SPOR - 26 Ağustos 2016 Cuma 10:18

UEFA Avrupa Ligi’nde gruplar belli oluyor

A
A
A
UEFA Avrupa Ligi’nde gruplar belli oluyor

UEFA Avrupa Ligi’nde grup kuraları dün akşam oynanan maçların sona ermesiyle birlikte bugün saat 14.00’te çekilecek.

Temsilcilerimiz Fenerbahçe, Osmanlıspor ve Atiker Konyaspor’un da aralarında bulunduğu toplam 48 takımın katılacağı UEFA Avrupa Ligi grup kuraları bugün saat 14.00’te çekilecek.

Fenerbahçe’nin 2. torbada yer aldığı, UEFA Avrupa Ligi’ndeki kulüplerin torbalara dağılımı şu şekilde:

1. Torba
Schalke 04 (Almanya)
Zenit (Rusya)
Manchester United (İngiltere)
Shakhtar Donetsk (Ukrayna)
Athletic Bilbao (İspanya)
Olympiakos (Yunanistan)
Villarreal (İspanya)
Ajax (Hollanda)
Inter (İtalya)
Fiorentina (İtalya)
Anderlecht (Belçika)
Viktoria Plzen (Çek Cumhuriyeti)

2. Torba
AZ Alkmaar (Hollanda)
Braga (Portekiz)
Salzburg (Avusturya)
Roma (İtalya)
FENERBAHÇE
Sparta Prag (Çek Cumhuriyeti)
PAOK (Yunanistan)
Steaua Bükreş (Romanya)
Genk (Belçika)
APOEL (Güney Kıbrıs Rum Kesimi)
Standart Liege (Belçika)
St. Etienne (Fransa)

3. Torba
Gent (Belçika)
Young Boys (İsviçre)
Krasnodar (Rusya)
Rapid Wien (Avusturya)
Slovan Liberec (Çek Cumhuriyeti)
Celta Vigo (İspanya)
Maccabi Tel Aviv (İsrail)
Feyenoord (Hollanda)
Avusturya Wien (Avusturya)
Mainz (Almanya)
Zürih (İsviçre)
Southampton (İngiltere)

4. Torba
Panathianikos (Yunanistan)
Sassuolo (İtalya)
Karabağ (Azerbaycan)
Astana (Kazakistan)
Nice (Fransa)
Zorya Luhansk (Ukrayna)
Astra Giurgiu (Romanya)
KONYASPOR
OSMANLISPOR
Qabala (Azerbaycan)
Hapoel Beer-Sheva (İsrail)
Dundalk (İrlanda) 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Tavşanlı’da şehit aileleri ve gaziler için anlamlı açılış Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, şehit aileleri ve gaziler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek amacıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Şehit yakınlarının ve gazilerin haklarını korumak, sosyal destek sağlamak ve birlik ruhunu pekiştirmek hedefiyle kurulan derneğin açılış programı yoğun katılımla gerçekleşti. Program, Yunus Emre Camii İmam Hatibi Nuri Bilgili’nin Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Şehitler için edilen dualar, törene katılanlara duygusal anlar yaşattı. Açılışa; Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları Aziz Solmaz ve İrfan Güleç, İlçe Emniyet Müdürü Güven Türkmen, İlçe Jandarma Komutanı İsmail Bayar ile siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Dernek Başkanı Erol Gündüz yaptığı konuşmada, kuruluş amaçlarını vurgulayarak, "Temel gayemiz, vatanımız için canını feda eden şehitlerimizin emanetlerine ve kahraman gazilerimize her şartlarda sahip çıkmaktır" ifadelerini kullandı. Gündüz, destek veren tüm kurum ve katılımcılara teşekkür etti. Törende Moymul Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi Özge Medine Gündüz tarafından okunan şehit temalı şiir katılımcıları duygulandırdı. İlçe Müftülüğü vaizinin yaptığı duanın ardından, protokol üyeleri "hayırlı olsun" dilekleriyle açılış kurdelesini kesti. Program, dernek binasının gezilmesi ve ikramların sunulmasının ardından sona erdi.
İzmir Diyetle incelmeyen bacaklar, lipödem işareti olabilir Lipödem, özellikle kadınlarda sık görülmesine rağmen çoğu zaman "bölgesel kilo" ya da "selülit" sanılarak gözden kaçan kronik ve ilerleyici bir hastalık. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, erken tanının hastalığın seyrini değiştirdiğini vurguladı. Diyet ve egzersize rağmen özellikle bacaklarda incelme olmamasının önemli bir uyarı işareti olduğunu belirten Büyükkömürcü, doğru planlanmış fizik tedavi, egzersiz ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle lipödemin kontrol altına alınabildiğini ve hastaların yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabildiğini ifade etti. Lipödemin, özellikle kadınlarda sık görülmesine rağmen çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen kronik bir hastalık olduğuna dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, hastaların yıllarca bu tabloyu "bölgesel kilo" ya da "selülit" olarak değerlendirdiğini söyledi. Lipödemin klasik kilo artışıyla karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Büyükkömürcü, "Lipödem çoğunlukla kadınlarda görülen, özellikle kalça, bacak ve bazen kollarda simetrik yağ dokusu artışıyla karakterize kronik bir hastalıktır. Ancak bu yağlanma klasik kilo artışından tamamen farklıdır. Obezitede yağ dokusu vücudun her yerine dağılırken, lipödemde gövde genellikle daha ince kalır, bacaklar belirgin şekilde kalınlaşır. Bununla birlikte hastalarda dokunmakla ağrı, hassasiyet ve kolay morarma sık görülür. En çarpıcı noktalardan biri ise, diyet ve kilo verme çabalarına rağmen özellikle alt ekstremitedeki hacmin değişmemesidir" dedi. En büyük sorunlardan biri geç tanı Lipödemin en büyük sorunlarından birinin geç tanı olduğunu belirten Büyükkömürcü, sürecin neden geciktiğini şöyle anlattı: "Lipödem çoğu zaman ’bölgesel kilo’, ’genetik kalın bacak yapısı’ ya da ’selülit’ olarak değerlendirilir. Bu nedenle hem hastalar hem de sağlık sistemi içinde fark edilmesi gecikir. Toplumda bilinirliğinin düşük olması ve obezite ile sık karıştırılması, tanının çoğu zaman ileri evrelere kadar konulamamasına yol açar." Hastalığın özellikle kadınları etkilediğini belirten Büyükkömürcü, "Lipödem neredeyse tamamen kadınlarda görülür. Genellikle ergenlik, gebelik ve menopoz gibi hormonal değişim dönemlerinde ortaya çıkar ya da belirgin hale gelir. Ayrıca ailesel yatkınlık oldukça belirgindir, aynı ailede benzer bacak yapısına sahip kadınların olması sık karşılaştığımız bir durumdur" diye konuştu. İlk belirtiler çoğu zaman gözden kaçıyor Hastalığın erken döneminde ortaya çıkan bulguların çoğu zaman önemsenmediğini vurgulayan Büyükkömürcü, şu ifadeleri kullandı: "Erken dönemde bacaklarda orantısız kalınlaşma, gün içinde artan dolgunluk ve ağırlık hissi, dokunmakla hassasiyet, kolay morarma ve ciltte portakal kabuğu görünümü gibi bulgular ortaya çıkar. Ancak bu dönemde ödem çok belirgin olmayabilir. Bu da hem hastalar hem de hekimler açısından tanıyı zorlaştırır. ’Diyet yapıyorum ama bacaklarım incelmiyor’ ifadesi lipödem hastalarının en sık dile getirdiği şikâyetlerden biridir. Kişi kilo verir, üst vücut incelir, ancak bacaklardaki hacim belirgin şekilde değişmez. Bu durum lipödem açısından önemli bir uyarı işareti olarak değerlendirilmelidir." Lipödem ile lenfödem en çok karıştırılan iki hastalık İki hastalığın sık karıştırıldığını belirten Büyükkömürcü, "Lipödemde yağ dokusu artışı ön plandadır ve ayaklar genellikle etkilenmez. Ağrı ve hassasiyet belirgindir. Lenfödemde ise lenf sıvısının birikimi söz konusudur, ayaklar da şişer ve daha sert, basmakla çukurlaşan bir ödem görülür. İleri evre lipödemde lenfödem de tabloya eklenebilir" ifadelerini kullandı. Büyükkömürcü, lipödemin ilerleyici bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Tedavi edilmediğinde yağ dokusu artışı devam edebilir, hareket kısıtlılığı gelişebilir, ağrı ve hassasiyet artabilir. Cilt altı dokuda nodüler yapılar oluşarak zamanla fibrotik sertleşmeler gelişebilir. Cilt yüzeyinde düzensizlik ve portakal kabuğu görünümü belirginleşebilir. İleri evrede lenfödem tabloya eklenebilir. Bu durum yalnızca estetik bir sorun olmaktan çıkar, hastanın günlük yaşamını ve hareket kapasitesini ciddi şekilde etkileyen kronik bir tabloya dönüşebilir" dedi. Hormonlar, seyrini doğrudan etkiliyor Lipödemde hormonal etkinin belirleyici olduğunu Büyükkömürcü, şu bilgileri verdi: "Östrojen, yağ dokusunun vücuttaki dağılımını doğrudan etkiler. Bu hormonun etkisiyle alt ekstremitedeki yağ hücreleri daha kolay büyür, sıvı tutma eğilimi artar ve damar geçirgenliği yükselir. Bu da dokuda hassasiyet ve ödem gelişmesine yol açar. Öte yandan lipödem tamamen ortadan kaldırılabilen bir hastalık değildir. Ancak doğru yaklaşımla kontrol altına alınabilir. Manuel lenf drenajı ile lenfatik dolaşımı uyarılararak sıvı birikimi azaltılabilir. Kompresyon tedavileri ve bandajlama ile dokuya dışarıdan destek sağlanabilir. Kişiye özel egzersiz programları ile kas pompası aktive edilerek, dolaşım artırılır. Özellikle sertleşmiş ve nodüler dokularda ESWT yani şok dalga tedavisi önemli bir destekleyici seçenek olarak öne çıkmaktadır. Liposuction uygun hastalarda etkili bir seçenek olabilir. Ancak cerrahi, ileri evre hastalarda ve konservatif tedavilere yanıt alınamayan durumlarda, doğru hasta seçimi yapılarak gündeme gelmelidir." Egzersiz, dolaşımı düzenlemek için yapılmalı Egzersizin rolüne dikkat çeken Büyükkömürcü, "Yüzme ve su içi egzersizler, hidrostatik basınç etkisi sayesinde doğal bir kompresyon sağlar ve ödem kontrolünde oldukça etkilidir. Bunun yanında tempolu yürüyüş, bisiklet ve düşük etkili kuvvet egzersizleri de önerilmektedir. Düzenli egzersiz ile kas pompası aktive olur, dolaşım artar, sıvı birikimi azalır ve ağrı kontrol altına alınabilir. Lipödemde egzersizi ‘yağ yakmak’ değil ‘dolaşımı düzenleyen bir tedavi aracı’ olarak görmek gerekir" diye konuştu. Beslenmenin rolüne değinen Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, şu değerlendirmede bulundu: "Beslenme doğrudan tedavi edici değildir ancak hastalığın seyrini etkileyen önemli bir faktördür. Akdeniz tipi beslenme ve düşük karbonhidrat temelli yaklaşımlar inflamasyonu azaltıcı etkileri nedeniyle öne çıkar. Bu sayede hassasiyet, ödem ve ağrı gibi şikâyetlerde azalma sağlanabilir."