MAGAZİN - 22 Eylül 2018 Cumartesi 09:52

Yalçın Dümer; 'Çok oyuncu yok, baya bir oduncu var'

A
A
A
Yalçın Dümer; 'Çok oyuncu yok, baya bir oduncu var'

İstanbul’u terk eden ünlüler kervanına, ünlü oyuncu Yalçın Dümer de dahil oldu. Bodrum’a yerleşen Dümer, dizi ve sinema oyuncularını; “Çok oyuncu yok, baya bir oduncu var” diyerek eleştirdi.

İstanbul’un kalabalığından kaçarak Bodrum’a yerleşen ünlü oyuncu Yalçın Dümer, bir yandan sinema sektöründe yerini korumaya çalışırken; diğer yandan ise yönetiminde yer aldığı Turgutreisspor için mesai harcıyor. Yaklaşık 15 aydır Bodrum’da yaşayan Dümer, yetenekli gördüğü geçlere de oyunculuk dersi vererek, üniversiteye hazırlıyor. Kızılağaç Mahallesinde bulunan yakın dostları Sertaç Ay ve Tuğçe Kırtay açtığı Eskici Dükkanım adlı sanat atölyesinde objektiflere takılan Dümer, yeni yeni boy göstermeye başlayan bazı oyunculara 'odun' diyerek gönderme yaptı.

Çok sevdiği Bodrum’a yerleştiğini ifade eden Dümer, “Turgutreisspor'un yönetim kurulundayım. Futbolcular kazandırıyoruz. Benim kökenim sporcu ve spor yazarlığından geliyor, bu benim tutkum. Galatasaray’ın eski bir sporcusuyum. Galatasaray’dan birkaç futbolcuyu getirmeye çalışıyorum. Amacımız Turgutreis’i şampiyon etmek. Birçok maçta beraber olup destekleyeceğiz kulübümüzü” dedi.

"Oyuncu yok oduncu var"

Yeni bir sinema filmi çektiğini ve ikincisinin de yarıda olduğunu müjdeleyen Dümer, ekranlarda boy gösteren ve beğenmediği bazı oyuncuları şu sözlerle eleştirdi: “Çok kızıyorlar bana. Kompleksli değilim ama çok oyuncu yok, baya bir oduncu var. İçlerinde bizden daha iyileri de var fakat bir elin parmaklarını geçecek kadar yok. Yıllardır ne dizi seyrederim ne de yaptıkları bir şeyi izlerim. Gerçekten sanat yapmıyorlar. Biz, bir dizinin bir bölümünü rahmetli Osman Sezan zamanında 15 günde çekebilirdik. Şimdi 1 bölümü, 5 günde çekiyorlar. Mümkünatı var mı iyi oyunculuk sergilemeye?. Prefabrik, fabrika usulü ve herkese bunları yutturuyorlar. Çok beğeniliyor bu işler. 2 saat 15 dakika dizi olmaz. Dünyadaki dizi standardı 40 dakikadır”

"Şimdiki oyuncular, isimleri ile değil oynadıkları karakterle anılıyor"

Usta oyuncu Dümer, yeni oyuncuların kendi isimleriyle değil oynadıkları karakterin isimleri ile tanındıklarının altını çizerek; “Tabi iyi oyuncular var ama iyiler çok az. Bir Nurgül Yeşilçay yok mesela, bir Nejat İşler yok. Bu saydıklarım iyi oyuncular. İnşallah benim öğrencilerimde iyi oyuncu olacaklar. Önce okuyup alt yapılarını oluşturacaklar. Alt yapısı olmayanları göreceksiniz ki 10 sene sonra hiç kimse hatırlamayacak. Biz halen isimlerimizle hatırlanıyoruz. Oduncu dediğim tipler, dizilerde oynadıkları karakterin isimleri ile anılıyorlar. Ahmet’i oynamışsa Ahmet diyorlar, Zeynep’i oynamışsa Zeynep diyorlar. En tehlikeli şeydir bu bizim mesleğimizde. Halbuki biz bir markete gitsek benim oynadığım Murat tiplemesinden, Ahmet tiplemesinden değil Yalçın Dümer diyorlar. Ben yetiştirdiğim oyuncularıma, çocuklarıma bunu aşılıyorum. Oynadığınız karakterlerin isimleriyle değil kendi simlerinizle anılın. Bu yüzdende çok çalışmanız gerekiyor” şeklinde konuştu.  

Eren Ayhan


 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş’ta kadın emeği ile 80 bin karpuz fidesi toprakla buluşturuldu Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde kendine has tat ve aromaya sahip olan karpuzun ekimine başlanırken, 2026 sezonunda 240 bin tonun üzerinde üretim hedefleniyor. Muş’ta yaz aylarında gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde lezzeti ve aromasıyla dikkat çeken karpuzun ekimine başlandı. Merkeze bağlı Arpayazı köyünde bulunan 200 dönümlük arazide yaklaşık 80 bin karpuz fidesi, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlaya giden kadın işçilerin emeğiyle toprakla buluşturuldu. Türkiye’nin önemli karpuz üretim merkezlerinden biri haline gelen Muş Ovası’nda üreticiler, yeni sezon için yoğun mesaiye başladı. Verimli toprak yapısı ve iklim şartları sayesinde kaliteli ürün elde edilen bölgede, karpuz üretimi her geçen yıl artış gösteriyor. Özellikle yaz döneminde gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, Muş karpuzuna farklı bir tat ve aroma kazandırıyor. Kadın işçilerin büyük emek verdiği fide dikim çalışmalarında, binlerce fide özenle toprakla buluşturulurken, üreticiler de sezonun bereketli geçmesini temenni ediyor. Sabah erken saatlerde başlayan çalışmalar gün boyu devam ediyor. Tarım ve Orman İl Müdürlüğünden alınan verilere göre, 2025 yılında kent genelinde 30 bin 710 dekarlık alanda yapılan karpuz ekiminden 224 bin 616 ton ürün elde edilirken, 2026 üretim sezonunda yaklaşık 33 bin dekarlık alanda 240 bin tonun üzerinde karpuz üretimi hedefleniyor. Muş’ta üretimin artmasıyla birlikte karpuzun kent ekonomisine önemli katkı sunması beklenirken, 2026 sezonunda yapılacak üretimden yaklaşık 1,4 milyar TL ekonomik gelir elde edilmesi bekleniyor. Tarla sahibi Onur Çetin, babasıyla birlikte yaklaşık 15 yıldır çiftçilik yaptıklarını belirterek, şu anda 200 dönümlük karpuz tarlasında üretim yaptıklarını söyledi. Çetin, "Gördüğünüz üzere yeni teknolojik aletlerle bu işi sürdürmeye çalışıyoruz. İnşallah daha da büyüteceğiz. Yaklaşık 20 kişilik bir ekibimiz var. Bu ekiple birlikte gece gündüz demeden çalışıyoruz. İnşallah işlerimizi daha da büyüteceğiz" dedi. Yaklaşık 20 kişilik bir ekiple gece gündüz demeden çalıştıklarını dile getiren Çetin, sabah saat 06.00’da başlayan mesainin akşam 18.00’e kadar sürdüğünü belirterek, "Tabii ki yoruluyoruz ama herkes işini aşkla ve zevkle yapıyor. Şu an gördüğünüz 200 dönümlük tarlada yaklaşık 80 bin fideyi ekim aşamasındayız. İnşallah en kısa zamanda bu fidelerin meyvesini almayı umut ediyoruz. Gördüğünüz gibi işimize dört elle sarılıyoruz ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Umut ediyoruz ki çok güzel ürünler elde edeceğiz" ifadelerini kullandı. Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının karpuza doğal bir tat ve aroma kattığını belirten Çetin, "Ayrıca mevsim şartlarından dolayı Türkiye’de en geç hasat edilen karpuzlardan biri oluyor. Bu nedenle de ürünümüze yoğun rağbet var. Bu durum bizim için de oldukça sevindirici oluyor. Mayıs ayının sonunda ekim yapıyoruz. Temmuz sonu ile Ağustos başı gibi de hasat başlıyor. Bu yaklaşık iki buçuk aylık süreç bizim için oldukça zorlu geçiyor. Ancak zorluğunun yanında severek yaptığımız bir iş olduğu için aynı zamanda keyifli de oluyor" şeklinde konuştu. (İG-MSA-Y)
Muğla Muğla’da zeytinyağının "Kalite Yolculuğu" ödüllerle taçlandı Muğla Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen "7. Zeytinyağı Kalite Yarışması"nın ödül töreni, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirildi. Sektör paydaşlarını bir araya getiren törende, Muğla’nın "hayat ağacı" zeytinin kalitesini tescilleyen üreticiler ödüllerine kavuştu. Törenin açılış konuşmasını yapan Muğla Tarım ve Orman İl Müdürü Seyfettin Baydar, Muğla’nın tarım potansiyeline dikkat çekerek zeytinin il ekonomisindeki stratejik önemini vurguladı. Baydar, Muğla’nın 2 milyon dönümlük toplam tarım arazisinin 1 milyon dönümünün zeytinliklerden oluştuğunu belirtti. Muğla, 20 milyonun üzerinde zeytin ağacı varlığına sahip. Son 10 yılda zeytinlik alanları ve ağaç sayısı yüzde 3 oranında artış gösterdi. Bu yıl yarışmaya 161 üretici katıldı. Bakanlık ve İl Müdürlüğü kanalıyla Muğlalı çiftçilere toplam 725 milyon TL destek sağlandı. Bunun 260 milyon TL’si bitkisel üretim desteği olarak aktarıldı. 2006’dan bugüne 39 zeytinyağı tesisinin modernizasyonu için 29 milyon TL destek verilirken, 670 üreticiye de hasat makineleri desteği sunuldu. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, törende yaptığı konuşmada zeytinyağının hem sağlık hem de gastronomi açısından vazgeçilmez bir değer olduğunu ifade etti. Muğlaspor’un başarısını kutlayarak sözlerine başlayan Vali Akbıyık, zeytinin markalaşma sürecine değindi. Milas zeytinyağının AB Coğrafi İşaret almasının ardından bölgede zeytinyağı üzerine 54 yeni marka oluştuğunu müjdeledi. Üretimin ve kalitenin artmasının aile ve ülke ekonomisine doğrudan katkı sağladığını belirten Akbıyık, "Toprak olmadan, üretim olmadan gelecek olmaz" diyerek tüm çiftçilerin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutladı. Törende, projenin hayata geçirilmesinde katkı sağlayan; Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü, Zeytindostu Derneği, Muğla Ticaret Borsası ve bölgedeki tüm ticaret ve ziraat odalarına teşekkür edildi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından dereceye giren üreticilere ödülleri takdim edildi. Tören, yerel üreticilerin başarılarının kutlandığı toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Aydın Başkan Kaya’dan Aydın Şehir Hastanesi’ne övgü Ayda ortalama 450 bin hastaya hizmet verecek olan Aydın Şehir Hastanesi, polikliniklerin de taşınmasıyla birlikte tam kapasite hizmet vermeye başlarken, hastaneye gelen İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, duyduğu memnuniyeti dile getirerek "Hastanemiz çok güzel ve ferah olmuş" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi açılışı yapılan Türkiye’nin 21. Şehir Hastanesi, polikliniklerin de taşınmasıyla birlikte Aydın’da tam kapasite hizmet vermeye devam ediyor. Bin 300 yatak kapasitesi ile Aydın halkına birinci sınıf sağlık hizmeti sunması beklenen hastane 189 poliklinik sayısı ile hizmet vermeye başladı. Sabahın erken saatlerinde polikliniğe gelen vatandaşlar da hastane personelleri tarafından kapıda karşılanarak gidecekleri bölümlere yönlendirildi. "Aydın’a her şey yakışır" Aydın Şehir Hastanesi’nde kalan Yenipazar Belediyesi eski başkanı Zafer Savcı’yı ziyarete gelen İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya da, hastaneden övgü dolu sözlerle bahsetti. Aydın Şehir Hastanesi’nin kente önemli bir değer kattığını ifade eden İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, hastaneden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Aydın Şehir Hastanesi’ne bugün, yeni açılan Acarlar Yolu’ndan geldik. Öncelikle Özlem Başkanı teşekkür ederim. 5 dakikada İncirliova’dan geldik. Bir köprü kalmış yapılacak. O köprüde yapılınca İncirliova ile Şehir Hastanesi arası 10 dakika sürmez. Bu yol güzel olmuş. Koçarlı’ya İncirliova’ya faydası var. Şehir Hastanesi’ne eski Yenipazar Belediye Başkanımız Zafer Savcı’ya ziyarete geldim. Güzel bakıyorlar. Hastanemiz çok güzel olmuş. Ferah olmuş. Herkes ilgileniyor. Sağ olsunlar. Güvenlikçisinden personeline kadar herkes yardımcı oluyor. İlk gün olması sebebiyle biraz karmaşa var ama en kısa zamanda o da düzene girer. Hastane çok güzel olmuş. Odalar çok güzel. Vesile olan herkesten Allah razı olsun. Aydınımıza hayırlı olsun. Aydın değişen ve gelişen bir il. Herkesin göç ettiği bir il. Aydın’a her şey yakışır" dedi.