TEKNOLOJİ - 26 Şubat 2013 Salı 13:14

Yerli 'cep'te müjde

A
A
A
Yerli 'cep'te müjde

Turkcell, tasarım ve yazılımı bütünüyle Türk mühendis ve tasarımcılara ait olacak ilk yerli akıllı cep telefonu için düğmeye bastı.

Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi Turkcell, T serisi akıllı telefonlarla yakaladığı başarının ardından yerli akıllı cep telefonu için düğmeye bastığını duyurdu. Türkiye telekomünikasyon sektörü açısından bir dönüm noktası niteliğini taşıyan açıklama, İspanya’nın Barcelona kentinde düzenlenen Dünya Mobil Kongresi kapsamında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Qualcomm Avrupa Başkanı Enrico Salvatori ve Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv’in katıldığı basın toplantısında geldi.

“Gebze” kod adlı telefonun tasarım ve yazılımı tamamen Türk mühendislerin elinden çıkacak. Söz konusu telefon, Turkcell’e özel ara yüz, Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre en son teknoloji ile özelleştirilmiş donanım ve zengin uygulama dünyası gibi özelliklere sahip olacak. Herkesin erişebileceği uygun fiyata sahip olacak telefonun 2013 yılı içinde tüketicilerle buluşması planlanıyor. Turkcell’in 700 kişilik Ar-Ge üssü Turkcell Teknoloji tarafından geliştirilecek akıllı telefonun başta bölge ülkeleri olmak üzere ihracatı da hedefleniyor.

Basın toplantısında Turkcell ile dünyanın mobil teknoloji alanında lider firmalarından Qualcomm arasında cep telefonu, tablet bilgisayar ve makineler arası iletişim (M2M) cihazları geliştirilmesine yönelik ortak Ar-Ge faaliyetlerinde bulunmak üzere işbirliği anlaşması da imzalandı. Turkcell, bu anlaşmayla Qualcomm’un Ar-Ge lisansı verdiği dünyadaki sayılı operatörlerden biri oldu.

BAKAN YILDIRIM: “YERLİ ÜRETİM HEDEFİNE BİR ADIM DAHA YAKLAŞTIK”
Basın toplantısında konuşan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, “Ar-Ge, ülkeler için her zaman önemli bir konu başlığı olmuştur. Bilgi ve iletişim sektörüne özgü araştırma-geliştirme düzenlemesi çalışmaları 2012 yılında tamamlandı ve şu anda 2013 yılının ilk çeyreği için bilgi ve iletişim ile uzay havacılık sektörlerine yönelik yaklaşık 300 adet araştırma-geliştirme projesi başvurusu alınmış olup değerlendirmeler başlatılmıştır.

Ar-Ge faaliyetlerine verdiğimiz önemden dolayı işletmecilere bir takım yükümlülükler de getirilmiştir. 3G işletmecilerine, şebeke yatırımlarının yüzde 40’ını Türkiye’de Ar-Ge merkezleri bulunan tedarikçilerden veya araştırma-geliştirme merkezlerine ilaveten teknik destek merkezleri ülkemizde bulunan tedarikçilerden ve yüzde 10’unu ise KOBİ’lerden tedarik etme zorunlulukları getirilmiştir. Bunun yanında Ar-Ge merkezlerinde en az 500 mühendis ya da Ar-Ge merkezinde 350 olmak üzere teknik destek merkezinde 150 mühendis istihdam edilmesi şartı getirilmiştir. Bu çalışmaları yaparken hedefimiz yerli bir ürün ortaya çıkarmak ve bir marka oluşturmaktı.

Bu amaçla sektördeki yazılım ve donanım projelerini karşılıksız olarak desteklemekteyiz. Ar-Ge ve yerli katkı payı konusunda yaptığımız çalışmalarımızın meyvelerini toplamaya başladık. Ülkemizde elektronik haberleşme alanında yerli katkı payı ve araştırma-geliştirme faaliyetlerindeki bu artışlar bizi geleceğe yönelik hedeflerimiz konusunda umutlandırmaktadır. Bunlardan bir tanesi de Turkcell’in yerlisi. Bugün burada gerçekleştirilen etkinlikle belirlemiş olduğumuz hedefe bir adım daha yaklaşmış olmaktayız. Bu anlamda Turkcell’i kutluyor, emeği geçen ve geliştirme sürecinde katkısı olacak herkese teşekkürlerimi sunarım” dedi.

CİLİV: “TÜRKİYE’NİN TURKCELL’İNE YERLİ AKILLI TELEFONUNA İMZA ATMAK YAKIŞIRDI”
Basın toplantısında konuşan Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv ise şunları söyledi:
“Bilgiye erişimde fırsat eşitliği hedefiyle sunduğumuz T serisi akıllı telefonlar 750 binden fazla satarak büyük başarı yakaladı. Kısa bir süre önce de yine kendi adımızla ilk tabletimizi çıkardık. Ancak bütün bunlar bizim için yepyeni bir başlangıcın ilk adımlarıydı.

Bugün mobil iletişimin dünyasının kalbi sayılan Mobil Dünya Kongresi’nde yerli akıllı telefon için düğmeye bastığımızı açıklamaktan ve Turkcell için olduğu kadar telekomünikasyon sektörümüz için de dönüm noktası niteliğini taşıyan bu gelişmeyi müjdelemekten büyük gurur ve mutluluk duyuyoruz. Türkiye’nin Turkcell’ine Türkiye’nin akıllı telefonuna imza atmak yakışırdı. ‘Gebze’ kod adını verdiğimiz akıllı telefon ile öncülük yaparak sektörün diğer oyuncularını da Türkiye’de üretime teşvik etmek ve cari açığa pozitif katkı sağlamak istiyoruz.

Uzun yıllardır insana ve altyapıya yaptığımız yatırımlar sayesinde teknolojiyi tüketen değil, üreten ülke olmak için gereken her şeye sahibiz. Her 1 milyon yerli akıllı telefon satışı ile yaklaşık 500 milyon TL’nin Türkiye’nin cebinde kalmasını sağlamak mümkün. Sayın Ulaştırma Bakanı’mız Binali Yıldırım ve Dünya devi Qualcomm’un bu heyecan verici yolculukta yanımızda olmasından ve verdikleri destekten dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz.”

“TEKNOLOJİ VE İNOVASYON ODAĞIYLA TURKCELL EN BAŞARILI OPERATÖRLERDEN BİRİ”
Qualcomm Avrupa Başkanı Enrico Salvatori de, sektörün iki lider ismi arasındaki anlaşmanın sadece Türkiye için değil bölge ülkeleri için de önemli bir gelişme olduğuna dikkat çekti. Salvatori, “Bu anlaşma çerçevesinde Turkcell, Qualcomm’un çipsetleri üzerindeki gelişmiş özelliklerden yararlanabilecek, Türkiye’deki cep telefonu kullanıcılarına özel uygulamalar geliştirebilecek. Turkcell’in teknoloji ve inovasyon odaklı yapısına baktığımızda bu niteliklerin markanın başarısındaki ana faktörler olduğunu görüyoruz” dedi.

“Gebze” her 1 milyon adet satışta cari açığı azaltma yolunda yaklaşık yarım milyar TL katkı yapacak. Turkcell Teknoloji’nin Gebze’deki 700 kişilik Ar-Ge üssü cihazın geliştirilmesinde kilit rol oynayacak. Kullanılacak Qualcomm çipi sayesinde bu cep telefonuna özel uygulamalar geliştirilebilecek. 2013 yılı içinde piyasaya çıkacak yerli cep, bölge ülkelerinde de satışa sunulacak. Turkcell, herkesin akıllı telefon kullanması için yerli telefonu çok uygun bir fiyata satacak.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Artvin Jandarmanın alkol kontrolünü kabul etmeyen CHP’li başkan yardımcısı, hastanede de gerginlik çıkarmış Artvin’in CHP’li Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Soysal’ın, belediyeye ait resmi aracı alkollü kullanırken jandarma ekiplerine yakalanmasının ardından alkol kontrolünü kabul etmeyip hastaneye kan tahlili için götürülünce, hastanedeki görevliler ve jandarmalar ile tartıştığı öğrenildi. Soysal’ın hastanedeki o anlarına ait görüntüler ortaya çıkarken, kendisinden kan alan hemşirenin üzerine yürümek isteyince jandarma ekipleri araya giriyor. Alınan bilgiye göre, Cankurtaran Tüneli içerisinde 22 Şubat günü saat 02.30 sıralarında Artvin Belediyesi’ne ait 08 AC 958 resmi plakalı Volkswagen kamyonetin yalpalayarak ilerlediği gözlendi. Aynı aracın Borçka ilçesi Çifteköprü köyü Cankurtaran Tüneli çıkışında yol şeridini ikiye bölen tabelaya da hafif bir şekilde çarptığının görülmesi üzerine araç şoförünün sağlık sorunu olabileceği düşünülerek jandarma ekipleri tarafından müdahale edildi. Aracın şoför koltuğundan inen CHP’li Artvin Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Soysal’ın (42) ayakta duramayacak şekilde alkollü olduğunun görülmesi üzerine jandarma ekipleri tarafından alkol kontrolü yapılmak istendi. Soysal’ın karşı koyarak buna yanaşmaması üzerine Borçka Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı‘ndan alınan talimat doğrultusunda kan testi yapılmak maksadıyla Borçka Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Ahmet Soysal’ın kan testi vermeyi de reddetmesi üzerine Borçka Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı’ndan alınan talimat ile asayiş ekibi ve hastane güvenlikleri ile zor kullanılarak test yapılmak üzere kendisinden kan örneği alındı. O anlara ait hastanedeki kamera görüntüleri ortaya çıkarken, görüntülerde Soysal’ın kendisinden kan alan hemşirenin üzerine yürümek isteyince jandarma ekiplerinin araya girdiği görüldü. Öte yandan, durumu öğrenerek hastaneye gelen CHP’li Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan’ın da Sosyal’ı sakinleştirmeye çalıştığı gözlendi. Yaşanan olayın ardından Soysal, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Ahmet Soysal hakkında görev başındaki güvenlik güçlerine mukavemet ve alkollü araç kullanmaktan işlem yapılırken, ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Ahmet Soysal’ın ehliyetine el konulurken, alkollü araç kullanmaktan da para cezası kesildi.
Artvin Jandarmanın alkol kontrolünü kabul etmeyen CHP’li Belediye Başkan Yardımcısı Soysal hastanede kan almak istenince gerginlik çıkardı Artvin’in CHP’li Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Soysal belediyeye ait resmi aracı alkollü kullanırken jandarma ekiplerine yakalanmasının ardından alkol kontrolünü kabul etmeyip hastaneye kan tahlili için götürülünce hastanedeki görevliler ve jandarmalar ile tartışmış. Soysal’ın hastanedeki o anlarına ait görüntüler ortaya çıkarken, kendisinden kan alan hemşirenin üzerine yürümek isteyince jandarma ekipleri araya girmiş. Alınan bilgiye göre, Cankurtaran Tüneli içerisinde geçtiğimiz 22 Şubat günü saat 02.30 sıralarında Artvin Belediyesi’ne ait 08 AC 958 resmi plakalı Volkswagen kamyonetin yalpalayarak seyir ettiği gözlendi. Aynı aracın Borçka ilçesi Çifteköprü köyü Cankurtaran Tüneli çıkışında yol şeridini ikiye bölen tabelaya da hafif bir şekilde çarptığının görülmesi üzerine araç şoförünün sağlık sorunu olabileceği düşünülerek jandarma ekipleri tarafından müdahale edildi. Aracın şoför koltuğundan inen CHP’li Artvin Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Soysal’ın (42) ayakta duramayacak şekilde alkollü olduğunun görülmesi üzerine jandarma ekipleri tarafından alkol kontrolü yapılmak istendi. Soysal’ın karşı koyarak buna yanaşmaması üzerine Borçka Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı‘ndan alınan talimat doğrultusunda kan testi yapılmak maksadıyla Borçka Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Ahmet Soysal’ın kan testi vermeyi de reddetmesi üzerine Borçka Nöbetçi Cumhuriyet Savcısından alınan talimat ile asayiş ekibi ve hastane güvenlikleri ile zor kullanılarak test yapılmak üzere kendisinden kan örneği alındı. O anlara ait hastanedeki kamera görüntüleri ortaya çıkarken, görüntülerde kendisinden kan alan hemşirenin üzerine yürümek isteyince jandarma ekipleri araya girdiği görüldü. Yaşanan olayın ardından Soysal, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Ahmet Soysal hakkında görev başındaki güvenlik güçlerine mukavemet ve alkollü araç kullanmaktan işlem yapılırken, ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Ahmet Soysal’ın ehliyetine el konulurken, alkollü araç kullanmaktan da para cezası kesildi.
İstanbul Uzmandan Ramazan uyarısı: İftarda yapılan bu hata vücudu şoka sokuyor Tuzla Devlet Hastanesi’nde görev yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Feyzanur Turan, Ramazan ayında yapılan beslenme hatalarına karşı önemli uyarılarda bulundu. Özellikle iftar saatinde yapılan ani ve kontrolsüz yemek tüketiminin metabolik dengeyi bozduğunu belirten Turan, "Uzun süreli açlık sonrası hızlı yemek yemek kan şekerini aniden yükseltir. Bu durum vücutta adeta şok etkisi oluşturur" dedi. Ramazan ayında uzun süren açlık sonrası doğru ve dengeli beslenme büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle iftar ve sahurda yapılan hataların sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekerek vatandaşları bilinçli beslenme konusunda uyarıyor. Tuzla Devlet Hastanesi’nde görev yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Feyzanur Turan, iftarda aniden ve hızlı yemek yemenin özellikle kan şekerinde dalgalanmalar ve şişkinlik gibi problemlere yol açacağını ifade ederek, iftarı ara vererek 2 aşamada yapmanın önemine dikkat çekti. "İftar metabolizma açısından günün en hassas öğünü" Ramazan’da en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Feyzanur Turan, sahurun atlanmasının gün içinde vücudu pek çok noktada zorlayabileceğini dile getirdi. Sahur ve iftar için ideal beslenme modellerini aktaran Turan, şu şekilde konuştu: "Günlük hayatta genellikle az ve sık beslenme modelini öneriyoruz. Ancak Ramazan’da bu süre daha kısıtlı olduğu için almamız gereken enerjiyi bu zaman dilimine göre paylaştırmamız gerekiyor. Bu noktada sahur, kesinlikle günün atlanmaması gereken tek öğünü. Sahuru atlamak gün içinde kan şekeri dalgalanmalarına, uyku haline ve kas kayıplarına sebep olabilir. Sahurda protein, lif ve değerli yağlar açısından zengin bir kahvaltı yapmak güzel bir tercih olacaktır. İftar ise metabolizma açısından günün en hassas öğünü çünkü uzun süreli açlık sonrasında ani ve hızlı yemek yeme kan şekerinin yükselmesine; sindirim problemlerine, şişkinliklere ve bunlardan kaynaklı nefes problemlerine sebebiyet verebilir." İftarı 2 aşamada yapmak ve vücudu dinlendirmek sindirim sistemi açısından çok önemli" İftarın iki aşamada yapılmasının sindirim problemlerinin de önüne geçebileceğini belirten Turan, "İftarı 2 aşamada yapmak önemli. Bir miktar su, zeytin ve hurmayla orucu açtıktan sonra çorba ve salatayla devam etmek iyi bir seçenek. Ardından 5-10 dakikalık bir ara vererek vücudumuzu dinlendirmek de sindirim sistemimize yardımcı olacaktır. İftar süresi boyunca sıvı alımına da özen gösterilmeli fakat iftara sıvı yüklemesiyle başlamamak gerekiyor; bu şişkinliğe neden olabilir. Bunun yerine sıvıyı doğru bir şekilde ve saatlere yayarak almak metabolik denge için şart" dedi. Son olarak kronik rahatsızlığı olan bireylerin oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışması gerektiğini hatırlatan Turan, bazı rahatsızlıklar veya bazı ilaçların uzun süreli açlığa uygun olmayabileceğinin altını çizdi.