dört bir yanında yaşatan Osmangazi Belediyesi, kurduğu iftar sofralarının yanı sıra düzenlediği etkinliklerle vatandaşları keyif dolu Ramazan akşamlarında buluşturuyor. Her gün ilçenin farklı noktalarında gerçekleştirilen aktivitelerde özellikle çocuklar ile aileler unutulmaz anlar yaşarken, geleneksel sanatlar ve eğlenceli gösteriler Ramazan’ın neşesini mahallelere taşıyor. Bu doğrultuda Ovaakça Mahallesi sakinleri için eğlence dolu bir program hazırlanırken, Karagöz orta oyunu ve sihirbazlık gösterileri, özellikle çocuklardan büyük ilgi gördü. Geleneksel Türk gölge oyununun en sevilen karakterlerinden olan Karagöz ile Hacivat’ın birbirinden eğlenceli diyalogları, esprili atışmaları ve renkli sahneleri salonda kahkaha dolu anlar yaşattı. Türk kültürünün önemli miraslarından biri olan Karagöz ve Hacivat gösterisi, hem eğlendirdi hem de geleneksel sanatların yeni nesillerle buluşmasına katkı sağladı. Ramazan’ın sıcak atmosferi hep birlikte yaşandı Program kapsamında sahnelenen sihirbazlık gösterisi de çocukların yoğun ilgisini çekti. Birbirinden ilginç numaralar sergileyen sihirbazın gösterileri sırasında çocuklar hayranlığını gizleyemezken, sahnede yaşanan renkli anlar salonda büyük bir heyecan gösterdi. Sihirbazın gerçekleştirdiği numaraları büyük bir dikkatle takip eden çocuklar, gösteri boyunca alkışlarıyla ve kahkahalarıyla eğlenceye ortak oldu. Osmangazi Belediyesi’nin mahalle mahalle gerçekleştirdiği bu etkinlikler, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu güçlendirirken, vatandaşların bir araya gelerek keyifli vakit geçirmesine imkan sağlıyor.
Muğla Marmaris’te teknedeki kavgada hayatını kaybeden gencin davası başladı: Adliye önünde "adalet istiyoruz" sesi yükseldi Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Bozburun Mahallesi Kocabahçe mevkiinde 20 Temmuz 2025 tarihinde denizde yaşanan kavganın ardından hayatını kaybeden 21 yaşındaki Arda Deniz Onat’ın ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması Marmaris Adliyesi’nde görülmeye başlandı. Deniz Onat’ın babasıyla birlikte çalıştığı "E. Arda Deniz" isimli tekneyle tura çıkardıkları üç yabancı uyruklu müşterinin misafirleri olarak tekneye gelen kişilerle yaşanan olayın ardından Arda Deniz Onat’ın denizin ortasında darp edilerek öldürüldüğü iddiasıyla başlatılan hukuki süreç kapsamında açılan davada, tutuklu yargılanan üç sanık mahkemeye SEGBİS sistemiyle bağlandı. Sanıkların farklı cezaevlerinde bulundukları öğrenildi. Adli tıp sürecinin beklenmesi sebebi ile olaydan 7 ay sonra bugün Marmaris adliyesinde görülen ilk duruşma öncesinde Arda Deniz Onat’ın ailesi, arkadaşları ve sevenleri Marmaris Adliyesi önünde bir araya geldi. Adliye önünde toplanan kalabalık, "Arda Deniz Onat için adalet istiyoruz" yazılı pankartlar açarak adalet çağrısında bulundu. Anne ve babanın acılı olduğu gözlemlenen adliye önünde tek ses "adalet istiyoruz" oldu. Yaklaşık 150 kişi Marmaris adliyesinde hayatını kaybeden Arda Deniz Onat için ellerinde "Susma sustukça sıra sana gelecek", "Arda Deniz yaşasaydı 21 yaşında olacaktı", "Benim de hayallerim vardı Arda Deniz" ve "Çaldığınız gençliğin hesabını vereceğiniz günler yakın" yazılı pankartlar ile sessizce durma eylemi yaptı. "Bizim çocuğumuz yandı başka çocuklar yanmasın" 21 yaşında hayattan koparılan Arda Deniz Onat’ın babaannesi Meryem Onat gözyaşlarına hakim olamayarak, "Bizim çocuğumuz yandı, başka çocuklar yanmasın. Adalet istiyoruz." dedi. Arda’nın halası Gülsüm Topaloğlu ise yaşadıkları acıyı "8 aydır ne çektiğimizi bir biz biliriz bir Allah bilir. Bizim yaşadığımız acıyı onlar da yaşasın Adalet istiyoruz." sözleriyle anlattı. ‘’Sözün bittiği yerdeyiz" Arda Deniz Onat’ın amcası Ferhan Onat da yaptığı açıklamada, yaşanan olayın derin bir acı bıraktığını belirterek "Sözün bittiği yerdeyiz. 21 yaşında gencecik bir canı kaybettik. Tek temennimiz başka canların yitip gitmemesidir. Adaletin yerini bulacağına inanıyoruz ve adalete güveniyoruz. Bir annenin ve babanın gözlerinin önünde evlatlarını kaybettiği bir olaydan bahsediyoruz. Bizim kanaatimize göre ağır ceza mahkemesinde görülmesi gereken bir dava bugün burada görülmektedir. Bu nedenle gerçekten sözün bittiği yerdeyiz" dedi. "Dosyanın ağır ceza mahkemesinde görülmesini istiyoruz" Arda Deniz Onat’ın avukatlarından Anıl Aba ise dava öncesinde yaptığı açıklamada dosyanın mevcut hukuki nitelendirilmesine ciddi itirazları bulunduğunu belirtti. Aba, davanın şu anda taksirle öldürme suçu kapsamında Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldüğünü ancak dosyada yer alan delillerin olayın kasten öldürme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini söyledi. Dosyadaki tanık beyanları, kamera kayıtları ve izlerin birlikte değerlendirildiğinde birden fazla kişinin iştirak halinde kasten öldürme suçunun işlendiğine dair güçlü emareler bulunduğunu ifade eden Aba, Adli Tıp raporlarına da itiraz ettiklerini dile getirdi. Avukat Aba, otopsi raporunda boğulma sonucu ölüme işaret eden izler bulunduğunu, buna rağmen dosyaya Arda Deniz Onat’ın stres nedeniyle kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği yönünde bir değerlendirme sunulduğunu belirterek "Otopsi raporunda boğulmaya ilişkin izler açıkça yer almaktadır. Buna karşılık kalp krizi sonucu öldüğünü gösteren herhangi bir tıbbi işaret dosyada bulunmamaktadır. Bu nedenle dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’na gönderilmesini ve olayın bilimsel ve objektif şekilde yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz" sözlerini kaydetti. Avukat Aba ayrıca olay sırasında Arda Deniz Onat’ın darp edildiğine ve aldığı darbeler sonrası denize itildiğine dair tanık beyanları bulunduğunu, ancak bu hususların iddianamede yeterince yer almadığını vurguladı. ‘Duruşma öncesi saygı duruşu’ Mahkeme başlamadan önce Arda Deniz Onat için adliye önünde toplanan kalabalık bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Ardından avukatlar duruşmaya katılmak üzere mahkeme salonuna geçti. Dava Marmaris Adliyesi’nde görülmeye devam ediyor.