GÜNDEM - 23 Aralık 2012 Pazar 17:45

Yüksek hızlı tren, iki başkenti buluşturuyor

A
A
A
Yüksek hızlı tren, iki başkenti buluşturuyor

Bursa, 59 yıllık hayali olan hızlı trene kavuşuyor. Yüksek Hızlı Tren Hattı'nın 75 kilometrelik bölümünü oluşturan Bursa-Yenişehir etabı ile Bursa merkezindeki ana istasyonun temeli, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in katılımıyla atıldı.

EDİP TEKİN - ORHAN AKIN - YUSUF SERKAN YILMAZ/BURSA

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, muhalefete gönderme yaparak, "İnşaatlarda çevreye verdiğimiz rahatsızlık dolayısıyla özür dileriz tabelası var. Biz de memleket için yaptıklarımızdan dolayı muhalefete verdiğimiz rahatsızlık için özür dileriz" dedi.

Yaklaşık bir milyar liraya mal olacak Bursa Yenişehir etabında 15 tünel, 7 viyadük, 40 geçit ve 152 sanat yapısı olacak. Bursa Yenişehir Bilecik Eskişehir Ankara hattındaki hızlı tren 2 saat 15 dakikada iki başkenti birleştirecek. 2016 yılında bu hattın hizmete açılmasıyla Bursa'nın 59 yıllık özlemi de sona erecek.

"15 ŞEHİRDE 75 MİLYON NÜFUSUN YARISINI HIZLI TRENLE BULUŞTURUYORUZ"
Törende konuşan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, son 10 yılda 1100 kilometre demir yolu inşaatını bitirdiklerini, üzerinde çalıştıkları 3500 kilometrelik yolun bitmesiyle tarihe geçeceklerini belirterek, "1950'den 2003 yılına kadar 945 kilometrelik yol yapmışız. Biz ise son 10 yılda bundan fazlasını inşa ettik. Türkiye'de ilk defa bütçede demiryolunu ayrılan pay karayollarını geçti. Son 10 yılda demiryollarına 25 milyar lira yatırım yaptık. İstanbul Ankara arası hızlı tren 30 yıl önce konuşulan ancak projesi tozlu raflarda kalan bir projeydi. O konuşmaların üzerinden 11 hükümet 23 bakan geçti. Şimdi herşey değişiyor. . Bursa-Ankara, Bursa -İstanbul projesi çok konuşuldu geldiğimizde. Üzerinden çok siyaset yapılmış. Baktık proje yok ortada. Projesi olmayan sadece söylemi olan bir işti. Oturduk projeyi yaptık. Projeyi bitirdik. Kamulaştırmalarını yaptık. Nihayet bugün 75 kilometrelik hattın en önemli kesimini Bursa'dan Yenişehir'e kadar olan kesiminin ihalesini de yaptık. 75 kilometrelik yolun üzerinde 15 tane en az tünel var. 7 tane viyadük var. 40 tane alt üst geçit var menfezler var. 152 tane sanat yapısı var. Bunun adı yüksek hızlı tren. Bunun adı kara tren değil. Bu giderken herkes selam durur. Onun önüne kimse çıkmaz. Ya üstten ya alttan geçer. Emniyet en önce gelir. Pahalı bir hizmet. Ne kadar pahalı olursa olsun insanımızdan daha kıymetli bir şey yok. Bursa'ya hizmetten daha önemli bir şey yok. Bursa'ya her şey yakışır. Bursa Türkiye için üretiyor, ülkemizin kalkınması refahı için üretiyor.

Biz de Bursa'ya bunun karşılığını yüksek hızlı tren, çevre yolu, otoyol, bölünmüş yol yaparak ödüyoruz, ödemeye devam edeceğiz. Bursa'ya son 10 yıl içinde yaptığımız sadece Ulaştırma bakanlığı yatırımlarının tutarı 2 milyar 81 milyon TL'dir. Önceki 10 yıl içinde 916 milyon liraydı. Bunun içinde 11 katrilyonluk İstanbul -Bursa -İzmir otoyolu yok. 1 milyar Türk liralık yüksek hızlı tren yok. 3,5 milyar Türk lirasıdır Bursa'nın payına düşen. Toplamda 5,5 katrilyonu geçiyor. 2 başkenti birleştiriyoruz. Bursa'dan Ankara'ya. Bursa'dan İstanbul'a. Hatta 3 başkenti birleştiriyoruz. Anadolu topraklarındaki medeniyetlerin önemli merkezlerini birbirlerine bağlıyoruz. Bu demiryolu projeleriyle önümüzdeki 4 yıl içinde 15 tane önemli şehrimizi birbiriyle hızlı trenle bağlamış olacağız. 15 şehir 75 milyon nüfusun yarısı yüksek hızlı trenle buluşturuyoruz. Bursa Bilecik'e, Bursa Eskişehir'e, Bursa Sakarya'ya, Bursa İstanbul'a, Bursa Konya'ya, Ankara, Kırıkkale, Afyon, Uşak, MAnisa, İzmir'e, Yozgat, Sivas'a hızlı trenle 2016 sonuna kadar bağlanmış olacak. Bursa çok bekledi ama sonunda hakkını fazlasıyla aldı" dedi.

BİNALİ YILDIRIM'DAN MUHALEFETE GÖNDERME
Bakan Yıldırım, kilometrelerce laf edip arpa boyu yol yapmayanlardan olmadıklarını savunarak sözlerini şöyle sürdürdü: "İnşaatlarda tabelalar olur, "inşaat dolayısıyla verdiğimiz rahatsızlıktan özür dileriz"diye. Biz de tabelalara yazacağız, memleket için yaptığımız yollardan, çalışmalardan dolayı muhalefete verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür diliyoruz. İmkanlar aynı imkanlar. Memlekette ne değişti, petrol mü gömü mü bulduk? Bir şey yok. İrade değişti irade. Sağlam irade olursa memleket için, millet için derdin olursa sevdan olursa her işi başarırsın. AK parti böyle bir başarının eseridir. Kemal Demirel bütçe konuşmalarında her seferinde beni perişan ederdi. Bu mutlu günü birlikte yaşıyoruz. Ben onun adını demiryolu Kemal, lakabını demiryolu aşağı yapmıştım. Ona da teşekkür ediyorum. Biz siyaseti ancak ve ancak hizmet olarak anlıyoruz. Siyaseti nutuk yapmak atmak olarak anlamıyoruz. Başkaları gibi kilometrelerce laf edip bir arpa yol yapamayanlardan değiliz. Ak parti kilometrelerce yol yapan partidir. Onun eserleriyle hava yolu halkın yolu haline gelmiştir. Hızlı tren özlemi milletin sona ermiştir. Türkiye'nin doğusunu batısını, kuzeyini güneyini duble yollarla donattık. İletişimde de Türkiye'yi Afrika seviyesinden aldık. Avrupa'nın 5 ülkesi arasına yerleştirdik. Bu gelişimizde Bursa'ya elimiz boş gelmedik. Bu hızlı tren Bursa'dan Bilecik, Eskişehir, Ankara doğuya bir de batıya dönük gidecek. Hızlı tren aynı zamanda Gemlik'e de bağlanacak. Bunun da kararını da verdik. Proje çalışmalarını 2013te başlatıyoruz. 6 bin kilometre ile aldığımız bölünmüş yolu 22 bin kilometreye çıkardık. Tam 2,5 kat artış. 80 yılda 6 bin kilometre. 10 yılda 16 bin 200 kilometre bölünmüş yol inşa ettik. Alınganlığa ne lüzum var, kıskanma çalış seninde olsun. Sen de gayret et"

"MİLLET AYA GİDERKEN BİZ BAŞBAKANIMIZI ASIYORDUK"
Ankara Bursa hızlı tren projesi için son 3 dönemdir büyük gayret gösteren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de iki başkentin birleşmesinden dolayı mutlu olduklarını ifade ederek, "Bu proje tartışılırken, Ankara Eskişehir Bursa, Körfez geçişi İstanbul- Bursa -İzmir şeklinde 40 milyon kişiye hitap etmesi için çok çalışıldı. İmkanlar meselesi. Biz inanıyoruz ki, hızlı trene şimdi kavuşuyoruz. Çok yakın zamanda körfez geçişi ile İstanbul'a 45 dakikada geçeceğiz. Bursa tarihi bir gün yaşıyor. Bursa ile demir yollarının vuslatı gerçekleşiyor. Bugün 59 yıllık hasret bitiyor. Bugün başkentler birleşiyor. Bugün 2.Abdülhamit'in hayalleri ile Mustafa Kemal Atatürk'ün ideallerine sahip çıkılıyor. Yüksek hızlı tren Bursa'mıza hayırlı olsun. Avrupa aya giderken, hızlı trenle buluşurken biz bakan ve başbakanları asmakla meşgul idik. Dünün Türkiye'si geride kaldı. Dün hızlı trenin marşları, türküleri söyleniyordu. Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan, kara tren gecikir belki hiç gelmez deniyordu. Kara tren geride kaldı. Hızlı tren hızlı bir şekilde geliyor. Bu projenin devamı olarak Ankara'yı İstanbul'a, Ankara'yı Bursa ve İzmir'e birleştirecek tamamlayıcı yönü var. Bursa'nın büyük çevre yolu, yakın çevre yolu hasreti vardı, geride kaldı. Kent içi geçişleri vardı, geride kaldı. İstanbul Bursa İzmir otoban ihalesi yapıldı. Hızlı tren devreye giriyor. Deniz ulaşımı, hava ulaşımı devreye giriyor. Bu kadar önemli yatırımların karşısında, yanında Bursa özellikli bir şehir. Herkesin gelme arzusunda olduğu bir şehir. Yatırımlar bütünleştiği zaman, çok yakın zamanda Bursa 5-10 yıl içinde Türkiye'nin üçüncü büyük şehri olacaktır. Bunun için cazibe merkezlerine ihtiyacımız var. Bursa termal şehri oluyor. Karacabey yolunda 2200 dönüm üzerinde Disneyland türü oteller ve eğlenci merkezi yapılması gibi cazibe merkezleri yapıldığında, Bursa bürokrasi şehri Ankara'yı da zorlayacaktır" diye konuştu.

BURSA-SİVAS 4 SAAT OLACAK
Devlet Demir Yolları (DDY) Genel Müdürü Süleyman Karaman, yüksek hızlı tren sayesinde Bursa’nın demir yolu hasretini sona erdiğini ifade ederek, hızlı trenin hem yolcu hem de yük taşıyacağını söyledi. Karaman, “Bursa yüksek hızlı tren yapım çalışmalarında 10 milyon metreküp dolgu yapılacak. 152 adet sanat yapısı inşa edilecek. Proje tamamlandığında Bilecik Bursa seyahat süresi 35 dakika. Bursa-Eskişehir 1 saat, Bursa-Ankara 2 saat 15 dakika, Bursa-İstanbul 2 saat 15 dakika Bursa-Konya 2 saat 20 dakika, Bursa-Sivas 4 saate inecek” dedi.

"RÜYA GİBİ BİR GÜN YAŞIYORUZ"
Bursa Valisi Şahabettin Harput, “Bursa, rüya gibi bir gün yaşıyor. Bursa, tarihe not düşüyor. Bursa, başkent Ankara ile kucaklaşmanın mutluluğunu yaşıyor. İnşallah 3 yıl sonra bugün bu muhteşem törenle bu eser açıldığında Bursa bir başka Bursa olacak.Bu hizmetin hayata geçmesiyle Bursa sadece normal ulaşıma kavuşmuş olmayacak. 800 milyon liraya mal olacak proje ile Bursa’nın bayram sevinci yaşamasına vesile oldu” dedi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, demiryolunun Bursalıların uzun yıllar hayali olduğunu ifade etti. Altepe, "Yüksek hızlı tren sayesinde Bursa daha da gelişecek. Bursa için hangisi hayırlı ise onu her zaman destekledik. hedefimiz Bursamızın her alanda yükselmesidir. Bu hızlı tren 2016'da da ilk sefere çıkacak. Bursa için hayırlı olsun" şeklinde konuştu.

İLK SEFER 2016’DA
Hat, Ankara-Bursa arası seyahat süresini 2 saat 10 dakikaya, İstanbul-Bursa arası seyahat süresini 2 saat 15 dakikaya indirecek. Hat, yolcu ve yük trenlerinin birlikte işletilebileceği son Yüksek Hızlı Tren teknolojisine ve 250 kilometre hıza uygun inşa edilecek. Bursa'nın Balıkesir üzerinden İzmir'e ve limanlara demiryolu bağlantısını sağlayacak olan hat, bölgenin sanayisine önemli ölçüde alternatif ulaşım imkanı sunacak. Hattın 2016 yılında hizmete girmesi planlanıyor. Yüksek Hızlı Tren Hattı'nın 75 kilometrelik bölümünü oluşturan Bursa- Yenişehir etabında 15 kilometre uzunluğunda 11 adet tünel, bin 140 metre uzunluğunda 3 adet aç-kapa tünel, 6840 metre uzunluğunda 8 adet viyadük, 358 metre uzunluğunda 7 adet köprü, 42 adet alt ve üst geçit, 58 adet menfez olmak üzere toplam 143 sanat yapısı inşa edilecek. Hattın 3 yıl sürecek olan yapım çalışması sırasında yaklaşık 10 milyon 500 bin metreküp kazı ve 8 milyon 200 bin metreküp dolgu gerçekleştirilecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Çelik sektörü İstanbul’da buluşacak Küresel çelik sektörünün önde gelen temsilcileri ve uluslararası yatırımcıları, 25-27 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Steel Networking Summits 2026 kapsamında bir araya gelecek. Türkiye’nin çelik sektöründeki güçlü ve istikrarlı konumu, bu önemli organizasyonun İstanbul’da düzenlenmesinde belirleyici rol oynuyor. Dünya çelik ticaretinin tüm paydaşlarını tek çatı altında buluşturacak zirve, sektörün geleceğine yön verecek stratejik temaslara ve yeni iş birliklerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Zirveye, 80 farklı ülkeden 500’ün üzerinde üst düzey katılımcı ile 40’tan fazla uluslararası konuşmacının katılım sağlaması bekleniyor. Konferans programı kapsamında; dünya çelik piyasalarında arz-talep dengesi, ticaret savaşlarının sektöre etkileri, Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya pazarlarındaki güncel gelişmeler ile yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik başlıkları masaya yatırılacak. Zirvenin yalnızca bugünü değil, sektörün geleceğini de şekillendireceğine dikkat çeken Dünya Çelik Birliği Başkanı Uğur Dalbeler, "Türkiye, üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve geniş pazar ağıyla küresel çelik ticaretinde çok önemli bir konumda bulunuyor. İstanbul ise bu gücün dünyaya açılan vitrini. Avrupa’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan ticaret ağlarının kesiştiği bu şehirde, dünya çelik sektörünü bir araya getirmek son derece anlamlı. Steel Networking Summits 2026, firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak, doğrudan ticarete dönüşebilecek temasların önünü açacak. Bu organizasyonun, Türkiye’nin küresel çelik ticaretindeki stratejik konumunu daha da güçlendirecek tarihi bir buluşma olacağına inanıyoruz" dedi.
İstanbul Aras Kargo’dan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı Aras Kargo, toplumsal cinsiyet dengesini insan odaklı dönüşüm yolculuğunun merkezine yerleştirerek kadınların iş hayatındaki varlığını ve liderliğini güçlendirmeye yönelik projelerini sürdürüyor. Aras Kargo’nun 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için hazırladığı özel filmle sahadan karar masalarına uzanan farklı alanlarda kadınların emeğini, katkısını ve kurum içindeki etkisini gösterirken Aras Kargo’nun insan odaklı ve kapsayıcı kültür yaklaşımını da somut bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye’nin önde gelen kargo şirketlerinden Aras Kargo, kadınların iş hayatındaki varlığını ve liderliğini destekleyen yaklaşımını kurum kültürünün merkezine yerleştirdiğini duyurdu. Bu kültürel dönüşümün bir yansıması olan toplumsal cinsiyet dengesi yaklaşımıyla kapsayıcı adımlar atılırken, kadınların işe alım süreçlerinden kariyer gelişimine kadar iş hayatının her aşamasında daha görünür ve güçlü bir şekilde yer alması destekleniyor. Sahada, karar masasında, sporda 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için hazırlanan özel film, kadınların sahadan yönetim masasına uzanan güçlü varlığını ve oluşturdukları etkiyi görünür kılıyor. Filmde; direksiyon başındaki kadın sürücüler ve dağıtım yapan kadın kuryelerin görüntüleriyle kadınların Aras Kargo’daki aktif ve etkili rolü öne çıkıyor. Bir toplantı masasında karar mekanizmalarında yer alan kadın yöneticiler ile kadın liderlerin Aras Kargo’daki temsiliyeti, Sultanlar Ligi’nde mücadele eden Aras Kargo Kadın Voleybol Takımı ile de kadınların spordaki varlıkları vurgulanıyor. Film; Aras Kargo’ nun kadın CEO’su, kurduğu voleybol takımı ve kadınların operasyonel alandaki rolleriyle cinsiyet dengesi yaklaşımını ortaya koyuyor. "Toplumsal cinsiyet dengesi kurumsal dönüşümümüzün merkezinde" Aras Kargo CEO’su Barbara Hagen kadın liderliği ve toplumsal cinsiyet dengesine verilen önemi vurgulayarak, şu açıklamada bulundu: "Aras Kargo’da amacımız; kadın liderlerin neşeyle bir araya geldiği, birbirine ilham verdiği ve sektörde daha fazla kadının liderlik rollerine adım atmasına cesaret veren bir alan oluşturmak. Kadınların gelişebileceği bir alan oluşturmanın, tüm çalışanları yukarı taşıdığına inanıyoruz. Bu nedenle karar alma süreçlerinde cinsiyet dengesini bir iyi niyet meselesi olarak değil, temel bir iş stratejisi olarak ele alıyor ve kadın lider oranımızı yüzde 40’a taşıyacak somut adımları hayata geçiriyoruz. Aras Kargo İcra Kurulu’nda ben dahil beş kadın liderin bulunması, bu yaklaşımımızı ortaya koyuyor. İnsan ve kültür yapılanmamız altında cinsiyet eşitliğine yönelik 416 farklı KPI’ı takip ediyor; hızlı sonuç üreten uzun vadeli dönüşümü destekleyen uygulamalar hayata geçiriyoruz. "Kadın adaylara açığız" ifadesini içeren iş ilanları, her mülakat sürecinde en az bir kadın yöneticinin yer alması ve çalışan annelere kreş desteği bu adımların bir kısmını oluşturuyor. Ebeveynliği ise bireysel değil, ortak bir yolculuk olarak görüyoruz. Erkek çalışanlarımıza tanıdığımız 30 gün babalık izni ile erkeklerin de ebeveynlik sorumluluğunu paylaşabildiği bir çalışma kültürü kurmayı önemsiyoruz. İşe Dönüş Rehberi uygulamamız ile çalışan annelerimizin iş hayatına dönmesine destek oluyoruz. Çünkü biliyoruz ki; kadınlar görüldüğünde, duyulduğunda ve desteklendiğinde sadece bireyler değil, tüm organizasyon güçlenir. 8 Mart için hazırladığımız bu özel filmle de her zaman yanlarında olduğumuz kadın çalışanlarımızın rolünü ve oluşturdukları etkiyi görünür kılmayı amaçladık. Direksiyon başındaki kadın sürücülerimiz, sahada dağıtım yapan kadın kuryelerimiz, Türkiye’de ve iştirak ülkelerimizde karar masalarında yer alan kadın yöneticilerimiz ve Sultanlar Ligi’nde mücadele eden kadın voleybol takımımız başta olmak üzere kendilerini istedikleri yere taşıyan tüm kadınların her zaman yanındayız. Bu vesileyle; emeğiyle, vizyonuyla ve cesaretiyle dünyayı dönüştüren tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum."
Giresun Kadınların emeği kültürel mirası yaşatıyor Giresun’un Keşap ilçesinde kadınlar, geleneksel kilim dokuma sanatını yaşatarak hem kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarıyor hem de aile ekonomilerine katkı sağlıyor. Yörede yüzyıllık geçmişe sahip Karabulduk kilimleri, Keşap Mehmet Akif Ersoy Halk Eğitimi Merkezi’nde açılan kurslarla yeniden hayat buluyor. Çoğunluğu ev hanımlarından oluşan kursiyer kadınlar, geçmişten günümüze uzanan bu kültürel mirası sabır ve emekle dokuyarak hem üretmenin hem de kazanmanın mutluluğunu yaşıyor. Kilim dokuma kursunun usta öğreticisi Gülçin Çakır, Karabulduk yöresine özgü kilimlerin geçmişte koyun yünü kullanılarak ve kök boyalarla renklendirilerek üretildiğini belirterek, kadınların bu geleneği yaşatmada önemli rol üstlendiğini söyledi. Çakır, geçmişte kadınların koyun yününü kırkıp taradığını, eğirdiğini ve kök boya ile renklendirerek kendi kilimlerini ürettiğini ifade ederek, bugün de bu geleneğin kurs sayesinde yeniden canlandığını dile getirdi. 7’den 70’e kadınlar kilim dokuyarak geleneği yaşatıyor Kursiyerlerin hem yöresel hem de geleneksel desenleri bir araya getirerek dokuma yaptığını anlatan Usta Öğretici Çakır, "Kilim dokuma zorla yapılacak bir iş değil. Emek ve sabır istiyor. Bir kilimin tamamlanması bazen aylar sürebiliyor. Üretilen kilimler çoğunlukla ilçe ve ildeki kurumlar tarafından satın alınıyor ya da kente gelen misafirler ilgi gösteriyor" dedi. Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 2004 yılında açılan kursun temel amaçlarından birinin kadınların aile bütçesine katkı sağlaması olduğunu da ifade eden Çakır, "Kurs zamanla büyük ilgi gördü. Bugüne kadar 200’e yakın kursiyer yetiştirdik. Yaş sınırı olmadan herkes kursumuza katılabilir. Özellikle orta yaş ve üzeri kadınlar yoğun ilgi gösteriyor. Kursiyerler aynı zamanda "çıput" olarak bilinen eski kumaş dokuma geleneğini de yaşatarak, gerç dönüşüme katkı sağlıyor. Evlerde kullanılmayan kumaşlar kesilerek yeniden dokunmasıyla sıfır atık anlayışı da gerçekleştiriliyor" diye konuştu. Kursiyer kadınlar ise ilk bakışta zor gibi görünen kilim dokuma sanatını kısa sürede öğrenebildiklerini belirterek, sabır ve emekle ortaya çıkan eserlerin kendilerine hem mutluluk verdiğini hem de ekonomik katkı sağladığını dile getirdi. Kadınlar, kurs sayesinde hem üretmenin hem de kültürel mirası yaşatmanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek, boş zamanlarını verimli geçirirken aynı zamanda aile bütçelerine de katkı sağladıklarını söyledi.
Düzce Bilim Kafe’de kadın sağlığı ve erken tanının önemi konuşuldu Düzce Üniversitesi Bilim İletişim Ofisi, Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü ile Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜKAM) iş birliğinde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadın sağlığına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen "Önlenebilir Bir Gelecek: Kadın Sağlığında Erken Tanının Gücü" başlıklı Bilim Kafe buluşması gerçekleştirildi. Düzce Kadın Emeği Merkezi’nde ki programa Düzce Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Bilim İletişimi Ofisi personeli ile Düzce Kadın Emeği Merkezi’nde bulunan kadınlar katılım sağlarken etkinlikte, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Betül Keyif konuşmacı olarak yer aldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Cömert, Düzce Üniversitesi’nin toplumla bilim arasında köprü kurmayı amaçlayan Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında farklı alanlarda düzenli buluşmalar gerçekleştirildiğini ifade etti. Kadın sağlığının toplumsal açıdan büyük önem taşıyan konulardan biri olduğunu belirten Cömert, özellikle Dünya Kadınlar Günü öncesinde bu başlığın ele alınmasının anlamlı olduğunu vurguladı. Kadın sağlığında erken tanının önemine değinerek, birçok sağlık sorununun erken dönemde fark edildiğinde etkili bir şekilde yönetilebildiğini ifade ederek konuşmasına başlayan Doç. Dr. Betül Keyif, kadın sağlığına ilişkin önemli başlıkları bilimsel bir bakış açısıyla ele aldı. Toplumda farkındalık oluşturmanın kadın sağlığından büyük önem taşıdığını belirten Betül Keyif, özellikle tarama programları ve koruyucu sağlık hizmetlerinin kadın sağlığının korunmasında önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Kadınların kendi sağlıklarını tanımasının ve vücutlarındaki değişimleri takip etmesinin erken başvuru açısından önemli olduğunu belirten Keyif, kadın sağlığında görülebilen bazı durumların bireysel farklılıklar gösterebileceğini belirtti. Düzenli sağlık kontrollerinin ve tarama programlarının büyük önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Keyif, koruyucu uygulamalar arasında yer alan aşıların da kadın sağlığının korunmasına önemli derecede katkı sağlayabildiğinin altını çizdi. Katılımcıların merak ettikleri soruları doğrudan uzmanına yöneltme fırsatı tanıdığı ve interaktif bir şekilde gerçekleştirilen program, teşekkür belgesi takdimi ve fotoğraf çekimi ile tamamlandı.