KENT HABERLERİ - 24 Ocak 2014 Cuma 14:55

Ulusal ve uluslararası spor müsabakalarının adresi Beylikdüzü

A
A
A
Ulusal ve uluslararası spor müsabakalarının adresi Beylikdüzü

Beylikdüzü Belediyesi, spora ve sporcuya gösterdiği önemi ulusal ve uluslararası birçok spor dalına verdiği destek ile kanıtlıyor.

Bugüne kadar Beylikdüzü, birbirinden önemli spor müsabakalarına ev sahipliği yaptı.Tekerlekli Kayak Şampiyonası, Windsörf Şampiyonası, Bilardo Turnuvası, Masa Tenisi ve Okçuluk Şampiyonaları ile çeşitli spor dallarına verdiği destek ile ön plana çıkan Beylikdüzü Belediyesi, spor alanında büyük yatırımlar gerçekleştirmeye devam ediyor. Hizmete girmek için gün sayan ve dev bir proje olan Beylikdüzü Olimpik Spor Kompleksi, 800 seyirci kapasiteli tam olimpik yüzme havuzu, 2 bin seyirci kapasitesine sahip basketbol sahası ve 2 adet tenis kortu ile ilçenin önemli bir ihtiyacını karşılıyor.

Beylikdüzü Belediye Başkanı Yusuf Uzun, “Tesis, halkımıza spor yapacakları profesyonel ortamlar sunmak hem de yeni sporcular yetiştirerek, onları ülke sporuna kazandırabilmek, uluslararası spor müsabakalarına ise ev sahipliği yapmak adına önemli imkanlar sunacak” dedi. Beylikdüzü’nde çok sayıda spor turnuvalarının yapıldığını belirten Başkan Uzun, sporun merkezi olmaya devam edeceklerini söyledi.

TEKERLEKLİ KAYAK ŞAMPİYONASI BÜYÜK YANKI UYANDIRDI
Türkiye Kayak Federasyonu ve Beylikdüzü Belediyesi’nin organize ettiği Tekerlekli Kayak Türkiye Şampiyonası Beylikdüzü’nde yapılan kortej ve ilk gün yarışları ile başladı. Beylikdüzü Gürpınar Sahili’nde gerçekleştirilen ve büyük heyecana sahne olan ve 161 sporcunun ilçede ağırlandığı 12. Tekerlekli Kayak Türkiye Şampiyonası’nda birincilik kürsüsüne Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor çıktı. Yarışmada büyük erkekler serbest stilde Beylikdüzü Spor Kulübü’nden Sebahattin Oglago, birincilik kürsüsüne çıktı.

RÜZGAR İLE DANS BÜYÜLEDİ
Beylikdüzü Belediyesi ’nin desteği ve Türkiye Yelken Federasyonu himayesinde gerçekleştirilen RS: One World Windsurfing Championship, dünya üzerindeki en elit 60 sporcunun katılımı ile gerçekleşti. Beylikdüzü, Rüzgar Sörfü Kulübü`nde yapılan yarışlarda spor severler rüzgarla dansın şovuna şahit oldu. Dünyanın en iyi sörfçülerinin rüzgârla dansı, 5 gün boyunca Beylikdüzü`nde İstanbul panaromasıyla görsel bir şölene dönüştü.

BİLARDOCULAR KIYASIYA YARIŞTI
Belediye tarafından Beylikdüzü Kültür Merkezi’nde ilk kez düzenlenen ve geleneksel hale getirilmesi amaçlanan” Üç Top Üç Bant ve Amerikan Bilardo Turnuvası” çekişmeli maçlara sahne oldu. Turnuva birbirinden zorlu rakiplerin yaptıkları müsabakalarla sona erdi.

GELECEĞİN OKÇULARI BEYLİKDÜZÜ’NDE YARIŞTI
Beylikdüzü Belediyesi’nin organizasyonu ile düzenlenen İstanbul Okçuluk Şampiyonası ile geleceğin okçuları performansları ile göz doldurdu. Salon turnuvasında yarışmalarında 9-10, 11-12 ve 13-14 yaş kategorisinde yarışan okçular atışları ile büyük beğeni toplarken, geleceğe de bu alanda Türkiye için ışık verdi.

MASA TENİSİ TURNUVASI HEYECAN DOLUYDU
Beylikdüzü Belediye Başkanı Yusuf Uzun’un yaptığı açılış vuruşuyla, Beylikdüzü Kültür Merkezi’nde start alan 5`inci Geleneksel Masa Tenisi Turnuvası`nda şampiyonlar ödüllerini aldı. Beş ayrı kategoride toplam 180 sporcunun katıldığı, centilmence ve çekişmeli geçen turnuvada sporcular, masa başında ter dökerken, yakınları da tribünlerde onların heyecanını paylaştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Üniversite öğrencilerine Manisa’nın tarihi mirası anlatıldı Manisa Kent Konseyi öncülüğünde; Manisa Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğinde hayata geçirilen "Adım Adım Manisa" projesi başladı. Proje kapsamında üniversite öğrencileri, kentin tarihi ve kültürel zenginliklerini yerinde tanıma fırsatı buldu. Manisa’nın tarihi, kültürel ve sosyal değerlerini tanıtmak amacıyla hazırlanan "Adım Adım Manisa" projesi ile kentin tanıtımına katkı sunulması hedefleniyor. Proje kapsamında öğrenciler, Manisa Kurtuluş Müzesi, Çanakkale Şehitleri Anıtı ve Atatürk Sergi Salonu, Manisa Müzesi, Yenihan ve Kurşunluhan, Şehzadeler Park ve Dioramik Mesir Müzesi gibi tarihi ve kültürel noktaları gezdi. Gezi boyunca öğrencilere, kentin geçmişi, kültürel dokusu ve tarihi yapıları hakkında bilgiler aktarıldı. Programa; Manisa Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanı Mehmet Ziya Çiçek, Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Manisa Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Zuhal Güneş, Manisa Kent Konseyi Genel Sekreteri Gökmen Aytaç, Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğretim elemanları Dr. Fatih Çiçek, Araş. Gör. Nail Aslan, Araş. Gör. Baykal Başdemir ve Dr. Şenol Çekmece de katıldı. "Gençler kentin geleceğine sahip çıkacak" Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, projenin Manisa’nın tanıtımı açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, "En önemli misyonlarımızdan biri, kurumları bir araya getirerek ortak akıl oluşturmaktır. Birçok öğrencimiz, şehri yeterince tanımadan mezun olabiliyor. Biz bu durumu kendimize dert edindik. Büyükşehir Belediyemizin ve paydaş kurumlarımızın desteğiyle başlattığımız bu projeyle, gençlerimizin Manisa’yı yalnızca eğitim gördükleri bir yer değil; kimliği olan bir değer olarak görmelerini istiyoruz. Şehrini tanıyan genç, ona daha güçlü bir aidiyetle bağlanır. Bu çalışmayı ilerleyen süreçte ilçelerimize de taşımayı hedefliyoruz" dedi. "Kültürel mirasımızı geleceğe taşıyoruz" Manisa Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanı Mehmet Ziya Çiçek ise Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak kentin tanıtımına katkı sunan projelere destek vermeyi sürdüreceklerini ifade ederek, "Bu mirasın genç kuşaklara aktarılması, kentlilik bilincinin güçlenmesi adına kritik bir öneme sahip. Gençlerimizin tarihimizi yerinde öğrenmesi çok kıymetli. Şehrimizin değerlerini her platformda gençlerimize aktarmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
İstanbul Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı sanık Karanis: "Murat Gülibrahimoğlu benim araç satım işi yaptığımı bilmekteydi ticaret için borç verebileceğini söyledi" ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında, firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket eden ve örgüt lideri ile örgüt yöneticisi arasında köprü vazifesi gören tutuklu sanık Hakan Karanis, "Murat Gülibrahimoğlu benim araç satım işi yaptığımı bilmekteydi. Kendisi bana hesabında kullanmadığı bir para olduğunu ve ticaret için borç verebileceğini söyledi. Hesabıma 5 milyon TL gönderdi. Ancak siparişler iptal oldu. İptal olunca ben bu parayı kendisine teslim ettim" dedi. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 32. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İddianamede firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği ve örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı olduğu belirtilen tutuklu sanık Hakan Karanis’in, firari örgüt yöneticisi Gülibrahimoğlu’nun örgüte dahil olması ve süreç içerisinde yönetici olmasında etkin rol aldığı kaydedilmişti. Sanık Karanis’in örgüt lideri ile örgüt yöneticisi arasında bir köprü vazifesi gördüğü açıklanmıştı. "Ekrem Bey’in çocukluk arkadaşıyım" Hakan Karanis iddianamedeki suçlamalara karşı, "Ben Ekrem Bey’in çocukluk arkadaşıyım. Ekrem İmamoğlu ile birçok çocukluk anısı biriktirdik. Biz Trabzon’un dar sokaklarında sevgiyle büyüdük. Ekrem İmamoğlu üniversite eğitimi için Kıbrıs’a ben ise Ankara’ya gittim. İkimiz de ciddi bir trafik kazası yaşadık. İkimiz de aynı köyden evlendik. Hayatımızda nezarethaneye ilk kez onunla girdik. Askerliğimizi aynı şehirde yaptık. Aynı apartmanda oturduk. Onun şirketinde 2 yıl çalıştım. Ancak inşaat işini sevmedim baba mesleğim olan tekstile ilgi duydum bu nedenle ayrıldım ve kendi işimi kurdum. Ekrem Bey sizin için şüpheli olabilir, buradaki insanlar için İBB Başkanı olabilir ya da bir müddet sonra cumhurbaşkanı olabilir ama o benim için her zaman arkadaşım Ekrem’dir. Ekrem Bey farklı siyaset tarzı olan bir kişidir" dedi. "Murat Gülibrahimoğlu ile tek bir yurt dışı seyahatimiz vardır" "Murat Gülibrahimoğlu ile tanışıklığım tamamen sosyal çevre içerisinde gelişmiştir. Murat Gülibrahimoğlu Trabzon’da kayınbiraderimin çocukluk arkadaşıdır" diyen Karanis, "Murat’ın babası öğrenciliğini ve yaşamını Trabzon’da devam ettirmiş birisidir. Ailesi ile de görüşmüşlüğüm olmuştur. Murat Gülibrahimoğlu ile tanışmam pandemi döneminde olmuştur. Dosya kapsamında olan ve 2020 yılında gerçekleşen tek bir yurt dışı seyahatimiz vardır Murat Gülibrahimoğlu ile. Tamamen turistik amaçlı bir geziydi bu. Murat Gülibrahimoğlu ile tanıştığım dönemde kendisini inşaat ve madencilik işi yapan biri olarak bilirim. Murat Gülibrahimoğlu zaman zaman yurt dışı seyahatlerimde bana siparişler verirdi. İddianamede hakkımda öne sürülen isnatların tamamı Murat Gülibrahimoğlu ile olan tanışıklığım ve varsayımsal değerlendirmelere dayanmaktadır. Murat Gülibrahimoğlu ile benim aramda zaman zaman borç para gönderimi yapılmıştır. Kendisi benim araç satım işi yaptığımı bilmekteydi. Kendisi bana hesabında kullanmadığı bir para olduğunu ve ticaret için borç verebileceğini söyledi. Hesabıma 5 milyon TL gönderdi. Ancak siparişler iptal oldu. İptal olunca ben bu parayı kendisine teslim ettim. İddia makamı birçok para transferi yapıldığı iddiasında bulunuyor. Murat Gülibrahimoğlu ile tanışıklığım olan tüm süreçte bana 5 adet gelen benden de kendisine giden 4 adet hesap hareketim var. Kendisine hiçbir borcum yoktur, alacağım da yoktur. Bunların hepsi Murat Gülibrahimoğlu’nun bana olan borçlardır. Yurt dışından onun adına yaptığım alışveriş içindir. Ne borcum ne alacağım vardır" ifadesini kullandı. Karanis, "Murat Gülibrahimoğlu’nun örgüte dahil olmasını sağladığım iddiası tamamen farazi bir iddiadır. Murat Gülibrahimoğlu ile kimse arasında köprü vazifesi görmedim, çevremden kimse ile tanıştırmadım. Ancak o beni kendi çevresinden birçok insanla tanıştırdı. Tanışıklıktan suç isnadı oluşturmaya çalışan iddia makamı keşke bana sorsaydı" dedi. İddianamede haklarında tanık beyanı bulunan tutuklu sanıklar Hasan Tahsin Sönmez ile Turgay Tokdemir’in savunmasına geçildi. Tutuklu Sönmez ve Tokdemir hakkında beyanda bulunan tanık Şükrü Kaynar’ın "Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketlerinin sahte fatura için kullandığı Sönmez Su isimli bir firma vardı. Bu firma Hasan Sönmez’e aittir. Turgay Tokdemir firmanın resmiyetteki sahibidir" ifadeleri iddianamede yer bulmuştu. Tutuklu sanık Hasan Tahsin Sönmez, "Cebeci Köyü’nde 100 yılı aşkın süredir yaşayan bir ailenin üyesiyim. Burada bulunma sebebim Şükrü Kaynar isimli kişinin hakkımda verdiği beyandır. Bu şahsı tanımam. Ortada psikolojisi bozuk bir adam var. Kendime ait olmayan bir şirketten, işlemediğim bir suçtan 10 aydır tutukluyum. Bizim Cebeci Köyü’nde arazilerimiz var. Ben Murat Gülibrahimoğlu’nun bugüne kadar koruma ile gezdiğini görmedim. Ben kendimi bildim bileli kaçak hafriyat buraya dökülürdü" diye konuştu. Tutuklu sanık Turgay Tokdemir ise, "Ben iş adamıyım. Sönmez Su İnşaat firmasının sahibiyim. Hakkımda sahte fatura düzenleme suçlaması bulunmaktadır. Tanımadığım bir kişinin benimle ilgili bir iddiası bulunmaktadır. İsmi Şükrü Kaynar. 3 senedir şirketimi inceleyen vergi memurlarının bir tespiti yoktur. Bu kişinin iddiasının kaynağı nedir bilmiyorum. Suçsuz yere bir senedir tutuklu yatmaktayım. Tahliyemi istiyorum. Savcılıkta savunmam alınmadı. İlk kez burada savunma yapıyorum" ifadelerini kullandı. 2 sanığın ortak avukatının savunmasının ardından duruşma yarına ertelendi.
İstanbul Penta Teknoloji, ilk çeyrekte sürdürülebilir büyümesine devam etti Bilişim teknolojileri dünyasının öncü şirketlerinden Penta Teknoloji, 2026 yılının ilk üç ayında istikrarlı bir finansal performans sergiledi. Şirketin konsolide cirosu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26 artış göstererek 8,7 milyar TL’ye yükseldi. Global ve yenilikçi teknoloji ürünlerini hızlı ve güvenli şekilde bilişim ekosistemiyle buluşturan Türkiye’nin önde gelen katma değerli teknoloji dağıtıcısı Penta Teknoloji, 2026 yılının ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Yılın ilk çeyreğinde Penta Teknoloji’nin konsolide cirosu geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artarak 8,7 milyar TL’ye yükselirken, brüt karı da yüzde 32 artışla 668,5 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirket 93,2 milyon TL vergi öncesi kâr elde ederken, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar (FAVÖK) yüzde 22 artışla 323,9 milyon TL seviyesine ulaştı. FAVÖK marjı ise yüzde 3,7 olarak kaydedildi. "Ekosisteme uçtan uca katma değer sağlama odaklı yaklaşımımızla 2026 yılına istikrarlı bir başlangıç yaptık" Dijital dönüşüm yatırımlarının ilk çeyrek sonuçlarına olumlu yansıdığını belirten Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, "Penta Teknoloji olarak; 35 yılı aşan deneyimimiz, güven ve yenilik üzerine inşa ettiğimiz güçlü ekosistemimizin katkısıyla dünyanın önde gelen teknoloji markalarının yenilikçi ürün ve çözümlerini ülkemizle buluşturuyoruz. Operasyonel yetkinliklerimizi sürekli geliştirerek sektördeki gücümüzü pekiştirirken; işletmelerin ve tüketicilerin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlıyor, sektörün büyümesini destekliyoruz. Satıştan tedarik zincirine, müşteri deneyiminden finansal süreçlere kadar tüm iş yapış biçimlerimizi akıllı teknolojilerle dönüştürerek verimliliğimizi artırıyoruz. Odaklı stratejimiz ve yatırımlarımızın katkısıyla 2026 yılına istikrarlı bir başlangıç yaptık. Önümüzdeki dönemde de finansal gücümüzü ve pazar etkimizi büyütürken, insanı merkeze alan kültürümüz ve stratejik ortaklıklarımızla ekosisteme kalıcı değer katmayı sürdüreceğiz" dedi.
Kayseri Görevlinin karısını öldüren şahıs, cinayetten sonra ellerini yıkamış Kayseri’de boşanma aşamasında olduğu eşini öldürmek için gittiği binada, bina görevlisinin karısını öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşmada cinayetin işlendiği günle ilgili pek çok detay ortaya çıkarken bina görevlisi, karısını öldüren şahsın cinayetten sonra görevli dairesinde ellerini yıkadığını söyledi. Kayseri’de Melikgazi ilçesi Köşk Mahallesi Eser Sokak’ta 9 Aralık 2025 tarihinde meydana gelen olayda iddiaya göre; boşanma aşamasındaki eşi Y.Ş.’yi öldürmek için gittiği binada, bina görevlisinin karısı Melek Gül’ü bıçaklayarak öldüren emekli başçavuş İ.Ş., Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Duruşma tutuklu sanık İ.Ş. ve avukatı ile İ.Ş.’nin boşanma aşamasında olduğu eşi Y.Ş., oğlu A.İ.Ş., öldürülen Melek Gül’ün eşi E.G., ablası H.G. ve avukatları katıldı. Duruşmada "Vicdanımı rahatlatmak istiyorum" diye savunma yapan İ.Ş., 2017 yılından beri Parkinson hastası olduğunu belirterek, astsubay olduğunu ve FETÖ soruşturması geçirdiğini, 2019 yılında beraat ettiğini söyledi. Tehdit mesajlarını Büyük oğlunun askeri okulda okuduğunu, okulunun kapanmasının ardından Avusturalya’ya giderek irtica ettiğini söyleyen İ.Ş., eşinin oğlunun yanına gitmek istediğini bunun içinde hayati tehlikesinin olduğunu göstermek için tehdit mesajları attığını ve eşinin de kendisinden şikayetçi olduğunu öne sürdü. Sanık, eşi ve küçük oğlunun Kıbrıs’a gittiğini orada da yine büyük oğlunun isteği üzerine tehdit mesajları atmaya devam ettiğini bu nedenle de ceza aldığını belirtti. Eşi öldürülen E.G.’den sanığa tepki Olay günü intihar etmek için ilaç aldığını belirten İ.Ş., bina görevlisi E.G’ye kardeşim diye hitap ederek, sorunlarını sık sık onunla konuştuğunu olay günüde E.G.’ye borç para vereceğini söyledi. Borç para vermek için Melek Gül’ün yanına gittiğini, Melek Gül’ün kendisini eve çağırdığını, kendisinin eşi olmadığı için eve girmek istemediğini öne süren İ.Ş., ısrar üzerine eve girdiğini, Melek Gül’ün hareketlerinden rahatsız olduğunu sonra bıçağı aldığını kaç kez bıçakladığını hatırlamadığını söyledi. Bu esnada öldürülen Melek Gül’ün eşi E.G., sanığa "doğruları söyle" diyerek tepki gösterdi, Tepkisini sürdüren E.G., güvenlik güçleri tarafından salondan çıkarıldı. İ.Ş., Melek Gül’ün yaralandığını düşündüğünü, sonrasında şalteri indirerek eşinin bulunduğu kata çıktığını söyledi. Eşinin kapıyı açmaması üzerine yanında kamp malzemelerinin bulunduğu çantadaki balta ile kapıya vurduğunu, sonrasında da Jandarmaya giderek teslim olduğunu ifade etti. "27 yıl boyunca çektim" Duruşmada dinlenen İ.Ş.’nin eşi Y.Ş., 27 yıllık evli olduklarını ve iki çocuklarının olduğunu belirterek, sürekli şiddet gördüğünü, çocukları için katlandığını söyledi. Kayseri’ye dönüş yaptıktan sonra eşinin kendisiyle uğraşmaya başladığını ifade eden Y.Ş., eşinin kıskançlık sorunun olduğunu ve kendisini takip ettiğini dile getirdi. Sanığa kendisini öldürmesi için yalvardığını bunun üzerine sanığın kendisini oğlu ile tehdit ettiğini ifade eden Y.Ş., can güvenliği ve küçük oğlunun eğitimi için Kıbrıs’a gittiklerini sanığın oraya da geldiğini ve 7 ay ceza aldığını söyledi. Sanıktan 8 kez şikayetçi olduğunu belirten Y.Ş, olay günü elektriğin kesilmesinin ardından sanığın geldiğini anladığını ve kapıyı kilitlediğini, sanığın kapıyı açmak için bilinçli bir şekilde baltayla kilide vurduğunu söyledi. Bunun üzerine KADES uygulamasına bastığını belirten Y.Ş, Parkinson hastalığının onun hareketlerini engellemediğini belirterek, "Ben onun koştuğu gibi koşamam" dedi. Görevlinin eşini öldürdükten sonra görevli dairesinde elini yıkamış Tanıkların dinlenmesinin ardından yeniden salona alınan Melek Gül’ün eşi E.G., olaydan bir gün önce İ.Ş.’nin kendisini aradığını ve binaya gelerek bir paket bırakacağını söylediğini belirtti. Kendisinin olay günü binada olmadığını, bina sakinlerinin kendisini arayarak İ.Ş.’nin kapıya baltayla vurduğunu söylediğini, bunun üzerine eşini aradığını ancak ulaşamadığını ifade etti. Karakoldan kendisini aradıklarını ve bıçaklama olayını sorduklarını belirten E.G., bunun üzerine evine gittiğini karısını yatak odasında bıçaklanmış olarak bulduğunu belirterek, sanığın eşini öldürdükten sonra lavaboda elini yıkadığını söyledi. Mahkeme heyeti eksiklerin giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.
İstanbul Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük füzesi YILDIRIMHAN ilk kez sergilendi Milli Savunma Bakanlığı AR-GE birimi tarafından geliştirilen ve Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, ilk kez sergilendi. YILDIRIMHAN’nın animasyon görüntüsü nefes kesti. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı çerçevesinde düzenlenen Milli Savunma Bakanlığı AR-GE Merkezi’nin yeni ürünlerin lansmanı yapıldı. Açılış lansmanına Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu katıldı. Tanıtım programının ardından kıtalararası balistik füze "YILDIRIMHAN"ın da aralarında bulunduğu savunma sanayisi ürünlerinin yer aldığı standın açılışı yaptı. YILDIRIMHAN’nın animasyon görüntüsü nefes kesti. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Türk savunma Sanayii hayata geçirilen çok değerli yatırımlar neticesinde bir yandan üretim kapasitesini artırırken, aynı zamanda bilgi temelli AR-GE’deki ve yüksek teknolojiyi geliştiren bir ekosisteme de dönüşmüştür. Bu seviyeye uzun soluklu bir planlama kararlı bir irade sürdürüle bilir bir gelişim anlayışı ve güçlü bir koordinasyonun sonucunda ulaşmaya çalışıyoruz. Geldiğimiz bu nokta, gurur verici olsa da gelişen teknoloji ve çeşitlenen ihtiyaçlar, kendimizi sürekli yenilememizi gerekli kılmaktadır. Savunma sanayisinin sürdürülebilir biçimde güçlendirilmesinde ise AR-GE odaklı ürün geliştirme ve faaliyetleri belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu kapsamda Bakanlığımız da Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalarını büyük bir kararlılıkla sürdürmeye devam etmektedir. Ülkemizin ilk sıvı roket yakıtlı hipersonik hızla seyir yapabilen şuana kadar yaptığımız en uzun YILDIRIMHAN uzun menzilli füzemiz var. Bütün kritik parçaları AR-GE’miz tarafından üretilen ONUR Turboshaft Helikopter Motoru, GÜÇHAN Turbofan Jet Motorumuz var. Yine AR-Gemi tarafından üretilen onur turbo şaft helikopter motorumuz var. kalibresinde dünyanın en hafif silahı olma özelliğine ve maksimum 2 bin 100 metre atış menziline sahip silahımız şimdi size de biraz sonra sunacağımız bunları büyük bir gururla sergileyeceğiz" dedi.