ASAYİŞ - 21 Aralık 2022 Çarşamba 09:36

Yargıtay'dan nişanlı kız için 'küçük düşme' tazminatı kararı

A
A
A
Yargıtay'dan nişanlı kız için 'küçük düşme' tazminatı kararı

Gelin adayı ile damat adayının ailelerinin kavga etmesi sonucu nişan atan gençler mahkeme yollarını aşındırdı. Yıllar süren davada çıkan olaylar sebebiyle komşularına rezil olan, etrafına küçük düştüğünü belirten genç kız ve annesine manevi tazminat ödenmesi gerektiğine hükmedildi. Yargıtay'da 'rezil olma' tazminatının tutarının yüksek olduğuna dikkat çekerek kararı bozdu.

22 yaşıhdaki damat adayı ile 18 yaşındaki genç kız, ailelerinin de isteğiyle nişanlandı. Çiftler arasında yaşanılan tartışmalar üzerine damat adayının ailesi, gelin adayının evine gitti. Çıkan olaylarda iddiaya göre, damat tarafı, gelin ve annesini darp etti. Nişanın bozulmasıyla sonuçlanan olayların ardından açılan ceza davasında damat adayı ve annesi cezaya çarptırıldı. Olaylar sebebiyle komşularına karşı rezil olduklarını, etraflarına küçük düştüklerini belirten 18 yaşındaki gelin adayı ile annesi, toplam 30 bin liralık namevi tazminat davası açtı. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ifade veren davacı genç kız, 18 yaşında iken nişanlandığını, nişanlılık sürecinde aralarında bazı sorunlar yaşandığını, olay günü davalıların evine gelip yaşanan tartışmalar sonucunda darp edildiğini öne sürdü. Davalıların 2. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda 'kasten yaralama suçu'ndan ceza aldıklarını, bütün komşularına ve etraflarına karşı küçük düştüğünü dile getirdi.

Davacı kız yararına 30 bin annesi için 10 bin Tl manevi tazminat ödenmesi talep edildi. Davalılar damat adayı ile annesi ise iddiaları rededetti. Tarafları dinleyen Mahkeme, komşularına rezil olan genç kız için 8 bin annesi için 11 bin TL manevi tazmkinat ödenmesi gerektiğine hükmetti. Davalılar kararı temyiz edince devreye giren yargıtay 4. Hukuk Dairesi, manevi tazminat tutarını fazla bularak kararı bozdu. Yeniden yapılan yargılamada mahkeme ilk hükmünde direndi. Davalılar bu kararı da temyiz edince devreye bu defa Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi.

Emsal nitelikteki kararda; "Hâkim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır." ifadelerine yer verildi. Mahkemece verilen tazminat tutarının fazla olduğunun belirtildiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında şöyle denildi: "Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna dair bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O hâlde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktar, mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Tüm bu açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında somut olay incelendiğinde; davalıların davacılara yönelik gerçekleştirdiği fiillerin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralama niteliğinde olduğu hususunda yerel mahkeme ile Özel Daire arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak olay tarihi, olayın gelişim biçimi, davacıların yaralanma derecesi ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu kanaatine varılmıştır. Hâl böyle olunca; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır."

Süleyman Aydın
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Kesintisiz enerji için UEDAŞ’ın tüm ekipleri sahada Kurban Bayramı boyunca kesintisiz enerji hizmetinin sürdürülebilmesi için UEDAŞ, saha ekipleriyle 7/24 görev başında olacak. Bayram süresince oluşabilecek olumsuzluklara hızlı müdahale edebilmek adına teknik altyapı ve operasyonel hazırlıklarını tamamlayan şirket, 420 saha personeli ve 194 aracıyla bölgede aktif görev yapacak. UEDAŞ, enerji arzının kesintisiz devam etmesi için tüm operasyon planlamalarını hazır hale getirdi. Özellikle yaz döneminde artan nüfus hareketliliği, tatil bölgelerindeki yoğunluk ve enerji tüketimindeki yükseliş nedeniyle saha organizasyonlarını güçlendiren şirket, ekiplerini bayram boyunca aktif şekilde sahada konumlandıracak. UEDAŞ Genel Müdürü Cihangir Gençoğlu, bayram süresince enerji hizmetinin kesintisiz şekilde devam etmesi için tüm ekiplerin sahada aktif görev yapacağını belirterek, "Yaklaşık 35 bin kilometrekarelik hizmet bölgemizde vatandaşlarımızın bayramı sorunsuz geçirebilmesi için operasyonel hazırlıklarımızı tamamladık. Bayram boyunca yüzlerce saha çalışanımız, teknik personelimiz ve operasyon ekiplerimiz 7 gün 24 saat esasına göre görev başında olacak. Operasyon merkezlerimiz ve çağrı merkezimizle birlikte tüm süreçleri anlık olarak takip ediyoruz" dedi. Şebeke yönetiminde kullanılan dijital takip sistemleri sayesinde arızaların anlık izlendiğini ifade eden Gençoğlu, "SCADA ve uzaktan izleme sistemlerimiz üzerinden enerji akışını sürekli kontrol altında tutuyoruz. Özellikle yaz döneminde yoğunluk yaşanabilecek bölgelerde ekip ve araç planlamalarımızı artırdık. Arızalara hızlı müdahale ederek vatandaşlarımızın enerjiye kesintisiz erişimini sağlamak için sahada olmaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımız da herhangi bir olumsuz durumda çağrı merkezimiz ve dijital kanallarımız üzerinden bize 7/24 ulaşabilir" diye konuştu. UEDAŞ, güçlü teknik altyapısı, saha organizasyonu ve deneyimli ekipleriyle bayram boyunca da "Hayatın Her Yerinde" anlayışıyla hizmet vermeye devam edecek.
Ankara Ticaret Bakanlığı’ndan otomotiv ihracatında tarihi rekor vurgusu Ticaret Bakanlığı, 2025 yılında otomotiv sektörünün 41,5 milyar dolarlık ihracatla tarihi bir rekora ulaştığını belirterek, 2026 yılında yeni rekorlar için sektörün tüm imkânlarla destekleneceğini açıkladı. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotiv endüstrisinin geçtiğimiz yılı Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamıyla tamamladığı ifade edildi. Sektörün, bir önceki yıla göre büyüme ivmesini koruyarak 41,5 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştığı ve lider konumunu sürdürdüğü kaydedildi. Açıklamada, Türk otomotiv sanayisinin küresel tedarik zinciri dönüşümlerine ve teknolojik değişimlere hızlı uyum sağladığı vurgulanarak, sektörün 190’dan fazla ülke ve serbest bölgeye ihracat gerçekleştirdiği belirtildi. ’Hafif ticari araç üretiminde Türkiye Avrupa’da birinci’ İhracatın yüzde 70’inden fazlasının Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, Türkiye’nin motorlu taşıt üretiminde dünyada 12’nci, Avrupa’da 5’inci sırada yer aldığı aktarıldı. Hafif ticari araç üretiminde ise Türkiye’nin Avrupa’da birinci sırada olduğu bildirildi. Bakanlık açıklamasında ayrıca, yeşil dönüşüm, batarya teknolojileri ve yazılım odaklı mobilite çözümlerine yönelik çalışmaların hız kazandığı belirtilerek, sektörün 2026 ve sonrası için daha yüksek hedeflere odaklandığı ifade edildi. Ticaret Bakanlığı’nın destek programlarıyla otomotiv sektörünün yanında olmaya devam edeceği kaydedildi.
Yalova 116 yıllık efsane geri dönüyor Türkiye’de köy statüsünde yaşatılan son ve en uzun soluklu er meydanı geleneği olan Tarihi Fevziye Güreşleri, Altınova Belediyesi’nin öncülüğünde 116. yılında yeniden başlıyor. Türkiye’nin pehlivanları 19-20 Haziran tarihlerinde Marmara’nın Er Meydanı Fevziye Güreşleri’nde buluşuyor. Yalova Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca, bir asrı geride bırakan bu tarihi geleneği birlikte yaşamak ve yaşatmak için tüm vatandaşları Feyziye Köyü’ne davet etti. Ata sporumuz yağlı güreş geleneğini yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlenen 116. Tarihi Fevziye Yağlı Pehlivan Güreşleri, uzun bir aranın ardından yeniden er meydanına taşınıyor. "Hasret bitiyor, Er Meydanı yeniden kuruluyor" sloganıyla duyurulan büyük buluşmada, yeniden davullar çalacak, dualar edilecek ve Türkiye’nin pehlivanları Marmara’nın Er Meydanı’nda kol bağlayacak. Yöresel oyunlar ve geleneklerin yaşatılacağı Fevziye Köyü, yeniden önemli bir kültür şölenine ev sahipliği yapacak. Altınova’nın köklü değerlerinden biri olan Fevziye Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin yeniden başlamasını sağlayan Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca, "Burası Fevziye Er Meydanı. Biz hazırız, hasret bitiyor. Altınova’mızın köklü geleneği, ata sporumuzun sönmeyen meşalesi Tarihi Fevziye Yağlı Pehlivan Güreşleri 116. yılında yeniden şahlanıyor. Bir asrı geride bırakan bu tarihi geleneği birlikte yaşamak ve yaşatmak için tüm hemşerilerimizi 19-20 Haziran tarihlerinde Fevziye Köyü Er Meydanı’na bekliyoruz" dedi. Tarih boyunca Fevziye’de kürsü yapan pehlivanların Kırkpınar’da da boy gösterdiğini hatırlatan Fevziye Köyü Muhtarı Ahmet Necmi Yüksel, 116 yıldır yağlı güreş geleneğini yaşatan bir köy olarak Türkiye’de önemli bir değere sahip olduklarını belirtti. Yüksel, tarihi güreşlerin yeniden başlamasına öncülük eden ve destek veren Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca ’ya teşekkür etti. Gelenekten geleceğe uzanan bu büyük buluşma 19 Haziran Cuma günü saat 20.00’de konser programı ve Kafkas yöresel halk oyunları gösterisi ile başlayacak. 20 Haziran Cumartesi günü sabah saat 10.00’dan itibaren ise pehlivanlar er meydanına çıkacak.
Adana Adana’da buğday hasadı öncesi biçerdöverlerin bakımı yapılıyor Adana’nın Kozan ilçesinde buğday hasadı öncesi ürün kaybının önüne geçmek için biçerdöverlere bakım yapılıyor. Çukurova’nın bereketli topraklarında yetişen buğday için hasat dönemi bayramın ardından başlayacak. Hasat öncesi de çiftçiler biçerdöver bakımlarını yaptırıyor. Kozan Sanayi Sitesi’nde bakımı yapılan biçerdöverler için ustalar titizlikle çalışıyor. Bu yıl yüksek rekolte beklenen buğdayda ürün kaybının önüne geçilmesi açısından biçerdöverlere bakım büyük önem taşıyor. "Tarlalarda yürüyen fabrika" Ustalardan Cemil Can Yıldız, makinelerin bakımının titizlikle yapıldığını söyledi. Yıldız, "Tarlalarda yürüyen fabrika" olarak nitelendirdiği biçerdöverlerde rekolte kaybının en aza indirilmesi için bakımın büyük önem taşıdığını ifade etti. Yıldız, "Artık son dönemlere geldik. Çiftçimizin az zayiat vermesi için bakımlar çok önemli. Sezonda herhangi bir arıza olmaması gerekiyor. Bu iş sezonluk olduğu için makinelerin arıza vermeden çalışması hem bizim hem de çiftçimizin yararına. Yangın tüplerinin dolu olması lazım. Özellikle zincir aksamı, kayış aksamı, bilye sistemi, motor yağ bakımları ile kırık ve çatlak kontrollerini yapıyoruz. Aksi takdirde hem çiftçi zarar eder hem biz zarar ederiz" dedi. "Bakım yapılmazsa zarar büyüyor" Bakımlı biçerdöverlerin verimi artırdığını belirten Yıldız, "Bakımlı ve bakımsız biçerdöver arasında dönüm başına yaklaşık 5 kilogram fark oluşabiliyor. Bu da geniş arazilere vurulduğunda büyük kayıp demek. Bu yıl verimlerin yüksek olmasını bekliyoruz. Çiftçinin zayiat yaşamaması için bakım şart. Bazı biçer sahipleri yağlamayı geciktiriyor ya da arızaları önemsemiyor. Bu da büyük zararlara yol açıyor" diye konuştu. "Aşırı ısınma yangın riski oluşturuyor" Biçerdöverlerin sürekli çalışan makineler olduğuna dikkat çeken Yıldız, aşırı ısınmanın yangına neden olabileceğini kaydederek, "Tarlalarda eski döven taşları, çakmak taşlarıyla karşılaşabiliyoruz. Bunlar da yangın riskini artırıyor. Çevre ilçelerden de yoğun talep var. Genel itibarıyla bakımları tamamladık. Bir biçerdöverin ortalama bakım maliyeti 100 ila 150 bin lira arasında değişiyor. Makine ne kadar hor kullanılırsa maliyet o kadar artıyor, ne kadar dikkatli kullanılırsa o kadar düşüyor" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş Okul saldırısında hayatını kaybeden Kerem’in babası: "Bayram geldi ama bize bayram gelmedi" Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden öğrencilerden Kerem Erdem Güngör’ün babası Mustafa Güngör, bayramın kendilerine gelmediğini belirterek, "Bizim en büyük talebimiz, çocuklarımızın isimlerinin yaşatılması" dedi. Kahramanmaraş Valiliği tarafından düzenlenen mevlit programıyla okul saldırısında hayatını kaybedenler anıldı. Program sonrası saldırıda hayatını kaybeden 11 yaşındaki 5’inci sınıf öğrencisi Kerem Erdem Güngör’ün babası Mustafa Güngör, toplumun ailelerin verdiği desteğin kendileri için büyük anlam taşıdığını ifade ederek, "Çocuklarımız bize yük olmadan gitti. Bu toplum onların her şeyini düşündü. Allah bu milletten razı olsun. Biz babamızı kaybettiğimizde bile bu kadar ağır bir acı hissetmedik. Evlat acısı çok başka. Çocuklarımızın ve öğretmenimizin bu toplumun kalbine girdiğini görüyoruz. Milletimizin sahip çıkması bize güç veriyor" dedi. Verilen desteğin devam etmesini istediklerini belirten Güngör, "Bizim en büyük talebimiz, çocuklarımızın isimlerinin yaşatılması. Daha 10-11 yaşında çocuklardı. Hayalleri, gelecekleri vardı. Hepsi yarım kaldı, çalındı. Bir anne ve babanın isteği, evladının adının yaşatılmasıdır. Geride kalan aileler iyi değil. Bayram geldi ama bize bayram gelmedi. Evlerde insanlar saatlerce uyuyor, toparlanmaya çalışıyor ama acı çok büyük. Biz ailelerle sürekli görüşüyoruz. Toplumumuzdan isteğimiz, çocuklarımızın isimlerinin yaşatılması. Milletimizin desteğini gördükçe ayakta kalmaya çalışıyoruz. Evlat kaybetmek kolay değil. Bu süreçte yanımızda olan herkesten Allah razı olsun" diye konuştu.